Umman Sultanı’nın Suudi Arabistan’a tarihi ziyareti iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)
TT

Umman Sultanı’nın Suudi Arabistan’a tarihi ziyareti iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de Maskat'ta görüştü (SPA)

Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in daveti üzerine bugün Riyad’a tarihi bir ziyaret gerçekleştirecek.
Umman Sultanı ilk yurt dışı ziyaretini Suudi Arabistan’a yaparak Riyad’ın konumunu, Umman’da siyaset ve halk nezdindeki liderliğini, stratejik derinliğini ve bölgesel ve uluslararası alanda etkili bir figür oluşunu vurguluyor.
Suudi Arabistan kardeşlik, din, kader birliği ve iyi komşuluk ilkelerinin temellendirdiği bu ziyarete büyük önem veriyor.
İki ülke arasında kökleşen bu ilkeler, Körfez’deki ülkelerle ortak ikili işbirliğinin yönlerini güçlendirerek, güvenlik ve istikrarı sağlamak adına bölgede ve dünyadaki çeşitli ülkelerle anlayış ve diyalog köprüleri kurmak için bir başlangıç noktası oluşturuyor.
Bu ziyaret, Riyad ve Maskat arasında çeşitli alanlardaki ve tüm düzeylerdeki ilişkilerin yeni ve önemli bir aşamasının başlangıcı olarak görülüyor.
Bu ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine ve daha geniş ortak eylem ve yatırım yapılmasına katkıda bulunacak ve iki ülkeye daha fazla refah getirecek, iki kardeş halkın arzularını gerçekleştirecektir.
Suudi Arabistan ve Umman arasında yarım asırdan fazla geçmişe sahip olan ilişkiler, işbirliği, karşılıklı saygı ve çeşitli bölgesel ve uluslararası konulardaki anlayış ile temayüz eder.
Ortak tarih, Arap adetleri ile gelenekleri ve popüler miras ile çerçevelenen kardeşlik bağları iki ülkenin halkını bir araya getirmiştir. İki ülke bölgesel olarak diğer ülkelerle birlikte Körfez İşbirliği Konseyi çatısı altında ortak stratejik vizyon ve hedefler ışığında bazı çabalara imza atıyor.
Böylece üye ülkeler arasında çeşitli alanlarda koordinasyon ve entegrasyon sağlanıyor. İki ülkenin rolleri barış ve güvenlik çabalarını desteklemek için Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Birleşmiş Milletler’e (BM) de uzanıyor.
Bölgede art arda meydana gelen değişiklikler, iki ülkenin liderlerini ikili düzeyde, Körfez düzeyinde ve bölgesel düzeyde daha fazla işbirliğine itiyor.
Bu işbirliği, kalıcı güvenlik ve istikrarın sağlanmasında ilerleme kaydedilmesini sağlarken bu ilerlemenin kalkınma programları ve bölge halklarına hizmet etme konusunda olumlu yansımaları oluyor.
İki liderin görüşmesi, iki ülkenin, bölgenin ve bölge istikrarının çıkarlarına hizmet eden çeşitli konulardaki istişare ve koordinasyonu içerecek. Bölgedeki ve uluslararası alandaki en son gelişmelerle başa çıkma konusunda taraflar görüş alışverişinde bulunacak.
Ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik ortak eylem çerçevesinde, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ve Umman’ın 2040 Vizyonu ticaret alanında ortak payda oluştururken her iki ülke ekonomisinde ve gelir kaynaklarında çeşitlilik sağlayacak mevcut yatırım fırsatlarından istifade ediyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından açıklanan Yeşil Ortadoğu girişimi, iklim değişikliğiyle mücadelede Riyad ve Maskat arasında umut verici bir işbirliği alanı olarak görülüyor.
Suudi Arabistan ve Umman, katılımcı çabaları artırmak adına, Suudi Arabistan-Umman Koordinasyon Konseyi kurarak ilişkilerin derinleştirilmesi ve sürdürülmesi için ortak bir vizyon oluşturulmasına katkıda bulunmak istiyor.
