Sisi: Kahire, Mısır-Irak-Ürdün zirvesinde yeni bir aşamayı sabırsızlıkla bekliyor

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi, Iraklı mevkidaşı Berhem Salih ve Ürdün Kralı 2. Abdullah. (AFP)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi, Iraklı mevkidaşı Berhem Salih ve Ürdün Kralı 2. Abdullah. (AFP)
TT

Sisi: Kahire, Mısır-Irak-Ürdün zirvesinde yeni bir aşamayı sabırsızlıkla bekliyor

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi, Iraklı mevkidaşı Berhem Salih ve Ürdün Kralı 2. Abdullah. (AFP)
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi, Iraklı mevkidaşı Berhem Salih ve Ürdün Kralı 2. Abdullah. (AFP)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi dün (Pazar) yaptığı açıklamada, ülkesinin üçlü Mısır-Irak-Ürdün zirvesi çerçevesinde yeni bir işbirliği aşamasını başlatmayı ve ortak Arap eylemini güçlendirmeyi amaçlayan genişletilmiş stratejik ortaklık için birlikte hareket etmeyi sabırsızlıkla beklediğini söyledi. Bu durumun, üç ülkenin karşı karşıya olduğu ortak zorluklar ışığında, sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon ve stratejik işbirliği çerçevesi içinde geldiği belirtildi.
Söz konusu gelişme, Mısır Cumhurbaşkanı’nın Iraklı mevkidaşı Berhem Salih, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ile Pazar günü Bağdat’ta katıldığı dörtlü zirve sırasında yaşandı.
Irak Cumhurbaşkanı, Sisi tarafından Mısır’dan Irak’a 30 yıl sonra devlet başkanı düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaretten duyduğu gururu ifade etti. İki kardeş ülkeyi bir araya getiren bağların derinliğine ve ülkesinin Mısır ile işbirliğini stratejik ortaklık düzeyine çıkarma noktasındaki istekliliğine işaret etti. Bu durumun iki kardeş ülkenin çıkarlarına olacağına değinen Cumhurbaşkanı, Mısır’ın bölgesel ve uluslararası açıdan hayati önemi ışığında, bölgesel güvenlik ve istikrarın korunması ve bölgede dengenin yeniden sağlanması için söz konusu durumun bir mihenk taşı olduğunu vurguladı.
DPA’nın aktardığına göre, Irak Cumhurbaşkanı, Mısır’ın iki ülkedeki ilgili kurumlar arasında iletişim ve koordinasyon sağlayarak terörizm ve aşırıcılıkla mücadelede bitmek bilmek çabalarının yanı sıra, ülkesinin, mevcut çabalar çerçevesinde Irak’ı yeniden inşa etme noktasında kalkınma projeleri ve kapsamlı ekonomik reformların uygulanması konusunda, Mısır’ın deneyimlerinden yararlanma arzusunu dile getirdi.
Mısır, Irak ve Ürdün arasındaki üçlü işbirliği mekanizması çerçevesinde çeşitli işbirliği yollarındaki gelişmelerin görüşüldüğü toplantıda, Mısır Cumhurbaşkanlığı resmi sözcüsü, vizyon ve eylemleri birleştirme, ortak Arap eylemini destekleme ve Arap ulusal güvenliğini koruma noktasında gerekli çabayı göstermek amacıyla karşılıklı çıkarları ilgilendiren tüm konular ve dosyalar üzerinde koordinasyon ve istişarelerin sürdürülmesi çerçevesinde mutabık kalındığını bildirdi.
Mısır Cumhurbaşkanı, Bağdat’taki üçlü zirvenin oturum aralarında Ürdün Kralı ile yaptığı görüşmede Ürdün’ün güvenliğinin Mısır ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
Mısır Cumhurbaşkanlığı resmi sözcüsü, iki ülkenin resmi ve halk düzeyinde sahip olduğu güçlü tarihi ve kardeşlik bağları ışığında, Sisi’nin, Ürdün Kralı ile sürekli istişare ve koordinasyon konusundaki istekliliğini vurguladığını belirtti. Sisi’nin iki ülke arasındaki mevcut koordinasyonu çeşitli düzeylerde sürdürme arzusunu dile getirdiğini de aktardı.
Sözcü Cumhurbaşkanı Sisi’nin Ürdün Krallığı ve liderliğine olan tam desteğini vurguladığını ifade etti. Sözcünün aktardığına göre Sisi, Ürdün güvenliğinin Mısır ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, Mısır’ın Kral Abdullah liderliğindeki kalkınma sürecine verdiği desteği vurguladı. Sisi, Kahire’nin Krallığın güvenliğini ve istikrarını onu zayıflatma girişimlerine karşı korumak için alınan tüm önlem ve çabalarda desteklediğini belirtti.
Öte yandan Ürdün Kralı ülkesinin, Mısır ile çeşitli konularda koordinasyon ve yoğun istişareleri derinleştirme noktasındaki istekliliğini vurguladı. Ürdün Kralı ülkesinin, Arap milletinin yaşadığı ortak zorluklarla mücadeleye katkıda bulunan Mısır’ın bölgedeki rolünün öneminin yanı sıra, iki kardeş ülke ve halklarının ortak çıkarları, istikrar ve refahları üzerindeki önemli etkisi ve ikili işbirliği yollarının geliştirilmesi konusundaki istekliliğine de işaret etti.
Görüşmede, Ortadoğu’daki barış sürecindeki gelişmeler ile özellikle Gazze Şeridi’ndeki son olayların ardından iki ülke arasındaki mevcut koordinasyon ele alındı. Ürdün Kralı, Mısır’ın Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etme girişiminin yanı sıra, İsrailliler ve Filistinliler arasında ateşkesin sağlanması çabalarına övgüde bulundu.
Taraflar, barış süreci ve müzakereleri yeniden başlatmak amacıyla, Filistin meselesini uluslararası meşruiyet kararlarına dayalı bir şekilde çözmek için uluslararası çabaları yoğunlaştırmanın ve bu çerçevede çalışmanın önemini vurguladı.



