Uzmanlar İngiltere'nin kısıtlamaları kaldırma kararını "Dünya için bir tehlike" olarak görüyor

Londra Pazartesi günü koronavirüs ile ilgili kısıtlamaları kaldırmaya hazırlanıyor (AP)
Londra Pazartesi günü koronavirüs ile ilgili kısıtlamaları kaldırmaya hazırlanıyor (AP)
TT

Uzmanlar İngiltere'nin kısıtlamaları kaldırma kararını "Dünya için bir tehlike" olarak görüyor

Londra Pazartesi günü koronavirüs ile ilgili kısıtlamaları kaldırmaya hazırlanıyor (AP)
Londra Pazartesi günü koronavirüs ile ilgili kısıtlamaları kaldırmaya hazırlanıyor (AP)

İngiltere’de Boris Johnson hükümetinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında alınan kısıtlamaların pazartesi günü kaldırılmasına yönelik planının, dünya için tehlike oluşturduğunu belirten uzmanlar, aşıya karşı dirençli varyantların ortaya çıkması için verimli bir zemin hazırladığını ifade etti. Dün yerel basında yer alan haberlere göre, bilim adamları ve doktorların düzenlediği acil zirve sırasında, İngiltere’nin küresel bir ulaşım merkezi olması sebebiyle koronavirüsün yeni varyantlarının dünyaya hızla yayılmasını sağlayacağını belirttiler.
The Guardian gazetesinin haberine göre, Yeni Zelanda, İsrail ve İtalya hükümetlerindeki sağlık danışmanlarının, İngiltere’nin kısıtlamaları kaldırma planının tehlikesine yönelik uyarıda bulunan uzmanlar arasında yer alırken, 1200'den fazla bilim insanının prestijli “Lancet” dergisinde yayınlanan bir mektuba destek verdiği ve Johnson hükümetinin kararının aşıya dirençli varyantların ortaya çıkmasına izin verebileceği konusunda uyarıda bulunulduğunu belirtti. Bu uyarılar, İngiltere’nin yetişkin nüfusun üçte ikisinin iki dozla aşılanmasına rağmen dün (Cuma), Ocak ayından bu yana Kovid-19 sebebiyle bir günde en yüksek yeni vaka sayısını kaydettiğini duyurması ile aynı zamana denk geldi.
Resmi verilere göre, perşembe günü 48 bin 553 vaka kaydedilirken dün 15 Ocak’tan bu yana kaydedilen en yüksek günlük vaka sayısı olarak 51 bin 870 yeni vakanın kaydedildi. Ülke ayrıca, perşembe günü kaydedilen 63 can kaybının ardından ölüm sayılarında düşüş kaydederek, dün, teşhisin konulmasından sonraki 28 gün içerisinde hayatını kaybeden 49 yeni ölüm kaydetti. Böylece Büyük Britanya’da pandeminin başlangıcından beri kaydedilen toplam can kaybı 128 bin 642 kişiye yükseldi.
Bu bağlamda İngiltere hükümetinin baş sağlık danışmanı Profesör Chris Whitty, pandemi ile mücadele kapsamında alınan kısıtlamaları kaldırmadan önce, ülkenin henüz tehlikeyi atlatmadığını belirterek koronavirüs krizinin hızla geri dönebileceğine yönelik uyarıda bulundu. Whitty Reuters’a yaptığı açıklamada, şu an hastanelerdeki düşük vaka sayısının önümüzdeki iki ay içinde tekrar tehlikeli seviyelere yükselebileceğini belirtti ve “Henüz tehlikeyi atlatmadık, aşı programı ve ilaçlar sayesinde çok daha iyi bir durumdayız” dedi.
Başbakan Boris Johnson, kısıtlamalar kaldırıldığında yeni bir salgın dalgasının oluşmasının ve daha fazla ölümün kaydedilmesinin kaçınılmaz olduğunu, ancak en büyük zararın ekonominin kapalı kalmaya devam etmesinden kaynaklanacağını belirtti.



Rusya İçişleri Bakanı 'ikili görüşmeler' için Küba'da

Kolokoltsev, Venezuela'da öldürülen Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katılırken (AFP)
Kolokoltsev, Venezuela'da öldürülen Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katılırken (AFP)
TT

Rusya İçişleri Bakanı 'ikili görüşmeler' için Küba'da

Kolokoltsev, Venezuela'da öldürülen Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katılırken (AFP)
Kolokoltsev, Venezuela'da öldürülen Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katılırken (AFP)

Rusya İçişleri Bakanı Vladimir Kolokoltsev, ABD'nin komünist ada üzerindeki baskısını yoğunlaştırdığı bir dönemde dün, ikili görüşmeler yapmak üzere Küba'ya bir ziyaret başlattı.

