Müeyyid El-Tarafi (Iraklı gazeteci)
Sadr Hareketi’nin lideri Mukteda es-Sadr'ın önümüzdeki ekim ayında yapılacak parlamento seçimlerine katılmayacağını duyurması, Irak sokaklarının seçimlere katılmama yönünde büyük bir boykot kampanyasıyla karşı karşıya kalan hükümette. ve diğer siyasi bloklarda şok yaşanmasına neden oldu.
Sadr, bu kararı “ülkede reform için gerçek niyetlerin olmaması ve çoğu siyasi gücün Irak sokaklarını, seçimlere katılmaya değer tünelin sonunda ışık olduğuna ikna etmek için radikal reformlar yapmayı reddetmesine” cevap olarak aldığını ifade etti. Sadr, seçimlere yönelik geniş çaplı boykotu desteklediğini ve mevcut sistemde reform yapmanın zorluğuna ilişkin görüşlerini ifade ettiği bir mesaj yayınladı.
“Durumu kurtarmak için çağrılar”
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Sadr Hareketi’nin Irak toplumunun önemli bir aktörü olduğunu ve yaklaşan seçimlere katılmamalarının düşünülemeyeceğini vurgulayarak Sadr’ı kararından dönmeye çağırdı. Irak Parlamento Başkanı Muhammed el-Halbusi de Sadr’ı kararını geri almaya davet ettiği açıklamasında "Irak'ın bayrağını yükseltmek ve saflarını birleştirmek için gayretli ve sadık vatandaşlarına ihtiyacı var" ifadesini kullandı.
Sadece Irak kurum başkanları değil, Hikmet Hareketi lideri Ammar el-Hakim, Hukuk Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki, Halk Partisi lideri Ahmed el-Cuburi ve Irak'ın önde gelen siyasi aktörlerinin çoğu da Sadr'ı kararını geri almaya ve parlamento seçimlerine katılmaya davet ettiler.
“Sadr umutsuz"
Sadr Hareketi’nden İsam Hüseyin, liderinin seçimlerden çekildiğini açıklamasının ülkedeki siyasi eylemin gidişatını değiştirme olasılığına karşı duyduğu umutsuzluktan ve kitlelerin savaşının devam etmesinden kaynaklandığını söyledi. Siyasi blokların Sadr Hareketi’ni baltalamak için Nasıriye trajedisini istismar ettiklerini ve bunun kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Hüseyin,ayrıca Sadr Hareketi liderinin mevcut durumun siyasi bir çıkmaza girdiğini ve siyasi blokların Irak halkına yeni bir şey teklif edemediğini tespit ettiğini aktardı. Siyasi blokların ülkedeki yıkımın sorumluluğunu Sadr Hareketi’ne yüklemek için şeytanlaştırma stratejisi yürüttüğünü ifade eden Hüseyin, Sadr'ın vatandaşa hizmet eden siyasi eylemler istediğini ve mevcut yönteme karşı bir protesto ve kırgınlık göstergesi olarak bu kararı aldığını belirtti.
“Seçimlerin meşruiyetini etkilemez”
Kûfe Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü İyad el-Anbar, Sadr Hareketi liderinin seçimlere katılmama veya herhangi bir siyasi oluşumu desteklememe kararının, taktik ve stratejik olarak geri çekilmek için bir adım olduğunu, bunun seçimlerin meşruiyetini etkilemeyeceğini söyledi.
El-Anbar sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sadr taraftarlarının seçimlere katılmaktaki isteksizliği, seçimin meşruiyetini etkilemez. Çünkü seçimlerin meşru veya gayrimeşru olduğunu belirleyecek belirli bir katılım yüzdesi yok. Ne anayasada ne de seçim kanunlarında böyle bir madde yer alıyor. Ancak bu kararın devam etmesi halinde elbette ki siyasi sonuçları olacaktır.”
el-Anbar, Sadr’ın seçimlerden çekilme nedenlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede bunun arkasında İbn el-Hatib Hastanesi ve Nasıriye Hastanesi'nde yaşananlar, elektrik sorunu ve diğer sorunlar gibi krizler meydana geldiğinde Sadr Hareketi’nin sokakla yüzleşme olasılığının daha yüksek olması ihtimali olduğunu söyledi. El-Anbar değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Bu dönemdeki suçlamalar, hizmet bakanlıklarını yürüten Sadr Hareketi'ne yöneltiliyor. Sadr Hareketi bu kararla seçimlere katılmama hususundaki tutumunu belirterek kendisini temize çıkarmak ve sonraki adımları diğer siyasi partilere bırakmak istiyor. Sadr Hareketi mensupları seçimlere katılmak isteselerdi, bakanlıklar konusunda sokağa karşı sorumlu olurlardı ve sorumluluğu üstlenirlerdi. Dolayısıyla taktik ve stratejik olarak geri adım atmak, kitlesel bir yeniden konumlandırmadır. Geri çekilmenin geçici olacağı hipotezini göz ardı etmemek ve bunun sadece bir zaman kazanma girişimi olabileceğini kabul etmek gerekir.”
