Umman Sultanı’nın Suudi Arabistan’a tarihi ziyareti iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)
TT

Umman Sultanı’nın Suudi Arabistan’a tarihi ziyareti iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)

Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in daveti üzerine bugün Riyad’a tarihi bir ziyaret gerçekleştirecek.
Umman Sultanı ilk yurt dışı ziyaretini Suudi Arabistan’a yaparak Riyad’ın konumunu, Umman’da siyaset ve halk nezdindeki liderliğini, stratejik derinliğini ve bölgesel ve uluslararası alanda etkili bir figür oluşunu vurguluyor.
Suudi Arabistan kardeşlik, din, kader birliği ve iyi komşuluk ilkelerinin temellendirdiği bu ziyarete büyük önem veriyor.
İki ülke arasında kökleşen bu ilkeler, Körfez’deki ülkelerle ortak ikili işbirliğinin yönlerini güçlendirerek, güvenlik ve istikrarı sağlamak adına bölgede ve dünyadaki çeşitli ülkelerle anlayış ve diyalog köprüleri kurmak için bir başlangıç noktası oluşturuyor.
Bu ziyaret, Riyad ve Maskat arasında çeşitli alanlardaki ve tüm düzeylerdeki ilişkilerin yeni ve önemli bir aşamasının başlangıcı olarak görülüyor.
Bu ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine ve daha geniş ortak eylem ve yatırım yapılmasına katkıda bulunacak ve iki ülkeye daha fazla refah getirecek, iki kardeş halkın arzularını gerçekleştirecektir.
Suudi Arabistan ve Umman arasında yarım asırdan fazla geçmişe sahip olan ilişkiler, işbirliği, karşılıklı saygı ve çeşitli bölgesel ve uluslararası konulardaki anlayış ile temayüz eder.
Ortak tarih, Arap adetleri ile gelenekleri ve popüler miras ile çerçevelenen kardeşlik bağları iki ülkenin halkını bir araya getirmiştir. İki ülke bölgesel olarak diğer ülkelerle birlikte Körfez İşbirliği Konseyi çatısı altında ortak stratejik vizyon ve hedefler ışığında bazı çabalara imza atıyor.
Böylece üye ülkeler arasında çeşitli alanlarda koordinasyon ve entegrasyon sağlanıyor. İki ülkenin rolleri barış ve güvenlik çabalarını desteklemek için Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Birleşmiş Milletler’e (BM) de uzanıyor.
Bölgede art arda meydana gelen değişiklikler, iki ülkenin liderlerini ikili düzeyde, Körfez düzeyinde ve bölgesel düzeyde daha fazla işbirliğine itiyor.
Bu işbirliği, kalıcı güvenlik ve istikrarın sağlanmasında ilerleme kaydedilmesini sağlarken bu ilerlemenin kalkınma programları ve bölge halklarına hizmet etme konusunda olumlu yansımaları oluyor.
İki liderin görüşmesi, iki ülkenin, bölgenin ve bölge istikrarının çıkarlarına hizmet eden çeşitli konulardaki istişare ve koordinasyonu içerecek. Bölgedeki ve uluslararası alandaki en son gelişmelerle başa çıkma konusunda taraflar görüş alışverişinde bulunacak.
Ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik ortak eylem çerçevesinde, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ve Umman’ın 2040 Vizyonu ticaret alanında ortak payda oluştururken her iki ülke ekonomisinde ve gelir kaynaklarında çeşitlilik sağlayacak mevcut yatırım fırsatlarından istifade ediyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından açıklanan Yeşil Ortadoğu girişimi, iklim değişikliğiyle mücadelede Riyad ve Maskat arasında umut verici bir işbirliği alanı olarak görülüyor.
Suudi Arabistan ve Umman, katılımcı çabaları artırmak adına, Suudi Arabistan-Umman Koordinasyon Konseyi kurarak ilişkilerin derinleştirilmesi ve sürdürülmesi için ortak bir vizyon oluşturulmasına katkıda bulunmak istiyor.
