Emeklilik hayatınızı nasıl mantıklı hale getirisiniz?

Suudi Arabistan’da emeklilerin sayısının 2027’de yüzde 105 artması bekleniyor

Başarılı bir emekliliğe giden yol, sağlam ve erken planlamadan geçiyor (Getty Images)
Başarılı bir emekliliğe giden yol, sağlam ve erken planlamadan geçiyor (Getty Images)
TT

Emeklilik hayatınızı nasıl mantıklı hale getirisiniz?

Başarılı bir emekliliğe giden yol, sağlam ve erken planlamadan geçiyor (Getty Images)
Başarılı bir emekliliğe giden yol, sağlam ve erken planlamadan geçiyor (Getty Images)

Nucud Secdi
60 yaşını geçtikten sonra hayatınızın zorluklarla, başarılarla, sosyal ve profesyonel takdirlerle dolu sahnesinin perdesi kapanır. Artık kendi başınızasınızdır ve başka hiçbir şeyle ilgilenmiyorsunuzdur. Ancak emeklilikle elde ettiğiniz bu özgürlükle, rahat ve mutlu bir emeklilik dönemi geçirmek için doğru bir şekilde yatırım ve planlama yapmayı gerektirir. 
Peki bu dönem neden planlama gerektiriyor? Emekli olmanın da hayatınızdaki diğer geçiş aşamalarından farkı yoktur. Her birine başlamadan önce, en iyisini seçene dek düşünürsünüz ve kafanız karışır. Örneğin eğitim hayatına geçiş, ardından üniversite seçimi ve uzmanlık alanı seçimi, ardından iş arama ve iş seçimi...Her yaşın kendine göre bir seçim aşaması vardır ve her birinin doğru planlanması gerekir.

Emekliliğin anlamı
Emeklilik hayatınızın sonu değil, akisine yaşamın bir dönemi ve parçasıdır. Emeklilikle artık finansal olarak istikrarlı ve zihinsel olarak olgunsunuzdur. Ancak hayattaki en anlamlı mutluluğu bulacağınız bu dönem için bazı şeylere ihtiyacınız var. Bir insan hayatında güçlü bir sebep olmadan yaşayamaz, sürekli olarak hayatının anlamını arar.  Şu anda hayattaki rolüm ne? Benim için önemli olan nedir ve ne yapmalıyım? Özellikle aile ve mesleki rollerini tamamladıktan sonra hayata anlam katmak hayatta kalmanın temelidir. Emeklinin hayatına anlam katması sadece hedeflere ve maddi kazanımlara ulaşmak için değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal denge için de bir gerekliliktir.
Emekli sayısındaki artışla birlikte bu insanlara yol göstermek ve  yönlendirmek bir zorunluluk haline geldi. Suudi Arabistan Kamu Emeklilik Kurumu, emekli sayısının 2027 yılına kadar yüzde 105 artışla 1,8 milyon erkek ve kadın emekliye ulaşmasını bekliyor.
Bu kategorinin en çok ihtiyaç duyduğu şey planlama ve özellikle de olumsuz olarak bilinen bu aşamada kimse bunun önemini inkar etmiyor. Emekli Pilot Tümgeneral Abdullah es-Saudun, sosyal medyada emeklilik dönemini planlamaktan bahsediyor ve topluma emekliliğin hayatın sonu olmadığını, aksine farklı bir aşamanın başlangıcı olduğuna dair bilinç kazandırmaya çalışıyor.
Es-Saudun, öğrencilerine emeklilik dönemlerini şimdiden planlamaya başlamalarını söylüyor. Buna şaşıran bazılarına ise  "50'li ve 60'lı yıllardan sonra mutlu ve sağlıklı bir yaşam için şimdiden plan yapın. Emeklilik düşündüğünüzden daha hızlı gelir ve ne kadar erken planlarsanız, sonuçlar o kadar iyi olur"  cevabını veriyor.
Es-Saudun, emeklilik planlarında sağlığa, sağlıklı yaşlanmaya odaklanıyor. Buna gençlik döneminden itibaren spor yaparak ve sağlıklı bir yaşam tarzı izleyerek hazırlanıyor. Emekli olduktan sonra da kendisine destek olacak başarılı bir aile kurma çağrısı yapan es-Saudun, eğlenceli, fiziksel ve zihinsel olarak sağlık verecek olan emeklilik sonrası çalışmanın önemi konusunda her zaman uyarıda bulunuyor.