Sadr'ın seçimlere katılmayacağını ve hiçbir partiyi desteklemeyeceğini kamuoyu önünde açıklamasının ardından, önümüzdeki ekim ayında yapılması planlanan parlamento seçimlerini boykot etmek için Sadr yanlıları tarafından sosyal medyada bir kampanya başlatıldı. Sadr destekçileri, bir tür kitlesel seçim protestosunu simgelemek için elektronik seçim kartları yaktılar.
“Sonuçlara katlanmaktan kaçınmak”
Siyasi Düşünce Merkezi başkanı İhsan el-Şemmari, Sadr Hareketi’nin seçimlerden çekilmesinin siyasi bir krizle başlayan büyük yankıları olacağına ve bu kararın amacının yaklaşan seçimlerin sonuçlarına katlanmaktan kaçınmak olabileceğini ifade etti.
El-Şemmari, seçimlerin Sadr Hareketi olmadan gerçekleşmesi halinde siyasi bir krizin patlak verebileceğini vurguladı. Özellikle Sadr Hareketi’nin ve destekçilerinin büyük ağırlığının, yaklaşmakta olan seçimlere ve bir sonraki hükümete yansıyacak bir dizi etkisi olacağını belirten Şemmari, seçimlerden çekilmenin sebeplerinden birinin de Sadr Hareketi’nin eski Başbakan Adil Abdulmehdi’ye destek vermesi olduğuna ve bu desteğin sonuçlarına katlanmak zorunda kaldıklarına dikkat çekti.
El-Şemmari, son olayların ve bazı siyasi blokların, Sadr hareketinin tüm ilgili bakanlıklarda güçlü bir şekilde yer aldığı ve mevcut başarısızlığın büyük bir bölümünden sorumlu olduğu yönündeki suçlamalarının da seçimlerden çekilme kararı alınmasının önemli nedenlerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.
“Seçimleri ertelemek mi?”
El-Şemmari, Mukteda es-Sadr'ın yaklaşan seçimlerin sonuçlarına, özellikle de etkili görünen seçimlere hile karıştırmak isteyen güçlere katlanmak istemediğini ve seçimin ertelenmesi beklentisiyle onlardan uzaklaşmak istediğini sözlerine ekledi. El-Şemmari açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Sadr Hareketi, kendi destekçilerini ve seçimlerin ekimde yapılmasına sıcak bakanları ikna edebilmek için uygun atmosferin oluşması için seçimin ertelenmesini bekliyor. Bu sebeple seçimleri boykot çağrılarını yükseltmeyi sürdürüyor. Böylece seçimlerin meşruiyetine gölge düşürmeye ve seçimleri ve seçimlere katılımları tartışma konusu haline getirmeye çalışıyor. Özellikle adayların geri çekilmesinin ciddiyetsiz olduğu ve geri çekilme kapısının artık kapandığı düşünüldüğünde Sadr'ın yeniden dönüşü için girişimlerin olması muhtemeldir. Sadr hareketinin seçimlerde varlığına tekrar şahit olabiliriz.”
“Boykot cephesine destek”
Gazeteci ve yazar Basem el-Şera, Sadr Hareket’inin kararının devam etmesi halinde bunun Irak seçimlerinin sınırlı meşruiyetine büyük bir darbe vuracağı ve sonuçlarına inanmayı veya kabul etmeyi zorlaştıracağı görüşünde.
Irak toplumunun geniş kesimlerinin, mevcut siyasi blokların çeşitli alanlarda günlük yaşamlarını iyileştirecek yeni bir şey sağlayamadığına inandıkları için seçimlere katılmayı reddettiklerini de sözlerine ekledi. Şera, silahlı grupların kontrolü ele alması sebebiyle sosyal hizmetlerde açık bir düşüş ve benzeri görülmemiş bir güvensizlik yaşanan orta ve güney Irak’ta, Şii çoğunluklu bölgelerde bu boykotun daha da büyüdüğünü vurguladı.
Şera, Sadr'ın silahlı gruplara sahip olan etkili Şii siyasi güçlerinin, Irak sokaklarının ve ekim destekçilerinin seçimlere geniş çapta katılımını sağlayacak ve böylece siyasi sürece olan güveni yeniden tesis edecek herhangi bir atılım gerçekleştiremeyeceklerine inandığına dikkat çekti. Siyaset sahnesinin şu an büyük bir durgunluğa şahit olduğunu belirten Şera, Sadr’ın tutumunun seçimlerin boykot edilmesine destek verenlerin ve seçimin adaletinden şüphe duyanların tavırlarını büyük ölçüde güçlendirdiğini aktardı.
Şera ayrıca Sadr’ın bu tutumunun ve geniş kitlelerin seçime yönelik boykotlarının herkes için geniş katılımı garanti eden ve silahlı grupları seçim sonuçları üzerindeki etkisini azaltan siyasi bir anlaşma sağlanması için seçimlerin nisan veya mayıs ayına kadar ertelenmesi kararı alınana kadar devam edeceğine inandığını söyledi.
İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)
Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)