Umman Sultanı’nın Suudi Arabistan’a tarihi ziyareti iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)
TT

Umman Sultanı’nın Suudi Arabistan’a tarihi ziyareti iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)

Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in daveti üzerine bugün Riyad’a tarihi bir ziyaret gerçekleştirecek.
Umman Sultanı ilk yurt dışı ziyaretini Suudi Arabistan’a yaparak Riyad’ın konumunu, Umman’da siyaset ve halk nezdindeki liderliğini, stratejik derinliğini ve bölgesel ve uluslararası alanda etkili bir figür oluşunu vurguluyor.
Suudi Arabistan kardeşlik, din, kader birliği ve iyi komşuluk ilkelerinin temellendirdiği bu ziyarete büyük önem veriyor.
İki ülke arasında kökleşen bu ilkeler, Körfez’deki ülkelerle ortak ikili işbirliğinin yönlerini güçlendirerek, güvenlik ve istikrarı sağlamak adına bölgede ve dünyadaki çeşitli ülkelerle anlayış ve diyalog köprüleri kurmak için bir başlangıç noktası oluşturuyor.
Bu ziyaret, Riyad ve Maskat arasında çeşitli alanlardaki ve tüm düzeylerdeki ilişkilerin yeni ve önemli bir aşamasının başlangıcı olarak görülüyor.
Bu ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine ve daha geniş ortak eylem ve yatırım yapılmasına katkıda bulunacak ve iki ülkeye daha fazla refah getirecek, iki kardeş halkın arzularını gerçekleştirecektir.
Suudi Arabistan ve Umman arasında yarım asırdan fazla geçmişe sahip olan ilişkiler, işbirliği, karşılıklı saygı ve çeşitli bölgesel ve uluslararası konulardaki anlayış ile temayüz eder.
Ortak tarih, Arap adetleri ile gelenekleri ve popüler miras ile çerçevelenen kardeşlik bağları iki ülkenin halkını bir araya getirmiştir. İki ülke bölgesel olarak diğer ülkelerle birlikte Körfez İşbirliği Konseyi çatısı altında ortak stratejik vizyon ve hedefler ışığında bazı çabalara imza atıyor.
Böylece üye ülkeler arasında çeşitli alanlarda koordinasyon ve entegrasyon sağlanıyor. İki ülkenin rolleri barış ve güvenlik çabalarını desteklemek için Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Birleşmiş Milletler’e (BM) de uzanıyor.
Bölgede art arda meydana gelen değişiklikler, iki ülkenin liderlerini ikili düzeyde, Körfez düzeyinde ve bölgesel düzeyde daha fazla işbirliğine itiyor.
Bu işbirliği, kalıcı güvenlik ve istikrarın sağlanmasında ilerleme kaydedilmesini sağlarken bu ilerlemenin kalkınma programları ve bölge halklarına hizmet etme konusunda olumlu yansımaları oluyor.
İki liderin görüşmesi, iki ülkenin, bölgenin ve bölge istikrarının çıkarlarına hizmet eden çeşitli konulardaki istişare ve koordinasyonu içerecek. Bölgedeki ve uluslararası alandaki en son gelişmelerle başa çıkma konusunda taraflar görüş alışverişinde bulunacak.
Ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik ortak eylem çerçevesinde, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ve Umman’ın 2040 Vizyonu ticaret alanında ortak payda oluştururken her iki ülke ekonomisinde ve gelir kaynaklarında çeşitlilik sağlayacak mevcut yatırım fırsatlarından istifade ediyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından açıklanan Yeşil Ortadoğu girişimi, iklim değişikliğiyle mücadelede Riyad ve Maskat arasında umut verici bir işbirliği alanı olarak görülüyor.
Suudi Arabistan ve Umman, katılımcı çabaları artırmak adına, Suudi Arabistan-Umman Koordinasyon Konseyi kurarak ilişkilerin derinleştirilmesi ve sürdürülmesi için ortak bir vizyon oluşturulmasına katkıda bulunmak istiyor.
