Delta dalgası… Hızlı yayılma ve yeni kısıtlamalar

Sidney tam karantinaya geri döndü… İngiltere ve Portekiz’de virüs geniş çapta yayılıyor

Dün Sidney’deki kapanmanın ilk gününde polis devriyesi (Reuters)
Dün Sidney’deki kapanmanın ilk gününde polis devriyesi (Reuters)
TT

Delta dalgası… Hızlı yayılma ve yeni kısıtlamalar

Dün Sidney’deki kapanmanın ilk gününde polis devriyesi (Reuters)
Dün Sidney’deki kapanmanın ilk gününde polis devriyesi (Reuters)

Kovid-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 virüsünün en bulaşıcı varyantı olan Delta, zengin ülkelerde gerçekleştirilen başarılı aşı kampanyalarına rağmen büyük çapta kısıtlamaları yeniden uygulama tehdidi oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, dünya çapında Şubat ayından bu yana en düşük yeni vaka sayılarının kaydedilmesi ile nispeten iyi bir epidemiyolojik sahneye tanık olunmuşken, uzmanlar ve sağlık yetkilileri, mutasyona uğramış Delta varyantını kontrol altına almak için erken önlemler alınmadığı takdirde yaz aylarında vaka sayılarında yeni bir artışın görülebileceği uyarısında bulunuyorlar.

Rekor sayılarda can kayıpları
Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2020) bazı maçlara ev sahipliği yapacak olan St. Petersburg, dün (Cumartesi) salgının başlangıcından bu yana Rusya’da Kovid-19’a bağlı en yüksek günlük can kaybını kaydetti. Tüm dünyayı endişeye sevk eden Delta varyantı nedeniyle vaka sayılarında artışla karşı karşıya kalan Sidney’de ise yeniden kapsamlı bir sokağa çıkma yasağı getirildi.
Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, Rusya dün Delta varyantının özellikle başkent St. Petersburg, Moskova ve bölgesinde geniş çapta yayılmasıyla birlikte 21 bin 665 vaka ile Ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek vaka sayısını kaydetti. Resmi verilere göre, Rusya’nın ikinci büyük şehri olan St. Petersburg’da son 24 saatte 107 can kaybı kaydedildi. Rus haber ajansları, bu sayının salgının başlangıcından bu yana ülkenin tüm şehirlerinde Kovid-19 kaynaklı olarak kaydedilen en yüksek can kaybı olduğunu belirtti.
Resmi verilere göre dün (Cuma) Rusya genelinde 619 ölüm kaydedilirken, Aralık ayında pandeminin başlamasından sonra tespit edilen en yüksek sayı olan132 bin 683 vaka kaydedildi.

Kapsamlı karantinaya geri dönüş
Avustralya yetkilileri cuma günü Sidney’in merkezindeki 4 mahallede sokağa çıkma yasağı getirilmesinin ardından, bu önlemin kapsamını ülkenin en büyük şehrinin tamamına genişletmeye ve karantinanın iki hafta sürmesine karar verdi. 5 milyondan fazla insana ev sahipliği yapan Sidney’in sokakları dün neredeyse boş görünüyordu.
Şimdiye kadar bu sağlık krizini iyi bir şekilde kontrol altına alan Avustralya, bu hafta havayolu ekiplerini Sidney Havalimanı’ndan alıp karantina sürelerini geçirecekleri otellere götüren bir sürücü ile bağlantılı olarak 80 kişinin enfekte olduğunu açıkladı.
Yeni Güney Galler eyaletinin başbakanı Gladys Berejiklian, “Delta gibi son derece bulaşıcı bir varyant ile karşılaştığımızda, üç günlük bir karantina işe yaramaz. Önümüzdeki günlerde çok sayıda vaka için hazırlanmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Diğer yandan Yeni Zelanda dün, Avustralya ile karantinadan muaf olan uçuşları üç günlüğüne askıya aldı.
Yeni Zelanda’nın Kovid-19 ile Mücadeleden Sorumlu Bakanı Chris Hipkins, bu kararın yetkililere iki ülke arasında tüm uçuşlar için kalkış öncesi kontroller gibi uçuşları daha güvenli hale getiren önlemler almaları konusunda zaman kazandıracağını duyurdu.
Avustralya’da olduğu gibi, birkaç ülke, vakaların en azından bir kısmının ilk kez Hindistan’da ortaya çıkan Delta varyantından kaynaklanan vaka sayılarında artışa tanık oluyor. Delta varyantı birkaç hafta önce İngiltere’de salgının ortaya çıkmasından da sorumluydu.
Bangladeş de Delta varyantının neden olduğu vaka sayılarındaki ciddi ve endişe verici artış sebebiyle, pazartesi gününden itibaren yeni bir karantina uygulamaya karar verdi. Hükümet, tüm kamu kurumları ve özel sektördeki şirketlerin bir hafta boyunca kapalı olacağını ve yalnızca tıbbi nedenlerle dışarı çıkılmasına izin verileceğini açıkladı.

