Necran'daki Hima Kültür Bölgesi, UNESCO’nun Dünya Miras Listesi'ne eklenen altıncı Suudi bölgesi oldu 

Necran'daki Hima Kültür Bölgesi
Necran'daki Hima Kültür Bölgesi
TT

Necran'daki Hima Kültür Bölgesi, UNESCO’nun Dünya Miras Listesi'ne eklenen altıncı Suudi bölgesi oldu 

Necran'daki Hima Kültür Bölgesi
Necran'daki Hima Kültür Bölgesi

Suudi Arabistan Kültür Bakanı ve Ulusal Eğitim, Bilim ve Kültür Komitesi Başkanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Suudi Arabistan’ın Necran’daki Hima kültürel bölgesindeki kaya sanatı alanının kültürel alanda tescil edilmesindeki başarısını duyurdu. ​Prens Ferhan, bölgenin, insani miras açısından olağanüstü değere sahip bir kültürel alan olarak Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Dünya Mirası Listesi'ne eklenen altıncı Suudi bölgesi olduğunu belirtti. 
Necran'daki Hima Kültür Bölgesi'ndeki kültürel kaya sanatı alanı, daha önce UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kayıtlı beş Suudi alanının ardından eklenen altıncı alan oldu. Önceki bölgeler, el-Hicr, tarihi Diriye bölgesindeki et-Tureyf mahallesi, tarihi Cidde bölgesi, Ahsa Vahası ve Hail bölgesinde kaya sanatı alanları.
Kültür Bakanı, Necran'daki Hima bölgesinin tescillenmesinin, Kral Selman bin Abdulaziz ve Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz’in ulusal mirasa büyük desteğinin ve ilgisinin doğal bir sonucu olduğunu vurguladı. Bakan ayrıca, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde kayıtlı Suudi sitelerinin ve İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'nde kayıtlı 8 unsurunun, Krallığın zengin tarihsel değerleriyle ortak küresel insan mirasına hizmete sınırsız ölçüde katkıda bulunabileceğini gösterdiğini belirtti. Kültür Bakanı, Suudi 2030 Vizyonu’nun ulusal kimlikle gurur duyulmasının önemini vurguladığını belirterek, ulusal mirasın tüm maddi ve manevi biçimleriyle ana bileşenlerinden biri olduğunu ifade etti.
Prens Ferhan açıklamasında, "Krallık, medeniyetler haritasındaki önemli miras alanlarıyla zengin bir ülkedir. Bu zenginlikleri tüm dünyaya tanıtmak ve tüm ulusal ve uluslararası listelere kaydetmek için çabalarını birleştirmiştir. Bunlar Krallık için kültürel bir zenginlik ve tarihsel derinlik taşıyor" ifadelerini kullandı.

Necran'daki Hima Kültür Bölgesi’nin Dünya Miras Listesi’ne eklenme süreci, Suudi Arabistan’ın UNESCO Daimi Temsilcisi Prenses Hayfa Bint Abdulaziz Al Mukrin başkanlığındaki Krallığın UNESCO heyetinin ve Kültür Bakanlığı, Miras Kurumu ve Ulusal Eğitim, Bilim ve Kültür Komitesi’nin gösterdiği büyük çabalar sonucunda gerçekleşti. 
Hima'daki kültürel kaya sanatı alanı 557 kilometrekarelik bir alan üzerinde yer alıyor. Ayrıca bölgede, yüzbinlerce kaya oyma ve çizimi içeren 550 kaya sanatı örneği bulunuyor. Dünyanın en büyük kaya sanatı komplekslerinden biri olarak kabul edilen bölge, Arap Yarımadası'nın güney kısımlarını geçen eski kervan yolları ve ticaret yollarının önemli bir noktasında yer alıyor. Bu nedenle bölgenin eski Arap Yarımadası’nda ana pazarlardan biri olduğuna inanılıyor. Bi’r Hima bölgesindeki kuyular, kuzey yolundaki son tedarik noktasını temsil ediyor. Diğer nokta ise güney yolundaki çölleri geçtikten sonra geliyor.