Lübnan: Avn'ın müzakere pozisyonlarına geniş destek

Avnn, Riachi'yi Geagea'dan gelen bir elçi olarak kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Avnn, Riachi'yi Geagea'dan gelen bir elçi olarak kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan: Avn'ın müzakere pozisyonlarına geniş destek

Avnn, Riachi'yi Geagea'dan gelen bir elçi olarak kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Avnn, Riachi'yi Geagea'dan gelen bir elçi olarak kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ile müzakerelere ilişkin tutumu ve Hizbullah’ı dış çıkarlar uğruna Lübnan’ı savaşa sürüklemekle suçlayan açıklamalarının ardından içeriden geniş bir destek gördü.

Milletvekili Melhem Riachi, Lübnan Güçleri Partisi lideri Semir Caca’nın desteğini aktararak, cumhurbaşkanlığının yaklaşımıyla tam uyum içinde olduklarını belirtti ve “Sayın Cumhurbaşkanı’nın attığı adımlara ve yürüttüğü çalışmalara tam destek veriyoruz” dedi.

Kataib Partisi ise Avn’ın tutumunun, Lübnanlıların Hizbullah’ın hâkimiyetine karşı duruşunu yansıttığını ifade etti. Parti, ateşkesin sağlanması, İsrail’in çekilmesi ve istikrarın yeniden tesis edilmesi için Arap ve uluslararası destekli müzakere sürecinin önemine dikkat çekti.

Bu gelişmeler, İsrail’in Hizbullah’ın yeni insansız hava araçlarından (İHA) duyduğu endişenin arttığı bir dönemde yaşandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, füze ve İHA tehditlerine karşı uyarıda bulunarak, bu tehditlerle askeri ve teknolojik yöntemlerin birlikte kullanılmasıyla mücadele edilmesi çağrısında bulundu.

Öte yandan İsrail’in Güney Lübnan’daki askeri operasyonları sürerken, İsrail ordusu dün akşam Kantara bölgesinde “Hizbullah’a ait” olduğunu öne sürdüğü bir tünele yönelik büyük bir saldırı gerçekleştirdi. Patlamanın, bölgede şiddetli sarsıntılara yol açtığı bildirildi.


Şarku’l Avsat, Gazze ile ilgili yeni önerinin ayrıntılarına ulaştı: Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin 15 madde

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda su temin etmeye çalışan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda su temin etmeye çalışan Filistinliler (AFP)
TT

Şarku’l Avsat, Gazze ile ilgili yeni önerinin ayrıntılarına ulaştı: Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin 15 madde

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda su temin etmeye çalışan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda su temin etmeye çalışan Filistinliler (AFP)

Şarku’l Avsat, Gazze Barış Kurulu temsilcileri tarafından hazırlanan öneriye ilişkin ayrıntılara ulaştı. Söz konusu temsilciler arasında Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile Mısır, Katar ve Türkiye’den arabulucuların yanı sıra ABD de yer alıyor. Öneri, özellikle Gazze Şeridi’nin silahsızlandırılmasına odaklanıyor.

‘Yol haritası’ başlığını taşıyan belge, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’nde kapsamlı barış planının uygulanmasını tamamlamayı amaçlıyor. Belgede, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının hayata geçirilmesine yönelik 15 madde yer alıyor.