Ayrıca iki taraf arasındaki ilişkilerin siyasi, güvenlik, askeri, ekonomik, kalkınma ve insani alanlarda entegrasyon düzeyine yükseltilmesi hedefleniyor.
Suudi Arabistan ve Umman için yakın vadedeki en önemli kazanımlardan biri, iki ülkeyi birbirine bağlayan 680 km mesafeyi aşkın kara sınırı projesinin tamamlanması.
Bu projenin hayata geçirilmesi ile iki ülke arasındaki yolculuk süresi yaklaşık 800 km kısalacak, bunun yanı sıra karşılıklı ticaret ve yatırım hız kazanacak ve artış kaydedecek.
Aynı zamanda Suudi Arabistan ihracat malları, Umman içindeki kara yolları kullanılarak dünyanın çeşitli ülkelerine ihracatın yapıldığı limanlara kolaylıkla ulaştırılabilecek.
Demir-çelik ürünleri ve organik kimyasal ürünleri de dahil iki ülke arasındaki ticaret alışverişinin toplam hacmi geçen yıl 3.36 milyar doları buldu. Suudi Arabistan'ın Umman’a yaptığı petrol dışı ihracatın değeri 1,16 milyar doları buldu. Bu rakama metal, demir çelik ve gıda ürünleri de dahil.
Suudi Arabistan’ın Maskat Büyükelçisi Abdullah el-Enezi, bu ziyaretin iki ülke ve iki kardeş halk arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğini yansıttığını dile getirerek, ikili ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde ortak bir vizyon oluşturmak ve seçkin bir ekonomik ortaklığa ulaşmak için gerekli olan her şeyi sağlamak adına tarihi bir adım olduğunu söyledi.
Riyad ve Maskat arasındaki siyasi ve ekonomik vizyon uyumluluğunun, bölgede takip edilmesi gereken bir örnek olduğunu söyleyen Enezi şöyle devam etti;
“Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ile petrolden elde edilen alternatif gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi, yatırımları artırmayı ve daha fazla istihdam yaratmayı amaçlayan Umman’ın 2040 Vizyonu arasında yakınlık var. İki ülke arasındaki karşılıklı ticaret son yıllarda gıda, inşaat malzemeleri ve tıbbi malzeme alanında kayda değer bir gelişmeye tanık oldu. Umman, ortaklıklar ve müşterek ve güçlü ekonomik oluşumlar yoluyla ekonomiyi desteklemek için çalıştı. Suudi yatırımcılar, turizm sektöründe, deniz taşımacılığında ve imalat sanayilerinde ekonomik çeşitlendirme ve ekonomik büyümeyi teşvik etmek amacıyla Umman'da kurulmuş olan 140 ayrı kuruluşun bir kısmının sahibi bir kısmının ise ortağıdırlar.”
Umman’ın Riyad Büyükelçisi Faysal bin Türki Al Said ise şunları söyledi:
“Bu ziyaret ve Heysem bin Tarık ile Selman bin Abdulaziz görüşmesi, iki liderin bölgesel ve uluslararası olaylarla ilgili bilgeliklerini ve ileri görüşlülüklerini ortaya koymanın yanı sıra siyasi, güvenlik, askeri, ekonomik, kalkınma alanlarında iki ülke arasındaki entegrasyon seviyesini yükseltmek için yeni bir aşama anlamına gelecek.”
Umman büyükelçisi, Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'ya verdiği demeçte şunları kaydetti:
“İki ülke arasındaki ilişkiler derin ve birçok paydada vizyonlar arasında uyum var. Bu durum birçok alanda ve programda arzuları ve işbirliğini geliştirmeye katkıda bulunuyor. İki halkın ilişkisi, kardeşlik, din ve iyi komşuluk üzerine kurulan tarihsel özgünlük ve sağlamlık ile temayüz eder. Kültür, turizm ve spor düzeylerinde, özellikle de iki halkın bu alanlarda ilerleme ve gelişim kaydetme arzusu ışığında, işbirliğini güçlendirmek önemli.”
