Fetih, Hamas’ı İsrail ile anlaşıp bölünmeyi körüklemekle suçluyor

Fetih Hamas-İsrail anlaşmasını bölünmeyi körükleme olarak değerlendirirken, gelişmeleri takip edenler arabulucuların Filistin Otoritesi ile daima iletişim halinde olduklarını vurguluyor

Gazze Şeridi'ni ziyaret eden Mısırlı arabulucularla bir araya gelen Fetih ve Hamas liderleri (Independent Arabia)
Gazze Şeridi'ni ziyaret eden Mısırlı arabulucularla bir araya gelen Fetih ve Hamas liderleri (Independent Arabia)
TT

Fetih, Hamas’ı İsrail ile anlaşıp bölünmeyi körüklemekle suçluyor

Gazze Şeridi'ni ziyaret eden Mısırlı arabulucularla bir araya gelen Fetih ve Hamas liderleri (Independent Arabia)
Gazze Şeridi'ni ziyaret eden Mısırlı arabulucularla bir araya gelen Fetih ve Hamas liderleri (Independent Arabia)

İzzeddin Ebu Ayşe
2014 yılında İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısını durduran ateşkes anlaşmasında, Fetih Hareketi bunun bir parçasıydı. O zamanlar Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ateşkes kararına ulaşıldığını duyururken, geçtiğimiz mayıs ayındaki son askeri çatışmada Fetih Hareketi iki taraf arasında sukunetin sağlanmasına ilişkin kararın alınmasında doğrudan yer almadı. Bu da Filistinlilerin meşru temsilcisi olan Filistin Kurtuluş Örgütü’nü (FKÖ) yönetmesi itibariyle Fetih’i öfkelendirdi ve bölünmenin sebebinin bu olduğuna işaret etti.
Aslında geçtiğimiz mayıs ayında İsrail ile Hamas Hareketi arasındaki askeri çatışmayı durdurmaya yönelik uzlaşmalar üzerinde bir anlaşma icra edilmedi. Yapılan şey sadece koşulsuz bir ateşkesti. Tüm Filistinli grupların katılımıyla, sükunetin yeniden sağlanmasına yönelik anlaşmalar daha sonra düzenlenecek.

Hamas Hareketi'nin Gazze Sorumlusu Yahya es-Sinvar, Fetih liderlerinden Ahmed Hales’e, Gazze Şeridi’nin çektiği acıyı sona erdirmek için birlikte çalışmaya kararlı olduklarına dair güvence verdi (Independent Arabia)
Hamas bölünmeyi körüklüyor

Aslında 10 Haziran’da Mısır, Fetih Hareketi de dahil olmak üzere Filistinli grupları başka konuların yanı sıra ateşkes anlaşmalarını tartışmak üzere başkent Kahire’ye davet etmişti. Ancak toplantı Hamas ve Fetih heyetleri arasındaki siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle ertelendi. O sırada Hamas durumu tek başına yürütmeye kalkıştı. Akabinde Hamas heyeti ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve Gazze Şeridi’nin başta kuşatma olmak üzere çektiği sıkıntıları hafifletecek uzlaşmaların düzenlenmesi için birden fazla kez Kahire’yi ziyaret etti. Ancak Fetih Hareketi bu ziyaretlere katılmadı. Hatta Mısır’ın gözetiminde ne gibi konuların tartışıldığı ve ne sonuca varıldığı hakkında bilgilendirmedi. Fetih Hareketi’ne göre Hamas’ın bu adımı Filistin’deki bölünmeyi körüklüyor. Hamas FKÖ'yü meşru bir temsilci olarak tanımıyor ve Gazze Şeridi'ni Filistin birliğinden ve Mahmud Abbas'ın uğruna savaştığı devlet kurma hayalinden uzaklaştırmaya çalışıyor.
Bu konuda Fetih Hareketi Devrim Konseyi Genel Sekreteri Macid el-Fityani “Hamas, Gazze Şeridi'ndeki her şeyi İsrail saldırısından önceki haline döndürmeye çalışıyor. Sınırdaki halk protestoları (Büyük Dönüş Yürüyüşü) sırasında Tel Aviv ile Filistin Otoritesi'nin gözetimi olmadan varılan 2018 anlaşmalarını uygulamaya çalışıyor” şeklinde konuştu.
Fityani “Hamas’ın İsrail ile varmaya çalıştığı anlaşma, siyasi bölünmeyi ve coğrafi parçalanmışlığı körükleme ve Gazze'deki kuşatmayı sürdürme çerçevesinde geliyor. Bu bizim ulaşmaya çalıştığımız ulusal birlik taleplerini karşılamıyor” dedi.

