İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Çataklı'dan "kayıp silahlar" iddiasına ilişkin açıklama: Söz konusu değil

İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı (Twitter)
İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı (Twitter)
TT

İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Çataklı'dan "kayıp silahlar" iddiasına ilişkin açıklama: Söz konusu değil

İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı (Twitter)
İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı (Twitter)

İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı, "kayıp silahlar" iddiasına ilişkin, "Söz konusu dönemde İçişleri Bakanlığı bünyesinde bağlı kurumlardan Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı envanterinde bulunan silahlardan, mezkur haberlerde iddia edilen miktarlarda bir sayısal eksiklik, kesinlikle söz konusu değildir" açıklamasında bulundu.
Çataklı, konuya ilişkin Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, 15 Temmuz 2016'da gerçekleşen darbe girişiminin yıl dönümünün yaklaştığı günlerde, neredeyse her yıl olduğu gibi, bazı mahfillerce maksatlı şekilde ortaya atılan mesnetsiz bir iddianın, bu yıl da "20 tugayı donatacak silah kayıp" başlığıyla yeniden servis edildiğini belirtti.
Konuyla ilgili daha önce de açıklama yapılmış olunmasına rağmen toplum nezdinde oluşturulmak istenen birtakım kaygıları gidermek ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına açıklama yapılmasının faydalı olacağının değerlendirildiğini aktaran Çataklı, "Söz konusu dönemde İçişleri Bakanlığı bünyesinde bağlı kurumlardan Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı envanterinde bulunan silahlardan, mezkur haberlerde iddia edilen miktarlarda bir sayısal eksiklik, kesinlikle söz konusu değildir" ifadesini kullandı.
Konuya ilişkin envanter sayımlarıyla da teyit edilen resmi verilerde, Jandarma Genel Komutanlığı envanterinde kayıtlı 7 MP5 makineli tabancanın, 15 Temmuz gecesi halka karşı kullanılmak üzere darbeciler tarafından depolardan gasp edildiğinin ve atışmalarda kaybolduğunun anlaşıldığını bildiren Çataklı, şöyle devam etti:
"Bugüne kadar kayıp silahların bulunması mümkün olmamıştır. Yine aynı hain darbe girişimi sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğüne yapılan saldırı neticesinde Ankara Emniyet Müdürlüğü envanterine kayıtlı 3 adet G3 Piyade Tüfeği, 11 kalaşnikof tüfek, bir MP5 makineli tabanca, bir kuru sıkı tabanca olmak üzere 16 silah kaybı tespit edilmiş,ayrıca İstanbul’daki olaylar sırasında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü envanterine kayıtlı 1 MP5 makineli tabanca kaybolmuştur. Bugüne kadar kayıp silahların bulunması mümkün olmamıştır. 15 Temmuz hain darbe girişimi kaynaklı olarak, İçişleri Bakanlığı bünyesinde başkaca herhangi bir silah kaybı mevcut değildir. Bakanlığımızın 2017 yılı İdari Faaliyet Raporu'nda belirtilen rakam, sivil vatandaşlarımızın kaybettikleri silahları da içeren 1944’ten 2017’nin sonuna kadar ki 73 yıllık toplam sayıdır. Bu rakamın 15 Temmuz ile hiçbir ilgisi yoktur."
Çataklı, detayları açıklananlar dışında, İçişleri Bakanlığı envanterinden başka bir silah kaybının söz konusu olmadığını vurgulayarak, "Kaldı ki ilgili birimlerimizin personel sayısı dikkate alındığında, söz konusu iddialarda geçen miktarların tutarsızlığı kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Kaybolduğu iddia silah sayısı, o günlerdeki tüm Jandarma ve Emniyet personel sayısının yaklaşık üçte birine tekabül etmektedir. Devlet ciddiyeti içerisinde böyle bir eksikliğin olamayacağı, elbette ki izaha muhtaç değildir" açıklamasında bulundu.
 