Büyükelçilik, sosyal medyada yaptığı açıklamada, içişleri bakanının "bir dizi ikili görüşme yapacağını" belirtti ve Kolokoltsev'in gelişini gösteren bir video eşliğinde, Küba İçişleri Bakanı Alberto Álvarez'in Rus mevkidaşını Havana havaalanında karşıladığını belirtti.

Rusya'nın Havana Büyükelçisi Viktor Koronelli, X hesabından yaptığı açıklamada, "İkili iş birliğini güçlendirmek ve suçla mücadele etmek amacıyla dün gece kardeş ülke Küba'ya gelen Rusya İçişleri Bakanı Vladimir Kolokoltsev'i Havana'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullandı.

Küba'nın başkentindeki havaalanından devlet televizyonu Russia-1'e konuşan Kolokoltsev, ABD güçlerinin ocak ayı başlarında Karakas'ta başlattığı ve Başkan Nicolás Maduro'nun tutuklanmasıyla sonuçlanan askeri operasyon hakkındaki Moskova'nın tutumunu yineledi.

"Rusya'da bu eylemi Venezuela'ya karşı haksız bir silahlı saldırı olarak görüyoruz," dedi. "Bu eylem hiçbir koşulda haklı gösterilemez ve dış etkenlere karşı koymak için uyanıklığı artırma ve çabaları birleştirme ihtiyacını yeniden teyit etmektedir" dedi, ancak daha fazla ayrıntıya girmedi.

Bu arada, ABD'nin Küba Büyükelçisi Mike Hammer, ABD'nin Küba Büyükelçiliği'nin X platformuna göre, dün Miami'de ABD Güney Komutanlığı komutanıyla "Küba ve Karayipler'deki durumu görüşmek" üzere bir araya geldi.

Rus bakanın ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'daki askeri operasyonun ardından Küba'ya yönelik tehditlerini artırdığı bir dönemde gerçekleşti. Bu operasyonda, bazıları Maduro'nun güvenlik ekibinde olan 32 Kübalı asker öldürüldü. Kolokoltsev, dün Kübalı askerler için düzenlenen anma törenine katıldı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Trump'ın Küba ile Amerika Birleşik Devletleri arasında görüşmelerin devam ettiği yönündeki iddialarını yalanladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Rusya ve Küba, Rusya'nın 2012'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana ilişkilerini güçlendirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Kolokoltsev, 2013'te gerçekleşen önceki Havana ziyaretinde, Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ve eski Küba lideri Raúl Castro tarafından karşılanmıştı.


Trump, uçağında yaşanan küçük bir arıza nedeniyle Washington'a geri döndü

ABD başkanının uçağı, Air Force One (Reuters)
ABD başkanının uçağı, Air Force One (Reuters)
TT

Trump, uçağında yaşanan küçük bir arıza nedeniyle Washington'a geri döndü

ABD başkanının uçağı, Air Force One (Reuters)
ABD başkanının uçağı, Air Force One (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık uçağının "küçük" bir elektrik arızası nedeniyle Washington'a geri dönmek zorunda kalmasının ardından dün gece geç saatlerde Davos forumuna yaptığı yolculuğa devam etti.

Trump ve beraberindekiler, Joint Base Andrews'te uçak değiştirdikten sonra, ilk kalkışlarından yaklaşık iki buçuk saat sonra, gece yarısından kısa bir süre sonra tekrar havalandılar.

Beyaz Saray, ABD Başkanı'nın, İsviçre'deki Dünya Ekonomik Forumu'na gitmek üzere kalkıştan kısa bir süre sonra Air Force One uçağında "küçük bir elektrik sorunu" tespit edilmesi üzerine Maryland'deki Joint Base Andrews'e geri dönerek uçağı değiştirdiğini belirtti.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Caroline Leavitt, kalkıştan sonra mürettebatın "küçük bir elektrik sorunu" tespit etmesinin ardından geri dönme kararının alındığını ve ihtiyatlılık amacıyla bu kararın verildiğini söyledi. Leavitt, Başkan Trump'ın yolculuğuna devam etmek üzere başka bir uçağa bineceğini belirtti. Trump, İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda diğer dünya liderlerine katılmak üzere yola çıkmıştı.

ABD Başkanı veya Başkan Yardımcısının dahil olduğu olaylar nadir olsa da daha önce yaşanmıştır. 2011'de, dönemin Başkanı Barack Obama'yı Connecticut'taki bir etkinliğe götürürken, Air Force One uçağı kötü hava koşulları nedeniyle inişini iptal etmek zorunda kalmıştı.

2012'de ise dönemin Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın içinde bulunduğu Air Force One uçağı Kaliforniya'da kuşlara çarpmış, ancak daha sonra güvenli bir şekilde iniş yapmıştı.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.