Fetih Hareketi, Hamas’ın FKÖ ve Filistin Otoritesi’nin katılımı olmadan İsrail ile anlaşmaya gittiğini iddia ediyor (Independent Arabia)
Kuşatmanın güçlendirilmesi
Siyasi sahadaki konuşmaların Hamas'ın Gazze şeridindeki kuşatmayı kırma, burayı yeniden imar etme ve insanların yaşamsal ve ekonomik şartlarını iyileştirme çabaları hakkında olduğu görülüyor. Hamas bu çabalarını gerçekleştirmek için İsrail ile anlaşma yapmaya çalışıyor. Hamas Hareketi'nin Gazze Sorumlusu Yahya es-Sinvar’ın ateşkesin ardından söylediği şey de buydu. Sinvar “Kuşatmayı tamamen kaldırmaya çalışıyoruz ve bu yakında olacak. Kuşatma kaldırılmazsa hiç şüphesiz bir patlama yaşanacak. Hamas ve tüm gruplar, bu meseleyi tutuklu esirlerle ilişkilendirmeden ateşkesi imzalamaya hazır” ifadelerini kullanmıştı.
Fityani “Gazze halkının acılarını dindirmek ve Gazze Şeridi’nde hayatın normale dönmesi için temel denklem, bölünmeyi sona erdirme ve haksız kuşatmayı kaldırma üzerine kurulu. Bu, ülkenin idari, siyasi ve güvenlik düzeyinde birliğinin tekrar sağlanması ile gerçekleştirilebillir. Bölünmeyi körükleyecek şekilde İsrail ile bir anlaşma imzalayarak değil” dedi.
Fityani’ye göre Hamas Hareketi İsrail ile yaptığı anlaşmayla, mali açıdan fayda sağladığı için kuşatmayı güçlendirmeyi ve devam ettirmeyi amaçlıyor. Hamas "Geri dönerseniz geri döneriz" denklemini, İsrail'e Gazze'ye para ve yakıtın girmesine izin verilmesi gerektiği mesajını vermek olarak yorumluyor. Bu yüzden Hamas, en nihayetinde Tel Aviv politikasına karşı tek bir siyasi programa götürecek ulusal birlik ve Filistin ortaklığını gerçekleştirmeye çalışmazken sukuneti korumakta ısrarcı.

Hamas birlik çağrısında bulunuyor, aksini yapmıyor
Hamas Siyasi Büro Üyesi Suheyl el-Hindi “Fetih Hareketi’nin, Hamas’ın bölünmeyi körüklemeye çalıştığına ilişkin sözleri bulanık suda balık avlamak ve herhangi bir doğruluk payı yok. Hamas’ın tavrı Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Kudüs'ün Filistin topraklarının birer parçası olduğu konusunda net. Batı Şeria'nın içinde veya dışında bir devletin kurulması kabul edilemeyeceği gibi Gazze'de veya Gazze'siz bir devletin kurulması da kabul edilemez” dedi.
Hindi “Hamas’ın ayrılıkla veya bölünmeyi körüklemekle suçlanması yanlış. Çünkü biz Fetih Hareketi ile gerçek bir ortaklık yapılması için uğraşıyoruz ve her fırsatta bunun çağrısını yapıyoruz. Hala tüm grupların siyasi katılımını garanti edecek ve siyasi ihtilafların yansımalarına son verecek özgür ve adil seçimlerin yapılmasından yanayız” dedi.
Hamas’ın İsrail ile 2018 yılında yapılan anlaşmalara geri dönmesine ilişkin Hindi böyle bir şeyin söz konusu olmadığını ve tüm meselenin hareketin kuşatmayı sona erdirme arzusu olduğunu söyledi. Hindi Tel Aviv ile anlaşmaların olmadığını, herhangi bir sözleşmede imzalarının bulunmadığını ve İsrail ile diyaloğun Gazze Şeridi sakinlerinin şartlarını ve isteklerini yerine getirmek zorunda bırakan ateş üzerine olduğunu söyledi.
Hindi’ye göre Hamas Filistin halkının birleştirilmesi, bölünmenin sona erdirilmesi, kuşatmanın kaldırılması ve ulusal birliğin sağlanması ile ilgileniyor. Bunların dışındaki her türlü iddianın yalan ve iftira olduğunu ifade eden Hindi, Fetih’in Gazze Şeridi’ni yönetmeye hazır olmadığını ve 2017 yılından beri bundan kaçtığını söyledi.