Independent Türkçe

 


Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik 10 saldırı düzenlendi: 7 ölü

Bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)
Bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik 10 saldırı düzenlendi: 7 ölü

Bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)
Bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)

Veri analiz gruplarına göre İran'ın 28 Şubat'ta Tahran'a karşı başlayan ABD-İsrail saldırılarına karşılık olarak hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nı kapatmasından sonra, boğazda veya yakınında yaklaşık 10 gemiye saldırı düzenlendi.

Çatışmaların başlamasını takip eden hafta boyunca devam eden saldırılar, petrol ve diğer mallar için hayati bir rota olan boğazdan geçen gemi trafiğini neredeyse tamamen durdurdu.

fergf
4 Mart'ta İran'ın güneyindeki Hürmüz Boğazı kıyısındaki Bender Abbas limanından bir fotoğraf (AFP)

İngiltere Deniz Güvenlik Ajansı yaklaşık 10 saldırı ve şüpheli faaliyet uyarısı yayınladı, ancak olaya karışan gemiler hakkında çok az ayrıntı verdi.

Uluslararası Denizcilik Örgütü ise cuma günü internet sitesinde yaptığı açıklamada, boğazda bir hafta içinde 9 gemiye saldırı gerçekleştiğini ve bunlardan dördünde 7 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Haberlere göre yedi kişi öldü

Uluslararası Denizcilik Örgütü, 2 Mart'ta Skylight, MKD Vyom ve Sea la donna gemilerini hedef alan üç saldırının her birinde bir kişinin öldüğünü, aynı gün Hercules Star gemisinin de saldırıya uğradığını açıkladı.   

3 ve 5 Mart tarihleri ​​arasında dört gemi daha hedef alındı: Libra Trader, Gold Oak, Seven Prestige ve Sonangol Namibia.

6 Mart'ta ise Musaffah 2 gemisi hedef alındığında dört kişi hayatını kaybetti.

 

Endonezya dün, Musaffah 2'nin özelliklerine ve son bilinen konumuna uyan bir geminin iki gün önce battığını duyurdu, ancak farklı bir kayıp sayısı verdi.

Cakarta, üç Endonezyalı mürettebatın kayıp olduğunu ve birinin yaralandığını, diğer uyruklardan dört kişinin ise kurtulduğunu bildirdi.

Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde yirmisi Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor, ancak Kpler adlı analiz firmasının işlettiği Marine Traffic platformuna göre tanker trafiği sadece bir haftada yüzde 90 oranında düştü.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Marine Traffic verileri, geçen pazartesi gününden cuma gününe kadar boğazdan sadece dokuz ticari gemi (tanker, kargo gemisi ve konteyner gemisi) geçtiğini ve bazılarının konumları zaman zaman gizlediğini gösteriyor.

Kurtarma gemilerini hedef alma

Denizcilik güvenlik firması Vanguard, Musaffah 2 gemisinin, iki gün önce bir füzeyle vurulan konteyner gemisi Seven Prestige'e yardım etmeye çalışırken iki füzeyle vurulduğunu belirtti.

juı
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri hedef alacağı tehditleri arasında, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Füceyre kıyıları açıklarında tankerler (Reuters)

Batılı bir denizcilik ittifakı tarafından yönetilen Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi cumartesi günü yaptığı açıklamada, "son olay raporları... daha önce hedef alınan gemilere yardım veya kurtarma operasyonları sağlayan gemilerin de hedef alınma riski altında olabileceğini gösteriyor" denildi.

Ayrıca, “demir atmış gemileri, karaya oturmuş gemileri ve yardım gemilerini hedef alan saldırı modeli, gemi batırma girişiminden ziyade operasyonel belirsizlik yaratmaya ve rutin ticari trafiği caydırmaya odaklanmış bir kampanyayı gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Devrim Muhafızları Ordusu tarafından üstlenilen insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırıları her zaman bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmıyor; bazıları günler sonra doğrulanıyor ve etkilenen gemilerin kimlikleri her zaman net değil. Dahası, kayıp rakamları da tutarlı değil.

İran'dan çelişkili mesajlar

İran petrolünü Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç ediyor, ancak çelişkili mesajlar göndermesi nedeniyle niyetleri belirsizliğini koruyor.

