Hizbullah, Emel Hareketi ile Özgür Yurtsever Hareketi arasındaki gerginliği çözmek için devrede

Hizbullah destekçileri (AFP)
Hizbullah destekçileri (AFP)
TT

Hizbullah, Emel Hareketi ile Özgür Yurtsever Hareketi arasındaki gerginliği çözmek için devrede

Hizbullah destekçileri (AFP)
Hizbullah destekçileri (AFP)

Hizbullah, medya departmanı koordinasyonun düzenlediği toplantıların gündeminde, hareketin cumhuriyetçi müttefikleri Nebih Berri başkanlığındaki Emel Hareketi ile Cibran Bassil liderliğindeki Özgür Yurtsever Hareketi arasında yaşanan gerilim vardı.  Devam eden siyasi açmazın gölgesinde Hizbullah, bir yandan Emel Hareketi’ne diğer yandan da Özgür Yurtsever Hareketi’ne yöneltilen eleştirilere çözüm arayışına girdi.
Son siyasi ittifaklarla ortaya çıkan hükümet krizi ve siyasi gerilim, Lübnanlı partilerin destekçileri arasında kimi zaman medya çatışması şeklinde yaşanan atışmalar kimi zaman da sosyal medya üzerinden günlük olarak yürütülen tartışmalar ile kendini gösteriyor. Eleştirilerin bir kısmı Hizbullah’ın siyasi duruşunun arka planına kadar uzanıyor. Emel Hareketi destekçileri, spesifik olarak Başkan Nebil Berri’nin hükümet kurma çabalarını destekleme, hareketine ve son ittifakların gölgesinde Özgür Yurtsever ile devam eden ilişkilerine yönelik maruz kaldığı eleştirilere karşı yanında yer alma pozisyondalar.
İki görüşmeye de eşlik eden kaynakların Şarku’l Avsat’a aktardığı bilgilere göre iki hareket arasında sakinleşmek, anlaşmazlıkları çözmek ve iletişim yollarını açık tutmak hususunda bir fikir birliği mevcut. İki hareketin de bağımsız olduğu vurgulanırken destekçileri arasındaki ayrılıklar bulunduğu ise kabul edilmiyor.
Hizbullah ise kendi takipçileri ile ilgilenmiyor. İki hareket arasındaki iletişimin hedefinde, liderler düzeyindeki sakinliğin takipçi ve destekçiler seviyesine kadar ulaştırılmasını sağlamak olduğu ifade ediliyor.
Özgür Yurtsever Hareket ve Hizbullah’ın medya yetkilileri ve sosyal medya sorumlularının yanı sıra özel medya haber müdürlerinin de katılımıyla dün Özgür Yurtsever Hareket’in Mirna al-Şaluhi’deki merkezinde bir koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Özellikle Mar Mikhael Anlaşması ve ikili arasındaki ilişki hakkında dolaşan kötü söylentilerin ve hedef kılma çabalarının gölgesinde, toplantı çok olumlu geçti. Bir sonraki aşamada koordinasyonu ve medya iş birliğini genişletmenin yollarını tartıştık.”
Taraflar, sosyal medyadaki destekçilerinin yüksek disiplin standartlarına ve anlayış ruhuna uygun olarak iki taraf arasındaki güçlü ilişkiye bağlı kalmaları için diğer komiteler ve yürütme sektörleri düzeyinde de ikili toplantılar gerçekleştirme, iletişim sağlama ve zamanlama belirleme konularında da mutabık kaldılar.
Hizbullah, Özgür Yurtsever Hareket ile Şubat 2006’da imzaladığı Mar Mikhael Anlaşması ile hareket ile bir bağ kurdu.
İki taraf da ittifaklarla ilgili siyasi konularda artan anlaşmazlıklardan ve her partinin doğal olarak kendi siyasi çalışmalarını yürütmesinden dolayı Mar Mikhael Anlaşması’nın geliştirilmesi gerektiğini inkar etmiyor. Hizbullah, bu ittifakın, iki müttefik tarafın tek bir vücut olduğu anlamına gelmediğini, ilişkilerinin, bakış açılarındaki farklılıkları ikili görüşmeler yoluyla çözmek metoduyla yönetildiğini yineliyor.