Hima bölgesi, Semudi, Nebati, Antik Güney Arap alfabesi, Süryani ve Yunan yazıtları da dahil olmak üzere çeşitli eski metinlerde yazılmış on binlerce kaya yazıtını ve ayrıca erken dönem Arapça (İslam öncesi dönemden) yazıtları içeriyor. 
Hima kaya sanatı ve yazıtları, dönemin iklim değişikliği olaylarının yazılı, sanatsal, tarihi ve hatta etnografik açıdan belgelenmesi için paha biçilmez bir kaynak özelliği taşıyor. Tüm bu örnekler, Necran’daki Hima bölgesinde bulunan ve geniş alana yayılmış tarihi eser kalıntılarından elde edildi. Ayrıca bölgede, taş baltalar, havanlar ve ok uçları üretimi için bir atölyenin yanı sıra, hala kullanımda olan antik su kuyuları yer alıyor.

Hima'nın UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesinin, Krallığın tarihi ve miras zenginliğinin korunmasına, medeniyet kaynaklarının tanıtılmasına, bölgenin uzmanlaşmış uluslararası kuruluşların standartlarına uygun olarak rehabilite edilmesine, gelişmesinin sağlanarak kültürel, ekonomik ve turistik bir alana dönüştürülmesine katkıda bulunması bekleniyor. Ayrıca bu durum, Suudi Arabistan’ın tarihi kültürel zenginliğe sahip olduğunu ve ortak küresel insani mirasa katkıda bulunduğunu gösteriyor.



Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında, Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu (Infra), fonun portföyündeki şirketlerden biri olan HUMAIN ile stratejik finansman için 1,2 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir çerçeve anlaşması imzaladığını duyurdu. Anlaşma, ülkedeki yapay zekâ ve dijital altyapı projelerinin genişletilmesini desteklemeyi hedefliyor.

Fonun CEO’su İsmail bin Muhammed es-Sellum, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bu adımın ‘fonun, hızlı talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir devamı’ olduğunu belirterek, “gelişmiş altyapının, Vizyon 2030 hedeflerinin gerçekleştirilmesinde temel bir şart” olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mayıs’ta HUMAIN’i yapay zekâ çözümleri ve teknolojilerinin geliştirilmesi ile sektör ekosistemine yatırım yapmak amacıyla kurmuştu.

fde
Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu CEO'su İsmail bin Muhammed es-Sellum (Şarku’l Avsat)

HUMAIN tarafından yayımlanan resmî açıklamaya göre anlaşma, şirketin yapay zekâ veri merkezlerini geliştirmek için bağlayıcı olmayan finansman şartlarını belirliyor. Proje kapsamında, ileri düzey grafik işlem birimleri kullanılarak yapay zekâ modellerinin eğitimi ve uygulanmasına hizmet edecek, toplam kapasitesi 250 megavat olan ultra ölçekli veri merkezleri kurulacak ve bu merkezler hem yerel hem bölgesel hem de küresel müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak.

Açıklamada, Infra ve HUMAIN’in, yapay zekâ veri merkezlerine yatırım yapacak bir platform oluşturmayı da araştırmayı kabul ettiği belirtildi. Platform, iki tarafın merkezinde yapılandırılacak ve kurumsal yatırımcıların katılımına imkân sağlayacak; bu adım, HUMAIN’in sektördeki stratejisini genişletme hedefini destekleyecek.

HUMAIN CEO’su Tarık Emin’in açıklamasına göre, “İleri düzey hesaplama kapasitesine talep giderek artıyor ve bu anlaşma, şirketi hızlı ve geniş çapta yanıt verebilecek konuma taşıyor.” Emin, amaçlarının, şirketlerin artan karmaşık hesaplama ihtiyaçlarını karşılayabilecek dünya standartlarında yapay zekâ veri merkezleri altyapısı sunmak olduğunu ifade etti.