2 Mart'ta, İslam Devrim Muhafızları Ordusu komutanının danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebari, İran'ın boğazdan geçmeye çalışan "herhangi bir gemiyi yakacağını" ve Körfez'den yapılan tüm petrol ihracatını engelleyeceğini söyledi.

Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi perşembe günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı kapatma "niyetlerinin olmadığını" belirtti.

Enerji Bakanı Chris Wright ise ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'ndan gemilere "mümkün olan en kısa sürede" eşlik etmeye hazırlandığını vurguladı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron salı günü yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'i Akdeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı olmak üzere iki önemli deniz koridorunda seyrüseferin kontrolünü yeniden sağlamak ve güvenliğini temin etmek amacıyla, askeri olanlar da dahil olmak üzere tüm araçları bir araya getirmeyi hedefleyen bir koalisyon kurma çalışmalarına başladığını" ifade etti.


İran'ın dini lideri seçilmesinin ardından Tahran'da bir mahallede Mücteba Hameney karşıtı sloganlar atıldı

Mücteba Hameney (AFP)
Mücteba Hameney (AFP)
TT

İran'ın dini lideri seçilmesinin ardından Tahran'da bir mahallede Mücteba Hameney karşıtı sloganlar atıldı

Mücteba Hameney (AFP)
Mücteba Hameney (AFP)

Sosyal medyada dün yayınlanan bir videoya göre, İran İslam Cumhuriyeti Yüksek Lideri seçilmesinin ardından Tahran'da Hamaney karşıtı sloganlar duyuldu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir binanın penceresinden gece çekilen 17 saniyelik videoda, kadınların " Mücteba'ya ölüm" diye bağırdığı duyulurken, uzaktan ilahiler yankılanıyor.

Videonun tam olarak nerede çekildiği ve şehrin başka yerlerinde de benzer sloganların duyulup duyulmadığı henüz belirlenmedi. İran Uzmanlar Meclisi dün, 28 Şubat'ta Tahran'a düzenlenen ABD-İsrail saldırısının başlangıcında öldürülen babası Ali Hamaney'in yerine Mücteba Hamaney'in İslam Cumhuriyeti'nin yeni Yüksek Lideri olarak seçildiğini duyurdu.


İran, yeni dini liderinin seçilmesinden sonra İsrail'e yönelik ilk füze saldırısını gerçekleştirdi

İran'ın yeniden başlattığı saldırılar sırasında İsrail semalarında füze enkazı görüldü (AFP)
İran'ın yeniden başlattığı saldırılar sırasında İsrail semalarında füze enkazı görüldü (AFP)
TT

İran, yeni dini liderinin seçilmesinden sonra İsrail'e yönelik ilk füze saldırısını gerçekleştirdi

İran'ın yeniden başlattığı saldırılar sırasında İsrail semalarında füze enkazı görüldü (AFP)
İran'ın yeniden başlattığı saldırılar sırasında İsrail semalarında füze enkazı görüldü (AFP)

Devlet televizyonunun haberine göre, İran, yeni dini lideri Mücteba Hameney'in seçilmesinin ardından dün İsrail'e ilk füze saldırısını gerçekleştirdi.

Resmi televizyon kanalı Telegramda, "İran, Ayetullah Seyyidd Mücteba Hameney liderliğinde işgal altındaki topraklara ilk füze dalgasını fırlatıyor" ifadelerine yer verdi ve paylaşımına üzerinde "Hizmetinizdeyim, Seyyid Mücteba " yazılı bir füze fotoğrafı ekledi.

Şarku'l Avsat'ın İran resmi haber ajansından (IRNA) aktardığına göre İran Devrim Muhafızları bu saldırının "Gerçek Vaat 4 Operasyonu'nun otuzuncu dalgası" olduğunu ve "bölgedeki Amerikan terörist üslerini ve kuzey İsrail'deki Siyonist üslerini hedef aldığını" belirtti.

İsrail acil yardım servisi Magen David Adom (Kızıl Davud Yıldızı) ilk belirlemelere göre, engellenen bir roketin parçalarının düşmesi sonucu bir kadının hafif kafa travması geçirdiğini duyurdu.