Suudi Arabistan Ticaret Odası Başkanı Aclan el-Aclan, bu ziyaretin Suudi Arabistan iş sektörüne etkisi hakkında iyimser açıklamalarda bulundu.
Bu ziyaretin çeşitli alanlarda ikili işbirliği anlaşmalarını doğuracağını bekleyen Aclan, iki ülkenin bölgesel ve uluslararası konumlarını güçlendirecek ve aralarındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin gidişatına hız kazandıracak yeni bir aşamanın başladığına dikkat çekti.
Suudi Arabistan ve Umman’ın, vizyonları ışığında gerçek ekonomik bütünlük ilişkisi kurmayı sağlayacak gerekli içerik ve yeteneklere sahip olduklarını vurgulayan Aclan, “Her iki ülkenin vizyonu, Suudi Arabistan'ı Umman'ın bölgedeki ilk ticaret ortağı yapmak için kullanılabilecek büyük fırsatlar ve projeler içeriyor. Suudi Arabistan'ın Umman'ın bölgedeki ilk ticaret ortağı olması iki ülkenin ekonomik durumuna, iş sektörlerine, ortak yatırımlarına ve iş imkanlarına olumlu yansıyacak. Ticaret ve yatırım engellerinin ve zorlukların üstesinden gelmek için daha fazla çaba gösterilmeli. Bu, hala arzulanan seviyenin altında ve mevcut fırsatların hacminden daha az olan karşılıklı ticaret hacminin artırılmasına katkıda bulunur. Ekonomik işbirliği için geniş perspektifler açacak ve iki ülke arasındaki ticaret hareketini canlandıracak olan kara yolu ve sınır geçişi projesi ekonomik açıdan önem arz ediyor” diye konuştu.
Aclan’a göre Ticaret Odası, Suudi Arabistan-Umman ortak ekonomik ilişkilerini her iki ülkedeki devlet ve özel kuruluşlar ile koordineli bir şekilde geliştirme çabalarına güçlü katkı sunacaktır. Ticaret Odası bu katkıyı şu yolları takip ederek yapacak: İhracatı teşvik etmek, mal ve hizmet alışverişinde bulunmak, ortak yatırım ve ticari projeler oluşturmak, ticari toplantıları artırmak, forumlar ve sergiler düzenlemek, mevcut yatırım fırsatları hakkında her iki tarafta bilgi sağlamak, zorlukların üstesinden gelmeye katkıda bulunmak, yatırım ortamını iyileştirmek ve işletme sahiplerini finansman ve ortak projeleri destekleme yolları ile tanıştırmak.
Aclan, iki ülke arasında sanayi sektöründeki işbirliği alanlarına da değindi. Bu alanlar; özellikle petrokimya endüstrisi, uzmanlaşmış kimyasal dönüşüm, yem ve gıda endüstrileri, turizm, eğlence ve oteller, gayrimenkul ve lojistik sektörü, balık yetiştiriciliği ve balıkçılık sektörü, madencilik sektörü ve deniz taşımacılığı.
KİK anlaşmaları ve öncelikli sektörler çerçevesinde malların ve kişilerin serbest dolaşımı da dahil olmak üzere karşılaştırmalı avantajlardan yararlanma çağrısında bulunan Aclan, Suudi Arabistan'ın endüstriyel yeteneklerinden ve Umman'ın rekabetteki stratejik konumundan istifade edilmesi ve iki ülkenin ürünlerinin uluslararası pazarlara ulaştırılması gerektiğine dikkat çekti.
Umman’daki yetkili makamların, çeşitli sektörlerde Suudi yatırımlarını çekmeye çalıştıklarını dile getiren Aclan, “Umman'daki yetkili makamlar özellikle Arap Denizi'nde uluslararası nakliye hatlarına yakın stratejik konumu ile karakterize edilen Duqm Özel Ekonomik Bölgesi'nde büyük yatırım kolaylıkları ve teşvikler sağlama sözü veriyor. Bu bölge yatırımcıları vergi ve gümrükten muaf tutuyor. Ayrıca Ummanlı işletme sahipleri, Suudi Arabistan’da yatırım yapmalı ve uygun yatırım ortamından ve gelecek vaat eden yatırım fırsatlarından yararlanmalı. Bunun yanı sıra Suudi meslektaşlarıyla ortaklıklar kurmalılar” dedi.



Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
TT

Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)

Suudi Arabistan, bugün ateşkes anlaşmasını ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye devleti içindeki tüm sivil ve askeri kurumlara entegrasyonunu memnuniyetle karşıladı ve bu anlaşmaya ulaşılmasında ABD'nin çabalarını övdü.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, bu anlaşmanın güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine, devlet kurumlarının inşasına ve hukukun üstünlüğünün uygulanmasına katkıda bulunarak, Suriye halkının kalkınma ve refah özlemlerini karşılayacağı umudunu dile getirdi.

Açıklamada, Suudi Arabistan'ın Suriye hükümetinin sivil barışı teşvik etme ve Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına tam destek verdiği yinelendi.


El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Güney Yemen liderleri, aşiret şeyhleri ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla Güney İstişare Toplantısı başladı.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiriyi Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Ebu Zura el-Mahrami okudu. Bildiride, toplantının ‘Güney’i kapsayan bir iradeyi temsil ettiği ve farklı kesimler ile vilayetlerden gelen liderler aracılığıyla adil, güvenli ve garantili bir çözüm arayışına yönelik olduğu’ vurgulandı. Bildiride ayrıca, ‘her türlü tırmandırıcı girişimden ve Güney’in davasına ve geleceğine hizmet etmeyen yan çatışmalar yaratma çabalarından uzak durulduğu’ ifade edildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın, konuyla ilgili liderlerle doğrudan yapılan görüşmeler ışığında, Güney halkının haklı taleplerini tamamen desteklediği ve halkın siyasi geleceğini belirleme hakkını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözümün önünü açtığı ifade edildi. Bildiride, bu çözümün önceden belirlenmiş siyasi şartlar veya sınırlamalar dayatmadan, Güney halkının onur, güvenlik, istikrar ve geleceğini teminat altına alacağı kaydedildi. Ayrıca, Güney’in tam egemenliğe sahip bir devlet olarak yeniden kurulmasının da bu haklar kapsamında olduğu belirtildi.

El-Mahrami, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun tarihi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iç anlaşmazlıklar veya gereksiz çatışmalar yaratılarak heba edilemeyeceğini vurguladı. Böyle bir tutumun, öncelikle Güney’in davasına karşıt güçlerin işine yarayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride ayrıca, hiçbir kişi veya Güneyli tarafın dışlanmayacağı ve bu sürecin geniş katılıma ve sorumlu temsil mekanizmalarına dayandığı açık bir şekilde dile getirildi.

El-Mahrami, Riyad’a ulaştıkları günden itibaren Güney davasına yönelik samimi bir karşılama ve açık destek gördüklerini vurguladı. El-Mahrami, “Buradaki varlığımız, halkımızın ve güçlerimizin ihtiyaçlarını doğrudan iletmemize olanak sağladı. Öncelikli konular arasında dört aydır ödenmeyen maaşlar vardı ve Suudi Arabistan’dan bu konuda olumlu ve sorumlu bir geri dönüş aldık. Bu adım, halkımızın çektiği sıkıntıları hafifletme konusundaki içten çabalarını gösteriyor. Ayrıca, vatandaşların günlük yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal meseleler de Suudi kardeşlerimiz tarafından cömertçe desteklendi” dedi.

El-Mahrami, Suudi yetkililerden, Güney’in güvenliğini sağlayan ve cephelerde görev yapan Güney güçlerinin desteğinin sürdürüleceğine dair doğrudan ve somut teyitler aldıklarını belirtti. Bu kapsamda söz konusu güçlerin haklarının eksiksiz ödeneceği, destekleneceği ve kapasitelerinin güçlendirileceğini ifade eden el-Mahrami, bunun Güney’in istikrarını pekiştireceğini, ulusal kazanımlarını koruyacağını ve Güney cephesini zayıflatmaya veya Güneylilerin rolünü sorgulamaya yönelik girişimlerin önünü keseceğini vurguladı.

