Cezayir halk hareketi 100 eylemcinin serbest bırakılmasını sevinçle karşıladı

Gözlemciler, adımı ‘siyasi tutuklular sorununun neden olduğu büyük baskıdan’ kurtulma girişimi olarak nitelendirdi.

Halk hareketi eylemcileri, özgürlük ve değişim talep ediyor (AFP)
Halk hareketi eylemcileri, özgürlük ve değişim talep ediyor (AFP)
TT

Cezayir halk hareketi 100 eylemcinin serbest bırakılmasını sevinçle karşıladı

Halk hareketi eylemcileri, özgürlük ve değişim talep ediyor (AFP)
Halk hareketi eylemcileri, özgürlük ve değişim talep ediyor (AFP)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un ‘kamu düzenini bozma davalarıyla ilgili eylemlerden hüküm giyen 30 mahkûm için af kararı aldığı ve aynı eylemlerden dolayı hapsedilen diğer 71 genci de affettiği belirtildi. Tebbun, tarafından çıkarılan af kapsamında halk hareketine mensup 46 tutuklu cezaevinde çıktı. Gözlemcilere göre Cumhurbaşkanı Tebbun, etkisiz hale getirmesi gereken çok sayıda mayınla karşı karşıya.
15 Temmuz’da Hirak Tutuklularının Serbest Bırakılması Ulusal Komitesi, sosyal medya organları üzerinden çoğu yirmili ve otuzlu yaşlardaki genç erkekler de dahil, serbest bırakılan 46 kişinin isimlerini yayınladı. Bu isimler, 12 Haziran’da yapılan parlamento seçimleri sırasında ve öncesinde güvenlik güçleri tarafından geçen yılki anayasa referandumuna karşı yapılan gösterilerde gözaltına alınmıştı.
Geçen çarşamba günü cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Tebbun’un ‘kamu düzenini bozma davalarıyla ilgili eylemlerden hüküm giyen 30 mahkûm için af kararı aldığı ve aynı eylemlerden dolayı hapsedilen diğer 71 genci de affettiği belirtildi. Açıklamada, cezaevlerinden çıkışlarının ve ailelerine kavuşmalarının çarşamba günü akşamı başladığına dikkati çekti.
Tüm vilayetlerde eylemcilerin tutulduğu cezaevleri önlerinde, yüzlerce tutuklunun ailesi çocuklarının serbest bırakılması için toplandı. Birçok aile, çocuklarının serbest bırakılacaklar listesinde bulunup bulunmadığını bilmiyor. Yasal olarak af prosedürlerinin, nihai hapis cezası almış mahkumlar için geçerli olduğu belirtildi. 
Gözaltına alınan göstericilerden birinin annesi Selim Şayali, 15 Temmuz’da Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bugün (15 Temmuz Perşembe) oğlumun çıkmasını bekliyorum. Dün gece geldim. Ama hapisten çıkmadı. Avukatı bana hapishaneden çıkıp çıkmayacağını bilmediğini söyledi. Oğlum hücrede olmayı hak edecek bir suç işlemedi. Sadece ülkelerinin şartlarını iyileştirmek isteyen binlerce Cezayirli ile gösteriler yürütüyordu” dedi.
Gözlemcilere göre 100’den fazla tutuklunun serbest bırakılması, özgürlükler alanında yaklaşık 300 girişimden biri olarak sayılıyor. Gözlemciler, siyasi tutuklular meselesinin oluşturduğu büyük iç ve dış baskıdan kurtulmanın kendi çıkarlarına olacağını belirtti. Aynı gözlemciler ayrıca bu girişimlerin, bir haftadır kötüleşen yaşam koşullarına karşı güney şehirlerinde patlak veren halk protestolarının yönetimi zayıflattığını dile getirdi.
Siyasi analist ve hareketin bir üyesi olan Muhammed Hanad, “Tutukluların serbest bırakılması dolayısıyla sevinçliyiz. Bu durumun, bu kişilerin tutuklanma nedenlerini ve tutukluluk koşullarını sormamız gereken yönetimin bir lütfu olmadığını unutmamalıyız. Gözaltına alınanların serbest bırakılması, yetkili makamın yaptığı hatayı kabul etmesinin ve özür dilemesinin değil, daha çok sürekli iç ve dış baskıların bir sonucudur” dedi. Hanad ayrıca, demokratik olmayan rejimlerin, özgürlük talep eden muhaliflerini her zaman bu özgürlükten alıkoyarak yanıt verdiklerini söyledi.
Cezayir hükümeti, ‘sokaktaki göstericilere uzanan, evlerine baskın düzenlenmesine ve eşyalarına el koyulmasına yol açan tutuklama kampanyaları nedeniyle’ Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin, uluslararası ve yerel insan hakları kuruluşların tepkisiyle karşılaşmıştı. Aynı baskıya maruzu kalan medya çalışanlardan ‘Liberte’ gazetesi muhabiri Rabah Karaş’ın serbest bırakılması içinde çağrılar yapılıyor. Karaş, ülkenin güneyinde savcılığın ‘nefrete teşvik’ olarak nitelendirdiği yazıları nedeniyle üç ay boyunca hapis cezasına çarptırıldı. Cumhurbaşkanı Tebbun, Fransa merkezli bir gazeteye yaptığı açıklamada, Karaş’ın yazılarının ateşi körüklediğini söylemişti.
Öte yandan muhalefet partileri, iki hafta önce ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla hapsedilen ‘Demokratik ve Toplumsal Hareket (eski adıyla Cezayir Komünist Partisi)’ başkanı Fethi Karas’ın serbest bırakılması çağrısı yapıyor.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram