3 milyon Yemenli gıda yardımından yararlananlar listesine eklendi

Hudeyde kentine bağlı Dureyhimi ilçesindeki bir sığınmacı kampında yardım taşıyan bir çocuk ve yanında sırasını bekleyen vatandaşlar (AFP)
Hudeyde kentine bağlı Dureyhimi ilçesindeki bir sığınmacı kampında yardım taşıyan bir çocuk ve yanında sırasını bekleyen vatandaşlar (AFP)
TT

3 milyon Yemenli gıda yardımından yararlananlar listesine eklendi

Hudeyde kentine bağlı Dureyhimi ilçesindeki bir sığınmacı kampında yardım taşıyan bir çocuk ve yanında sırasını bekleyen vatandaşlar (AFP)
Hudeyde kentine bağlı Dureyhimi ilçesindeki bir sığınmacı kampında yardım taşıyan bir çocuk ve yanında sırasını bekleyen vatandaşlar (AFP)

Yemen'de faaliyet gösteren yardım kuruluşları, aylık gıda yardımı yararlanıcılarının listesini Husilerin kontrolündeki bölgelerde üç milyon kişiyi kapsayacak şekilde genişletti. Böylece ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’na (USAID) göre bu yıl insani yardım planı çerçevesinde artan bağış fonunun bir sonucu olarak yararlanıcı sayısı bir ayda 8 milyondan 11 milyon kişiye yükseldi.
USAID tarafından yayınlanan verilere göre Dünya Gıda Programı (WFP), Amran, Zimar, Hacca, Hudeyde, Cevf, Mahvit, Rayme, Saada ve Taiz gibi Husi milislerinin kontrolü altındaki valiliklerdeki yardıma muhtaç ailelere aylık gıda yardımı dağıtımına devam etti. Ancak diğer altı vilayetin (Beyda, ed-Dali, Ibb, Marib, Sana ve Sana ilçesi) sakinleri hala risk altında. Bu bölgelerdeki vatandaşlar, insani yardım programlarının yetersiz finansmanı nedeniyle iki ayda bir gıda yardımı alıyorlar. Yemen’de yaşanan gıda güvensizliği ve yetersiz beslenme, ülkede insani ihtiyaçların sağlanamamasında temel faktörler olmaya devam ediyor. 
Yardım kuruluşları, 16,2 milyon insanın krizden (üçüncü uluslararası sınıflandırma) veya daha kötü akut gıda güvensizliklerinden muzdarip olabileceğini tahmin ediyor. 
WFP’nin acil gıda yardımını artırmasını sağlayan bağışçı Körfez ülkelerinin katkıları ve bu yıl artan finansmana rağmen, WFP’nin Aralık ayına kadar aylık yararlanıcı kotalarını korumak için halen tahmini olarak 325 milyon dolara ihtiyacı var.  
Raporda, Husi milislerinin Haziran ayı ortasında Marib kentine başlattığı ve bu yıl bölgedeki en şiddetli çatışmalardan birini oluşturan saldırının sivil kayıpların artmasına ve daha fazla can kaybı tehdidine yol açtığı belirtildi. Ayrıca devam eden saldırıların giderek daha fazla sivili etkilediği kaydedildi.  
Uluslararası Göç Örgütü'ne göre, çatışma ve doğal tehlikeler Marib'deki yaklaşık 16 bin 200 kişi de dahil olmak üzere Yemen genelinde, bu yılın başından 3 Temmuz’a kadar yaklaşık 41 bin kişiyi yerinden etti. 
Raporda, Uluslararası Göç Örgütü'nün bu yıl yaklaşık 67 bin yerinden edilmiş kişiye acil barınma ve diğer yardım malzemeleri sağladığı, ayrıca sadece Marib’de 150 yerinden edilmiş kamptan 24'üne yardımların ulaştırıldığı açıklandı. 
Raporda ayrıca, Husi milislerinin kontrolündeki bölgelerde akaryakıt fiyatlarının sırasıyla yüzde 220 ve yüzde 360 ​​oranında arttığı belirtilirken, bu artışın ulaşım maliyetlerini artırdığı ve nüfusun savunmasız gruplarının temel hizmetlere ve iş fırsatlarına erişimini etkilediği kaydedildi. 
Yemen hükümeti tarafından kontrol edilen bölgelerde ise, enflasyondaki artış ve bu ayın 11'inde 1 ABD dolarının bin Yemen riyali ile rekor seviyeye yükselmesinin ardından Yemen riyalindeki değer kaybı nedeniyle akaryakıt fiyatları da yükseldi. 
Raporda, Yemen riyalinin sürekli değer kaybetmesinin, gıda maddeleri ve diğer temel malların fiyatlarında artışa yol açarken, bu bölgelerdeki ailelerin satın alma gücünü azalttığı konusunda uyarıda bulunuldu. 
Yardım kuruluşlarının çalışmalarına ilişkin kısıtlamalara değinilen raporda, Yemen’de Batı Sahili’ndeki Örgüt İşleri Ofisi'nin, sivil toplum kuruluşlarından ve bölgede çalışan Birleşmiş Milletler kuruluşlarından gelen yardımların, bu örgütlerin Batı Kıyısı bölgesinde Yemen hükümeti tarafından kontrol edilen bölgelere yalnızca hükümet tarafından verilen seyahat izinleri almalarının şart koşulmasıyla geçişlerinin engellenmesinin ardından, yıl sonuna kadar geçici olarak dondurulmasını onayladığını belirtti. Bu karar, insani yardım erişimini yaklaşık 475 bin kişiye sınırlayan hareket kısıtlamalarına yol açtı.
 



Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
TT

Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)

Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodoks Patriği X. John Yazigi, Suriye'deki Hristiyanların koruma arayışında olmadığını belirterek, ülkeyi korumak ve inşa etmek için tüm vatandaşlar arasında ortaklığa ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Patrik X. John, dün Şam'daki Meryem Katedrali'nde Yeni Yıl vesilesiyle yönettiği ayinde, "Suriye'deki Hristiyanların dış korumaya ihtiyacı yok ve onlar Suriye ulusal dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır ve Suriye toplumunun tüm kesimlerinden ortaklarıyla birlikte vatanlarını savunmaya devam edeceklerdir" dedi. Bu sözler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Suriye'deki Hristiyan ve Dürzi azınlıkları koruma" konusundaki son açıklamalarına dolaylı bir yanıt gibi görünüyordu.

Diğer yandan Suriye yetkilileri dün, çarşamba gecesi Halep'te güvenlik güçlerine mensup bir kişiyi öldüren intihar bombacısının "DEAŞ" örgütüne mensup olduğunu açıkladı. Yetkililer, örgütün Yeni Yıl kutlamaları sırasında "kilise ve sivil toplantıları" hedef alan saldırılar planladığını belirterek, "sıkı güvenlik önlemleri" aldıklarını duyurdu.


Suriye'de "Özerk Yönetim": "10 Mart Anlaşması" şartlarının uygulanmasına birkaç gün içinde başlanması bekleniyor

Suriye'nin kuzeydoğusundaki "özerk yönetim" bölgelerini gösteren bir trafik levhası (Şarku'l Avsat)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki "özerk yönetim" bölgelerini gösteren bir trafik levhası (Şarku'l Avsat)
TT

Suriye'de "Özerk Yönetim": "10 Mart Anlaşması" şartlarının uygulanmasına birkaç gün içinde başlanması bekleniyor

Suriye'nin kuzeydoğusundaki "özerk yönetim" bölgelerini gösteren bir trafik levhası (Şarku'l Avsat)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki "özerk yönetim" bölgelerini gösteren bir trafik levhası (Şarku'l Avsat)

Suriye hükümetiyle müzakereler yürüten Kuzey ve Doğu Suriye "Özerk Yönetimi" heyetinin sözcüsü Yasir el-Suleyman, 10 Mart anlaşmasının uygulanmasına birkaç gün içinde başlanmasının beklendiğini söyledi.

Suriye TV'nin dün yayınladığı açıklamalarda sözcü, Amerikan tarafının da hükümetle yapılacak anlaşmanın uygulanmasını denetlemek üzere hazır bulunacağını ifade etti.

El-Suleyman sözlerine şöyle devam etti: "Suriye ancak çeşitli oluşumlara sahip tek bir orduyu kaldırabilir."

"Başkan Ahmed eş-Şara'nın vatanseverliğine ve entegrasyon sürecinin tamamlanmasını sağlama konusundaki kararlılığına güveniyoruz, böylece Suriye halkının fedakarlıklarına yakışır bir şekilde Suriye'yi inşa etmeye odaklanabiliriz."

SDG ve Özerk Yönetim kontrolündeki bölgelere giden bir yol (Şarku'l Avsat)SDG ve Özerk Yönetim kontrolündeki bölgelere giden bir yol (Şarku'l Avsat)

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi müzakere heyetinin sözcüsü, petrolle ilgili bir soruya cevaben, petrol ürünlerinin devlet kurumları aracılığıyla tüm Suriyelilere sunulacağını, ancak bu ürünlerden elde edilen gelirin bir kısmının çıkarıldıkları bölgelere tahsis edileceğini belirtti.

Sözcü ayrıca, "Türkiye ile birçok anlaşmazlık var ve bunları Suriye devlet yapısı aracılığıyla çözmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.


İslam İşbirliği Teşkilatı, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma hakkını yineledi

Somaliland bölgesinin en büyük şehri Hargeysa'nın genel görünümü (AFP)
Somaliland bölgesinin en büyük şehri Hargeysa'nın genel görünümü (AFP)
TT

İslam İşbirliği Teşkilatı, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma hakkını yineledi

Somaliland bölgesinin en büyük şehri Hargeysa'nın genel görünümü (AFP)
Somaliland bölgesinin en büyük şehri Hargeysa'nın genel görünümü (AFP)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in ayrılıkçı Somaliland bölgesini tanıma girişimine karşı Somali’nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünün pazarlık kabul etmeyen, değişmez bir ilke olduğunu vurguladı.

İİT, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde büyükelçiler düzeyinde toplanan Yürütme Komitesi toplantısının ardından yayımlanan bildiride, Afrika Boynuzu bölgesinde istikrarı zedeleyecek ve yeni çatışma ile gerilimlere zemin hazırlayacak herhangi bir fiilî durum dayatılmasına kesin bir dille karşı çıktığını belirtti.

İİT, İsrail’in Somaliland’ı tanıdığına ilişkin duyurusunu kınayarak, bunu Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliğine yönelik açık bir ihlal olarak nitelendirdi.

Bildiride ayrıca, çabaların yoğunlaştırılması, safların birleştirilmesi ve Somali Federal Cumhuriyeti’nin yanında yer alınması çağrısında bulunuldu.