Toplantı bildirisine göre, ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi, Güney Yemen ile Suudi Arabistan arasında gelecekteki iş birliğinin temel direklerinden biri olacak. Bugün atılan adımların, güvenlik, istikrar ve kalkınmaya dayalı stratejik bir geleceğin somut başlangıcını temsil ettiği kaydedildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın Güney’i tüm tehditlerden korumada öncü olduğu ve her zaman güçlü bir destek ve güvence sağladığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Güney’in güvenliği ve istikrarının korunmasında temel bir ortak olduğu, haklı davasını desteklediği ve bu konudaki tutumunun güvenilir ve sürekli olduğu kaydedildi. Bildiride, Güney’in bugün karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Husi milisleri ve bölgeyi hedef alan yayılmacı projeleri ile DEAŞ ve El Kaide gibi diğer terör örgütleri olduğu ifade edildi. Bildirinin devamında şu ifade yer aldı: “Bu nedenle Suudi Arabistan’ın rolünü sorgulama girişimlerini, güneydeki askeri ve güvenlik güçlerini hedef alan kampanyaları ve özellikle de güneyi ve güvenliğini koruma sisteminin bir parçası olan Amalika Tugayları, Vatan Kalkanı Güçleri, Kara Kuvvetleri, Şebve Savunma Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’ni hedef alan kampanyaları kategorik olarak reddediyoruz.”

Bildiride, Suudi Arabistan ile karşılıklı güvenin değerli olduğu vurgulanarak, Güneyli liderlerin halklarının davasını bu hassas dönemde devralma sorumluluğunu bildiği ve bu davayı devlet aklıyla yönetmeye devam edeceği ifade edildi. Liderler, bu sürecin spekülasyon veya ani tepkilerle yürütülmeyeceğini belirtti.

Ayrıca bildiride, Güney halkına, meşru beklentilerini bilinçli ve sorumlu bir şekilde ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Bu çerçevede, Suudi Arabistan himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun güvenli ve garantili bir yol olduğu vurgulandı. Bildiride, “Güney devletinin yeniden kurulması hedefi bu siyasi yol üzerinden önceliğimiz ve amacımızdır. Suudi Arabistan’ın himayesi ve desteği, hakların korunmasını, kazanımların sürdürülmesini ve ulusal hedeflerin mümkün olan en düşük maliyetle gerçekleştirilmesini sağlayacaktır” denildi.

Bildiride ayrıca uluslararası toplumdan, Güneylilerin diyalog yoluyla belirlediği seçenekleri desteklemesi, meşru beklentilerine saygı göstermesi ve Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen bu ciddi süreci desteklemesi istendi. Bu sürecin, Güney ve bölgedeki barış ve istikrar için en gerçekçi çerçeveyi oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar gereklilikleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.


Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)

Suudi Arabistan’ın Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’ta düzenlenen yıllık toplantılarına katılımı, ülkenin uluslararası alandaki görünürlüğü açısından önemli bir durak oluşturdu. Krallık, ekonomi, kalkınma, teknoloji ve çevresel meselelerdeki rolünü güçlendirmeyi sürdürürken, art arda gerçekleştirdiği katılımlarla küresel eğilimlerin şekillendirilmesinde etkili bir aktör olarak konumunu pekiştirdi. Bu süreçte, sınır aşan etki yaratacak girişimlere öncülük etme ve güçlü ortaklıklar kurma kapasitesi öne çıktı.

Bu platformlarda Suudi Arabistan’ın bölgesel istikrar ve küresel piyasaların dengelenmesindeki rolü de belirgin biçimde yer aldı. Özellikle enerji sektöründe, üretici ve tüketici çıkarları arasında dengeyi gözeten yaklaşımıyla dikkat çeken Suudi Arabistan, karbon döngüsel ekonomi anlayışını benimseyerek temiz enerjiye ve sürdürülebilir madenciliğe yönelik küresel dönüşüme katkı sundu.

Suudi Arabistan, 48. dönem toplantılarına ‘Bölünmüş bir dünyada ortak bir gelecek inşa etmek’ vizyonuyla katılırken, üst düzey heyetinin sergilediği güçlü temsil, ülkenin uluslararası arenadaki artan ağırlığını yansıttı.