Finansman açığını kapatmak

Sellum, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ulusal Altyapı Fonu’nun rolünü, stratejik etkiye sahip bazı altyapı projelerinin karşılaşabileceği finansman ve yapısal boşlukları doldurmak olarak tanımladı. Bu rol, ticari finansmanın tek başına ihtiyaçları karşılamaya yetmediği aşamalarda öne çıkıyor. Sellum, fonun rolünün projelere doğrudan finansman sağlamakla sınırlı olmadığını, asıl amacının bu projeleri yatırım yapılabilir hale getirmek olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği güçlendirirken doğrudan devlet finansmanına olan bağımlılığı da azaltıyor.

Altyapı varlıklarının kapsamının genişletilmesi

Sellum, HUMAIN ile yapılan çerçeve anlaşmasını, fonun hızla talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir uzantısı olarak nitelendirdi. Özellikle dijital altyapı ve yapay zekâ veri merkezleri öncelikli alanda yer alıyor.

Sellum’a göre bu tür varlıklar, ‘yüksek ve uzun vadeli sermaye yatırımlarına ihtiyaç duyan, ayrıca genellikle geleneksel finansman koşulları tamamlanmadan önce erken aşamalarda finansman gerektiren’ özellikler taşıyor.

Bu bakış açısıyla, fonun bu aşamadaki müdahalesi, ‘pazar olgunluğunu artırmak, uygun finansal yapıyı belirlemek ve kurumsal yatırımcıların daha geniş ve sürdürülebilir katılımını sağlamak’ amacını taşıyor.

Kapsamlı yaklaşım

Bu adımın yapay zekâ sektörüne özel bir odaklanmayı mı işaret ettiği sorusuna yanıt olarak Sellum, fonun belirli sektörleri hedeflemediğini, aksine altyapı projelerinin ekonomik büyümeyi destekleme ve güçlendirme etkisine odaklandığını söyledi. Sellum, “Bugün yapay zekâ, enerji, su, iletişim ve veri merkezlerini kapsayan birbirine bağlı bir altyapı ekosistemine dayanıyor. Bu projeler sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmada ve yatırımları çekmede kritik bir unsur haline geldiğinde, fonun müdahalesi de rolünün doğal bir uzantısı oluyor” dedi.

Esnek finansman çözümleri

Geleneksel ticari finansmanla kıyaslandığında Sellum, fonun sağladığı katma değerin, yatırım yapılan varlığın doğasına uygun bir finansman yapısı sunmak olduğunu vurguladı. Sellum, “Yeni altyapı projelerinde ya da operasyonel ve finansal modellerinde dönüşüm geçiren projelerde, riskler dengesiz veya getiriler uzun vadeli olabilir; bu durum geleneksel ticari finansman şartlarıyla uyumlu değildir. Bu bağlamda fon, özel sektörün katılımını teşvik eden, riskleri hafifleten ve projelerin finansal sürdürülebilirliğini destekleyen esnek finansman çözümleri sunar; hem piyasa dengesini bozmaz hem de ticari finansmanı ikame etmez” dedi.

Yapay zekâ veri merkezleri için yatırım platformu

Sellum, yapay zekâ veri merkezleri için bir yatırım platformu oluşturma çalışmasının, ‘fonun bu tür varlıkları ayrı projeler olarak değil, entegre bir çerçevede ele alma yönelimini yansıttığını’ belirtti. Buna ek olarak, bu yaklaşımın “varlıkları bir araya getirmeyi, standartları tekleştirmeyi ve kurumsal yatırımcılardan uzun vadeli sermaye çekmeyi mümkün kılan, tekrarlanabilir ve ölçeklendirilebilir bir model inşa etmeyi amaçladığını; bu sayede finansmanın verimliliği ve yatırımın sürdürülebilirliği artırılmış olur” dedi.

