Suudi Arabistan bu yıl 60 bin hacı adayını ağırlamaya hazırlanıyor

Suudi Arabistan bu yıl 60 bin hacı adayını ağırlamaya hazırlanıyor
TT

Suudi Arabistan bu yıl 60 bin hacı adayını ağırlamaya hazırlanıyor

Suudi Arabistan bu yıl 60 bin hacı adayını ağırlamaya hazırlanıyor

Suudi Arabistan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınan önlemler nedeniyle üst üste ikinci yıl sadece ülke içinden 60 bin Hacı adayını ağırlamaya hazırlanıyor.
Suudi Arabistan vatandaşlarının yanı sıra ülkede yaşayan 120 milletten 60 bin kişi bu yıl Hacı olacak.
Merkez Hac Komitesi dün yaptığı açıklamada, Hac için başvuran 558 bin kişi arasından belirlenen, 120 milletten Suudi Arabistan'da yaşayan yaklaşık 60 bin hacıya hizmet verecek  ulaşım istasyonlarının ve Mekke-i Mükerreme girişlerinde dört toplanma ve kabul merkezi tesislerinin hazır olduğunu duyurdu.
Mekke-i Mukarreme Valisi Prens Halid Faysal başkanlığındaki heyet, hacılar ve görevliler için ‘akıllı kart’ hizmetini başlattı. Akıllı kart, hacıların otellere giriş-çıkışı ve ulaşımı gibi tüm alanlarda kolaylık sağlamasının yanı sıra ilgili makamların kalabalığı daha doğru bir şekilde organize etmesine yardımcı olacak.
Ulaşım için üç bin otobüs ayrılacak. Her otobüste görevlendirilecek bir yetkili koronavirüsün yayılmasını önlemek amacıyla getirilen tedbirlerin uygulanmasını sağlayacak. Otorbüslerin her biri 20 hacıyı taşıyacak.
Barınma ve yemek alanlarında da hacıların sağlığının ve güvenliğinin sağlanması için azami güvenlik tedbirleri uygulanacak. Yapılan açıklamalar en yüksek kalite ve gıda güvenliği standartlarında, önceden hazırlanmış yemeklerin servis edileceği yönünde.
Sağlık İşleri Kurumu, çeşitli sağlık merkezlerinin yanı sıra Arafat Hastaneleri, Mina el-Vadi Hastanesi ve mobil hastaneler aracılığıyla hacılara gerekli hizmeti sağlamak için sağlık merkezleri hazırladı.
Gezici koruyucu sağlık ekipleri, hacıların sağlık durumunu takip etmek, ikamet yerlerine ziyarette bulunmak ve herhangi bir bulaşıcı hastalık tespit edilmesi durumunda gerekli önleyici tedbirleri almak için çalışacak. Ayrıca hacıların ikameti ve seyahati sırasında uygulanacak önleyici tedbirler denetlenecek, sağlık tesisleri ve konaklama yerlerinde enfeksiyon kontrol koşullarının uygulanmasına ve sağlık eğitimine yönelik hizmetler sağlanacak.
Haremeyn yönetimi, Hac-Umre Bakanlığı ve ilgili makamlarla iş birliği içinde, hacıların tavafı gerçekleştirmek için Mescid-i Haram’a girişlerini kolaylaştıracak uygulamalar yürütecek. Bunun için giriş çıkışların ve yolların kapasitesini ve sayısını artırmaya yönelik bir plan hazırlandı.
Başkanlık ayrıca Mescid-i Haram’ın ve tesislerin temziliği için beş bin erkek ve kadın işçiyi görevlendirdi. Mescid-i Haram ve avluları içinde hareketi kolaylaştırmak, yaşlı ve engelli hacıların ibadetlerini rahatça yapabilmeleri için 800'den fazla da manuel ve elektrikli araç sağlandı.

 


Hürmüz Boğazı'nda iki Birleşik Arap Emirlikleri gemisi saldırıya uğradı

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı'nda iki Birleşik Arap Emirlikleri gemisi saldırıya uğradı

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli ADNOC’a ait iki geminin, dün akşamı Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sırasında saldırıya uğradığı bildirildi. Saldırıda herhangi bir yaralanma yaşanmadığı belirtildi.

