Husilerin Marib’in batısında düzenlediği saldırı püskürtüldü

Bakan Mübarek: İnsani açıdan en önemli adım kapsamlı bir ateşkestir.

Yemen Dışişleri Bakanı Mübarek (sağda) dün Riyad'da Fransa'nın Yemen Büyükelçisi Safa ile bir araya geldi. (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Mübarek (sağda) dün Riyad'da Fransa'nın Yemen Büyükelçisi Safa ile bir araya geldi. (SABA)
TT

Husilerin Marib’in batısında düzenlediği saldırı püskürtüldü

Yemen Dışişleri Bakanı Mübarek (sağda) dün Riyad'da Fransa'nın Yemen Büyükelçisi Safa ile bir araya geldi. (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Mübarek (sağda) dün Riyad'da Fransa'nın Yemen Büyükelçisi Safa ile bir araya geldi. (SABA)

Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek ülkede insani açıdan atılacak en önemli adımın kapsamlı bir ateşkes olduğunu belirterek hükümetin barışın ve ateşkesin sağlanması yönündeki tutumunu bir kez daha vurguladı. Ancak barışa yönelik bu tutuma İran destekli Husiler tarafından karşı çıkılıyor.
Yemenli Bakan’ın açıklamaları dün Fransız ve Mısır büyükelçileriyle Riyad'da gerçekleştirdiği görüşmeler sırasında geldi. Bakan Mübarek görüşmelerde, Yemen hükümetinin siyasi gelişmelere ilişkin tutumu ile ülkesinde barışı, güvenliği ve istikrarı yeniden sağlamak için gösterilen çabalar hakkında bilgi verdi.
Resmi kaynaklara göre Bakan Mübarek, Fransa’nın Yemen Büyükelçisi Jean-Marie Safa ile yaptığı görüşmede şu açıklamada bulundu:
"Hükümet Yemen'e barış sağlanması için gösterilen tüm çabalara açık ve esnek bir şekilde yaklaşıyor. Barışın sağlanması, Yemen halkının güvenlik ve istikrarı yeniden sağlama ve ulusal uzlaşı özlemlerini gerçekleştirmek için hükümetin kurulduğu günden bu yana üzerinde çalıştığı ana hedeftir.”
Yemen resmi ajansı Saba’ya göre Bakan Mübarek açıklamasında, Husi milislerin barış çabalarını engellediğini, Marib'e yönelik saldırılarına devam ettiğini ve sivil yerleşim yerlerini balistik füzelerle hedef aldığını bildirdi. Milislerin sivillere ve yerinden edilenlere yönelik ihlallerinin arttığını vurguladı. Milislerin savaş cephelerinde herhangi bir kazanım elde edemediklerini belirten Yemenli Bakan açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Ulusal düzeyde kapsamlı bir ateşkes, ulaşılması gereken en önemli insani adımdır. Bundan sonra tüm meseleler ele alınacaktır. KİK’in Körfez Girişimi, Ulusal Diyalog Konferansı’nda alınan kararlar ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararını içeren üç referansa dayalı kapsamlı bir çözüm için müzakereler yapılacaktır.” 
Yemen Dışişleri Bakanı Mısır’ın Yemen Büyükelçisi Ahmed Faruk ile yaptığı görüşmede barış sürecine ilişkin gelişmeleri ele aldı. Açıklamada, Husi milislerin Marib vilayetine yönelik başlattığı saldırganlığın devam ettiğini belirten Mübarek, bunun sonucu olarak Yemen’de insani durumun kötüye gittiğini ve Yemenlilerin kanının döküldüğünü vurguladı.
Yemen halkının bölgedeki İran projesine hizmet eden Husi tehlikesinin farkında olduğunu vurgulayan Mübarek milislerin uluslararası toplumla pazarlık konusu yaptığı Safer petrol tankerinin oluşturduğu tehlike konusunda da uyarıda bulundu.
Kaynaklara göre Yemenli Bakan, uluslararası toplumun daha sağlam adımlar atması gerektiğini belirterek bölgesel ve uluslararası çevreler üzerindeki yıkıcı etkileri olabilecek ve çevreye ciddi zararlar verebilecek tanker meselesi için sağlam bir mekanizma belirlenmesinin önemine dikkat çekti.

Çatışmalar sürüyor
Yemen ordu kaynakları, Husi milislerinin Kesara cephesinde (Marib vilayetinin batısında) düzenlediği saldırının püskürtüldüğünü aktardılar. Bunun, petrol kenti Marib’i kontrol etmek isteyen Husilerin son beş günde düzenlediği saldırıların devamı olduğu kaydedildi.
Kaynaklar, milislerin geçen cumartesi gününden bu yana süren çatışmalarda Husilerin Yemen ordusunun topçu saldırıları ve Arap Koalisyonu’nun hava operasyonları sonucu yüksek askeri rütbeli saha komutanları da dahil olmak üzere 100'den fazla üyesini kaybettiğini ve çok sayıda üyesinin yaralandığını aktardı.
İran yanlısı milisler şiddeti sürdürerek Marib'e yönelik saldırının durdurulması için BM’nin ve uluslararası toplumun çağrılarını görmezden geliyor. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) dün Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, çoğunluğu Marib kentinden olmak üzere 153 ailenin bir hafta içinde yerinden edildiğini tespit ettiklerini bildirdi.
Yemen ordu medyası, geçen salı günü ordunun topçu ateşi ve halk direniş güçlerinin saldırıları sonucu Ragvan (Marib'in kuzeybatısında) cephesinde en az 30 Husi unsurunun öldürüldüğünü ve birçoğunun da yaralandığını bildirmişti.
Ordu medyasına göre pazar ve pazartesi günleri hükümet güçleri Sırvah ve el-Muşeccah cephelerinde Husilerin iki saldırısını engelledi. Çatışmalarda bir dizi Husi unsuru öldürüldü.  Birçoğu da bölgeden kaçmak zorunda kaldı. Arap Koalisyonu da el-Muşeccah cephesindeki Husi unsurlarına yönelik düzenlediği hava saldırılarında üç aracı imha etti. Araçlardaki milislerin öldüğü aktarıldı. 
Husi milisleri, saflarını güçlendirmek amacıyla öğrencileri askere almak için kurulan kamplarda faaliyetlerini sürdürürken Husi medyası, grubun bu hafta Marib’deki çatışmalarda ölen bir dizi üyesi için cenaze töreni düzenlediğini bildirdi. 
Askeri kaynakların tahminlerine göre grup geçen şubat ayından bu yana 7 binden fazla üyesini kaybetti. Ancak bu kayıplar Husilerin Marib’e yönelik saldırılarını engellemedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.