Dibeybe, Libya’nın güney sınırı için ‘güvenlik birimi’ kurdu

Libya Başbakanı Dibeybe ülkenin sınırlarını kontrol etmeyi ve enerji nakil hatlarını güvence altına almayı amaçlıyor

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Trablus’un güney bölgesi belediyelerinin başkanlarıyla yaptığı görüşme sırasında (Hükümet Medya Ofisi)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Trablus’un güney bölgesi belediyelerinin başkanlarıyla yaptığı görüşme sırasında (Hükümet Medya Ofisi)
TT

Dibeybe, Libya’nın güney sınırı için ‘güvenlik birimi’ kurdu

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Trablus’un güney bölgesi belediyelerinin başkanlarıyla yaptığı görüşme sırasında (Hükümet Medya Ofisi)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Trablus’un güney bölgesi belediyelerinin başkanlarıyla yaptığı görüşme sırasında (Hükümet Medya Ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeyde, ülkenin komşularıyla olan geniş sınırları korumak ve terör gruplarının saldırılarını geri püskürtmek amacıyla, güneydeki şehirlerin güvenliğini sağlamak için ortak bir güvenlik birimi kurdu.
Onlarca yıldır dışlanma ve marjinalleşmeden mustarip olan güney, yeni yürütme otoritesi ve Ulusal Ordu (LUO) arasında, ‘sınırdan sızanların izinsiz girişinden korunmaya çalışmak için kuvvet gönderme’ konusunda bir çatışma çemberine girdi.
Dibeybe’nin geçen çarşamba akşamı aldığı karara göre 11 güvenlik kurumunun temsilcilerinin de yer alacağı ortak güvenlik odasının başına Tuğgeneral Mahmud Ömer Said atandı. Söz konusu güvenlik kurumlarının ise Libya istihbarat birimi, iç güvenlik, yasadışı göçle mücadele, cezai soruşturmalar birimi, Narkotik ve Psikotrop Maddelerle Mücadele Genel Müdürlüğü, Gümrük İdaresi, Güvenlik Operasyonları Genel Müdürlüğü, Merkezi Destek Genel Müdürlüğü, güneydeki Liman Güvenliği Genel Müdürlüğü, Havacılık Genel Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğü olduğu belirtildi.
Güney sakinleri, şehirlerin sorunlarını çözme ve yakında unutulacak geçici talimatların olmaması umutlarını dile getirerek, güvenlik birimi oluşturma kararını büyük bir sevinçle karşıladı.
Karar, polisin güvenliğin korunmasına yönelik desteği ve denetimi de dahil, güney bölgesinin güvenliğini sağlamak için gerekli önlem ve düzenlemeleri yapmak başta olmak üzere Ortak Güvenlik Komitesi’ne bir dizi görev yükledi. Aynı şekilde komite, ülkenin güney sınırlarının güvenliğini sağlamak için ilgili makamlarla birlikte planlar geliştirmek, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla komşu ülkelerle koordinasyon da dahil olmak üzere bunların uygulanmasını denetlemekle ile görevlendirildi.
Dibeybe, kararında, ‘terör gruplarının’ hareketlerinin takip edilmesi ve çember ülkelerdeki ilgili güvenlik birimleriyle koordineli olarak bu grupların ortadan kaldırılması için çalışılması gerektiğini vurguladı. Kararda, yasadışı göç, insan ticareti ve kaçakçılık yollarını takip etme ve bu olguları frenleyecek pratik planlar geliştirme meselelerine de dikkat çekildi.
Komşu ülke Çad’daki kötüleşen koşullar ışığında Libyalıların da korkuları artıyor. Bu bağlamda Dibeybe, ‘komşu ülkelerden gelen silahlı grupların takip edilmesinin ve ilgili makamlarla koordineli olarak bu grupların sınır dışı edilmesi için önlemler alınmasının yanı sıra olumsuz ve yıkıcı olaylarla mücadele edilmesinin ve acilen gerekli çözümlerin geliştirilmesi için çalışmaların yürütülmesinin’ gerektiğini vurguladı.
Abdulhamid Dibeybe, güney bölgesinde faaliyet gösteren güvenlik birimlerinin koşullarına da değinerek, çalışmalarını değerlendirmeleri ve verimliliklerini artırmak için uygun kararlar almaları talimatını verdi. Başbakan ayrıca, Ortak Güvenlik Komitesi’nin görevleri doğrultusunda güneydeki sosyal bileşenlerle koordinasyonun sağlanmasının, bunun güvenlik planına entegre edilmesinin ve can ve mal güvenliğinin korunması için güç kullanımının sınırlandırılmasının önemine dikkat çekti.
Öte yandan Dibeybe, yerinden edilmişlerden sorumlu devlet bakanı Ahmed Ebu Huzam başkanlığında Yerinden Edilmişlerin İşleri ve İnsan Hakları Yüksek Komitesi’nin göreve başlaması emri veri. Komite, yerinden edilmişlerin şikayetlerini almak, evlerine dönmelerini engelleyen zorlukları incelemek ve ilgili makamlarla koordineli olarak bunları aşmak için çalışmakla görevlendirildi.
LUO başkomutanı Mareşal Halife Hafter’in Nisan 2019’da başkent Trablus’ta başlattığı savaşın ardından yerinden edilmişlerin sayısı arttı. Bu bağlamda yaklaşık yarım milyon vatandaş evsiz kalırken, atıl durumdaki fabrikalarda ve bitmemiş binalarda yaşamaya başladılar. Ancak daha sonra birçok evlerine geri döndü ve geride, yalnızca evleri tamamen yıkılan ve yaşanamaz hale gelenler kaldı.
Dibeybe tarafından kurulan komite, yerinden edilmişlerin tüm medeni haklarından yararlanmalarını sağlamak için çalışacak. Komite, onlara ev sahipliği yapan belediyeleri de verilerini Yerinden Edilmişler ve İnsan Hakları Devlet Bakanının ofisinde izleme sistemine kaydetmeye çağırdı.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.