Kendini erken keşfet
Genellikle emekli olduktan sonra kişi mesleki baskılar nedeniyle ihmal ettiği faaliyetlere ve hobilerine geri döner. Böylece bu hobilerin bir kısmı boş vakitleri doldurma aracına dönüşür ve hatta kişiye emeklilikte ilave bir geçim kaynağı olması da mümkündür.
Ancak es-Saudun, Suudilerin emekli olduktan sonra yaptıkları en belirgin faaliyetlerin gayrimenkul ve hisse satın alma veya tarımla uğraşma yönünde olduğunu belirtirken, hobilerini keşfeden veya iş çerçevesi dışında faaliyetlerde bulunanlar da var diyor. Bu, sonuçları daha sonra netleşecek olan bir trajedidir ve yaptığı şeylerden hiçbir fayda görmeden masraflı faaliyetlerde bulunan ancak bundan zevk alanlar var. Dolayısıyla emeklilerin çoğu köylerine, kırlarına ve çöldeki evlerine geri dönerler.

Emekliliğe psikolojik hazırlık
Bireyin kişisel ve toplumsal değerinin yalnızca yaptığı iş üzerinden değerlendirilmesi, emeklilikte kolay olmayan psikolojik etkilere yol açabilir. Bu nedenle, emeklilik öncesi psikolojik hazırlık, değişimin bireyin yaşamında yaratacağı etkileri azaltır. Birçoğu bu noktadaki psikolojik hazırlığı görmezden geliyor ve ihmal ediyor. Belki de bunun nedeni psikolojik sonuçlar hakkında konuşma eksikliği. Danışman psikiyatrist Meşal el-Agil de emeklilik öncesi psikolojik hazırlıktan ve kişiden kişiye farklılık gösteren - örneğin başka bir şehre taşınmak gibi – emekliliğe eşlik eden yaşam değişikliklerine bağlı olan psikolojik hazırlık döneminin öneminden bahsediyor..
El-Agil, emekli bir kişinin iş arkadaşlığından ve atmosferden uzak kalması ve günlük işlerin aksaması nedeniyle yaşayabileceği rahatsız edici duygulara işaret ederken, iş hayatı boyunca sahip olduğu bazı avantajlara ve emeklilikte bu avantajları kaybetmesine dikkat çekti. Bazılarının emeklilikteki vakitlerini nasıl geçireceklerini düşünmeden ağırlıklı olarak finansal boyuta odaklandıklarını, bu nedenle yalnızlık, sıkıntı, endişe, sinirlilik, can sıkıntısı duygulara eğilimli hale geldiğini belirtiyor. İncelenen emeklilerin üçte birinin uyum sorunu yaşadığından bahseden çalışmalardan birinde de bu emeklilik sonrası depresyon riskini arttığı söyleniyor.
Danışman ve psikiyatr, emeklinin duygularını ve hislerini gizlediğini, bazen kendi içinde hissettiklerinden farklı olarak başkalarının önünde ruh sağlığı yerindeymiş gibi davrandığını, gerçek duygularını yakınlarına anlatmaktan kaçındığını ve bunlarla ilgilenmeyi görmezden geldiğini belirtti. Bu durumun kişinin uzun süreli acı çekmesine ve sorunun daha da şiddetlenmesine neden olduğunu, emekli kişinin psikolojik sıkıntı yaşıyorsa bir akraba, arkadaş ya da psikologla konuşmaktan çekinmemesi gerektiğini kaydetti.