Ayrıca iki taraf arasındaki ilişkilerin siyasi, güvenlik, askeri, ekonomik, kalkınma ve insani alanlarda entegrasyon düzeyine yükseltilmesi hedefleniyor.
Suudi Arabistan ve Umman için yakın vadedeki en önemli kazanımlardan biri, iki ülkeyi birbirine bağlayan 680 km mesafeyi aşkın kara sınırı projesinin tamamlanması.
Bu projenin hayata geçirilmesi ile iki ülke arasındaki yolculuk süresi yaklaşık 800 km kısalacak, bunun yanı sıra karşılıklı ticaret ve yatırım hız kazanacak ve artış kaydedecek.
Aynı zamanda Suudi Arabistan ihracat malları, Umman içindeki kara yolları kullanılarak dünyanın çeşitli ülkelerine ihracatın yapıldığı limanlara kolaylıkla ulaştırılabilecek.
Demir-çelik ürünleri ve organik kimyasal ürünleri de dahil iki ülke arasındaki ticaret alışverişinin toplam hacmi geçen yıl 3.36 milyar doları buldu. Suudi Arabistan'ın Umman’a yaptığı petrol dışı ihracatın değeri 1,16 milyar doları buldu. Bu rakama metal, demir çelik ve gıda ürünleri de dahil.
Suudi Arabistan’ın Maskat Büyükelçisi Abdullah el-Enezi, bu ziyaretin iki ülke ve iki kardeş halk arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğini yansıttığını dile getirerek, ikili ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde ortak bir vizyon oluşturmak ve seçkin bir ekonomik ortaklığa ulaşmak için gerekli olan her şeyi sağlamak adına tarihi bir adım olduğunu söyledi.
Riyad ve Maskat arasındaki siyasi ve ekonomik vizyon uyumluluğunun, bölgede takip edilmesi gereken bir örnek olduğunu söyleyen Enezi şöyle devam etti;
“Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ile petrolden elde edilen alternatif gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi, yatırımları artırmayı ve daha fazla istihdam yaratmayı amaçlayan Umman’ın 2040 Vizyonu arasında yakınlık var. İki ülke arasındaki karşılıklı ticaret son yıllarda gıda, inşaat malzemeleri ve tıbbi malzeme alanında kayda değer bir gelişmeye tanık oldu. Umman, ortaklıklar ve müşterek ve güçlü ekonomik oluşumlar yoluyla ekonomiyi desteklemek için çalıştı. Suudi yatırımcılar, turizm sektöründe, deniz taşımacılığında ve imalat sanayilerinde ekonomik çeşitlendirme ve ekonomik büyümeyi teşvik etmek amacıyla Umman'da kurulmuş olan 140 ayrı kuruluşun bir kısmının sahibi bir kısmının ise ortağıdırlar.”
Umman’ın Riyad Büyükelçisi Faysal bin Türki Al Said ise şunları söyledi:
“Bu ziyaret ve Heysem bin Tarık ile Selman bin Abdulaziz görüşmesi, iki liderin bölgesel ve uluslararası olaylarla ilgili bilgeliklerini ve ileri görüşlülüklerini ortaya koymanın yanı sıra siyasi, güvenlik, askeri, ekonomik, kalkınma alanlarında iki ülke arasındaki entegrasyon seviyesini yükseltmek için yeni bir aşama anlamına gelecek.”
Umman büyükelçisi, Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'ya verdiği demeçte şunları kaydetti:
“İki ülke arasındaki ilişkiler derin ve birçok paydada vizyonlar arasında uyum var. Bu durum birçok alanda ve programda arzuları ve işbirliğini geliştirmeye katkıda bulunuyor. İki halkın ilişkisi, kardeşlik, din ve iyi komşuluk üzerine kurulan tarihsel özgünlük ve sağlamlık ile temayüz eder. Kültür, turizm ve spor düzeylerinde, özellikle de iki halkın bu alanlarda ilerleme ve gelişim kaydetme arzusu ışığında, işbirliğini güçlendirmek önemli.”