Ayrıca iki taraf arasındaki ilişkilerin siyasi, güvenlik, askeri, ekonomik, kalkınma ve insani alanlarda entegrasyon düzeyine yükseltilmesi hedefleniyor.
Suudi Arabistan ve Umman için yakın vadedeki en önemli kazanımlardan biri, iki ülkeyi birbirine bağlayan 680 km mesafeyi aşkın kara sınırı projesinin tamamlanması.
Bu projenin hayata geçirilmesi ile iki ülke arasındaki yolculuk süresi yaklaşık 800 km kısalacak, bunun yanı sıra karşılıklı ticaret ve yatırım hız kazanacak ve artış kaydedecek.
Aynı zamanda Suudi Arabistan ihracat malları, Umman içindeki kara yolları kullanılarak dünyanın çeşitli ülkelerine ihracatın yapıldığı limanlara kolaylıkla ulaştırılabilecek.
Demir-çelik ürünleri ve organik kimyasal ürünleri de dahil iki ülke arasındaki ticaret alışverişinin toplam hacmi geçen yıl 3.36 milyar doları buldu. Suudi Arabistan'ın Umman’a yaptığı petrol dışı ihracatın değeri 1,16 milyar doları buldu. Bu rakama metal, demir çelik ve gıda ürünleri de dahil.
Suudi Arabistan’ın Maskat Büyükelçisi Abdullah el-Enezi, bu ziyaretin iki ülke ve iki kardeş halk arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğini yansıttığını dile getirerek, ikili ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde ortak bir vizyon oluşturmak ve seçkin bir ekonomik ortaklığa ulaşmak için gerekli olan her şeyi sağlamak adına tarihi bir adım olduğunu söyledi.
Riyad ve Maskat arasındaki siyasi ve ekonomik vizyon uyumluluğunun, bölgede takip edilmesi gereken bir örnek olduğunu söyleyen Enezi şöyle devam etti;
“Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ile petrolden elde edilen alternatif gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi, yatırımları artırmayı ve daha fazla istihdam yaratmayı amaçlayan Umman’ın 2040 Vizyonu arasında yakınlık var. İki ülke arasındaki karşılıklı ticaret son yıllarda gıda, inşaat malzemeleri ve tıbbi malzeme alanında kayda değer bir gelişmeye tanık oldu. Umman, ortaklıklar ve müşterek ve güçlü ekonomik oluşumlar yoluyla ekonomiyi desteklemek için çalıştı. Suudi yatırımcılar, turizm sektöründe, deniz taşımacılığında ve imalat sanayilerinde ekonomik çeşitlendirme ve ekonomik büyümeyi teşvik etmek amacıyla Umman'da kurulmuş olan 140 ayrı kuruluşun bir kısmının sahibi bir kısmının ise ortağıdırlar.”
Umman’ın Riyad Büyükelçisi Faysal bin Türki Al Said ise şunları söyledi:
“Bu ziyaret ve Heysem bin Tarık ile Selman bin Abdulaziz görüşmesi, iki liderin bölgesel ve uluslararası olaylarla ilgili bilgeliklerini ve ileri görüşlülüklerini ortaya koymanın yanı sıra siyasi, güvenlik, askeri, ekonomik, kalkınma alanlarında iki ülke arasındaki entegrasyon seviyesini yükseltmek için yeni bir aşama anlamına gelecek.”
Umman büyükelçisi, Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'ya verdiği demeçte şunları kaydetti:
“İki ülke arasındaki ilişkiler derin ve birçok paydada vizyonlar arasında uyum var. Bu durum birçok alanda ve programda arzuları ve işbirliğini geliştirmeye katkıda bulunuyor. İki halkın ilişkisi, kardeşlik, din ve iyi komşuluk üzerine kurulan tarihsel özgünlük ve sağlamlık ile temayüz eder. Kültür, turizm ve spor düzeylerinde, özellikle de iki halkın bu alanlarda ilerleme ve gelişim kaydetme arzusu ışığında, işbirliğini güçlendirmek önemli.”