Meclis Başkanı Nebih Berri ve Hizbullah Genel Sekreteri Hassan Nasrallah’ın rehberliğinde, Hizbullah’ın sosyal medya sorumluları ile Emel Hareketi yetkilileri arasında bir koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantı sonrası yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Ülkenin içinden geçtiği zor dönem, bizleri birleştiren direnişi desteklemek için daha fazla özen, farkındalık ve koruma gerektiriyor. Düşmanlarımız bir balıkçı gibi önce suyu bulandırmak sonra da bizi birbirimize düşürmek istiyor. Böyle bir zamanda hem Hizbullah hem de Emel Hareketi içindeki tüm direnişçilerin sosyal medyada en üst düzeyde disipline bağlı kalmaları, kardeşlik ruhu sergilemeleri ve bu ulusal ikilinin faydası için iş birliği yaparak ayrımcılıktan vazgeçmesi gerekir.”
Açıklamada taraflar aktivistleri, Lübnan’ı etkileyen kriz ve insanların giderek kötüleşen ekonomik durumdan duydukları hayal kırıklığı doğrultusunda sosyal medyada tartışmaya girmemeye çağırdılar. Bunun yalnızca bölünmeye yol açacak kısır bir tartışma olacağına ve aynı evde yaşayan kardeşler arasında parçalanmaya yol açacağına dikkat çektiler.
Toplantıları yakından takip eden Emel Hareketi’nden kaynaklar Şarkul’l Avsat’a şu açıklamada bulundular:
“Düzenli olarak gerçekleştirilen toplantılarda sosyal medyadaki gündemler ele alınıyor. Sosyal medya gündemi bir kopukluk olmaksızın saat saat takip ediliyor. Böylece herhangi bir anlaşmazlık hızlıca kontrol altına alınıyor. Toplantılarda görüşler netleştikçe farklılıklar krize yol açmıyor. Durum anlaşmazlık seviyesine ulaşmıyor. Böylece taraftarlar arasındaki anlaşmazlıkların büyük bir kısmının çözülmesine katkı sağlanıyor. Ülkenin yaşadığı krizlerin gölgesinde, tansiyonu düşürmek için nihayet olumlu bir girişime ve gerekli iletişime ulaşıldı.” 
Kaynaklar, anlaşmaların “tartışmanın şiddetini azaltmak” için yapıldığını belirterek iki partinin son derece kesin bir örgütsel kararla bu olumlu atmosferi korumaya bağlı olduğunu aktardılar. Siyasi konularda iki parti arasında önemli bir fark olmadığını, bu kalıcı iletişim sayesinde sosyal medyadaki sorunları çözebilmek için bir aşama kaydedildiğini belirttiler. Kaynaklar iki partinin de Lübnan’ın yaşadığı gelişmeler çerçevesinde gerilimi azaltmak için tüm siyasi güçleriyle ellerini taşın altına soktuklarını vurguladılar.
Emel Hareketi ve Özgür Yurtsever Hareket arasındaki ilişki, hükümetin yaklaşımı ile daha da kötüleşmişti. Özgür Yurtsever Hareket Başkanı Milletvekili Cibran Basil’in Hizbullah Genel Sekreteri’nden “kendisi için kabul edeceğini onun için de kabul etmesini” talep etmesinin ardından ilişkiler daha da gerilmişti. Nasrallah’ın dünkü konuşması öncesinde parti yetkilisi Vefik Safa ile Basil arasında bir görüşme yapıldı. Hem Hizbullah hem de Basil söz konusu görüşmeye ilişkin sessiz kaldı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.