Yeni kısıtlamalar
Güney Afrika’da hükümet dün, daha katı kısıtlamalar uygulama konusunu ele alırken, vaka sayılarındaki artışın arkasındaki nedenin Delta varyantı olduğunu açıkladı. Kovid-19 salgınında Afrika kıtasında en çok etkilenen ülke olan Güney Afrika’da cumartesi günü 18 bin 762 yeni vaka kaydedildi. Bu vaka sayısı Ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek vaka sayısı oldu. Son verilerle birlikte toplam vaka sayısı bir milyon 895 bin 905’e yükselirken, Kovid-19’a bağlı olarak hayatını kaybeden kişi sayısı ise 59 bin 621 kişiye ulaştı.
Reuters’ın haberine göre, doğrulanan vaka ve can kaybı sayısı bakımından Afrika kıtasında salgından en çok etkilenen ülke olan Güney Afrika, salgının üçüncü dalgası ile karşı karşıya kalıyor. Sağlık Bakanı Vekili Mmamoloko Kubayi-Ngubane bir konferans sırasında üçüncü dalganın zirvesinin, muhtemelen Ocak ayında tanık olunan ikinci dalganın zirvesini aşacağını söyledi.
Diğer yandan İsrail de cuma günü, vaka sayılarındaki artış sebebiyle yeni kısıtlamalar uygulanacağını açıkladı. Büyük çaplı bir aşı kampanyasıyla ile dünya genelinde sağlık krizinden çıkan ilk ülke olarak kabul edilen İsrail, kamu ve şirketlerin kapalı alanlarında maske takılmasını yeniden zorunlu hale getirdi.

Avrupa’da farklılıklar
Avrupa’daki epidemiyolojik sahne, bazı ülkelerde kısıtlamaların hafifletilmesi, bazı ülkelerde ise yeni bir dalga uyarısı yapılması ile karışık görünüyor.

Fransa
Fransa, yerel sağlık yetkilileri, ülkenin güneybatısındaki Gers’de Delta varyantı ile enfekte olan iki hastanın hayatını kaybettiğini duyurdu. Occitanie bölgesindeki bölgesel sağlık kurumu yetkilileri AFP’ye, yaşları 42 ve 60 olan bu iki kişinin aşı olmadığını, sağlık durumlarının risk faktörleri içerdiğini ve Oş Hastanesinde hayatlarını kaybettiklerini belirtti. Gers’de muhtemelen Delta varyantı ile enfekte olan 7 vaka daha kaydedildi. Sağlık kurumu yetkilileri şu anda birçok şüpheli vakanın incelendiğini ve onlarla temas kuran kişilerin de takip edildiğini belirtti. Yetkililer, Gers bölgesinin yakınındaki Land’de bu varyant ile enfekte olan kişi sayısında önemli bir artış olduğunu belirterek virüsün bölge sınırları içinde kalmadığını açıkladı.
Bu bağlamda, halkı testlere ve aşı kampanyalarına yoğun bir şekilde katılmaya çağıran kurum, tüm kaynakların virüs ile mücadele araçlarını güçlendirmek ve salgının yeniden ortaya çıkmasını önlemek için kullanıldığını belirtti. Fransa Hükümet Sözcüsü Gabriel Attal çarşamba günü yaptığı açıklamada, oldukça bulaşıcı olan Delta varyantının Fransa’daki yeni vakaların yüzde 9 ila 10’unu oluşturduğunu ve geçen haftaya göre önemli bir artış olduğunu söyledi.
Dün itibari ile maske kullanma zorunluluğunu kaldıran İspanya’da, Balear Adaları’na gerçekleştirilen bir öğrenci gezisi yüzlerce vakaya neden olarak salgın için sıcak nokta oluşturdu. Ülkenin 7 bölgesinde binlerce genç karantinaya alındı.