Suudi Arabistan Ticaret Odası Başkanı Aclan el-Aclan, bu ziyaretin Suudi Arabistan iş sektörüne etkisi hakkında iyimser açıklamalarda bulundu.
Bu ziyaretin çeşitli alanlarda ikili işbirliği anlaşmalarını doğuracağını bekleyen Aclan, iki ülkenin bölgesel ve uluslararası konumlarını güçlendirecek ve aralarındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin gidişatına hız kazandıracak yeni bir aşamanın başladığına dikkat çekti.
Suudi Arabistan ve Umman’ın, vizyonları ışığında gerçek ekonomik bütünlük ilişkisi kurmayı sağlayacak gerekli içerik ve yeteneklere sahip olduklarını vurgulayan Aclan, “Her iki ülkenin vizyonu, Suudi Arabistan'ı Umman'ın bölgedeki ilk ticaret ortağı yapmak için kullanılabilecek büyük fırsatlar ve projeler içeriyor. Suudi Arabistan'ın Umman'ın bölgedeki ilk ticaret ortağı olması iki ülkenin ekonomik durumuna, iş sektörlerine, ortak yatırımlarına ve iş imkanlarına olumlu yansıyacak. Ticaret ve yatırım engellerinin ve zorlukların üstesinden gelmek için daha fazla çaba gösterilmeli. Bu, hala arzulanan seviyenin altında ve mevcut fırsatların hacminden daha az olan karşılıklı ticaret hacminin artırılmasına katkıda bulunur. Ekonomik işbirliği için geniş perspektifler açacak ve iki ülke arasındaki ticaret hareketini canlandıracak olan kara yolu ve sınır geçişi projesi ekonomik açıdan önem arz ediyor” diye konuştu.
Aclan’a göre Ticaret Odası, Suudi Arabistan-Umman ortak ekonomik ilişkilerini her iki ülkedeki devlet ve özel kuruluşlar ile koordineli bir şekilde geliştirme çabalarına güçlü katkı sunacaktır. Ticaret Odası bu katkıyı şu yolları takip ederek yapacak: İhracatı teşvik etmek, mal ve hizmet alışverişinde bulunmak, ortak yatırım ve ticari projeler oluşturmak, ticari toplantıları artırmak, forumlar ve sergiler düzenlemek, mevcut yatırım fırsatları hakkında her iki tarafta bilgi sağlamak, zorlukların üstesinden gelmeye katkıda bulunmak, yatırım ortamını iyileştirmek ve işletme sahiplerini finansman ve ortak projeleri destekleme yolları ile tanıştırmak.
Aclan, iki ülke arasında sanayi sektöründeki işbirliği alanlarına da değindi. Bu alanlar; özellikle petrokimya endüstrisi, uzmanlaşmış kimyasal dönüşüm, yem ve gıda endüstrileri, turizm, eğlence ve oteller, gayrimenkul ve lojistik sektörü, balık yetiştiriciliği ve balıkçılık sektörü, madencilik sektörü ve deniz taşımacılığı.
KİK anlaşmaları ve öncelikli sektörler çerçevesinde malların ve kişilerin serbest dolaşımı da dahil olmak üzere karşılaştırmalı avantajlardan yararlanma çağrısında bulunan Aclan, Suudi Arabistan'ın endüstriyel yeteneklerinden ve Umman'ın rekabetteki stratejik konumundan istifade edilmesi ve iki ülkenin ürünlerinin uluslararası pazarlara ulaştırılması gerektiğine dikkat çekti.
Umman’daki yetkili makamların, çeşitli sektörlerde Suudi yatırımlarını çekmeye çalıştıklarını dile getiren Aclan, “Umman'daki yetkili makamlar özellikle Arap Denizi'nde uluslararası nakliye hatlarına yakın stratejik konumu ile karakterize edilen Duqm Özel Ekonomik Bölgesi'nde büyük yatırım kolaylıkları ve teşvikler sağlama sözü veriyor. Bu bölge yatırımcıları vergi ve gümrükten muaf tutuyor. Ayrıca Ummanlı işletme sahipleri, Suudi Arabistan’da yatırım yapmalı ve uygun yatırım ortamından ve gelecek vaat eden yatırım fırsatlarından yararlanmalı. Bunun yanı sıra Suudi meslektaşlarıyla ortaklıklar kurmalılar” dedi.