Finansal sürdürülebilirlik ve özel sektör katılımı

Daha geniş bir çerçevede Sellum bu yaklaşımı Vizyon 2030 hedefleriyle ilişkilendiriyor. Ona göre, “ilerlemiş altyapının geliştirilmesi, dijital altyapı da dahil olmak üzere, bu hedeflerin gerçekleşmesi için temel bir şart.” Bu bağlamda, fonun rolü, bu altyapının finansal olarak sürdürülebilir bir şekilde hızlandırılmasını sağlamak ve özel sektör katılımını güçlendirmek olarak öne çıkıyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Gazze Şeridi'ndeki gelişmeleri ve bunlara yönelik çabaları görüşmek üzere Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa ile bir araya geldi.

Görüşme, dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Yıllık Toplantısı'nın oturum aralarında gerçekleşti ve ikili ilişkiler gözden geçirilerek, ortak iş birliği alanları ele alındı.

Öte yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı dün Mısırlı mevkidaşı Dr. Bedr Abdulati ile bir araya gelerek bölgedeki son gelişmeleri ve ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

asdfe
Prens Faysal bin Ferhan ile Dr. Bedr Abdulati’nin dün Davos'ta gerçekleştirdiği görüşmeden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Prens Faisal bin Ferhan dün ayrıca, Hollanda Dışişleri Bakanı David van Welhole ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve bu ilişkileri çeşitli alanlarda güçlendirme ve geliştirme yollarını gözden geçirdi. Ayrıca, en önemli bölgesel ve uluslararası konulardaki son gelişmeleri ve bu konularda yapılan çalışmaları da ele aldılar.


Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı... Suudi Arabistan'ın gençleri Rahman'ın misafirlerine hizmet etme sistemiyle tanıştırmak için başlattığı bir girişim

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)
Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı... Suudi Arabistan'ın gençleri Rahman'ın misafirlerine hizmet etme sistemiyle tanıştırmak için başlattığı bir girişim

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)
Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı dün Mekke, Medine ve Cidde’de başladı. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği iş birliğiyle, İslam ülkelerinden gençlerin katılımıyla gerçekleştirilen program 29 Ocak’a kadar devam edecek.

Programın, Suudi Arabistan’ın başta Rahman'ın misafirlerine sunulan hizmetler olmak üzere farklı alanlarda yürüttüğü bütüncül çalışmaları Arap ve Müslüman gençlere tanıtması amaçlanıyor. Bu kapsamda hac ve umre ziyaretçilerine sunulan hizmetler ele alınırken, aynı zamanda gençlerin güçlendirilmesi ile ekonomik, kültürel, sosyal ve sportif kalkınma sürecindeki rollerine yönelik ülkenin elde ettiği kazanımların öne çıkarılması hedefleniyor.

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı çerçevesinde Mina, Arafat ve Müzdelife’ye saha ziyaretleri düzenlenerek hac mevsimindeki organizasyon ve hizmet mekanizmaları yerinde incelenecek. Programda ayrıca, umre ibadeti yerine getirilecek, Medine’de Hz. Peygamber’in hayatıyla bağlantılı tarihi ve kültürel mekânlar ile müzeler ziyaret edilecek. Cidde’de ise şehrin tarihî, kültürel ve girişimci yönlerinin yanı sıra önemli spor tesisleri tanıtılacak.

Program, Spor Bakanlığı’nın Arap ve İslam ülkeleri arasında kültürel ve gençlik etkileşimini güçlendirmeye, ortak değerleri pekiştirmeye ve Suudi Arabistan’ın özellikle İslam ve Müslümanlara hizmet, gençlerin desteklenmesi ve kapasitelerinin geliştirilmesi alanlarındaki öncü rolünü vurgulamaya yönelik girişimleri kapsamında hayata geçiriliyor.