Arabulucular Filistin Otoritesi ile temas halinde
Her halükarda, özellikle Hamas Gazze Şeridi’ni yönetmek için bir idari komitesi kurduğundan ötürü Fetih, Gazze'deki kuşatmayı kırmak amacıyla yapılan görüşmelerde payı olmadığını ve ateşkesin Kalıcılaştırılması Konusunda Saf Dışı Bırakıldığını Düşünüyor.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre  gelişmeleri takip eden yerel kaynaklar, ateşkesin sağlanmasını denetleyen arabulucuların, sükuneti yeniden sağlama kararı alınmadan önce ve sonra Filistin Otoritesi ile sürekli temas halinde olduklarını vurguluyorlar. Nitekim ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçen mayıs ayında Ramallah'ı ziyaret etmiş ve burada Abbas ile bir araya gelerek kendisine ateşkes düzenlemelerine ilişkin bilgi vermişti. Ayrıca Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri de Filistin ve İsrail topraklarına yaptığı ziyarette, aralarında Ebu Mazen'in (Mahmud Abbas) de bulunduğu Filistinli yetkililerle bir araya gelerek Gazze anlaşmalarının dosyalarını paylaşmıştı.
Ayrıca Gazze'de tüm Filistinli gruplar eşliğinde Mısır Dışişleri Bakanı ile görüşen heyetin başında Fetih liderlerinden Ahmed Hales vardı. Ancak Fetih, bunun ardından Hamas’ın Mısırlılarla yaptığı toplantıları, ulusal birliği sağlama ve bölünmeyi sona erdirmekten ziyade durumu kendi başına yönetme ve 2018'deki anlaşmaları yeniden gündeme getirme girişimi olarak görüyor.



İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
TT

İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)

İsrail ordusunun, Kasım 2024’te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde, ateşkesin uygulanmasını denetlemekle görevli Mekanizma Komitesi’nin rolü tartışma konusu oldu. Söz konusu gelişmeler, Paris’in 5 Mart’ta Lübnan ordusuna destek amacıyla bir konferansa ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte yaşanıyor.

Tel Aviv’deki askeri kaynaklara göre, Lübnan ordusunun ülkenin güneyindeki faaliyetlerine ilişkin genel olarak olumlu bir değerlendirme bulunuyor. Ancak aynı kaynaklar, ordunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını tek başına uygulayamayacağı görüşünü de dile getiriyor. Bu çerçevede, ordunun hem kapasite eksikliği yaşadığı hem de siyasi çekişmelerin ortasında hareket etmek zorunda kaldığı, ayrıca bünyesinde Hizbullah’a sempati duyan unsurlar bulunduğu ve bu nedenle örgüte karşı yeterince kararlı davranmadığı iddia ediliyor.

Buna karşın İsrail hükümetinin, Lübnan ordusunun mali, lojistik ve askerî açıdan güçlendirilmesine yönelik Amerikan ve Avrupa girişimlerini desteklediği belirtiliyor. Konuya vakıf bir siyasi yetkili, Binyamin Netanyahu hükümetinin Washington ve Paris’e, Fransa’nın başkentinde yakında düzenlenecek olan Lübnan ordusuna destek konferansını desteklediğini bildirdiğini aktardı.