Suudi hava savunma sistemleri, Riyad’a yönelik saldırı girişimini engelledi

Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)
Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)
TT

Suudi hava savunma sistemleri, Riyad’a yönelik saldırı girişimini engelledi

Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)
Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)

Yemen’deki Meşru Hükümete Destek Koalisyonu, dün yaptığı açıklamada, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husiler tarafından Riyad’a doğru fırlatılan bir balistik füzenin önlendiğini ve imha edildiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi ise tesislerin güvenliğini ve operasyonel hazırlık durumunu doğrulamaya yönelik gerekli işlemlerin tamamlanması amacıyla Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda operasyonel faaliyetlerin askıya alınması kararını uzattı. Kararın, Husilerin daha önce düzenlediği; can kayıpları, yaralanmalar ve maddi hasara yol açan saldırının ardından alındığı belirtildi. Saldırının sonuçlarının giderilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

Suudi Arabistan Başmüftüsü ve Âlimler Heyeti Başkanı Şeyh Abdülaziz Âl eş-Şeyh, Husilerin sivil tesisleri ve İslam’ın kutsal mekânlarını, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenler de dâhil olmak üzere, hedef almasının en ağır suçlardan biri olduğunu vurguladı. Âl eş-Şeyh, “Tarih boyunca kutsal mekânları ve bu mekânları ziyaret edenleri hedef alma konusunda bu suçlu çetenin izlediği yolu izleyen hiç kimse olmadı ki sonu helak ve ağır bir akıbet olmasın” ifadelerini kullandı.

Riyad Bölgesi Valisi Prens Faysal bin Bender, Husilerin saldırısı sonucu yaralananları başkentteki hastanelerde ziyaret etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bin Bender ziyaret sırasında Suudi Arabistan yönetiminin selamlarını ve acil şifa dileklerini yaralılara ileten Prens Bender, yönetimin bütün imkânlarıyla yaralıların yanında olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Duseri ise düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin hava saldırıları, füze tehditleri ve insansız hava araçlarına (İHA) karşı koyabilecek gelişmiş kapasitelere sahip olduğunu vurguladı. Ed-Duseri, Suudi Arabistan’ın ülkenin, vatandaşların ve ülkede ikamet edenlerin güvenliğine öncelik verdiğini yineledi. Tehditlere karşı hazırlık seviyesinin yükseltilmesinin endişe duyulduğu anlamına gelmediğini belirten Bakan, bunun devletin farklı senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan, dünyanın 70’ten fazla ülkesinden 176 bakan, âlim, müftü, dernek, üniversite ve İslami kuruluş başkanı, Husilerin saldırılarını şiddetle kınadı. Yapılan açıklamada, masum insanların hayatlarını kasten tehlikeye atmanın ve siviller arasında korku yaratmanın, söz konusu milislerin insan hayatının dokunulmazlığını hiçe saydığını ortaya koyduğu belirtildi. Bu tür eylemlerin uluslararası hukuk ve teamüllerin ağır bir ihlali olduğu vurgulandı.


Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı: Haremeyn’i hedef almak terör eylemidir… Hayat normale döndü

Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)
Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı: Haremeyn’i hedef almak terör eylemidir… Hayat normale döndü

Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)
Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Duseri, Husilerin son saldırılarına rağmen ülkede hayatın normal şekilde sürdüğünü belirterek, alarm seviyesinin yükseltilmesinin endişeyi değil, devletin farklı senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu gösterdiğini söyledi. Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan ise Suudi Arabistan’a yönelik “saldırgan ve terörist saldırıları” kınayarak hayatını kaybedenler için rahmet diledi ve “Farklı sınırlarımızda görev yapan yiğit evlatlarımızın ve askerlerimizin yanındayız” mesajını verdi.

Ed-Duseri: Haremeyn’i ve umrecileri hedef almak terör eylemidir

Enformasyon Bakanı Selman ed-Duseri, dün Riyad’daki Kral Selman Parkı’nda düzenlenen hükümet basın toplantısında, Husilerin Suudi Arabistan’da sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan saldırılarını kınadı. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen ed-Duseri, Husilerin “uluslararası hukuka ve ahlaki ilkelere hiçbir değer vermediğini” ifade etti.

Mekke ve Medine’nin yanı sıra Suudi Arabistan’daki havalimanlarında umrecilerin hedef alınmasının, “Husi milislerinin terörist davranışını” ortaya koyduğunu belirten ed-Duseri, ülke yönetiminin arkasında birlik içinde durduklarını, silahlı kuvvetlerle gurur duyduklarını ve Suudi Arabistan’ın güvenliğini koruma, kaynaklarını muhafaza etme ve kalkınma sürecini sürdürme kapasitesine güvendiklerini vurguladı.

Bakan ayrıca kamuoyuna bilgileri resmî kaynaklardan takip etme çağrısında bulundu. Güvenlik ve askerî operasyonlarla ilgili fotoğraf, video ve bilgilerin kaynağı belirsiz veya güvenilir olmayan mecralardan paylaşılmaması gerektiğini belirtti.

Kral Selman’ın talimatları ve yeni ekonomik düzenlemeler

İç gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan ed-Duseri, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Şûra Meclisi’nde Kral adına yaptığı konuşmada, ülkenin gelişmesi ve vatandaşların yaşam kalitesinin yükseltilmesinin hükümet çalışmalarının temel hedefi olarak vurgulandığını söyledi.

Bakan, eğitim ve sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi, vatandaşların yetkinliklerinin geliştirilmesi, istihdam ve rekabet fırsatlarının artırılması ile konut sahibi olmayı kolaylaştıracak gayrimenkul reformlarının sürdürülmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Ed-Duseri, Kral Selman bin Abdülaziz’in Suudi Arabistan’da yasal statüye sahip olmadan bulunan bütün Yemen vatandaşlarının durumlarının düzeltilmesi yönünde talimat verdiğini de belirtti. Veliaht Prens’in ise kan bağışında bulunarak “Örnek Olmak ve Bağışlamak” sloganıyla 2026 Ulusal Kan Bağışı Kampanyası’nı başlattığını belirtti.

Bakan ayrıca Bakanlar Kurulu’nun küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik Ulusal Girişimcilik Stratejisi’ni ve rekabette adaleti, fırsat eşitliğini ve harcama verimliliğini artırmayı amaçlayan yeni düzenlemeleri onayladığını bildirdi.

Konut, istihdam ve dijital hizmetlerde ilerleme

Ed-Duseri’nin paylaştığı verilere göre, 2026’nın ilk altı ayında ilk konutunu satın alan Suudi ailelerin sayısı 63 bini aştı.

İnsan Kaynakları Geliştirme Fonu (Hedef) ise altı ayda 329 bin Suudi kadın ve erkeğin istihdam edilmesine katkı sağladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 23 artış anlamına geliyor.

İnsan kaynakları ve yönetim alanlarındaki 69 mesleği kapsayan yüzde 100 yerlileştirme kararı da yürürlüğe girdi.

Suudi Arabistan’ın, dijital kamu hizmetlerinin olgunluk endeksinde yüzde 99’luk puanla üst üste dördüncü kez bölgesel birinciliğini koruduğu belirtildi.

Enerji depolama ve madencilik yatırımları

Enformasyon Bakanı, Suudi Elektrik Enerjisi Satın Alma Şirketi’nin batarya tabanlı enerji depolama projeleri için toplam yatırım tutarı yaklaşık 4,5 milyar riyale ulaşan dört anlaşma imzaladığını açıkladı. Projelerin toplam kapasitesinin 2 bin megavat olması planlanıyor.

Su sektöründeki sanayilerin yerlileştirilmesine yönelik 2,8 milyar riyallik yatırımların da sanayi uygulama aşamasına geçtiği bildirildi. Yerli katkı oranının 2020’de yüzde 45 seviyesindeyken, 2026’da yüzde 68’in üzerine çıktığı kaydedildi.

Öte yandan, Cebel Sayid madencilik projesindeki arama çalışmalarında yaklaşık 114 milyon ton kaynak tespit edildiği açıklandı. Bu kaynakların yüksek oranda nadir toprak elementleri içerdiği ve uranyum açısından da umut verici bulgular ortaya koyduğu belirtildi.

Riyad’ın ulaşım ağı genişletiliyor

Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan, Riyad Metrosu kapsamında 94 trenin satın alınmasına yönelik sözleşmelerin imzalandığını açıkladı. (SPA)
Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan, Riyad Metrosu kapsamında 94 trenin satın alınmasına yönelik sözleşmelerin imzalandığını açıkladı. (SPA)

Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan, başkentin ekonomisi, nüfusu ve kentsel gelişimi bakımından olağanüstü bir büyüme döneminden geçtiğini söyledi. Sultan, ulaşım ağının geliştirilmesi çalışmalarının karayolları, toplu taşıma ve trafik yönetimi olmak üzere üç ana başlıkta yürütüldüğünü belirtti.

Riyad’daki toplu taşıma ağının hizmete girmesinden bu yana toplam 500 milyon yolculuk gerçekleştirildiğini açıklayan Sultan, bunların 300 milyonunun Riyad Metrosu üzerinden yapıldığını, yolcular arasında okul ve üniversite öğrencilerinin gerçekleştirdiği 20 milyon yolculuğun da bulunduğunu kaydetti.

94 trenin satın alınmasına yönelik sözleşmelerin imzalandığını bildiren Sultan, bu alımla Riyad Metrosu’ndaki toplam tren sayısının 277’ye yükseleceğini belirtti. Kırmızı hattın beş yeni istasyon eklenerek Diriyye’ye kadar uzatılacağını açıklayan Sultan, hattın günlük yolcu kapasitesinin iki kattan fazla artırılarak 370 bine çıkarılacağını ifade etti. Sarı hattın günlük yolcu kapasitesinin ise 130 binden 188 bine yükseltilmesi planlanıyor.

Karayolu altyapısına ilişkin çalışmalar hakkında da bilgi veren Sultan, 700 kilometrelik ana ulaşım aksının ve 300 kilometrelik kavşak ağının geliştirilmekte olduğunu söyledi. Ayrıca 26 noktada mühendislik düzenlemelerinin yapıldığını, trafik akışını iyileştirmek ve ulaşım verimliliğini artırmak amacıyla 720 kavşaktaki trafik sinyalizasyon sistemlerinin geliştirildiğini belirtti.

Asma köprüye paralel inşa edilen iki köprü projesinde tamamlanma oranının yüzde 42’ye ulaştığını aktaran Sultan, Takhassusi Yolu üzerinde yeni köprülerin inşası için hazırlıkların sürdüğünü kaydetti. Sultan, kuzey mahallelerinin Kral Selman Yolu ile bağlantısını güçlendirecek yeni bir köprünün yapımına da başlanacağını bildirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın trafik sıkışıklığının giderilmesine yönelik talimatlar verdiğini belirten Sultan, tüm projelerin trafik akışını rahatlatmayı hedeflediğini vurguladı. Sultan, önümüzdeki üç ila dört yıl içinde köprülerin, ana ulaşım akslarının ve yolların hizmete açılmasıyla Riyad’daki trafik yoğunluğunun önemli ölçüde azalmasının beklendiğini söyledi.

Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Sultan, başkentin sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında 68’den fazla girişimin hayata geçirildiğini de açıkladı. Kentte yeşil alanları artırmak ve yaşam kalitesini iyileştirmek amacıyla 4,5 milyondan fazla ağaç dikildiğini belirtti.


70 ülkeden Âlim ve Müftüler, Husilerin terör eylemlerini kınayarak uluslararası topluma kararlı adım atma çağrısında bulundu

Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)
Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)
TT

70 ülkeden Âlim ve Müftüler, Husilerin terör eylemlerini kınayarak uluslararası topluma kararlı adım atma çağrısında bulundu

Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)
Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)

Dünyanın 70’ten fazla ülkesinden 176 bakan, âlim, müftü, dernek, üniversite ve İslami kuruluş başkanı, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı. Açıklamalarda, saldırıların Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin güvenliğini ve bu kutsal mekânları ziyaret edenlerin emniyetini tehdit ettiği, havalimanlarını ve sivil altyapıyı hedef aldığı belirtildi. Yetkililer, Riyad yönetiminin topraklarını korumak, güvenlik ve istikrarını sağlamak ve Müslümanların kutsal mekânlarını savunmak amacıyla alacağı bütün önlemleri desteklediklerini vurguladı.

Suudi Arabistan İslam İşleri, Davet ve İrşat Bakanı Şeyh Dr. Abdüllatif Âl eş-Şeyh’e gönderdikleri mesaj ve telgraflarda, saldırıların İslam’ın kutsal mekânlarının dokunulmazlığını açıkça ihlal ettiği, insani ve ahlaki değerlerle bağdaşmadığı ve İslam dininin korunmasını emrettiği insan hayatını hiçe saydığı ifade edildi.

Açıklamalarda, Husilerin bu eylemlerinin insani ve ahlaki değerlerden uzaklaştıklarını ortaya koyduğu ve bölgenin güvenliği ile istikrarını tehdit eden uygulamalarının tehlikesini gözler önüne serdiği belirtildi. Saldırıların sona erdirilmesi ve sorumluların uluslararası hukuk ve mevzuat çerçevesinde hesap vermesini sağlamak için uluslararası toplumun kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği kaydedildi.

Masum sivillerin hayatını kasten tehlikeye atmanın, güvenli insanların korku içinde yaşamasına neden olmanın ve hacı ile umrecilerin varış noktalarına ulaşmasını engellemenin, Husilerin insan hayatının dokunulmazlığını hiçe saydığını gösterdiği vurgulandı. Bu eylemlerin İslami ilkelerle insani ve ahlaki değerlerden uzaklaşmanın yanı sıra, uluslararası hukuk ve teamüllerin ağır bir ihlali olduğu ifade edildi. Sivil tesislerin korunması ve yolcuların güvenliğinin sağlanması için uluslararası toplumun ciddi adımlar atması çağrısında bulunuldu.

Açıklamalarda, Suudi Arabistan’ın saldırılar karşısında desteklenmesinin dinî, ahlaki ve insani bir sorumluluk olduğu belirtildi. Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin güvenliği ile bu mekânları ziyaret edenlerin emniyetinin yalnızca Suudi Arabistan’ı ilgilendiren bir mesele olmadığı, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanları yakından ilgilendirdiği vurgulandı. Mekke ve Medine’nin Müslümanların gönlündeki müstesna konumuna dikkat çekilerek, Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehlikeye atmanın veya İslam’ın kutsal mekânlarını tehdit etmenin bütün İslam dünyasının duygularına yönelik bir saldırı anlamına geldiği kaydedildi.