Suudi Arabistan Ticaret Odası Başkanı Aclan el-Aclan, bu ziyaretin Suudi Arabistan iş sektörüne etkisi hakkında iyimser açıklamalarda bulundu.
Bu ziyaretin çeşitli alanlarda ikili işbirliği anlaşmalarını doğuracağını bekleyen Aclan, iki ülkenin bölgesel ve uluslararası konumlarını güçlendirecek ve aralarındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin gidişatına hız kazandıracak yeni bir aşamanın başladığına dikkat çekti.
Suudi Arabistan ve Umman’ın, vizyonları ışığında gerçek ekonomik bütünlük ilişkisi kurmayı sağlayacak gerekli içerik ve yeteneklere sahip olduklarını vurgulayan Aclan, “Her iki ülkenin vizyonu, Suudi Arabistan'ı Umman'ın bölgedeki ilk ticaret ortağı yapmak için kullanılabilecek büyük fırsatlar ve projeler içeriyor. Suudi Arabistan'ın Umman'ın bölgedeki ilk ticaret ortağı olması iki ülkenin ekonomik durumuna, iş sektörlerine, ortak yatırımlarına ve iş imkanlarına olumlu yansıyacak. Ticaret ve yatırım engellerinin ve zorlukların üstesinden gelmek için daha fazla çaba gösterilmeli. Bu, hala arzulanan seviyenin altında ve mevcut fırsatların hacminden daha az olan karşılıklı ticaret hacminin artırılmasına katkıda bulunur. Ekonomik işbirliği için geniş perspektifler açacak ve iki ülke arasındaki ticaret hareketini canlandıracak olan kara yolu ve sınır geçişi projesi ekonomik açıdan önem arz ediyor” diye konuştu.
Aclan’a göre Ticaret Odası, Suudi Arabistan-Umman ortak ekonomik ilişkilerini her iki ülkedeki devlet ve özel kuruluşlar ile koordineli bir şekilde geliştirme çabalarına güçlü katkı sunacaktır. Ticaret Odası bu katkıyı şu yolları takip ederek yapacak: İhracatı teşvik etmek, mal ve hizmet alışverişinde bulunmak, ortak yatırım ve ticari projeler oluşturmak, ticari toplantıları artırmak, forumlar ve sergiler düzenlemek, mevcut yatırım fırsatları hakkında her iki tarafta bilgi sağlamak, zorlukların üstesinden gelmeye katkıda bulunmak, yatırım ortamını iyileştirmek ve işletme sahiplerini finansman ve ortak projeleri destekleme yolları ile tanıştırmak.
Aclan, iki ülke arasında sanayi sektöründeki işbirliği alanlarına da değindi. Bu alanlar; özellikle petrokimya endüstrisi, uzmanlaşmış kimyasal dönüşüm, yem ve gıda endüstrileri, turizm, eğlence ve oteller, gayrimenkul ve lojistik sektörü, balık yetiştiriciliği ve balıkçılık sektörü, madencilik sektörü ve deniz taşımacılığı.
KİK anlaşmaları ve öncelikli sektörler çerçevesinde malların ve kişilerin serbest dolaşımı da dahil olmak üzere karşılaştırmalı avantajlardan yararlanma çağrısında bulunan Aclan, Suudi Arabistan'ın endüstriyel yeteneklerinden ve Umman'ın rekabetteki stratejik konumundan istifade edilmesi ve iki ülkenin ürünlerinin uluslararası pazarlara ulaştırılması gerektiğine dikkat çekti.
Umman’daki yetkili makamların, çeşitli sektörlerde Suudi yatırımlarını çekmeye çalıştıklarını dile getiren Aclan, “Umman'daki yetkili makamlar özellikle Arap Denizi'nde uluslararası nakliye hatlarına yakın stratejik konumu ile karakterize edilen Duqm Özel Ekonomik Bölgesi'nde büyük yatırım kolaylıkları ve teşvikler sağlama sözü veriyor. Bu bölge yatırımcıları vergi ve gümrükten muaf tutuyor. Ayrıca Ummanlı işletme sahipleri, Suudi Arabistan’da yatırım yapmalı ve uygun yatırım ortamından ve gelecek vaat eden yatırım fırsatlarından yararlanmalı. Bunun yanı sıra Suudi meslektaşlarıyla ortaklıklar kurmalılar” dedi.



