Avrupa’da şiddetli yağış ve sel mağdurlarının sayısı artıyor

Almanya’nın batısında sel felaketi sonucu yıkılan bir ev (AFP)
Almanya’nın batısında sel felaketi sonucu yıkılan bir ev (AFP)
TT

Avrupa’da şiddetli yağış ve sel mağdurlarının sayısı artıyor

Almanya’nın batısında sel felaketi sonucu yıkılan bir ev (AFP)
Almanya’nın batısında sel felaketi sonucu yıkılan bir ev (AFP)

Avrupa’da bazı ülkelerde yaşanan şiddetli sağanak yağış ve seller nedeniyle Almanya’da 141, Belçika’da ise kişi 24 hayatını kaybetti.
Ordu ve itfaiyeciler, on yıllardır Batı Avrupa’yı vuran en şiddetli selin yol açtığı yıkımın kurbanlarını arama çabaları yoğunlaştı.

Batı Almanya, Belçika, Lüksemburg ve Hollanda’yı vuran, sokakları ve evleri çamurlu sular altında bırakan selden en kötü şekilde etkilendi.
Felaketten üç gün sonra Almanya’da ölü sayısının 141’e ulaşmasıyla birlikte yetkililer, sular altında kalan bodrumlarda ve çöken evlerde daha fazla ceset bulunmasının muhtemel olduğunu ve yaklaşık 22 bin kişinin arama çalışmaları için seferber edildiğini söyledi.

Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde yer alan, sellerin neden olduğu korkunç heyelandan etkilenen Erftstadt’ın Belediye Başkanı Carolin Weitzel, “Daha fazla kurban bulmayı beklemeliyiz” dedi.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Erftstadt ziyareti sırasında arkadaşları veya ailelerini kaybeden herkes için üzgün olduklarını söyledi.

Başbakan Angela Merkel’in Rheinland-Pfalz eyaletindeki afet bölgesini bugün öğleden sonra ziyaret edeceği açıklandı. 
Merkel, zor durumdaki belediyelere hükümetten kısa ve uzun vadeli destek sağlama sözü vermişti.
Komşu Belçika’da ise ölü sayısı 24’e yükseldi ve birçoğu hala kayıp.

Belçika Başbakanı Alexander De Croo, Maas nehri kıyısında sele maruz kalan bölgeyi ziyaret ederek, sel felaketinde yaşamını yitirenler için 20 Temmuz Salı gününü ulusal yas ilan etti.
Lüksemburg ve Hollanda’ya da yağan şiddetli yağışlar birçok bölgeyi sular altında bıraktı ve yetkililer Hollanda’nın Maastricht kentinde binlerce insanı tahliye etmek zorunda kaldı.

Felaketin gerçek ölçeği artık belli olurken, yıkılması gerekecek hasarlı binalar araştırılıyor, gaz, elektrik ve telefon hizmetlerinin yeniden sağlanması için çaba sarf ediliyor.
İletişim ağlarının kesintiye uğraması, kayıp kişilerin sayısını bulma çabalarını karmaşık hale getirirken, sular altında kalan Ahr Vadisi’ndeki yolların çoğu geçilmez hale geldi.
Hükümet, özel bir yardım fonu kurmaya çalıştığını belirtirken, hasarın maliyetinin birkaç milyar euroya ulaşması bekleniyor.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Avrupa’yı kasıp kavuran fırtınaların iklim değişikliğinden kaynaklandığını söylerken, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier yaşanan bu felaket ışığında küresel ısınmaya karşı daha kararlı bir mücadele çağrısında bulundu.
Alman reasürans devi Münih Re, “Ülkeler, iklim değişikliği nedeniyle doğal afetlerin sıklığı ve yoğunluğunda bir artış beklemeli ve çalışmaların sonunda daha az maliyetli olacak önleyici adımlar atılmalıdır” şeklinde bir açıklama yaptı.



İran'da protestolar yayılıyor... rejim “önleyici müdahale” ile tehdit ediyor

Hamedan'daki gösteriler sırasında trafik yavaşlarken bir protestocu zafer işaretleri yapıyor (AFP- Getty)
Hamedan'daki gösteriler sırasında trafik yavaşlarken bir protestocu zafer işaretleri yapıyor (AFP- Getty)
TT

İran'da protestolar yayılıyor... rejim “önleyici müdahale” ile tehdit ediyor

Hamedan'daki gösteriler sırasında trafik yavaşlarken bir protestocu zafer işaretleri yapıyor (AFP- Getty)
Hamedan'daki gösteriler sırasında trafik yavaşlarken bir protestocu zafer işaretleri yapıyor (AFP- Getty)

İran'daki protestolar dün onuncu gününe girerken, başkent ve diğer şehirlere yayıldı. Rejim ise olası herhangi bir yabancı müdahaleye “önleyici” yanıt vereceği tehdidinde bulundu.

Tahran'ın ana çarşısında protestolar yaşandı. Videolarda güvenlik güçlerinin protestocuları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandığı görülüyor. Aynı zamanda ülke genelinde ticari bölgelerde grevler ve dükkanların kapatılması da yaşandı. Aktivistlere göre protestolar gece boyunca birkaç şehre yayıldı ve zaman zaman güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşandı.