Finansal güvenlik bir önceliktir
Emeklilikte yaşanabilecek finansal sorunlar emekli için önemli bir endişe kaynağı olduğundan, kişinin hayatında istikrarı sağlaması için bir plan geliştirmesi gerekir. Genellikle, kişi erken yaşta karşı karşıya olduğu yükümlülüklerle uğraşırken, emeklilik planına uygun hareket ederek yirmili veya otuzlu yaşlarında birikim yapmaya başlamakta zorlanır.
Suudi Arabistan Ekonomi Derneği İcra Direktörü Abdullah Es-Sakabi, profesyonel yaşamın başlangıcı ile emeklilik için finansal planlamanın başlangıcına dikkat çekiyor. Emeklilik sonrası için finansal planlamanın iyi yapılmadığı her gün, daha iyi bir yaşam ve rahat finansal istikrar fırsatını kaçırmak demektir. Emeklilik sonrası kazancınız, çalışma süresi boyunca aldığınız maaş, ikramiye ve diğer gelirlerin düşmesiyle daha alt seviyede sabit hale gelir. Emekliliğin erken planlanması, gereksinimlerin ve yükümlülüklerin karşılanmasına yardımcı olan rahat bir finansal seviyeye ulaşılmasını sağlar. Bu aşamada herhangi bir acil finansal zorlukla karşı karşıya kalınırsa emeklilik aşaması için tasarrufta bir başarısızlık olduğunu gösterir. Ancak birey bir hedef belirlediği sürece ve bunu başarmak için çabalarsa bu onun için iyi bir şeydir.
Suudi Ekonomi Derneği'nin İcra Direktörü, bir kariyerin başlangıcında bir finansal plan hazırlayarak, bireyin gelirinin büyük bir kısmını biriktirebilmesi için finansal planlama için basit adımlara dikkat çekti. Kişinin evlilik öncesi hayatının başlangıcında herhangi bir maddi zorunluluk ve yükümlülüklerin olmaması nedeniyle kariyerinin başında yaptığı, bütçesinin üzerinde bir araba satın almak veya turizm ve seyahat gibi lüksler için borç alma hatalarına değindi.
Es-Sakabi, emeklilikte finansal güvensizliği azaltmaya yönelik planlara da değindi. Bunlardan birinin uzun vadeli finansal planlardan biri olan için tasarruf ve yatırım olduğunu kaydetti. Ayrıca tasarrufların değerini korumanın ve artırmanın yollarını aramaya da işaret etti. Böylece uzun vadede kazanç sağlayan, gelir artışı sağlayan ve tasarrufları koruyan, istenen hedefe ulaşmaya yardımcı olan hisse senedi piyasaları, yatırım fonları veya ticari projelere katılım gibi, kişiye ve doğasına uygun olan diğer yatırımlar da dahil olmak üzere değerlendirilerek enflasyon ve fiyat artışlarına karşı konulabilir.
Ayrıca konut sahibi olmak ve tüm borçları kapatmak gibi temel gereksinimleri ve yükümlülükleri güvence altına almanın yanı sıra ek bir gelir kaynağı sağlamanın ve bir kişinin kariyeri boyunca sahip olduğu deneyim ve yeteneklerden yararlanmanın önemini vurguladı.

 


Antidepresanların görünmeyen etkisi sualtında ortaya çıktı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Antidepresanların görünmeyen etkisi sualtında ortaya çıktı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Yeni araştırmaya göre balıkları antidepresanlarımıza maruz bırakıyoruz ve bu, onların dengesini bozuyor.

Her 6 Amerikalı yetişkinden biri antidepresan kullanıyor. İlaçlar daha sonra idrar yoluyla vücuttan atılıyor. Ancak Japon araştırmacılara göre vücuttan çıktıktan sonra bile etkilerini sürdürüyorlar.

Bu atık sular okyanuslara veya nehirlere karıştığında, ilaçlar balıkların beyin kimyasını değiştirebiliyor. Araştırma ayrıca, balıkların bu ilaçlara insanlardan daha duyarlı olduğunu ve bu durumun deniz ekosistemleri üzerinde daha geniş etkiler yaratabileceğini gösteriyor.

Japonya'daki Tokyo Bilim Üniversitesi'nden Profesör Shinichi Miyagawa, ağustosta yaptığı açıklamada, "Balıklardaki temel moleküler hedeflerin, insanlardaki karşılıklarından daha duyarlı olabileceğini gösteren çalışmamız, sudaki yaban hayatının farmasötik maddelere maruz kalmasının potansiyel risklerine dair önemli ipuçları sunuyor" demişti.

Araştırmacılar, antidepresanların iki Japon balığı türü üzerindeki etkisini inceledi: Medaka ve ayu.

Balıklar da insanlar gibi nörotransmitterleri (yani dopamin ve serotonin gibi mutluluk hormonlarını da içeren vücudun kimyasal habercilerini) kullanır. Bu nedenle sözkonusu ilaçlar balıkların davranışlarını ve vücut fonksiyonlarını da etkileyebilir.

Bu ilaçlar insanlarda genellikle, nörotransmitterleri düzenleyen ve "monoamin taşıyıcıları" diye adlandırılan proteinlerle etkileşime girerek bu hormonların seviyelerini değiştirme yoluyla işlev görür.

Bu proteinlerin üç türü var: Serotonin düzenlemesinden dolayı SERT diye bilinen biri, dopamin için DAT diye bilinen diğeri ve "savaş ya da kaç" tepkisini tetikleyen bir haberci olan norepinefrin için NET adı verilen üçüncüsü.

Balıklarda da bu proteinlerin benzerleri bulunuyor ancak bunların ilaçlara benzer şekillerde tepki verip vermediği belirsizdi.

