Yemen’de yeni temsilci beklenirken, barışı sağlama çabaları çıkmazda

Marib ve Cevf'teki saldırılar geri püskürtülürken, Beyda savaşları devam ediyor.

Yemen ordusundan savaşçılar, eyaleti Husilerden korumak için ön saflarda savaşırken (AP)
Yemen ordusundan savaşçılar, eyaleti Husilerden korumak için ön saflarda savaşırken (AP)
TT

Yemen’de yeni temsilci beklenirken, barışı sağlama çabaları çıkmazda

Yemen ordusundan savaşçılar, eyaleti Husilerden korumak için ön saflarda savaşırken (AP)
Yemen ordusundan savaşçılar, eyaleti Husilerden korumak için ön saflarda savaşırken (AP)

Birleşmiş Milletler’in (BM) ve uluslararası toplumun Yemen'e barış getirme çabaları, yeni atanan BM Yemen Özel Temsilcisi tarafından canlandırılmayı bekleyen bir ‘klinik aşamaya’ girdi. Yemen hükümeti ise, Husi milislerini barış çabalarının başarısız olmasından ve başta Marib olmak üzere sivillerin hedef alınması ve çatışmaların devam etmesi konusundaki ısrarından sorumlu tutan açıklamalarını yineledi.
İran destekli grup, Marib ve Cevf kentlerine yönelik saldırılarını sürdürürken, Beyda’da özellikle Zahir ve Soma bölgelerinde Amalika Tugayları’na bağlı birlikler ve halk direniş güçlerinin Husi milislerine karşı yürüttüğü çatışmalar da dün (Pazar) devam etti. 
Husiler son haftalarda, BM’nin ve uluslararası ve bölgesel çevrelerin Husileri görevi sona eren eski BM Yemen Temsilcisi Martin Griffiths'in insani ve ekonomik önlemlerle kapsamlı bir ateşkesi ve nihai bir siyasi çözüm için istişarelere dönmeyi içeren planını kabul etmeye ikna etmeyi amaçlayan girişimini engellemişti. Husiler bu çabalara Umman’ın arabuluculuk çabalarını hiçe sayması da dahil olmak üzere daha fazla uzlaşmazlıkla yanıt verdi.
Yemenli resmi kaynaklar tarafından dün (Pazar) yapılan açıklamada, Yemen Dışişleri ve Göçmen İşleri Bakanı Ahmed bin Mübarek'in ABD'nin Yemen Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Cathy Westley ile Riyad'da bir araya gelerek siyasi alandaki son gelişmeleri görüştüğü bildirildi. 
Kaynaklara göre Bakan Mübarek, Husi milislerinin kapsamlı bir ateşkese ulaşmayı, Sana Havaalanı’nı yeniden açmayı ve siyasi müzakerelere geri dönmeyi amaçlayan barış girişimini reddederek uzlaşmaz bir tavır almasını kınadı. Ayrıca Husiler tarafından özellikle Marib'deki sivillere karşı devam eden saldırıların Yemen'deki insani felaketi şiddetlendirmeye devam ettiği konusunda uyarıda bulundu.
Yemenli Bakan, Riyad Anlaşması'nın özellikle güvenlik ve askeri alanlarla ilgili maddelerinin uygulanmasının tamamlanması gerektiğini vurgulayarak, hükümetin bu dosyaya karşı yüksek bir sorumluluk taşıdığını ve anlaşmanın tam olarak uygulanmasını sağlamak için Suudi Arabistan'ın verdiği destek ve çabaları takdir ettiğini ifade etti. 
Riyad Anlaşması’nın uygulanmasını engelleyen herhangi bir eylemin tarafların çıkarına olmadığını vurgulayan Mübarek, bunun vatandaşların acısını artırdığını ve hükümetin Aden'de  ve kurtarılmış alanların geri kalanında ekonomik toparlanmayı ve hizmet koşullarını iyileştirmeyi amaçlayan programının uygulanmasını engellediğini söyledi.
Yemen resmi ajansı SABA’da yer alan habere göre ABD'nin Yemen Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Cathy Westley ise, ülkesinin, Husileri derhal bir ateşkesi kabul etmeye ve müzakerelere başlamaya çağıran tutumunu yineledi. Aynı zamanda Riyad Anlaşması'nı uygulamak ve Yemen halkının çıkarlarını gerçekleştirmek için tansiyonu yükselten her türlü söylemden kaçınma ve diyaloğa dönme ihtiyacını vurguladı.
Sahada ise ordu medyası, Beyda vilayetinde çatışmaların devam ettiğini ve halk direniş güçlerinin ve ordu birliklerinin Soma ve ez-Zahir bölgelerindeki milisleri yenme çabalarına paralel olarak birçok Husi militanının öldürüldüğünü bildirdi.