Hamas’tan üst düzey bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, söz konusu önerinin İsrail’e de iletildiğini belirtti. Kaynak, tüm tarafların teklif hakkındaki yanıtlarının ele alınacağı toplantıların bugün Kahire’de başlayabileceğini ifade etti.

Kaynak, Hamas’ın konuya ilişkin iç istişareler yürüttüğünü söyledi, ancak sunacakları nihai tutuma dair ayrıntı vermekten kaçındı.

Diğer kaynaklar, Mladenov’un dün Mısır’a geçmeden önce İsrail’i ziyaret ederek sunulan belgeye ilişkin İsrail’in tutumu hakkında görüşmeler yapacağını bildirmişti.

Belgede, ‘Uygulamanın Doğrulanması’ adı verilen bir komitenin kurulması öngörülüyor. Söz konusu komitenin, Mladenov tarafından oluşturulacağı; garantör ülkeler, uluslararası istikrar gücü ve Barış Kurulu temsilcilerinden oluşacağı belirtiliyor. Komitenin, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamakla görevli olacağı ve güçlendirilmiş bir izleme mekanizmasıyla destekleneceği ifade ediliyor.

sdfvfr
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov (Reuters)

Belgenin ilk maddesinde ise tüm tarafların Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararını ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından sunulan kapsamlı planı eksiksiz uygulamasının önemi vurgulanıyor. Bu iki unsurun, uluslararası düzeyde mutabık kalınmış bir çerçeve oluşturduğu ve sürecin yürütülmesinde rehber alınacağı kaydediliyor. Ayrıca bunun; sivil yaşamın yeniden tesisi, Filistin yönetiminin güçlendirilmesi, yeniden imar, güvenlik ve ekonomik toparlanmanın sağlanması ile kendi kaderini tayin hakkı ve Filistin devletine giden güvenilir bir sürecin oluşturulmasına zemin hazırlayacağı ifade ediliyor.

Belge, Hamas ve diğer Filistinli gruplar tarafından kısa süre önce dile getirilen taleplerin karşılanmasını öngörüyor. Buna göre İsrail’in, anlaşmanın ilk aşamasından kalan tüm yükümlülükleri eksiksiz ve gecikmeksizin yerine getirmesi şart koşuluyor. Bu sürecin, ikinci aşamaya geçilmeden önce Uygulamanın Doğrulanması Komitesi tarafından denetleneceği belirtiliyor.

Belgeye göre, ikinci aşamanın herhangi bir maddesine geçiş, bir önceki aşamaya ilişkin tüm yükümlülüklerin tamamlanmasına bağlı olacak. Bu süreç, komitenin gözetim ve denetimi altında yürütülecek.

Belge ayrıca, Barış Kurulu’na Gazze Şeridi’nin yönetimi, yeniden inşası ve kalkınmasının denetlenmesi için yetki verilmesini öngörüyor. Bu yetkinin, reformdan geçirilmiş bir Filistin yönetiminin sorumlulukları devralmasına kadar geçerli olacağı ve Filistin devletinin kendi kaderini tayin sürecine giden güvenilir bir yolun oluşturulmasına zemin hazırlayacağı ifade ediliyor.

Belgede, Barış Kurulu’nun ayrıca, uluslararası istikrar gücünün kurulması ve planın hedeflerinin hayata geçirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapma yetkisine sahip olacağı kaydediliyor.

Belge, Hamas veya diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi’nin yönetiminde doğrudan ya da dolaylı herhangi bir rol üstlenmeyeceğini açıkça vurguluyor. Buna karşılık, sivil bakanlıklarda görev yapan mevcut çalışanların (Hamas kadroları) yasal ve adil biçimde ele alınacağı, tüm haklarına saygı gösterileceği belirtiliyor.

Belge, Gazze Şeridi’nin ‘tek otorite, tek yasa ve tek silah’ ilkesi doğrultusunda yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu kapsamda, silah bulundurmanın yalnızca Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından yetkilendirilen kişilerle sınırlı olacağı, tüm silahlı grupların ise askeri faaliyetlerini durduracağı ifade ediliyor.

Ayrıca, yeni eğitilmiş polis unsurlarının mevcut polis teşkilatına entegre edileceği ve tamamının güvenlik taramasından geçirileceği belirtiliyor. Gerekli kriterleri karşılamayanlara silahsız alternatif görevler veya tazminat paketleri sunulacağı, polis envanterindeki tüm silahların ise komitenin Gazze’ye girişinin ardından onun kontrolüne devredileceği kaydediliyor.

fdv
Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri, İsrail füzesinin isabet ettiği bir aracı inceliyor. (DPA)

Belgede, silahların sınırlandırılması konusunun kademeli ve aşamalı bir süreçle ele alınacağı belirtiliyor. Bu sürecin, üzerinde mutabık kalınan uygulama takvimine uygun şekilde yürütüleceği; Barış Kurulu ile Uygulamanın Doğrulanması Komitesi tarafından izlenip destekleneceği ifade ediliyor.