Bunu daha iyi anlamak için araştırmacılar, balıklardan alınan genleri klonladı ve genetiği değiştirilmiş insan hücreleri üretti.

Hücreler antidepresanlara maruz bırakıldı ve araştırmacılar, balıklardaki proteinlerin (özellikle de serotoninle ilişkili olanların) ilaçlara karşı daha duyarlı olduğunu gözlemledi.

Testler, balıklardaki SERT proteinini devre dışı bırakmak için gereken ilaç konsantrasyonunun, insanlardakine kıyasla bazen 10 kattan daha düşük olduğunu gösterdi.

Üstelik insanlarda normalde bu proteinlerle etkileşime girmediği düşünülen bazı ilaçlar bile balıklara ait proteinleri etkiledi. Bu durum, sözkonusu ilaçların bulunduğu sulara maruz kalan balıklarda ve diğer hayvanlarda daha fazla beklenmedik yan etki görülebileceğine işaret ediyor.

xcdvfgh
Daha önceki birbirinden bağımsız araştırmalar, Teksas'taki balıkların antidepresan Prozac'a maruz kaldığını ve opioid testlerinin pozitif çıktığını ortaya koymuştu (AFP)

Benzer bir araştırma üzerinde çalışan Kanada'daki McMaster Üniversitesi'nden Profesör Sigal Balshine, 2017'de yaptığı bir açıklamada, "Balıkları kömür madenindeki kanaryalar gibi düşünebiliriz" ifadesini kullanmıştı.

Araştırmacılar ayrıca, testlerdeki proteinleri etkilemek için gereken ilaç yoğunluklarının, kirlenmiş su yollarında da ölçüldüğünü tespit etti.

Gelecekteki çalışmalar, ilaçların ekosistemler ve canlılar üzerindeki biyolojik etkilerini inceleyecek.

Daha önceki birbirinden bağımsız araştırmalar, Teksas'taki balıkların antidepresan Prozac'a maruz kaldığını, bazılarının opioid testlerinin pozitif çıktığını ve daha saldırgan hale geldiğini ortaya koymuştu.

Independent Türkçe


Nolan'ın 20 yıllık dönem filmi yeniden gündemde: Yüzyılın en iyilerinden

Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)
Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)
TT

Nolan'ın 20 yıllık dönem filmi yeniden gündemde: Yüzyılın en iyilerinden

Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)
Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)

Şu sıralar vizyondaki Odyssey'le (The Odyssey) gişe rekorları kıran Christopher Nolan'ın benzersiz anlatımıyla şekillenen Prestij (The Prestige), gösterime girmesinin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen izleyicileri büyülemeyi sürdürüyor. 

Yıldızlarla dolu oyuncu kadrosuyla 2006'da seyirciyle buluşan film, aradan geçen yıllara rağmen Netflix izleyicileri tarafından "başyapıt" diye anılıyor.

Christopher Nolan ve kardeşi Jonathan Nolan'ın, Christopher Priest'in 1995 tarihli aynı adlı romanından sinemaya uyarladığı film, Viktorya dönemi Londrası'nda geçiyor.

Hikayenin merkezinde Hugh Jackman ve Christian Bale'in canlandırdığı, birbirine rakip iki sahne sihirbazı yer alıyor.

Jackman'ın canlandırdığı Robert Angier, eşini bir gösteri sırasında kaybedince iki sihirbazın dostluğu düşmanlığa dönüşüyor.

Angier ve Bale'in hayat verdiği Alfred Borden, yıllar boyunca birbirlerinin gösterilerini sabote etmek için her türlü sınırı zorluyor.

Jackman ve Bale'e Michael Caine, Scarlett Johansson, Rebecca Hall, Andy Serkis ve David Bowie eşlik ediyor.

Birleşik Krallık merkezli köklü gazete Express, giderek yükselen gerilimi ve incelikle kurulan yapısı sayesinde filmin gerçek bir sihirbazlık numarası gibi işlediğini yazıyor:

Doğrusal olmayan, parçalı anlatısı izleyicinin dikkatini bir an bile ekrandan ayırmasına izin vermiyor.

Gösterime girdiği dönemde gişede başarı kazanan film, En İyi Sinematografi ve En İyi Sanat Yönetimi dallarında Oscar'a aday gösterilmişti.

Eleştirmenler ve sinemaseverler, Prestij'i bugün de Nolan'ın erken dönem başyapıtlarından biri olarak görüyor.

