Kendisine tecavüz eden eşini öldüren kadının avukatları Fransa devletine "ihmal" davası açtı

Cinayetten suçlanan Valérie Bacot suçlu bulunursa ömür boyu hapis cezası alabilir (AFP)
Cinayetten suçlanan Valérie Bacot suçlu bulunursa ömür boyu hapis cezası alabilir (AFP)
TT

Kendisine tecavüz eden eşini öldüren kadının avukatları Fransa devletine "ihmal" davası açtı

Cinayetten suçlanan Valérie Bacot suçlu bulunursa ömür boyu hapis cezası alabilir (AFP)
Cinayetten suçlanan Valérie Bacot suçlu bulunursa ömür boyu hapis cezası alabilir (AFP)

Fransa'da kendisine yıllarca cinsel istismarda bulunan ve tecavüz eden eşini öldürmekten yargılanan Valérie Bacot'nun avukatları, kadını şiddete karşı koruyamadığı gerekçesiyle Fransa devletine dava açtı.
40 yaşındaki Bacot, kendisine üvey babasıyken tecavüz etmeye başlayan, ardından da evliliğe zorlayan Daniel Polette'i 2016'da vurarak öldürdüğünü itiraf etmişti.
Kendisinden 25 yaş küçük Bacot'ya 12 yaşında tecavüz etmeye başlayan Polette, yaşananlar ilk defa 1990'larda ortaya çıktığında yaklaşık üç yıl hapiste kalmış, çıktıktan sonra kadına istismar ve tecavüze devam etmiş, sonra da Bacot'yu evlenmeye zorlamıştı.
İlk defa 17 yaşındayken tecavüz sonucu hamile kalan Bacot'nun bu evlilikten 4 çocuğu bulunuyor.
Fransa'da kadına şiddetle mücadele açısından büyük önem taşıyan ve ülkeyi ayağa kaldıran davada Bacot'nun serbest bırakılması için başlatılan imza kampanyasına destek 600 bini aştı.
Pazartesi görülen duruşmada Bacot, bir noktadan sonra Polette'in kendisini ailecek kullandıkları arabada fuhuşa zorladığını söylemişti. Bu sırada bir kişinin kendisine tecavüz etmesi üzerine eşinin arabada sakladığı tabancayı aldığını ve Polette'i vurarak öldürdüğünü anlatmıştı.
Bacot, Polette'in çocuklarına da kötü davrandığını ve ileride onlara da aynı şekilde tecavüz etmesinden endişelendiğini belirtmişti.
Çocuklar da babalarının kendilerine şiddet uyguladığını ve cinsel istismarda bulunduğunu söylemişti.
Bacot'nun avukatlarıysa çocukların iki defa Polette'i polise şikayet ettiğini, ikisinde de yetkililerin hiçbir müdahalede bulunmadığını söyledi. İlk seferinde polisin çocuklara "Bizim ilgilendiğimiz bir alan değil", ikinci seferdeyse "Annenizin kendi gelmesi lazım" dediği belirtildi.
Avukatlardan Nathalie Tomasini, "Paris mahkemesinde, bu konudaki birçok başarısızlığını göz önünde bulundurularak devlet hakkında ciddi şekilde ihmalkar davrandığı gerekçesiyle sorumluluk davası açtık" dedi.
Tomasini, şikayetlerinde 1995'te yakalanan Polette'in cezasının tecavüzden cinsel saldırıya değiştirilmesi ve böylelikle hakkında verilen hapis cezasının süresinin azaltılması kararının da uygun olmadığını belirttiklerini söyledi.
Avukat ayrıca Bacot'nun annesinin kızını "reşit olmaması ve tecavüze uğramış olmasına rağmen" Polette'i hapishanede ziyaret etmeye götürdüğünü, yetkili mercilerin de buna hiçbir şekilde müdahalede bulunmadığını belirtti.

Independent Türkçe, Guardian

 


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.