Teknolojik dönüşüm

Suudi Arabistan’ın WEF’teki etkin varlığı yıllar içinde kesintisiz biçimde devam etti. 2019 yılında, Saudi Aramco’ya bağlı Uthmaniyah Gaz İşleme Tesisi’nin Endüstriyel Fenerler küresel listesine dahil edilmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adımla söz konusu tesis, petrol ve gaz sektöründe bu prestijli sınıflandırmaya giren ilk tesis olma özelliğini kazandı. Bu gelişme, Krallık’ta yaşanan sanayi dönüşümünün ulaştığı düzeyi yansıtırken, Suudi Arabistan aynı dönemde WEF ile Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin kurulmasına yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Daha sonra ulusal bir platforma dönüşen bu merkez, geleceğe dönük politikaların şekillendirilmesi ve ileri teknoloji alanlarında Suudi insan kaynağının yetiştirilmesine odaklanarak, Krallık’ın yenilikçilik ve teknolojik dönüşüm çağında hazırlık düzeyini güçlendirdi.

2020 yılında ise SABIC, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında plastik geri dönüşümüne yönelik TRUCIRCLE™ girişimini hayata geçirerek Krallık’ın forumdaki görünürlüğünü pekiştirdi. Aynı yıl Saudi Aramco, Hurays tesisinin de Endüstriyel Fenerler listesine alındığını duyurdu ve böylece bu küresel sınıflandırmaya giren ikinci Suudi tesisi kayda geçti.

Suudi Arabistan, 2022 yılında WEF platformlarında ‘Tarih bir dönüm noktasında’ başlığı altında küresel meydan okumalarla mücadeleye yönelik vizyonunu ortaya koydu. İklim, ekonomi, enerji ve gıda güvenliği gibi alanlarda ileri çözümler sunan Krallık, Vizyon 2030 programları sayesinde sağlanan ekonomik çeşitlenme, toplumsal güçlenme ve devletin krizlere karşı dayanıklılığını da vurguladı. Bu çerçevede, Kovid-19 salgınıyla mücadele ve toparlanma sürecinde elde edilen kazanımlar da öne çıkarıldı.

Bu etkin varlık, 2023 yılında Suudi Arabistan heyetinin ‘Kentsel kalkınma kaynaklarında dayanıklı bağlantıya doğru’ başlıklı oturumda sergilediği uluslararası iş birliği modeliyle daha da güçlendi. Oturumda şehirlerin geleceği ve sürdürülebilirliği ele alınırken, Suudi Arabistan’ın daha esnek ve yenilikçi kentsel modellerin geliştirilmesindeki öncü rolü ile uluslararası entegrasyonu güçlendiren teknolojik ve ekonomik çözümlere verdiği destek vurgulandı.

Gençleri güçlendirmek

Suudi Arabistan, 2024 yılı WEF’e katılımında da etkili varlığını sürdürdü. Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah başkanlığındaki heyet, ‘Güvenin yeniden inşası’ ekseninde Krallık’ın vizyonunu ortaya koyarak, küresel dönüşümlerin özüne temas eden bir yaklaşım sundu. Bu çerçevede ekonomik istikrarın güçlendirilmesinden insan ve teknolojiye yönelik yeni yatırım alanlarının açılmasına kadar uzanan başlıklar ele alındı.

Forumun farklı platformlarında ise El-Ula, Misk Vakfı, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), yenilikçiliği, gençlerin güçlendirilmesini ve akıllı şehirlerin şekillendirilmesini yansıtan girişimlerle yer aldı. Bu katılım, Suudi Arabistan’ı geleceğin araçlarını kararlılık ve ilhamla yeniden inşa eden bir ülke olarak öne çıkardı.

Suudi Arabistan’ın 2024’teki forum kapsamındaki varlığı, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın himayesinde Riyad’da düzenlenen WEF Özel Toplantısı’na ev sahipliği yapmasıyla daha da pekişti. Toplantıda, dünyanın farklı ülkelerinden binin üzerinde üst düzey lider, kalkınma sorunlarını ve daha istikrarlı bir geleceğe yönelik pratik çözümleri ele almak üzere bir araya geldi.