Bağımsız sinema platformu ve podcast The Take-Up'ın ekibi filmi "çatışan dünya görüşleriyle ortak saplantıların görkemli ve heyecan verici bir tasviri" diye nitelendirirken, izleyiciler de filmin incelikli kurgusunu, güçlü oyunculuklarını ve beklenmedik ters köşelerini övüyor.

IMDb'deki bir izleyici Prestij'i "Nolan'ın hak ettiği değeri görmemiş başyapıtı" diye nitelendiriyor. 

Bir başka izleyici ise filmin 20 yıl sonra bile büyüsünü koruduğunu belirterek şu yorumu yapıyor:

Bu yüzyılın en iyi filmlerinden biri.

Independent Türkçe, Express, Mirror


Listelerin zirvesindeki dizi tek sezonda iptal edildi

Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
TT

Listelerin zirvesindeki dizi tek sezonda iptal edildi

Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)

Prime Video, başrollerini Hannah Waddingham ve Octavia Spencer'ın paylaştığı Sür ya da Öl'ü (Ride or Die) ilk sezonunun ardından iptal etti. 

Yaz döneminin dijital yayıncılık alanındaki en başarılı yapımlarından birinin Prime Video'da devam etmeyecek olması sektörde şaşkınlık yarattı. 

Ancak Deadline'a göre dizinin başlıca yapımcılarından Paramount Television Studios, aksiyon ve komediyi buluşturan diziye yeni bir platform bulmak için görüşmelere başladı.

İlk kez Aralık 2023'te duyurulan ve bu yıl temmuzda izleyiciyle buluşan Sür ya da Öl, birbirini çok iyi tanıdığını düşünen iki yakın dostun hikayesini anlatıyor.

Octavia Spencer'ın canlandırdığı Debbie Claybourne'le Hannah Waddingham'ın hayat verdiği Judith Burton'ın sıradan yaşamları, Judith'in aslında uluslararası bir suikastçı olduğunun ortaya çıkmasıyla altüst oluyor.

Geçmişten gelen gizemli bir figürün ortaya çıkması ve bir suikast girişiminin ters gitmesi üzerine ikili, peşlerindeki güvenlik güçlerinden, profesyonel katillerden ve tehlikeli suçlulardan kaçarak Avrupa boyunca zamana karşı yarışıyor.

Yüksek bütçeli yapımları geride bıraktı

Yayın hayatına sessiz sedasız başlamasına rağmen kısa sürede ABD'nin günlük izlenme listelerinde zirveye çıkan dizi, Kainatın Hakimleri (Masters of the Universe) gibi yüksek bütçeli yapımları bile geride bırakmıştı. 

Luminate ve Nielsen verilerine göre ilk haftalarında dijital yayın listelerinin üst sıralarında yer alan yapım, yayımlandıktan sonraki ilk 14 günde Prime Video'nun ABD'de en çok izlenen yeni dizisi olmuştu.

Dünya genelinde de geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Sür ya da Öl, üç hafta boyunca Prime Video'nun en çok izlenen orijinal dizisi olmayı başarmıştı.

Dizi, yayımlanmasının üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen hâlâ platformun küresel ilk 10 listesinde yer alıyor. İzleyicilerin sezonu tamamlama oranının da yeni sezon onayı alan diğer dizilerle benzer seviyede olduğu belirtiliyor.

Eleştirmenlerden ve izleyicilerden yüksek puan

Hem seyircilerin hem de televizyon yazarlarının beğenisini kazanan yapım, Rotten Tomatoes'ta eleştirmenlerden yüzde 96, izleyicilerden ise yüzde 85 oranında olumlu değerlendirme aldı.

Variety eleştirmeni Aramide Tinubu, diziyle ilgili değerlendirmesinde şöyle yazmıştı:

Sür ya da Öl en çok Thelma ve Louise'in (Thelma & Louise) ruhunu yakaladığı anlarda parlıyor. Spencer ve Waddingham arasındaki muazzam uyum izleyiciye de geçiyor. Waddingham'ı tam anlamıyla bir aksiyon yıldızı olarak izlemek de harika.

Tessa Coates'un yarattığı Sür ya da Öl'ün dizi sorumluluğunu Matt Miller ve Peyton Reed birlikte üstleniyor. Oyuncu kadrosunda Ed Skrein, Calam Lynch, Savannah Steyn, Jamie Parker ve Bill Nighy de yer alıyor.

Paramount Television Studios, Amazon MGM Studios, Double Dream ve Orit Entertainment imzalı dizinin devam edip etmeyeceği, başka bir platformun projeyi devralmasına bağlı.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, TVLine