Dubai havaalanındaki yakıt tankı İHA saldırısı sonrası alev aldı

İran'ın Dubai Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği İHA saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Arşiv-AFP)
İran'ın Dubai Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği İHA saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Arşiv-AFP)
TT

Dubai havaalanındaki yakıt tankı İHA saldırısı sonrası alev aldı

İran'ın Dubai Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği İHA saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Arşiv-AFP)
İran'ın Dubai Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği İHA saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Arşiv-AFP)

Yetkililerin açıklamasına göre, Ortadoğu'daki savaşın 17. gününde, bu sabah erken saatlerde Dubai Uluslararası Havalimanı'ndaki bir yakıt tankı, bir insansız hava aracı (İHA) tarafından vurulduktan sonra alev aldı.

Dubai Hükümeti Medya Ofisi bu sabah erken saatlerde şu açıklamayı yaptı: "Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında meydana gelen İHA saldırısı, yakıt tanklarından birinde hasara yol açtı ve Dubai Sivil Savunma ekipleri şu anda yangını kontrol altına almak için çalışıyor. Şu ana kadar herhangi bir yaralanma bildirilmedi."

Ofis daha önce resmi "X" hesabından yaptığı paylaşımda, yetkili makamların "Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında İHA saldırısı sonucu çıkan yangınla ilgili bir olayla ilgilendiğini ve ilgili ekiplerin en yüksek onaylı güvenlik standartlarına uygun olarak gerekli önlemleri almaya başladığını" belirtmişti.


Savaşla birlikte Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri için kritik lojistik merkezi haline geldi

Qatar Airways, hava sahasının kapalı kalması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya aldı (DPA)
Qatar Airways, hava sahasının kapalı kalması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya aldı (DPA)
TT

Savaşla birlikte Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri için kritik lojistik merkezi haline geldi

Qatar Airways, hava sahasının kapalı kalması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya aldı (DPA)
Qatar Airways, hava sahasının kapalı kalması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya aldı (DPA)

İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaş üçüncü haftasına girerken, artan askeri gerilim ve bölgedeki bazı hava ve deniz yollarının kapanmasıyla Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve bazı Arap devletleri için kritik bir geçiş ve hareket noktası olarak öne çıktı. Ülke, hava sahasını ve havaalanlarını kullanıma açarak gelen ve giden uçuşların kolaylaştırılmasına izin verdi.

Bu kapsamda Irak, Suudi Arabistan’a kara ve hava sınırları üzerinden vatandaşlarının geçiş ve kabulünü kolaylaştırdığı için teşekkür etti. Irak Havayolları’nın kuzeydeki Arar Havalimanı üzerinden uçuş yapmasına izin verilmesinin ardından bu adım öne çıktı.

Son günlerde Suudi havaalanlarında uçuş trafiğinde önemli bir artış görüldü. Bölgedeki gerginliği önlemek için bazı hava yolları güzergahlarını değiştirmek zorunda kalırken, Bahreyn merkezli Gulf Air, Pazar günü Kral  Fahd Havalimanı üzerinden operasyonlarını genişlettiğini duyurdu. Daha önce de Al-Jazeera Airways, Hafar el-Batin kentindeki Al-Qaisumah Havalimanı’nı kullanımına açmıştı.

Bu süreçte Körfez ülkelerinin hava savunma sistemleri, İran’dan gelen onlarca balistik füze ve insansız hava aracını hedef alarak engellemeye devam etti. Bu saldırılar uluslararası insancıl hukuk ve BM sözleşmelerinin açık ihlali olarak değerlendiriliyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan’da Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, son 24 saatte Riyad, Doğu Bölgesi, El-Kharj ve Rub’ul-Hali’ye yönelik 6 balistik füze ve 36 insansız hava aracının imha edildiğini ve bu füzelerin Şeybe petrol sahasına yönlendirildiğini açıkladı.

Kuveyt

Kuveyt Sivil Havacılık Otoritesi, Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nın birkaç insansız hava aracı tarafından hedef alındığını, radar sisteminin hasar gördüğünü bildirdi. Açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı yaşanmadığı ve kriz planları doğrultusunda ilgili makamlarla koordineli şekilde müdahale edildiği belirtildi.
Kuveyt Ulusal Muhafızları da son 24 saatte sorumluluk alanlarındaki 5 insansız hava aracını düşürdüğünü duyurdu.

Bahreyn

Bahreyn Savunma Kuvvetleri Genel Komutanlığı, İran kaynaklı saldırılara karşı hava savunma sistemleriyle 125 füze ve 211 insansız hava aracını imha ettiklerini açıkladı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı ise İran Devrim Muhafızları ile işbirliği yapan ve ülke içi operasyonlar için istihbarat sağlayan 5 kişinin tutuklandığını, bir kişinin ise yurtdışına kaçtığını duyurdu. Söz konusu kişiler, terörist eylemler planlayarak ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit etmekle suçlanıyor.

gth
Bahreyn: İran Devrim Muhafızları’na hassas ve detaylı istihbarat toplama ve iletme faaliyetlerine katıldıkları gerekçesiyle 5 kişi tutuklandı (Bahreyn Dışişleri Bakanlığı)

Bahreyn merkezli Gulf Air, King Fahd Uluslararası Havalimanı üzerinden geçici operasyonlarını genişlettiğini ve yolcuların biletlerini normal satış kanallarından alabileceklerini açıkladı. Bu adım, uçuşların yeniden yönlendirilmesi ve sınırlı sayıda seferin düzenlenmesi çerçevesinde, Bahreyn ile hava bağlantısını sürdürme amacını taşıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri

BAE Savunma Bakanlığı, İran’dan gelen 4 balistik füze ve 6 insansız hava aracını etkisiz hale getirdiklerini ve yüksek hazırlık seviyesinde olduklarını duyurdu. Bakanlık açıklamasında, saldırılar başladığından bu yana BAE hava savunmasının 298 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1606 insansız hava aracına müdahale ettiğini ve 6 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

fgbjuk
BAE: Savunma önlemlerini zayıflatacak yanıltıcı içerik yayımlamak suçlamasıyla farklı uyruklardan 25 kişi tutuklanarak acil yargılanmak üzere mahkemeye sevk edildi (WAM)

Abu Dabi Medya Ofisi, insansız hava aracıyla hedef alınan Ruways bölgesindeki bir petrol tesisindeki yangının tamamen kontrol altına alındığını açıkladı.
BAE Başsavcısı Hamad el-Şamsi, çeşitli uyruklardan 25 kişinin gözaltına alındığını ve dijital içerik yoluyla kamuoyunu yanıltmak ve güvenliği tehlikeye atmakla suçlandıklarını belirterek, hızlı bir şekilde yargılanmalarını emretti.

Katar

Katar hava savunması, İran kaynaklı insansız hava aracı saldırılarına karşı koyduğunu açıkladı. Yetkililer, 170 füzeye ve 78 insansız hava aracına karşılık verildiğini, ayrıca iki savaş uçağıyla bir saldırının engellendiğini bildirdi.
Katar Savunma Bakanlığı, İran’dan gelen 4 balistik füze ve bazı insansız hava araçlarına müdahale ettiklerini duyurdu.

gthyju
Bahreyn hava savunma sistemleri, 125 İran füzesi ve 211 insansız hava aracını başarılı bir şekilde engelleyip imha etti (Reuters)

Bu arada Qatar Airways, hava sahasının kapanması nedeniyle uçuşlarını geçici olarak askıya almayı sürdürdü. Katar Belediye Bakanı, Suudi Arabistan sınırındaki Abu Samra geçiş noktasını ziyaretinde, burasının Katar’a mal ve ürün girişinde hayati bir rol oynadığını ve farklı koşullarda lojistiğin akışını sağlamada kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.


Bahreyn: İran'ın düşmanca eylemlerini destekleri gerekçesiyle 6 kişi gözaltına alındı

Gözaltına alınanlar, İran'ın iğrenç saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamışlardı, (BNA)
Gözaltına alınanlar, İran'ın iğrenç saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamışlardı, (BNA)
TT

Bahreyn: İran'ın düşmanca eylemlerini destekleri gerekçesiyle 6 kişi gözaltına alındı

Gözaltına alınanlar, İran'ın iğrenç saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamışlardı, (BNA)
Gözaltına alınanlar, İran'ın iğrenç saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamışlardı, (BNA)

Bahreyn İçişleri Bakanlığı dün, İran saldırganlığının etkileriyle ilgili videolar yayınlamak, bu saldırganlığa sempati duymak, düşmanca eylemlerini yüceltmek, yalan haber yaymak ve ülkedeki saldırıları desteklemek suçlarından 6 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Bakanlığın açıklamasına göre, tutuklananlar bu videoları sosyal medya hesapları üzerinden paylaşarak kamuoyunu yanıltmayı, vatandaşlar ve bölge sakinleri arasında korku yaymayı ve güvenlik ile kamu düzenine zarar vermeyi amaçlamışlardı. Bakanlık, gerekli yasal önlemleri aldığını ve gözaltına alınanları Savcılığa sevk edildiğini belirtti.

İçişleri Bakanlığı, yasal sorumluluktan kaçınmak ve ulusun güvenliğini korumak için herkesin resmi kaynaklardan bilgi edinmesi ve güvenilir olmayan haber veya haber alıntılarını yaymaması veya yeniden yayınlamaması gerektiğini vurguladı.

Bahreyn Savcılığı'nın, ülkenin içinde bulunduğu zor koşullar altında, ülkenin çeşitli bölgelerinde ayaklanma ve vandalizmle suçlanan sanıklara azami cezaların verilmesini talep ettiğini belirtmekte fayda var.

Bahreyn Yüksek Ceza Mahkemesi, pazartesi günü ülkeye karşı İran terör eylemlerini teşvik etmek ve yüceltmekle suçlananların yargılamasının ilk oturumunu gerçekleştirecek.