Yemen hükümet güçlerinde Husilere Marib'de ağır darbe

Marib'deki hükümet güçleri. (AP)
Marib'deki hükümet güçleri. (AP)
TT

Yemen hükümet güçlerinde Husilere Marib'de ağır darbe

Marib'deki hükümet güçleri. (AP)
Marib'deki hükümet güçleri. (AP)

Yemen ordu güçleri ve halk direniş örgütleri, meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun da desteğiyle Marib’in güneyindeki Rahbe ilçesisinin merkezinin kontrolünü Husilerden aldı. Husiler ayrıca dün (Çarşamba) Marib’in batısındaki Kesara cephesinde de eşzamanlı düzenlenen hava saldırıları ile hedef alındı.
Saha kaynakları Şarku'l Avsat'a yaptıkları açıklamada, Arap Koalisyonu savaşçılarının Rahbe’ye yönlendirilen milis takviyelerini hedef aldığını, savaş araçlarını ve mekanizmalarını imha ettiğini aktardılar. Ayrıca İran destekli grubun bir dizi üyesinin de saldırılarda öldüğü bilgisini verdiler.
Kaynaklara göre Murad bölgesinden hükümet güçleri ve aşiret mensupları, Rahbe ilçesinin merkezini ve Cebel Murad'ın diğer bölgelerini ele geçirirken aynı zamanda diğer kuvvetler de komşu Mahiliye bölgesine doğru ilerledi.
Kaynaklar, en az 17 silahlı milis üyesinin ordu ve direniş güçleri tarafından esir alındığını, liderlerinin sürpriz saldırı karşısında kaçmasıyla onlarca üyesinin öldüğünü ve yaralandığını belirttiler.
Husi milisleri, geçtiğimiz aylarda Marib'in güneyinde yoğun saldırılar düzenleyerek Mahiliye ve Rahbe ilçeleri ile Cebel Murad'daki bölgelerin kontrolünü ele geçirdiler. Grubun petrol eyaletinin batı ve kuzeybatı cephelerinde başlattığı saldırılarla eşzamanlı olarak vur-kaç çatışmaları devam ediyor.
Yemen ordusundan medya kaynaklarının ilerleme kaydettiklerini doğruladıkları açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Ulusal Ordu ve Halk Direniş Güçleri, Marib'in güneybatısındaki cephelerde İran destekli Husi isyancı milislerinin kayıpları ile  önemli ilerlemeler kaydettiler.”
Kaynaklara göre Rahbe’de ordu tarafından yürütülen operasyonla bölgedeki stratejik askeri noktalar ve Cebel Murad'daki diğer bölgeler geri alındı. Ayrıca Husilerin Arap Koalisyonu’nun hava saldırıları sonucu ağır can ve maddi kayıplara uğradığı kaydedildi.
Ordu medyasına göre Koalisyon savaşçıları, Husi unsurlarını takviye etmek için sevk edilen milis takviyelerini ve toplanma yerlerini hedef aldı. Husilerin onlarca üyesi öldürüldü, birçoğu da yaralandı.
Ordunun resmi internet sitesinde yer alan habere göre İçişleri Bakanlığı Birinci Müsteşarı Tümgeneral Muhammed Salim bin Ubud, operasyonun ardından bölgenin kurtarılmasıyla birlikte, Rahbe ilçe merkezi ve ilçenin kurtarılmış bölgelerinin güvenliğinin sağlanması için güvenlik teşkilatlarına ve birimlerine talimat verdi. 
İçişleri Bakanlığı Müsteşarı, milislerin kontrolündeki bölgelerdeki ailelere çocuklarını terörist Husi milislerin cephelerine göndermeme çağrısı yaptı.  
Yemenli güvenlik yetkilisi, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun süreçteki rolü ile milislerin takviyelerini ve toplanma noktalarını hedef alarak ulusal ordunun zaferlerine eşlik eden hava saldırılarına övgüde bulundu.
Ordu medyasından salı günü yapılan açıklamada, Marib vilayetinin çevresinde yapılan topçu ateşi sonucu çok sayıda milisin öldürüldüğünü, birçoğunun da  yaralandığı bilgisi verildi. Kuvvetlerin Husileri Kesara cephesinde püskürttüğü, milis saflarında ölümler ve yaralanmalar meydana geldiği kaydedildi.
Aynı kaynaklara göre, milislerin kentin kuzeybatı cephesindeki sızma girişimini önleyen ordu güçlerinin saldırıları sonucu saflarında kayıplar veren Husiler kaçmaya zorlandı.
Diğer ordu tarafından düzenlenen topçu ateşi, Marib'in güneyindeki Murad cephesinde yer alan milis noktalarında ağır can ve teçhizat kaybına yol açtı. Arap Koalisyonu da kentin çevresindeki çok sayıda Husi noktasını hava saldırılarıyla hedef aldı. Saldırıda milislerin  araçları imha edildi.
Husiler son haftalarda başta BM olmak üzere uluslararası ve bölgesel taraflarca yürütülen müzakere girişmlerini kabul etmedi. Görevi sona eren eski BM Yemen Temsilcisi Martin Griffiths'in insani ve ekonomik önlemlerle kapsamlı bir ateşkesi ve nihai bir siyasi çözüm için istişarelere dönmeyi içeren planına da karşı çıktılar. Ayrıca Umman’ın arabuluculuğunda yürütülen çabalara da uzlaşmazlıkla yanıt verdiler.



Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
TT

Suriye: İsrail'in geri çekilmesi için bir takvim olmadan stratejik konular müzakere edilemez

İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)
İsrail güçleri, 23 Temmuz 2025'te İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Mecdel Şems köyü yakınlarındaki Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (AFP)

Suriye'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Beşşar Esed'in Aralık 2024'te devrilmesinden sonra Suriye topraklarını işgal eden İsrail güçlerinin çekilmesi için net ve bağlayıcı bir takvim olmadan, İsrail ile yapılacak görüşmelerde “hiçbir stratejik konuya geçilemeyeceğini” söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, pazartesi ve salı günleri Paris'te düzenlenen ve ABD'nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen son tur görüşmelerin, ABD'nin Suriye'ye yönelik “tüm İsrail askeri faaliyetlerinin derhal dondurulması” yönündeki girişimi ile sona erdiğini söyledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.


El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
TT

El-Alimi: Uluslararası toplumun birliği, Yemen devletinin bütünlüğünü destekledi

"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)
"Vatan Kalkanı" güçleri Hadramut ve el-Mehra'da güvenliği sağladı (Reuters)

Yemen Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen'in ABD ile olan ortaklığına ve meşru hükümete verdiği sürekli desteğe minnettarlığını dile getirerek, uluslararası toplumun Yemen halkıyla birlikte hareket etmesinin devletin bütünlüğünde belirleyici bir faktör olduğunu vurguladı.

El-Alimi dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Massad Boulos ile Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerindeki tek taraflı hamlelerinin ardından yaşanan son gelişmeleri görüştü; bu hamleler neredeyse "Yemen'in ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit edecek yeni bir platform açmıştı."

İlgili bir gelişmede, Vatan Kalkanı Güçleri, Hadramut eyaletinin tamamını kontrol altına aldıklarını ve eyaletteki durumun normale döndüğünü açıkladı. Vatan Kalkanı Güçleri İkinci Tümen Komutanı Albay Fahd Bamumen, durumun kontrol altında olduğunu belirterek, silah veya devlet malını yağmalayanların 48 saat içinde bunları iade etmeleri çağrısı yaptı ve ihlal edenlere karşı yasal ve askeri işlem yapılacağı uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi Ayderus ez-Zübeydi'nin, “Geçiş Konseyi”nin Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen kapsamlı Güney-Güney diyaloğuna katılmayı kabul etmesinin ardından, önümüzdeki saatlerde başkent Riyad'a gelmesi bekleniyor.


Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Danışmanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Aden'deki güvenlik durumu istikrarlı

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura, Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed’in de bulunduğu bir ortamda Hadramut Valisi ile yaptığı önceki bir görüşmede (Ebu Zura’nın ofisi)

Üst düzey bir Yemenli yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçici başkent Aden’deki güvenlik durumunun sakin olduğunu ve genel güvenlik tablosunun istikrarlı seyrettiğini söyledi.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman Ebu Zura’nın ofis müdürü ve Başkanlık Konseyi Danışmanı Cabir Muhammed, “Güvenlik planı saatler içinde hayata geçirildi” dedi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Amalika Tugayları’na bağlı birliklerin Aden’in ana caddelerine konuşlandığı, kentteki hayati ve kamu kurumlarının güvenliğini sağladığı bildirildi. Cabir Muhammed, “Güvenlik durumu sakin, genel tablo istikrarlı” ifadesini kullandı.