Belgede, söz konusu sürecin Filistin liderliğinde yürütüleceği ve silahların Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’ne devredileceği kaydediliyor. Tüm silahlı grupların altyapının kayıt altına alınması ve silahların toplanması sürecine katılacağı, ancak silahların İsrail’e teslim edilmesinin şart koşulmadığı vurgulanıyor. Sürecin, ilgili komite tarafından denetleneceği ve izleneceği belirtiliyor.

Belgeye göre, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi; silahların kaydı, ruhsatlandırılması, iptali ve ruhsatsız silahların toplanması konusunda tek yetkili merci olacak. Bu düzenlemelerin ağırlıklı olarak bireysel silahları kapsadığı ifade ediliyor.

Ayrıca, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kademeli bir süreç içinde geri satın alma programları, yeniden entegrasyon ve sosyal destek mekanizmalarını devreye alacağı; Filistinli grupların da bu süreçte komiteyle iş birliği yapmasının beklendiği belirtiliyor.

Belgede, silahlı unsurların kişisel silahlarını teslim etmesinin, milis güçlere ait silahların teslimiyle eş zamanlı gerçekleşeceği kaydediliyor. Bunun, uygun güvenlik koşullarının sağlanması ve polisin bireysel güvenliği teminat altına alabilecek kapasiteye ulaşmasıyla mümkün olacağı vurgulanıyor.

Belgeye göre, iç çatışma ve şiddeti önlemek amacıyla bir ‘toplumsal barış anlaşması’ imzalanacak. Bu kapsamda güç gösterileri, askeri geçit törenleri ve silahlı gösteriler yasaklanacak, ayrıca her türlü misilleme eyleminin önüne geçilecek.

Uluslararası istikrar gücünün rolüne ilişkin olarak belge, bu gücün İsrail kontrolündeki bölgeler ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kontrolündeki alanlar arasında konuşlandırılacağını belirtiyor. Söz konusu gücün polislik faaliyetlerinde bulunmayacağı, ancak silahların sınırlandırılması sürecine, insani operasyonlara destek verebileceği ve bu faaliyetlerin korunmasını sağlayabileceği ifade ediliyor.

Belgede ayrıca, İsrail’in Gazze Şeridi sınırlarına doğru aşamalı olarak çekilmesinin öngörüldüğü, bunun ise üzerinde mutabakata varılacak ve uygulanabilir bir takvime bağlanacağı kaydediliyor. Bu çekilmenin, silahların sınırlandırılması sürecinde kaydedilen ve doğrulanan ilerlemeye bağlı olacağı vurgulanıyor.

Belgeye göre, silahların sınırlandırıldığı bölgelerde meydana gelebilecek güvenlik ihlalleri Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi tarafından ele alınacak.

Ayrıca belge, Gazze Şeridi’nin yeniden imarının, bu sürecin uygulandığı ve fiilen Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin yönetimi altında bulunan bölgelere inşaat malzemelerinin girişine izin verilmesiyle gerçekleştirileceğini öngörüyor.


Irak’ta bakanlık koltukları maratonu başladı

Ali ez-Zeydi'nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhuriyet Başkanlığını)
Ali ez-Zeydi'nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhuriyet Başkanlığını)
TT

Irak’ta bakanlık koltukları maratonu başladı

Ali ez-Zeydi'nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhuriyet Başkanlığını)
Ali ez-Zeydi'nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhuriyet Başkanlığını)

Irak’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, nüfuz için yoğun rekabet içindeki siyasi güçler arasında bakanlık dağılımı sürecini başlattı.

Iraklı kaynaklar, Koordinasyon Çerçevesi İttifakı tarafından seçilen ve belirgin bir siyasi profili bulunmayan Zeydi’nin, hükümeti 30 gün içinde kurmak üzere ön görüşmelere başladığını aktardı. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a “Resmî görevlendirme yazısını aldığı andan itibaren destek görmesine rağmen bu görevi başarıyla tamamlayıp tamamlayamayacağını söylemek için henüz erken” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı kaynaklara göre Zeydi’nin adaylığı, Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki ile görev süresi sona eren Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani arasında varılan bir uzlaşının sonucu olarak ortaya çıktı.

Londra ve Paris, dün Zeydi’nin görevlendirilmesini memnuniyetle karşıladı. Ancak Amerikan kaynaklarına göre Washington, Bağdat’a yönelik tutumunu, başta grupların silahları olmak üzere temel dosyalarda ilerleme sağlanmasına bağlayarak, “kişilerin geçmişinden ziyade bu konuların çözümüne” odaklanıyor.