Şarku'l Avsat'ın İnsan hakları örgütü HRANA'dan aktardığına göre protestoların başlamasından bu yana 29 protestocu ve 4 çocuk dahil olmak üzere 35 kişi öldürüldü, bin 200'den fazla kişi gözaltına alındı ve protestolar ülkenin 31 ilinden 27'sine yayıldı.

Siyasi açıdan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ekonomik krizden yürütme ve yasama organlarının sorumlu olduğunu belirterek, televizyonda yayınlanan konuşmasında, parlamentonun ve hükümetin “birlikte ülkeyi bu duruma getirdiğini” söyledi ve krizin derinleşmesinden ekonomik kararları sorumlu tuttu. Pezeşkiyan, bu hatanın “tek bir kişinin suçu olmadığını” ifade etti.

Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin üst düzey savunma komitesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın protestocuları "kurtarma" uyarısının ardından, İran'ın "olaydan sonra karşılık vermekle sınırlı kalmadığı" ve dış tehdit göstergelerini "güvenlik denkleminin bir parçası" olarak değerlendirdiği konusunda bir açıklama yayınladı.


WSJ: Rus denizaltısı, ABD'nin Venezuela açıklarında ele geçirmeye çalıştığı petrol tankerine eşlik ediyor

Bir petrol tankeri, Amerika'nın bu sektörü kontrol altına alacağına dair endişeler arasında Venezuela'nın Maracaibo kentindeki Maracaibo Gölü'nde seyrediyor (EPA)
Bir petrol tankeri, Amerika'nın bu sektörü kontrol altına alacağına dair endişeler arasında Venezuela'nın Maracaibo kentindeki Maracaibo Gölü'nde seyrediyor (EPA)
TT

WSJ: Rus denizaltısı, ABD'nin Venezuela açıklarında ele geçirmeye çalıştığı petrol tankerine eşlik ediyor

Bir petrol tankeri, Amerika'nın bu sektörü kontrol altına alacağına dair endişeler arasında Venezuela'nın Maracaibo kentindeki Maracaibo Gölü'nde seyrediyor (EPA)
Bir petrol tankeri, Amerika'nın bu sektörü kontrol altına alacağına dair endişeler arasında Venezuela'nın Maracaibo kentindeki Maracaibo Gölü'nde seyrediyor (EPA)

Wall Street Journal, bir ABD yetkilisine dayandırdığı haberinde, Rusya'nın yaşlanan petrol tankeri Bella 1'e refakat etmek üzere bir denizaltı ve diğer savaş gemileri gönderdiğini bildirdi. Bu haber henüz doğrulanmadı.

ABD Başkanı Donald Trump dün sosyal medya platformunda, Venezuela'nın “geçici yetkililerinin” ABD'ye piyasa fiyatlarından 30 ila 50 milyon varil “yüksek kaliteli” petrol satacağını belirtti.

Trump, Truth Social'da şunları yazdı: “Enerji Bakanı Chris Wright'tan bu planı derhal uygulamaya koymasını istedim. Petrol, depolama gemileriyle taşınacak ve ardından doğrudan ABD'deki boşaltma rıhtımlarına getirilecek.”

Trump, fonların başkan olarak kendi kontrolünde kalacağını, ancak Venezuela ve Amerika Birleşik Devletleri halkının yararına kullanılacağını da ifade etti.


Trump: Venezuela Amerika'ya yaklaşık 50 milyon varil petrol teslim edecek... ve biz bunu kendi çıkarımız için satacağız

Trump, Beyaz Saray'daki kabine toplantısında (Arşiv- AFP)
Trump, Beyaz Saray'daki kabine toplantısında (Arşiv- AFP)
TT

Trump: Venezuela Amerika'ya yaklaşık 50 milyon varil petrol teslim edecek... ve biz bunu kendi çıkarımız için satacağız

Trump, Beyaz Saray'daki kabine toplantısında (Arşiv- AFP)
Trump, Beyaz Saray'daki kabine toplantısında (Arşiv- AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'nın yaptırımlara tabi 30 ila 50 milyon varil petrolü ABD'ye teslim edeceğini söyledi. Bu karar, hafta başında ülkesinde ABD güçleri tarafından tutuklanan Nicolas Maduro'nun devrilmesinin ardından alındı.

Trump, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Bu petrol piyasa fiyatından satılacak ve ben, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak, bu fonların Venezuela ve Amerika Birleşik Devletleri halkının yararına kullanıldığından emin olmak için bu fonları kontrol edeceğim!” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, konuyla ilgili bilgi sahibi üç kişinin bildirdiğine göre ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Venezuela İçişleri Bakanı'nı, geçici Başkan Delcy Rodriguez'in ABD taleplerini karşılamasına ve Maduro'nun devrilmesinden sonra düzeni sağlamasına yardımcı olmadığı takdirde hedef listesinin başına koymuş durumda.

ABD yönetiminin düşünce tarzını bilen bir kaynak, yaygın insan hakları ihlalleriyle suçlanan güvenlik güçlerini kontrol eden Diosdado Cabello'nun, Trump'ın geçiş döneminde istikrarı sağlamak için geçici yöneticiler olarak güvenmeye karar verdiği Maduro’ya sadık birkaç biri olduğunu söyledi.