Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu yeni dönüşüm stratejisini açıkladı

Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu yeni dönüşüm stratejisini açıkladı
TT

Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu yeni dönüşüm stratejisini açıkladı

Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu yeni dönüşüm stratejisini açıkladı

Suudi Arabistan Menkul Kıymetler Borsası’nda (Tadawul) işlem gören Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu (SRMG), medya ve haber platformlarını geliştirip, dijitalleştirerek bölgesel ve küresel olarak genişlemeyi hedefleyen yeni dönüşüm stratejisini duyurdu.
Yeni platformlar oluşturup, küresel şirketlerle stratejik ortaklıklar kurarak, 5 ana sütundan oluşan programları ile anlamlı ve gelecek vadeden yatırımlar yapacak olan SRMG, Bloomberg ve The Independent gibi önde gelen medya kuruluşlarıyla halihazırda başarılı ortaklıklara ve iş birliklerine sahip.
Şarku’l Avsat, Asharq News ve Arab News dahil olmak üzere 30’dan fazla büyük medya kuruluşuna sahip olan ve aylık toplam 165 milyon erişime sahip olan SRMG, yeni yönetim ekibinin liderliğinde yeni dijital ve sosyal platformlar aracılığıyla tüketicilere orijinal, özel ve birinci sınıf içerik sunmaya, kablo ve uydu erişimini güçlendirmeye odaklanıyor.
Grubun dönüşüm stratejisi, bölgesel ve uluslararası varlığını geliştirmek, kalkınma, yenilik ve iş çeşitliliğine yönelik umut verici fırsatlar yaratmak için şu beş ana sütuna dayanıyor;
1- SRMG Medya: Dijital Platformlar, Podcast’ler ve Multimedya
İzleyicileri özgün, benzersiz ve özel içerikle çekmek için yeni platformlar oluşturulacak, bunlar dijitalleştirilecek ve içerik hazırlanacak.
2-SRMG International: Uluslararası Yatırımlar ve Ortaklıklar
Grubun yatırımları artırılarak, küresel deneyime sahip deneyimli medya profesyonellerinden oluşan bir ekip tarafından yönetilen bölgesel ve küresel ortaklıklar ve stratejik yatırımlar yoluyla küresel bir ağ oluşturulacak.
3-SRMG Think: Araştırma ve Anket
Ortadoğu ve dünyanın dört bir yanından benzersiz öngörüler ve uzman analizleri sağlanacak.
4- SRMG X: Etkinlikler, Konferanslar ve Sergiler
Dijital dünyada kişisel katılım için önemli fırsatlar sağlayacak önde gelen etkinlikler düzenlenecek.
5- SRMG Laboratuvarları: İnnovasyon ve Eğitim
Yeni nesil medya profesyonellerini, gazetecileri ve içerik oluşturucuları eğitmeye yardımcı olurken, bölgesel medya alanında yetenek, teknoloji, yaratıcılık ve yenilik teşvik edilecek.
SRMG Başkanı Abdurrahman İbrahim Ruveyta konuya dair açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Neredeyse 50 yıldır, Şarku’l Avsat, Arab News, Sayidaty gibi gazetelerimiz ve medya yayın organlarımız Ortadoğu bölgesindeki hikayeleri, olayları ve bunların dünyadaki yansımalarını aktarmada önemli bir rol oynadı. Şimdi, yeni stratejimizle hareket ederek, küresel odağımızı genişleterek ve büyüyen medya sektöründe bölgesel ayak izimizi genişleterek benzersiz ve yerleşik konumumuzu güçlendireceğiz. Yeni platformlar ve uluslararası ortaklıklar aracılığıyla, küresel izleyicileri ilgili ve güvenilir haber ve bilgilerle güçlendireceğiz. Yeni nesil medya profesyonelleri, gazeteciler ve içerik oluşturucuların geliştirilmesine yardımcı olarak, yetenek ve yeniliği teşvik ederek gazetecilikte ve haber odalarımızda çeşitlilik ve kapsayıcılık konusundaki kararlılığımızı sürdüreceğiz.”
SRMG CEO’su Cumana er-Raşid ise, “Premium içerik oluşturmaya, yeni platformları tanıtmaya ve yeni hizmetlerle erişimimizi genişletmeye odaklanmamız, SRMG’nin bölgenin medyadaki dijital geleceğinin birincil itici gücü olmasını sağlıyor. Yeni platformlar, SRMG’nin Ortadoğu’da önde gelen medya kuruluşu konumunu güçlendirmek için gazetecilerimizin verilerle desteklenen ve en son teknolojiyle yönlendirilen izleyici merkezli içerik sunmasına olanak tanıyacak” şeklinde konuştu.
Raşid ayrıca yeni dönüşüm stratejisinin, grubun başarı ve yenilik yolculuğunda yeni bir bölümü temsil ettiğinin altını çizerek, “Sunduğumuz hizmetleri genişletip, medya pazarında lider konumumuzu geliştirirken ilgili ve çeşitli medya içeriği sağlamaya devam ederek, izleyicilerimizle olan etkileşimimizi artırmayı dört gözle bekliyoruz” ifadelerini kullandı.