Mekanizma Komitesi ve güvenlik gelişmeleri

Bu gelişmeler, ABD’nin öncülük ettiği ve Fransa ile Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) de yer aldığı Mekanizma Komitesi’nin son toplantısından iki gün sonra yaşandı. Komite, tarafların ateşkese ve buna eşlik eden düzenlemelere bağlı kalmasını sağlamakla görevli bulunuyor.

Aralık 2025’te Lübnan, komitede askeri temsilcilerin yanı sıra sivil Lübnanlı üyelerin de yer almasını kabul ederek İsrail ile müzakerelere katılımın önünü açtı. Başbakan Nevvaf Selam da komitenin, Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki silahsızlandırma sürecini denetlemesine açık olduklarını ifade etti. 3 Aralık 2025’te Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir toplantı gerçekleştirildi. Görüşmeye, Lübnan’ın Washington eski Büyükelçisi Simon Karam, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Direktörü Yuri Resnik ve ABD’li temsilci Morgan Ortagus katıldı.

Tel Aviv’deki kaynaklara göre, toplantıda ele alınan en önemli başlıklardan biri sınır bölgesinde ekonomik iş birliği oldu. Ancak bu hedeflerin, İsrail’in günlük bombardımanlarıyla nasıl bağdaştırılacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Hizbullah’ın ise bir yıl üç aydır İsrail saldırılarına yanıt vermekten özellikle kaçındığı, böylece savaşın yeniden başlamasına gerekçe sunmamayı amaçladığı belirtiliyor. Buna karşılık İsrail tarafı, örgütün olası bir İran savaşı durumunda kullanmak üzere askeri kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını öne sürerek saldırılarını sürdürmekte kararlı görünüyor.

 İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)

Saldırıların sürmesiyle birlikte, operasyonların sahadaki Hizbullah mensuplarını ve saha komutanlarını fiilen hedef aldığı görülüyor. Nitekim örgüt, hayatını kaybeden isimler için taziye ilanları ve cenaze törenlerine katılım çağrıları yayımlayarak İsrail’in iddialarını dolaylı biçimde doğruluyor. Öte yandan, ABD’nin de bu saldırılara onay verdiği değerlendiriliyor. Washington’dan ne kamuoyu önünde ne de diplomatik kanallarda ciddi bir itiraz gelmiş değil.

Hizbullah’ın atılımları

Anlaşmaya göre, ateşkes ihlali teşkil eden her durumun izleme komitesi tarafından ele alınması gerekiyor. İsrail ise söz konusu saldırıların ihlal olmadığını, Lübnan ordusunun yapması gereken müdahaleleri yerine getirmemesi üzerine bu adımları kendisinin attığını savunuyor. Buna karşılık Lübnan, her bombardımanı anlaşmanın ihlali olarak değerlendirerek şikâyette bulunuyor. Ateşkesin ilk döneminde ABD’nin, yapılan şikâyetleri görüşmek üzere komiteyi toplantıya çağırdığı belirtiliyor. Ancak bugün komitenin daha seyrek toplandığı ve başvuruların yalnızca bir kısmının gündeme alındığı ifade ediliyor. Washington’un İsrail ile görüş ayrılığı yaşadığı durumlarda dahi, bunun çoğu zaman kınama ya da yaptırım içermeyen kısa notlarla geçiştirildiği kaydediliyor.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre ise ülkenin güvenlik birimleri, Hizbullah’a yönelik istihbarat sızmalarını sürdürerek örgüt mensuplarına ulaşmayı ve suikastlar düzenlemeyi başarıyor. Bu stratejiyle Hizbullah üzerindeki baskının artırılması, örgütün ateşkese bağlı kalmaya devam etmesi ve askeri kapasitesini yeniden inşa edememesi hedefleniyor. Beyrut’ta Güney Lübnan’ın Hizbullah’a ait mevzilerden, üslerden ve silahlardan arındırılması tartışılırken, İsrail tarafı örgütün askeri faaliyetlerinin Bekaa Vadisi’nde, Litani Nehri’nin kuzeyinde ve Suriye sınırı boyunca da tasfiye edilmesi gerektiğini savunuyor.


İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
TT

İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)

Suriye’nin Suveyda vilayetinde, İsrail tarafından engellenen bir İran füzesinin sanayi bölgesindeki bir binaya düşmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Daha önce bir başka İran füzesinin Kuneytra vilayetinde tarım arazisine düştüğü, olayda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanlığı, vatandaşları azami dikkat göstermeye çağırdı. Öte yandan Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu, Suriye hava sahasındaki güney hava koridorlarının uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını açıkladı.

Suveyda vilayetindeki sağlık kaynakları, kentin kuzeyindeki sanayi bölgesinde bir füzenin patlaması sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiğini ve cenazelerin Suveyda Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın yerel basından aktardığına göre olayda 3 kişi de yaralandı. Aynı kaynaklar, Suveyda’nın doğusundaki Radime köyünün doğusunda bir başka füzenin daha düştüğünü duyurdu.

Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye ise İsrail işgal güçlerinin Kuneytra kırsalındaki Hiran köyüne düşen bir İran füzesini etkisiz hale getirdiğini, olayda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Ayrıca Dera’nın kuzeyindeki İnhel’e düşen bir füzenin de herhangi bir can kaybına yol açmadığı belirtildi.

Gelişmelerin hız kazanması üzerine Suriye Sivil Savunma Müdürlüğü bugün acil uyarı yayımlayarak, devam eden bölgesel ve uluslararası askeri gerilimler nedeniyle vatandaşları genel güvenlik talimatlarına tam olarak uymaya çağırdı.

Resmi hesaplardan yapılan açıklamada, patlama sesleri duyulduğunda binaların içine girilmesi, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durulması, düşen yabancı cisimlere kesinlikle yaklaşılmaması ve bunların derhal yetkililere bildirilmesi istendi. Ayrıca, enkazın düştüğü alanlarda toplanılmaması ve olay yerlerine gidilmemesi çağrısı yapılarak acil müdahale ekiplerinin çalışmalarının kolaylaştırılması gerektiği vurgulandı. Savaş kaynaklı cisimlerin düşmesi sonucu çıkabilecek yangınların da derhal ilgili birimlere bildirilmesi istendi.

Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)

Suriye Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu bugün yaptığı açıklamada, ülke hava sahasındaki güney hava koridorlarının 12 saat süreyle uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını duyurdu.

Kurum, resmi hesaplarından yayımladığı açıklamada söz konusu kararın ‘en yüksek hava güvenliği standartlarını sağlama’ amacıyla alındığını belirtti. Kapatma süresince hava trafiğinin onaylı alternatif güzergâhlar üzerinden yönetileceği, böylece uçuş akışının ve operasyonel faaliyetlerin, yürürlükteki hava trafik yönetimi sistemleri çerçevesinde kesintisiz sürdürüleceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, gelişmelerin 24 saat esasına göre takip edildiği ve yeni durumlara ilişkin bilgilendirmenin zamanında yapılacağı kaydedildi. Kurum, sivil havacılığın güvenliği ile hava trafiğinin uluslararası düzenleme ve anlaşmalar doğrultusunda sürekliliğini sağlama konusundaki taahhüdünü yineledi.


Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
TT

Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)

Babil vilayetinin kuzeyindeki Curf el-Nasr bölgesi, bugün Bağdat'ın güneyinde bulunan Ketaib Hizbullah'a ait bir yeri hedef alan çeşitli hava saldırılarına maruz kaldı. Şarku’l Avsat’a konuşan bir güvenlik kaynaklarına göre saldırılar sonucunda 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Kaynaklar, hedef alınan bölgede insansız hava araçları (İHA) ve füzeler için depolar bulunduğunu belirterek, kayıpların ve hasarın boyutunu doğru bir şekilde belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini ve ilave ayrıntıların daha sonra açıklanacağını kaydetti.