Katılımcılar, Suudi Arabistan’ın topraklarını korumak, güvenlik ve istikrarını sağlamak, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî ile ziyaretçilerinin emniyetini güvence altına almak amacıyla aldığı önlemlerin dünya genelindeki Müslümanlar ve sağduyulu kişiler tarafından takdir edildiğini ve desteklendiğini belirtti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamada Riyad yönetiminin egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayanların güvenliğini korumak, ülkenin güvenliğini hedef alan tehditlere karşı koymak ve İslami kutsal mekânlarla sivil tesisleri savunmak için gerekli tüm tedbirleri alma hakkına sahip olduğu ifade edildi.

Suudi Arabistan’ın, Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens, Başbakan Muhammed bin Selman liderliğinde İslam’a ve Müslümanlara hizmet etme, kutsal mekânların bakımını üstlenme ve hacı ile umrecilerin ibadetlerini güven ve huzur içinde yerine getirmelerini sağlama konusundaki tarihî rolüne de dikkat çekildi. Ülkenin bu yöndeki çabalarının dünya genelindeki Müslümanlar için gurur ve takdir kaynağı olduğu belirtilerek, Suudi Arabistan’ın hedef alınmasının, İslam dünyasındaki konumu ve kutsal mekânları koruma sorumluluğundan bağımsız değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

Yetkililer, uluslararası toplumu, ilgili kuruluşları ve kurumları saldırılara karşı hukuki, insani ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. Saldırıları gerçekleştirenlerin caydırılması, hesap vermelerinin sağlanması ve benzer olayların tekrarlanmasının önlenmesi için kararlı önlemler alınması istendi. Açıklamalarda, Suudi Arabistan, yönetimi ve halkıyla dayanışmanın sürdürüleceği ve ülkenin güvenliğini, istikrarını ve Müslümanların kutsal mekânlarını hedef alan bütün girişimlere karşı yanında durulacağı ifade edildi.

Geniş çaplı kınama

Dünya İslam Birliği de çok sayıda üst düzey İslam temsilcisinden, müftüden ve önde gelen âlimden Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik terör saldırılarını kınayan mesajlar, mektuplar ve telefonlar aldı.

Müftüler ve âlimler, Mekke ve Medine’deki kutsal mekânların ve Suudi Arabistan’ın diğer bölgelerinin güvenliğini korumaya yönelik tüm tedbirlerinde Riyad yönetimiyle tam dayanışma içinde olduklarını belirtti.

Husilerin artık uluslararası güvenlik ve barış için bir tehdit oluşturduğuna, enerji arzını ve küresel ekonomiyi tehlikeye attığına dikkat çeken temsilciler, Suudi Arabistan’ın bu tehdide karşı koyma kapasitesine duydukları güveni dile getirdi. Saldırıların sonuçları ve doğurabileceği riskler karşısında sorumluluğun uluslararası topluma da düştüğünü vurguladılar.

Öte yandan, El-Ezher Kurumu da Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıyı en sert ifadelerle kınadı. Kurum, saldırıda masum siviller ve umre ziyaretçileri arasında can kayıpları ve yaralanmalar meydana geldiğini belirtti.

El-Ezher açıklamasında, sivil tesislerin ve Mescid-i Haram ile Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenlerin hedef alınmasının Müslümanların duygularını provoke ettiğini, insani değerler ve uluslararası teamüller açısından kabul edilemez olduğunu ve Suudi Arabistan’ın güvenliği ile toprak bütünlüğüne doğrudan zarar verdiğini vurguladı.

Kurum, yayımladığı açıklamada tekrarlanan saldırıları kesin bir dille reddetti ve bu eylemlerin sürdürülmesinin doğuracağı sonuçlara karşı uyarıda bulundu. Bölgesel güvenliğin korunması için saldırıların derhâl durdurulması, devletlerin egemenliğine ve topraklarının dokunulmazlığına tam saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.