ADNOC tarafından yapılan açıklamada, durumun kontrol altına alındığı ifade edilerek denizcilerin güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra seyrüsefer serbestisinin ve deniz güvenliğinin korunmasının önemine vurgu yapıldı.

Şirket, kamuoyuna bilgileri yalnızca resmi kaynaklardan takip etme ve söylenti ya da güvenilir olmayan bilgileri paylaşmaktan kaçınma çağrısında bulundu.

BAE Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı şiddetle kınadı. Bakanlık, saldırının seyrüsefer serbestisini vurgulayan ve ticari gemilerin hedef alınmasını ya da uluslararası deniz yollarının engellenmesini reddeden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Bakanlığın açıklamasında, ticari deniz taşımacılığının hedef alınmasının ve Hürmüz Boğazı’nın baskı veya ekonomik şantaj aracı olarak kullanılmasının, İran Devrim Muhafızları tarafından gerçekleştirilen korsanlık eylemleri olduğu savunuldu. Bu eylemlerin bölgenin ve bölge halklarının istikrarının yanı sıra küresel enerji güvenliği açısından da doğrudan tehdit oluşturduğu ifade edildi.

BAE, İran’a bu saldırgan eylemlere son verme çağrısında bulunarak, bütün düşmanca faaliyetlerin durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın tamamen ve koşulsuz şekilde yeniden açılması gerektiğini vurguladı. Abu Dabi yönetimi, bunun bölgenin güvenliği ve istikrarının yanı sıra küresel ekonomi ve ticaretin güvenliği açısından da önem taşıdığını belirtti.


Erdoğan Şarku'l Avsat'a konuştu: Mekke Anlaşması caydırıcılık boyutunu güçlendiriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan
TT

Erdoğan Şarku'l Avsat'a konuştu: Mekke Anlaşması caydırıcılık boyutunu güçlendiriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin "stratejik" nitelikte olduğunu belirterek, önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri "çok daha üst seviyelere taşıyacak" adımlar atılacağını belirtti.

Hürmüz Boğazı'nın küresel ekonomi açısından hayati önem taşıyan geçiş güzergâhlarından biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Temennimiz ve beklentimiz, mevcut gerilimin mümkün olan en kısa sürede sona ermesi ve Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticarete güvenli, istikrarlı ve kesintisiz şekilde hizmet veren rolüne yeniden dönmesidir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, geçen hafta Mekke'de Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'le birlikte "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı imzalamasının ardından Şarku'l Avsat'ın yazılı olarak yönelttiği soruları cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı yalnızca ABD ile İran arasındaki gerilimin mevcut koşullardaki bir yansıması olarak değerlendirmenin yanlış olacağını belirtti.

Anlaşmanın yalnızca askeri boyutuyla ele alınmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, temel amacın anlaşmanın caydırıcılık boyutunu, taraflar arasındaki dayanışma ruhunu pekiştirerek ortak güvenlik bilincini güçlendirmek ve bölgesel istikrarı korumak olduğunu söyledi.

Erdoğan, anlaşmanın "herhangi bir ülkeyi hedef almadığını" vurgulayarak, "katılmak isteyen bütün kardeş ülkelere açık" olduğunu kaydetti.


Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimi azaltma ve su yollarını güvence altına alma çabalarını görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimi azaltma ve su yollarını güvence altına alma çabalarını görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, dün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Bakan Faysal bin Ferhan'ın Fidan'ı telefonla aradığı görüşmede, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ortak çalışma imkanları da değerlendirildi.İki bakan ayrıca gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaların desteklenmesini görüştü. Bu kapsamda, Basra Körfezi ve Kızıldeniz'deki deniz ulaşım yollarının güvenliğinin ve bu sularda seyrüsefer serbestisinin sağlanmasının yanı sıra bölgesel güvenlik ve istikrarın korunmasına katkıda bulunulmasının önemine dikkat çekildi.