Bahreyn: DMO üyelerine yönelik yürütülen soruşturmalar güvenliği tehdit eden suçları ortaya koydu

Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)
Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)
TT

Bahreyn: DMO üyelerine yönelik yürütülen soruşturmalar güvenliği tehdit eden suçları ortaya koydu

Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)
Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)

Bahreyn Başsavcılığı dün, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı ana örgüte yönelik soruşturmanın bulgularını kısmen kamuoyuyla paylaştı. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, bir kısmı avukatları eşliğinde olmak üzere gözaltına alınan 41 sanığın tamamına yasal güvenceler sağlandıktan sonra sorgularının başladığı, soruşturma süresince tutuklu kalmaları için karar çıkarıldığı bildirildi.

Bahreyn Başsavcılığı’nın sosyal medya platformu X hesabı üzerinden yayımladığı açıklamaya göre sanıkların banka hesaplarının gizliliğinin kaldırılmasına, hesaplarına ve mal varlıklarına el konulmasına karar verildi. Açıklamada soruşturmanın sürdüğü ve tamamlanır tamamlanmaz sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı vurgulandı.

Terör Suçları Savcısı Dr. Ahmed Muhammed el-Hammadi, soruşturmaların sanıkların ülkenin güvenliğini ve toplumsal düzeni tehdit eden pek çok suçun yanı sıra mali suçlar da işlediğini ortaya koyduğunu açıkladı. Hammadi, Velayet-i Fakih düşüncesini yaymaya yönelik çok sayıda materyale ve bir miktar nakit paraya el konulduğunu da belirtti.

Hammadi ayrıca sanıkların DMO’yu finanse etmek amacıyla para topladığını ve bu fonların bir bölümünü İran, Irak ve Lübnan'a oradaki terör örgütlerini desteklemek amacıyla transfer edildiğini açıkladı. Bazı sanıkların ise topladıkları paranın bir kısmını altın mücevher, gayrimenkul ve araç satın almak ile çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak gibi kişisel ihtiyaçlarına harcadıkları da tespit edildi.

Başsavcı, savcılığın DMO’ya ve Velayet-i Fakih düşüncesine bağlı ana örgüte yönelik soruşturmaları başlattığını belirtti. Mahkeme kararıyla kapatılan İlim Adamları Konseyi üyelerinden oluşan bu örgütün; İran'daki Velayet-i Fakih'e vatana ve onun temel düzenine değil bağlılığı esas alan aşırı görüşleri yaymak ve böylece İran rejiminin Bahreyn'in iç işlerine müdahalesine zemin hazırlamak amacıyla kurulduğunu vurguladı.