Bu arada Güney Geçiş Konseyi (GGK) heyetiyle birlikte Riyad’a ulaşan Muhammed el-Gaysi, ‘atmosferin olumlu olduğunu’ belirterek, güneyli taraflar arasında diyaloğa yönelik bir dizi görüşmeye başlanmaya hazır olunduğunu söyledi.

El-Gaysi, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Aden’den arkadaşlarımla birlikte Riyad kentine ulaştım. Suudi Arabistan’daki kardeşlerimizin himayesinde, güney–güney diyaloğuna hazırlık amacıyla olumlu bir atmosferde bir dizi görüşmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, güneyde yaşanan gelişmelerin devletin, kurumlarının, meşruiyetinin ve yetki temellerinin yeniden kurulması anlamına geldiğini vurguladı.

El-Alimi, bu adımların, istikrarı ve kamu huzurunu korumak, gerçek durumu çatışmalar ve sahte zaferler mantığından uzak bir şekilde ortaya koymak amacı taşıdığını ifade etti.

Başkanlık Konseyi, bir süre önce Aydarus ez-Zubeydi’nin üyeliğini düşürmüş ve onu Başsavcılığa sevk etmişti. Bu karar, ez-Zubeydi’nin vatana ihanet, Yemen Cumhuriyeti’nin siyasi ve ekonomik konumuna zarar verme, devleti darbeye karşı mücadelede engelleme ve iç fitne çıkarma gibi suçlamalarla ilişkilendirildi.

Abdullah el-Alimi, X hesabından yaptığı paylaşımda, güvenlik ve istikrarın korunmasının devlet kurumları, yerel yetkililer ve vatanına bağlı tüm vatandaşların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Bu sorumluluğun, hukukun üstünlüğünü sağlamayı ve vatandaşları korumayı garanti edecek şekilde yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abdullah el-Alimi, ez-Zubeydi’nin isyanının ardından güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Ez-Zubeydi’nin ayaklanmasının ardından bugün güney vilayetlerinde yaşananlar, Suudi Arabistan’ın ve Başkanlık Konseyi’nin bu aşamaya gelinmemesi için gösterdiği tüm samimi çabalara rağmen, ulaşmayı arzuladığımız bir durum değil… Yaşananlardan memnun değiliz.”

Diğer yandan Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, GGK Başkanı Aydarus ez-Zubeydi’nin hareketlerine ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı. Bu açıklama, GGK’ye bağlı güçlerin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinde gerçekleştirdiği askeri gerilimin ardından geldi.

Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın 4 Ocak tarihinde ez-Zubeydi’ye, son askeri tırmanışın nedenlerinin ele alınması amacıyla, 48 saat içinde Suudi Arabistan’a gelmesi yönünde bildirimde bulunduğunu belirtti. El-Maliki, görüşmenin Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Koalisyon liderliği ile yapılmasının planlandığını ifade etti.

El-Maliki, yaptığı açıklamada, ez-Zubeydi’nin Yemen Hava Yolları’na ait bir uçakla seyahati için planlama yapıldığını, ancak uçuşun saatlerce ertelendikten sonra iptal edildiğini belirtti. El-Maliki, bu durumun ardından sahada gerginlik yaşandığını, havalimanı çevresindeki sivil tesislerin yakınında silahlı unsurlar ve askeri araçların görüldüğünü aktardı.

El-Maliki, GGK’ye bağlı güçlerin Aden kentinde çeşitli hareketlilikler gerçekleştirdiğini, askeri konuşlanma yapıldığını ve havalimanı içindeki hareketliliğin engellendiğini kaydetti. Açıklamada, bazı yolların kapatıldığı ve kent genelinde silahlı unsurların konuşlandırıldığı, Koalisyon’un bu durumu ‘gerekçesiz bir adım’ olarak değerlendirdiği ve bunun güvenlik ile istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.