Portekiz
Reuters’ın haberine göre, Portekiz’de ise yetkililer vaka sayısında endişe verici bir artışı önlemek için ellerinden geleni yaparken, ülkede yayınlanan bir raporda, Lizbon bölgesinde kaydedilen koronavirüs vakalarının yüzde 70’inden fazlasının, ülkenin diğer bölgelerine hızla yayılan Delta varyantından kaynaklandığı belirtildi.
Dr. Ricardo Jorge Ulusal Sağlık Enstitüsü, cuma günü geç saatlerde yayınlanan raporda, Delta varyantının Portekiz anakarasındaki vakaların yüzde 51’ini oluşturduğunu ve İngiltere’de olduğu gibi hızla yayıldığını bildirdi.
Ülkede cuma günü bin 604 vaka kaydedilmesi ile 10 milyonluk nüfusa sahip ülkenin genel karantina önlemleri uyguladığı 19 Şubat’tan bu yana en büyük sıçrama kaydedildi. Portekiz, salgının başlangıcından bu yana toplamda 871 bin 483 vaka ve 17 bin 81 ölüm kaydetti.
Raporda, yeni vakaların çoğunun, yoğun bir nüfusa sahip olan Lizbon bölgesi ile sınırlı olmasına rağmen, plajları ve golf sahalarıyla ünlü olan Güney Batı bölgesinin Kovid-19’un en yüksek artış oranını kaydettiği açıklandı. Vaka sayılarındaki sıçrama, turizme bağlı olan Portekiz’in Mayıs ayı ortasında Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere’den gelen ziyaretçilere izin verilmesinin yanı sıra çoğu işletmenin açılması ve yaz sezonunun başlaması ile plajların kalabalıklaşmasının ardından geldi.

İngiltere
Öte yandan İngiltere, dün 18 bin 270 yeni vaka kaydederek, 5 Şubat’tan bu yana gözlemlenen en yüksek günlük vaka sayısını kaydetti. Ülkede dün pandemi kaynaklı 23 ölüm gerçekleşti. İngiltere’de günlük vaka sayıları bir aydır artıyor, ancak günlük can kayıplarının 20 veya daha az olan bir aralıkta kalmasıyla, hızlı aşılama programı vaka ve can kaybı arasındaki bağlantıyı büyük ölçüde kırmış gibi görünüyor.

İsviçre
Öte yandan İsviçre, cumartesi günü itibariyle, dışarıda maske zorunluluğunun kaldırılması ve topraklarına girişi kolaylaştırması ile kısıtlamaların büyük bir bölümünü kaldırma kararı aldı.
İzlanda cuma günü, aşı kampanyasının ilerlemesi sayesinde salgınla ilgili tüm ulusal kısıtlamaları kaldıran ilk Avrupa ülkesi oldu. İtalya da Pazartesi gününden itibaren dışarıda maske kullanımı zorunluluğu kaldırılacak aynı zamanda Aosta Vadisi’nde hala yürürlükte olan sokağa çıkma yasağına da son verilecek.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.