Başsavclıkı, örgüt üyelerinin camilere, dini taziye merkezlerine ve dini ilim yuvalarına hâkim olmaya çalıştığını, bu platformları söz konusu düşünceyi yaymak ve vatanın çıkarlarına karşı kışkırtıcı hutbeler vermek için araçsallaştırdığını ortaya koydu. Aynı zamanda İran'da Velayet-i Fakih müfredatını öğrenip Bahreyn'de yaymak üzere örgüte üye devşirdiklerini, bu görüşe karşı çıkan din adamlarını ise fetvalar yayımlayarak, dışlayarak, düşünsel baskıyla ve hatta şiddet tehdidiyle sindirmeye çalıştıklarını aktardı. Bunlara ek olarak örgüt mensuplarının, Velayet-i Fakih düşüncesini ve İran'daki Yüce Rehber'e dini ve siyasi bağlılığı yaymak, halkı kışkırtmak ile terör eylemleri, kargaşa ve sabotaj faaliyetleri yürütmek amacıyla para toplamayı ve bu kaynakları kullanmayı meşru gördüklerini de ekledi.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, 9 Mayıs'ta DMO ile Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı bir örgüte üye oldukları gerekçesiyle 41 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu. Bakanlık, söz konusu örgütün mahkeme kararıyla kapatılan İlim Adamları Konseyi üyeleri ve onların takipçilerinden oluştuğunu, üyelerinin ‘terör örgütü kurup yönetmenin yanı sıra terörü finanse etmek, yabancı bir devletle İran ve terör örgütleriyle Irak ve Lübnan'daki taraflarla casusluk ilişkisi kurmak ve bu amaçla askeri eğitim almakla’ suçlandıklarını belirtmişti.


Kuveyt savunması füze ve İHA saldırılarını önledi

Kuveyt Şehri
Kuveyt Şehri
TT

Kuveyt savunması füze ve İHA saldırılarını önledi

Kuveyt Şehri
Kuveyt Şehri

Kuveyt Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, Kuveyt hava savunma sistemleri bugün ülke genelinde düşmanca füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını püskürttü. Ülkenin birçok bölgesinde hava saldırısı sirenlerinin çaldığı, ancak yetkililerin konuya ilişkin daha fazla ayrıntı paylaşmadığı belirtildi.


Abdulkerim al-Tavil... Barutun alevleriyle başlayan ve tavafla sona eren bir sabır yolculuğu

Hacı Abdulkerim al-Tavil, Humus'un batı kırsalındaki al-Havz köyünden bir Suriyeli, (Şarku’l Avsat)
Hacı Abdulkerim al-Tavil, Humus'un batı kırsalındaki al-Havz köyünden bir Suriyeli, (Şarku’l Avsat)
TT

Abdulkerim al-Tavil... Barutun alevleriyle başlayan ve tavafla sona eren bir sabır yolculuğu

Hacı Abdulkerim al-Tavil, Humus'un batı kırsalındaki al-Havz köyünden bir Suriyeli, (Şarku’l Avsat)
Hacı Abdulkerim al-Tavil, Humus'un batı kırsalındaki al-Havz köyünden bir Suriyeli, (Şarku’l Avsat)

İbrahim el-Kureyşi

Humus’un batı kırsalında, Asi Nehri’nin köyler arasından aktığı, hikâyelerin toprağın çamurundan ve başakların sabrından doğduğu bir coğrafyada, Suriyeli hacı Abdülkerim Muhammed Hıdır et-Tavil’in hikâyesi başlıyor. En büyük arzusu Kâbe’yi görmek ve hac ibadetini yerine getirmek olan et-Tavil, bu hayaline nihayet bu yılki hac sezonunda kavuştu.

Bu uzun zamandır beklediği an, yıllarca savaşın ateşi ve güneşin kavurucu sıcağı altında geçen zorlu bir yaşamın ardından geldi. Bu süreçte ailesinden dokuz kişiyi kaybeden Abdülkerim’in yüzünde derin izler bırakan acılar, hayatının önemli bir bölümünü şekillendirdi.