Al Humaykan Güçleri Sözcüsü Amir el-Humeykani, Twitter'da yaptığı açıklamada, Husi grubuna bağlı Ölüm Seriyyeleri lideri Ali el-Kahum'un beraberindeki 8 kişiyle birlikte öldürüldüğünü aktardı.
Resmi kaynaklar, Beyda Valisi Tümgeneral Nasır es-Sevadi'nin, Soma cephesinin ön saflarında yer alan savaşçıların durumunu denetlediğini ve kentteki polis teşkilatına güvenlik önlemleri alınması talimatı verdiğini bildirdi. Sevadi ayrıca, çatışmaların tamamen özgürleştirilen Soma bölgesinden, ilçe merkezinden sadece altı kilometre uzaklıkta bulunan Beyda kentine taşındığını doğruladı.
Sevadi açıklamasında, ordu birlikleri, Amalika Tugayları, el-Emacid Tugayları, Halk Direniş Güçleri ve komşu vilayetlerden ve ülkenin geri kalan vilayetlerinden Beyda'yı kurtarmak için verilen savaşı destekleyen aşiret mensuplarının performansına övgüde bulundu. Ayrıca Soma’daki el-Hazımiyye cephesinin, valilik ilçelerinin her bir santiminin özgürleştirilmesi için stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. 
Husi grubu, 10 gün süren çatışmalar sırasında Zahir ve Soma bölgelerinde kaybettiklerini geri kazanma çabalarının bir parçası olarak, yüzlerce üyesini ağır silahlar, mekanizmalar ve insansız hava araçlarıyla destekleyerek gönderdiği halde bir dizi unsurunu kaybetti. 
Yemen ordu medyası, daha önceki açıklamasında, Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu savaşçıları ve halk direniş güçlerinin desteklediği ordunun, Yemen'deki silahlı çatışmalar sırasında Husi milislerine Beyda, Marib ve Cevf illerindeki cephelerde saha komutanları da dahil olmak üzere ağır silah ve can kaybı yaşattığını bildirdi. 
Silahlı Kuvvetler Medya Merkezi, saha kaynaklarından alıntı yaparak Beyda'daki ez-Zahir cephesinde ordu ve direniş güçlerinin topçu ateşi ile bir dizi Husi üyesinin öldürüldüğünü, diğerlerinin ise yaralandığını aktardı. Ayrıca ordu ve direniş güçlerinin Beyda'daki Hazımiyye cephesinde milislere ağır kayıplar verdirdiği kaydedildi.
Aynı kaynaklara göre hükümet güçleri Cumartesi günü, Husi milislerinin Beyda’daki ez-Zahir ve Beyda ilçelerinin çevresindeki askeri bölgelere düzenlediği düşmanca saldırıları püskürttü.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, ordunun ve direniş güçlerinin, Husi milislerinin ez-Zahir ilçesine bağlı el-Habc bölgesinde başlattığı saldırıyı püskürttüğünü, milislerin ağır ekipman ve can kayıpları vermesinin ardından kaçmasıyla savaşın sona erdiğini bildirdi. 
Medya Merkezi, doğu tarafındaki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, ordu unsurlarının ve direniş güçlerinin, Husi milislerinin Beyda bölgesinin doğusunda, Soma’ya bitişik bir alana düzenlediği saldırıyı engellediğini ve kalan savaşçıları silahlarını ve ölülerinin cesetlerini geride bırakarak kaçmaya zorladığını aktardı.
Medya Merkezi, kuvvetlerin Husi bölgeleri ve takviye noktalarını hedef alan bir karşı saldırı başlattığını ve ordunun topçu ateşi ile ve Arap Koalisyonu’nun hava saldırıları sonucu komşu Marib'deki Mas cephesinde üç zırhlı aracın ve Husi savaş ekipmanının imha edildiğini belirtti.
Açıklamada, “Ordu ve direniş güçleri, Husi gruplarının toplanma yerlerini hedef alarak onları ortadan kaldırıldı ve Husi takviyelerini taşıyan iki araç imha edildi. Ayrıca Cevf’teki Cedafir cephesinde Arap Koalisyonu savaşçılarının hava saldırılarıyla Husilerin toplanma yerleri ve diğer takviye kuvvetleri hedef alındı” ifadeleri kullanıldı.
Husi milisleri, liderlerinin hükümetin en önemli kalesi sayılan petrol bölgesi Marib’i kontrol altına alma çabaları kapsamında savaşı durdurmayı reddettikleri için Marib'in batısı, kuzeybatısı ve güneyinde aylardır kara ve hava saldırılarına devam ediyor.



Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
TT

Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)

Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik çabalar, son aylarda Dörtlü Mekanizma’nın yol haritasının kayda değer bir sonuç üretememesi nedeniyle çıkmaza girmiş durumda.

Ufkun tıkandığı bu süreçte, çok sayıda kaynak, bu yönde kapalı kapılar ardında ve son derece gizli yürütülen bazı görüşmelerin yapılmış olabileceğini, bu nedenle herhangi bir bilginin sızmasının önüne geçildiğini belirtiyor.

Aynı kaynaklar, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, Dörtlü Mekanizma’yı devre dışı bırakmaya yönelik bir girişim içinde olduğunu ve doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülük edeceği yeni bir müzakere hattı oluşturmayı hedeflediğini ifade ediyor. Burhan’ın, bu yaklaşımı çeşitli açıklamalarında birden fazla kez dile getirdiği kaydediliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan siyasi kaynaklar ise Dörtlü Mekanizma’nın özellikle en kritik başlık olan ateşkesin sağlanması konusunda sunduğu yol haritasında somut bir ilerleme kaydedememesine rağmen, arabulucuların girişimin başarısız olduğunu ilan etmediğini ya da görüşmeleri sonlandırdıklarına dair bir açıklama yapmadığını aktardı.

Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası

 Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)

ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) oluşan Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası, geçtiğimiz yıl eylül ayında, insani yardımların Sudan’ın tüm bölgelerine ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla üç ay süreli insani ateşkes öngörmüş, bunun ardından kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesini ve dokuz ay içinde Sudanlıların güvenini kazanacak meşru sivil hükümetin kurulmasına yol açacak siyasi sürecin başlatılmasını önermişti. Ancak girişim, Sudan ordusunun reddi ve ülkesindeki çatışma karşısında tarafsız olmadığı yönündeki şüpheleri nedeniyle engelle karşılaştı.

Kaynaklar, Dörtlü Mekanizma yol haritasının Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik şu anda masadaki tek girişim olduğunu ve yaklaşık üç yıldır süren, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre dünyadaki en büyük insani felakete yol açan yıkıcı çatışmayı sona erdirmek amacıyla tarafların bölgesel düzeyde uzlaşması sonucunda ortaya çıktığını belirtiyor.

Aynı kaynaklar, son gelişmelerin Dörtlü Mekanizma dışında yeni bir müzakere sürecinin varlığına işaret etmediğini, yaşananların ise ordunun bu girişimi en kısa sürede kabul etmesini sağlamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda, Sudan hükümetiyle iyi ilişkilere sahip bazı ülkelerin, yönetimi girişime olumlu yaklaşmaya teşvik etmek için diplomatik temaslarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor.

Tek platform

Siyasi analist el-Cemil el-Fadıl, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Dörtlü Mekanizma girişiminin Sudan’da uzayan savaş krizinin çözümü için bölge ülkeleri arasında üzerinde uzlaşı sağlanmış tek platform olmayı sürdürdüğünü söyledi. El-Fadıl, söz konusu girişimin, ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi arasında, ocak ayı ortasında Davos Forumu kapsamında yapılan görüşmede de güçlü biçimde gündeme geldiğini belirtti.

El-Fadıl, iki lider arasındaki görüşmelerin esas olarak Dörtlü Mekanizma çerçevesinde Sudan’daki savaşı sona erdirmeye yönelik ortak çabalara odaklandığını, önceliğin insani ateşkesin kalıcı hale getirilmesi olduğunu ifade etti. Bununla birlikte girişimin sahada somut kazanımlar elde etmesi gerektiğini vurgulayan el-Fadıl, mevcut tabloya bakıldığında sürecin çıkmaza girdiğinin söylenemeyeceğini dile getirdi.