Toplantı kapsamında düzenlenen oturumlar ve imzalanan nitelikli anlaşmalar; uzay, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, sağlık ve insani çalışmalar gibi alanlara odaklandı. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın etkin bir uluslararası ortak konumunu teyit ederken, tüm ülkeler için kalkınma yollarının yeniden çizilmesine ve bölünmeleri aşmayı hedefleyen yeni bir uluslararası iş birliği modelinin benimsenmesine zemin hazırladı.

WEF’in 2025 yılı yıllık toplantısında ise Suudi Arabistan, uluslararası konumunu daha da güçlendirerek, forumla ortaklık içinde 2026 yılının ilk yarısında üst düzey ve periyodik bir küresel toplantıya ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bu adım, Krallık’ın liderlik rolüne duyulan küresel güvenin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Siber güvenlik

Forum çalışmaları kapsamında, nitelikli bir dizi girişim de hayata geçirildi. Bunların başında, ekonominin siber güvenlikle ilişkisine odaklanan küresel bir platform olarak Riyad’da Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması yer aldı. Ayrıca Cübeyl Sanayi Kenti, ‘Sürdürülebilir sanayi kümelerine geçiş’ girişimine katılarak bu çerçevede Ortadoğu’da yer alan ilk şehir oldu. Geleceğin Pazarlarının Hızlandırıcısı girişimi ise Suudi Arabistan’ın yenilikçiliği destekleme ve yükselen pazarların büyümesini teşvik etme yönündeki çabalarını öne çıkardı.

Saudi House (Suudi Evi) girişimi de Krallık’ın uluslararası arenadaki artan rolünü ve somut etkisini yansıttı. Girişimciler, değişim öncüleri ve yenilikçileri bir araya getiren bir platform olarak öne çıkan girişim, dünyanın geleceğini şekillendiren temel alanlara ilişkin stratejik vizyonların paylaşılmasına imkân sundu. Ziyaretçiler, Vizyon 2030’un ortaya çıkardığı kalkınma ve yatırım fırsatlarını yakından tanıma imkânı bulurken, girişim kapsamında ele alınan başlıklar aracılığıyla zengin bir bilgi ve ilham kaynağına erişti.

WEF’in yıllık toplantısındaki bu artan varlığıyla Suudi Arabistan, uluslararası çözümlerin şekillendirilmesinde ve küresel ortaklıkların güçlendirilmesinde oynadığı merkezi rolü bir kez daha teyit etti. Krallık’ın art arda gerçekleştirdiği katılımlar, Vizyon 2030’un uluslararası iş birliği yolunu daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir geleceğe yönlendirme kapasitesini de açık biçimde ortaya koyuyor.

Niteliksel yatırımlar

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen WEF’in yıllık toplantısına katılımının, Krallık’ın uluslararası etkili platformlardaki varlığını güçlendirdiğini vurguladı. El-Hureyf, bu katılımın aynı zamanda Suudi Arabistan’ın küresel ekonomik meseleleri tartışan etkin bir ortak olarak rolünü sürdürmesine ve uluslararası ekonomi trendlerini öngörme çabalarına katkı sağladığını belirtti; bu çabaların istikrar, büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklediğini kaydetti.

7ı8o9
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) oturumlarından birine katılımı sırasında (SPA)

El-Hureyf, özellikle sanayi ve madencilik sektörlerindeki hızlı ekonomik dönüşümlerin, Krallık’ı nitelikli yatırımlar için cazip bir merkez ve küresel tedarik zincirlerinde güvenilir bir ortak konumuna getirdiğini ifade etti. Bu başarının, rekabetçi bir yatırım ortamı, istikrarlı bir yasal ve düzenleyici çerçeve, gelişmiş altyapı ve farklı sektörlerde kapsamlı bir yetenek geliştirme sistemi üzerine inşa edildiğini belirtti.

El-Hureyf ayrıca, Davos’ta Suudi heyetiyle gerçekleştirdiği temaslar sırasında, küresel şirketlerin liderleri, yatırımcılar ve karar vericilerle bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi, Krallık’ın sanayi ve madencilik alanlarında sunduğu imkân ve teşvikleri tanıtmayı ve nitelikli ortaklıklar kurarak yerli üretimi güçlendirme ve petrol dışı ihracatı artırma hedeflerini desteklemeyi planladığını açıkladı.