57 yaşındaki Abdülkerim, Humus kırsalındaki Havz köyünde mütevazı bir çiftçi olarak yaşamını sürdürüyordu. Toprağı işliyor, emeğinin karşılığını bereketli ürünlerle alıyordu. Ancak 2010 yılında hac yolculuğu için hazırlık yaparken kader onun için bambaşka bir sabır ve mücadele yolculuğu hazırlamıştı. Bu süreçte beş oğlunu, üç kardeşini ve bir kuzenini kaybetti.

2011 yılında Suriye’de olayların başlamasıyla birlikte Abdülkerim’in hayatı tamamen değişti. Çiftçilik yapan elleri, toprağını ve ailesini korumak amacıyla silah taşımaya başladı. 2012 Ramazan ayında düzenlenen gözaltı operasyonlarından mucizevi şekilde kurtuldu. Ancak kardeşleri aynı şansa sahip olmadı; gözaltına alındılar, işkence gördüler ve en büyük kardeşi hayatını kaybederek geride on yetim bıraktı. Bu kayıp aileyi derinden sarssa da inançlarını sarsamadı.

O günden sonra Abdülkerim için uzun bir acı dönemi başladı. Gündüzleri çocuklarının geçimini sağlamak için tarlalarda çalışıyor, geceleri ise nöbet ve çatışma hatlarında görev alıyordu. Yaşadıklarını Şarku’l Avsat’a anlatırken, “Gerçek bir trajedi yaşadık, ancak davamızın haklılığına olan inancımız her şeyden güçlüydü” ifadelerini kullandı.

2013 yılında köyleri şiddetli çatışmaların ortasında kaldı ve aile zorunlu olarak Lübnan sınırına doğru göç etti. Lübnan’ın Arsal kasabasına ulaştıktan sonra Abdülkerim, “Vatanda ölmek sürgünde yaşamaktan daha onurludur” diyerek Suriye’ye dönme kararı aldı. Ancak onu daha büyük acılar bekliyordu.

Kanlı bir bombardıman gecesinde ilk oğlunu gözlerinin önünde kaybetti. Oğlunu kendi elleriyle gece karanlığında toprağa verdi. Ertesi gün ikinci oğlu da hayatını kaybetti ve iki kardeş yan yana defnedildi. Ardından yaralanan oğlu Muhammed yaşamını yitirdi. Kısa süre sonra dördüncü oğlu İsa ve ardından beşinci oğlu Yusuf da hayatını kaybetti. Ölüm, sanki peş peşe ailesinin kapısını çalıyordu.

Gözaltılar ve çatışmalar sırasında iki kardeşini ve kuzenini de kaybeden Abdülkerim’in yakın çevresinden uğurladığı kişilerin sayısı dokuza ulaştı. Ancak her kazdığı mezarla birlikte inancını kaybetmek yerine ona daha sıkı sarıldı. Kâbe’nin etrafında tavaf etme hayali ise tüm bu acıların ortasında kalbinde bir umut ışığı olarak yaşamaya devam etti.

Bu yılki hac sezonunda Suriyeli hacı, hayatında ilk kez Kâbe’nin karşısında durdu. Beyaz ihramı içinde, vücudunda leğen kemiği ile ayağı arasında kalan 11’den fazla kurşunun izlerini taşıyordu. Kendi ifadelerine göre gözyaşları ilk kez burada sel oldu. Duaları, kendisinden önce hayatını kaybeden oğullarının ve kardeşlerinin isimleriyle birleşti. Yaşadığı tüm kayıplarla sınandıktan sonra Allah’ın kendisine 16 yıl boyunca beklediği huzur anını nasip ettiğini hissetti.

Abdülkerim, bu haccın uzun yıllar süren sabrının ilk meyvesi olduğunu söylüyor. Geçmişe pişmanlıkla değil, oğulları ve kardeşlerinin kendisini Allah’a yaklaştıran bir vesile olduğu inancıyla baktığını belirtiyor. Ayrıca hacılara sunulan hizmetlerden ve organizasyondan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, Suudi Arabistan’ın hacılara sağladığı imkânların tarif edilemeyecek düzeyde olduğunu ve bunun yıllardır Suriye halkına yönelik insani desteklerinin bir devamı niteliği taşıdığını vurguluyor.