Washington’daki insani yardım konferansı

 Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)

El-Fadıl, ABD yönetimine yakın çevrelerden sızan bilgilerle bağlantı kurarak, Washington’un 3 Şubat’ta Sudan’a destek amacıyla uluslararası bir insani yardım konferansı düzenlemeye hazırlandığını ve önümüzdeki kısa dönemde kayda değer bir ilerleme yaşanmasının beklendiğini söyledi. Bu adımın, Dörtlü Mekanizma tarafından ortaya konan çözüm yol haritasının parçası olduğunu da ifade etti.

El-Fadıl, ABD yönetiminin, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (HDK) ateşkes ve çatışmaların durdurulması yönünde taahhüt almadan böyle bir insani konferansı düzenlemeye gitmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Mevcut veriler ışığında, Washington’da yapılması planlanan insani konferansla eş zamanlı olarak yol haritasının uygulanmasına yönelik taraflar arasında örtülü bir mutabakat bulunabileceğini dışlamayan el-Fadıl, sürecin başarısının tüm tarafların gerçek ve somut tavizler vermesine bağlı olduğunu dile getirdi.


İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
TT

İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).

İsrail, bugün yaptığı açıklamada Gazze Şeridi sakinlerinin geçişine izin vermek üzere Refah Sınır Kapısı’nın sınırlı olarak açıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı Filistin sivil işlerinin koordinasyonundan sorumlu Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi (COGAT), “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda, bugün Refah Sınır Kapısı yalnızca sivillerin geçişine açılmıştır” açıklamasında bulundu.

Filistin medya kuruluşları, daha önce Filistinli personeli taşıyan otobüslerin Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafına ulaştığını, buradan Filistin tarafına geçerek kapıda göreve başlamalarının planlandığını bildirmişti.

Sınır kapısından geçişlerin, sıkı denetim altında ve yalnızca bireylerle sınırlı olacağı belirtiliyor. Bu adım, ateşkesin yürürlüğe girmesinden aylar sonra atılırken, insani yardım kuruluşları uzun süredir abluka altında ve büyük ölçüde tahrip olmuş Gazze’ye yardımların ulaştırılabilmesi için kapının engelsiz şekilde açılması çağrısında bulunuyor.

Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)

Gazze’de Rafah Sınır Kapısı Yeniden Açıldı, İsrail Saldırılarında 32 Kişi Hayatını Kaybetti

Gazze’de 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkesin ihlalleri devam ederken, İsrail’in dün gerçekleştirdiği hava saldırılarında 32 kişi yaşamını yitirdi; Gazze Sivil Savunma yetkililerinin bildirdiğine göre ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.

Mısır sınırındaki Refah Kapısı, İsrail topraklarından geçmeden Gazze’ye kara yoluyla açılan tek geçit olarak biliniyor. Ancak kapı, Mayıs 2024’te İsrail güçlerinin kontrolü ele geçirmesinden bu yana kapalıydı. 2025 başında ise kısa bir süreliğine kısmi olarak yeniden açılmıştı.

Ayrı bir gelişmede, Filistin medyasına göre bugün sabah saatlerinde Gazze Vadisi’nin kuzeyinde İsrail dronunu saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti, bazı kişiler de yaralandı. Filistin Haber Ajansı’nın (WAFA) haberine göre böylece dün sabah saatlerinden itibaren Gazze hastanelerine ulaşan ölü sayısı 32’ye yükseldi; ölümlerin 7’si güneyde, 25’i kuzeyde kaydedildi.

Refah Kapısı, Gazze’nin güney sınırında, ateşkesin ardından İsrail’in çekilmediği alanlar içinde yer alıyor; bu da bölgenin yarısından fazlasını kapsıyor. Anlaşmanın ikinci aşamasında kapının yeniden açılması öngörülüyor. BM ve yardım kuruluşları, insani krizin derinleştiği Gazze’de 2 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırılabilmesi için geçişin sorunsuz açılmasını talep ediyor.

