İsrail’in ‘aile birleşimini’ engelleyen yasası yeni hükümette krize neden olur mu?

İslamcı milletvekili Mansur Abbas ve İsrail Başbakanı Naftali Bennett
İslamcı milletvekili Mansur Abbas ve İsrail Başbakanı Naftali Bennett
TT

İsrail’in ‘aile birleşimini’ engelleyen yasası yeni hükümette krize neden olur mu?

İslamcı milletvekili Mansur Abbas ve İsrail Başbakanı Naftali Bennett
İslamcı milletvekili Mansur Abbas ve İsrail Başbakanı Naftali Bennett

Knesset (İsrail Parlamentosu), binlerce Filistinli ailenin birleştirilmesini engelleyen yasa konusunda hükümet ile muhalefet arasında bir çatışma yaşanıyor.
Benjamin Netanyahu liderliğindeki muhalefet yasayı Knesset'e getirmesine rağmen, hükümetin kafasını karıştırmak ve onu zayıflatmaya katkıda bulunmak için karşı oy kullanmaya karar verdi.
İsrail Başbakanı Naftali Bennett ve alternatif Başbakan ve Dışişleri Bakanı Yair Lapid'e yakın siyasi kaynaklar, bu konuda kuruluşundan bu yana üç hafta geçen hükümet içindeki ihtilafların ilk ve en şiddetli kriz tehdidini doğurduğunu belirtiyor. Söz konusu kaynaklar, muhalefet sağı ve yasaya karşı çıkan solun oylarıyla meclisten geçmemesi halinde bile sorunun koalisyon saflarında büyümeyeceğini, hükümetin düşmesine yol açmayacağını ancak koalisyonda hükümetin ömrünü kısaltan bir çatlak oluşturabileceğini ileri sürüyor.
Sorun, İsrail'in Yahudi olmayan vatandaşlarıyla ilgili eski bir yasaya dayanıyor. Batı Şeria, Gazze Şeridi veya Ürdün, Mısır, Lübnan, Suriye, Fas ve diğer ülkelerden gelen vatandaşların İsrail vatandaşı bir Filistinliyle evlendikten sonra İsrail’de vatandaşlık veya ikamet alması İsrail’de soruna yol açtı. Yukarıda ifade edildiği şekilde İsrail’de vatandaşlık veya ikamet alan kişilerden bazılarının İsrail hedeflerine karşı çok sayıda silahlı saldırı gerçekleştirdiği gerekçe gösterilerek 2003 yılında ek madde getirildi. Bu ek maddeye göre söz konusu kişilere ve onlar gibi vatandaşlık elde edenlere geniş kapsamlı oturma izni verilmesi yasaklandı. Bu yasa 17 binden fazla aile için trajik bir soruna yol açtı; aileler parçalandı, baba eşini ve çocuklarını görememeye, çocuklar babadan ya da anneden mahrum kalmaya ve dedeler torunlarına sarılamamaya başladı.
İsrail Yüksek Mahkemesi, yasanın bu bölümünü insanlık dışı olduğu gerekçesiyle onaylamamış ancak her yıl yenilenmek üzere geçici bir uygulama olarak, başka bir alternatif ortaya çıkana veya güvenlik koşulları değişene kadar, Knesset'in bu yasayla ilgilenmesine izin vermişti. Bu ay yasanın yıllık olarak yenilenme zamanı geldi. Şayet onaylanmazsa Çarşamba günü yasadaki ek madde düşecek.
Benjamin Netanyahu hükümeti yasayı Knesset'e getirdi. Ancak Netanyahu döneminin sona ermesi ve yeni bir hükümetin kurulması netleşince, Netanyahu liderliğindeki muhalefet kasti bir şekilde konuyu iki hafta ertelemeye karar verdi. Bennett hükümeti son iki haftadır bocalıyor. Çünkü koalisyondaki partilerden sol görüşlü Meretz Partisi ve İslami Hareket yasaya karşı çıkıyor ve aleyhte oy kullanacaklar.
İsrail İçişleri Bakanı Ayelet Shaked, tartışmalara dahil olarak iki partinin liderlerini yasayı desteklemeye ya da en azından oy kullanmaktan kaçınmaya çağırdı. Bakan bunların yanı sıra ailelere kolaylık sağlamayı teklif etti. Bakan eşlerin sürücü belgesi alması ve tıbbi hizmetler, seyahat özgürlüğü ve diğer alanlarda kolaylıklar sağlanmasını önerdi. İki parti (Meretz Partisi ve İslami Hareket) bu konuda neredeyse uzlaşmak üzereydi, ancak İslami Hareket içindeki iç muhalefet ve Ortak Liste'deki Arap partilerinin saldırısı İslami Hareketin geri adım atmasına neden oldu. İslami Hareket yasaya karşı oy vereceğini açıkladı. Meretz ise "aşkı yasaklayan ve evliliği cezalandıran" böyle bir yasayı destekleyemeyeceğini söyledi.
Sonuç ne olursa olsun yasayı Knesset'e sunacağını açıklayan Bakan Shaked, “Muhalefet sağı, partizan çıkarlarını İsrail'in güvenliğine tercih etti. Diğer yandan Likud milletvekillerinin bu yasaya karşı oy verdiğini görmek isterim” dedi.
Bu kapsamda yeni hükümetin masasında yeni bir çetrefilli konu olan “yerleşim sorunu” gündeme geldi.  Bakan Shaked'e yakın kaynaklar, İçişleri Bakanı Ayelet Shaked’in, Savunma Bakanı Benny Gantz ile yerleşim yerlerinde yapılaşma konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu. Söz konusu kaynaklar iki bakanın İnşaat ve Planlama Konseyi'nde yerleşimlerin genişletilmesine karar vermek üzere bir oturum düzenlenmesi için anlaştıklarını öne sürdüler. Ancak bu iddiayı reddeden Gantz, “Bu konuda koalisyon görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Yerleşim yerlerinde yapılaşma konusu sadece bakanlığın çalışmaları ile ilgilidir” dedi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.