Sınırlı olmasına rağmen bu adımın, Gazze’nin günlük işlerini yönetmek üzere kurulan 15 Filistinli teknokrattan oluşan Ulusal Yönetim Komitesi’nin çalışmalarını kolaylaştırması bekleniyor. Komite, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığını yürüttüğü “Barış Konseyi” denetiminde faaliyet gösterecek.


"Koordinasyon çerçevesi", Trump'ın tehditlerine rağmen Maliki'nin Irak başbakanlığına aday gösterilmesinde ısrar ediyor

Nuri el-Maliki destekçileri, Trump'ın iktidara geri dönmesi halinde Irak'a desteği kesme tehdidini reddederek, Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında gösteri düzenledi (DPA)
Nuri el-Maliki destekçileri, Trump'ın iktidara geri dönmesi halinde Irak'a desteği kesme tehdidini reddederek, Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında gösteri düzenledi (DPA)
TT

"Koordinasyon çerçevesi", Trump'ın tehditlerine rağmen Maliki'nin Irak başbakanlığına aday gösterilmesinde ısrar ediyor

Nuri el-Maliki destekçileri, Trump'ın iktidara geri dönmesi halinde Irak'a desteği kesme tehdidini reddederek, Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında gösteri düzenledi (DPA)
Nuri el-Maliki destekçileri, Trump'ın iktidara geri dönmesi halinde Irak'a desteği kesme tehdidini reddederek, Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında gösteri düzenledi (DPA)

İran'a yakın Şii partileri de içeren ve Irak parlamentosundaki en büyük bloğu oluşturan "Koordinasyon Çerçevesi", ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde Bağdat'a desteğini kesme tehdidine rağmen, dün Nuri el-Maliki'nin başbakanlık adaylığına bağlılığını açıkladı.

Koalisyon, yaptığı açıklamada, “başbakan seçiminin tamamen Irak anayasasına ait bir mesele ve dış müdahalelerden bağımsız olduğunu” vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre koalisyon “başbakanlık için adayı Nuri el-Maliki'ye olan bağlılığını” teyit etti.

"Hukuk Devleti" koalisyonunun lideri Nuri el-Maliki, parlamentodaki "en büyük bloğu" oluşturan Şii "Koordinasyon Çerçevesi" güçlerinin kendisini başbakan adayı olarak seçme onayını almayı başardı. Gözlemcilere göre, parlamentodaki "en büyük blok" olarak, ülkenin en üst düzey yürütme pozisyonunu kazanmak için dikkat çekici bir geri dönüşe imza attı.

Maliki, 2005-2014 yılları arasında iki dönem üst üste başbakanlık yapmış olsa da 2014'ten sonra siyasi kariyerinde bir tür çatlak oluştu; zira o yıl ülkenin topraklarının üçte birinin, özellikle de Musul şehrinin, DEAŞ örgütünün eline geçmesinden sorumlu tutuldu. Koalisyonu 2014 seçimlerinde büyük başarılar elde etmesine rağmen, Necef dini otoritesi iktidara gelmesini engellemek için "veto" koydu. Aynı yıl, "Sadr Hareketi" lideri Mukteda es-Sadr, "Kürdistan Demokratik Partisi" lideri Mesud Barzani ve diğer Sünni güçler ve şahsiyetler tarafından tamamen reddedildi. Bu gelişme, üçüncü bir dönem başbakanlık elde etmesini engelledi.

Nuri el-Maliki (Reuters)Nuri el-Maliki (Reuters)

Ancak ABD Başkanı Donald Trump salı günü, Irak'ı Nuri el-Maliki'yi yeni başbakan olarak seçmemesi konusunda uyardı ve aksi halde ABD’min artık ülkeye yardım etmeyeceğini söyledi.

Trump, Truth Social’de yaptığı bir paylaşımda, “Büyük Irak'ın Nuri el-Maliki'yi Başbakan olarak yeniden seçerek büyük bir hata yapıyor olabileceğini duyuyorum… Maliki döneminde ülke yoksulluğa ve tam bir kaosa sürüklendi. Bunun tekrarlanmaması gerekiyor. Çılgın politikaları ve ideolojileri nedeniyle, eğer seçilirse, Amerika Birleşik Devletleri Irak'a hiçbir yardımda bulunmayacaktır” ifadelerini kullandı.