Yemen: Husiler, Marib’te kayıp vermeye devam ediyor

Geçen ay Marib cephelerinden birinde hükümet güçleri (AP)
Geçen ay Marib cephelerinden birinde hükümet güçleri (AP)
TT

Yemen: Husiler, Marib’te kayıp vermeye devam ediyor

Geçen ay Marib cephelerinden birinde hükümet güçleri (AP)
Geçen ay Marib cephelerinden birinde hükümet güçleri (AP)

Yemen ordusu ve aşiret güçleri, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun havadan desteğiyle dün (Pazar) Marib'in batı ve güney cephelerinde Husi milisleriyle şiddetli çatışmalara girdi. Çatışmalarda, İran destekli grubun onlarca unsurunun öldüğü veya yaralandığı bildirildi. 
Yemen’deki askeri kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, Husi milisleri Cumartesi günü yüzlerce üyesini Marib cephelerinde ve özellikle batı cephelerinde bulunan ordu ve aşiret güçleri mevzilerine saldırmak için seferber etmişti. Kaynaklar, son haftalardaki en şiddetli çatışmalar olarak nitelendirdikleri saldırılarda, Arap Koalisyonu'nun da desteğiyle onlarca isyancının öldürüldüğünü ve yaralandığını belirtti.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, halk direniş güçleriyle desteklenen Ulusal Ordu güçlerinin dün Marib’in güneyindeki Rahbe cephesinde yeni stratejik alanları ve tepeleri özgürleştirdiğini bildirdi. Ayrıca Husi milislerinin saflarında ağır insani ve maddi kayıplar verildiği kaydedildi.
Medya Merkezi’nin saha kaynaklarına dayandırdığı habere göre ordu, Cebel el-Uleyb'in kurtarılmasına ek olarak el-Ketf bölgesinin tamamını ve Ras es-Semer bölgesini kurtardı. Saldırılar Husi üyelerinden birçoğunun ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanırken, Arap Koalisyonu'nun hava saldırıları sonucu Husilere ait 3 askeri araç ve içindekiler yok edildi. 
Merkeze göre ordu, saldırganların kaçmasının ardından Husi milislerinin bıraktığı çeşitli silah ve mühimmatı ele geçirdi.
Merkez, dün Marib'in batısındaki el-Kesara cephesindeki çatışmaların, ordunun topçu ateşi ve halk direniş güçlerinin saldırıları sonucu en az 22 Husi milis üyesinin öldürülmesine ve diğerlerinin de yaralanmasına yol açtığını bildirdi. Merkez’e göre askeri bir kaynak yaptığı açıklamada, “Ordu ve direniş güçleri, bir askeri bölgeye sızmaya çalışan Husi gruplarına sıkı bir pusu kurdu. Pusu sonucunda en az 22 Husi unsuru öldü ve diğerleri ise yaralandı. Ayrıca bir araç imha edilirken, bazı Husi üyeleri esir alınarak çeşitli silah ve mühimmata el koyuldu” dedi.
Kaynak, Arap Koalisyonu'na ait uçakların, Husi milislerine destek taşıyan araçları imha ettiğini, ağır teçhizat ve can kayıplarına yol açtığını belirtti.
Yemen ordusunun resmi internet sitesinde Cumartesi günü yer alan habere göre, Marib'in batısındaki el-Muşeccah cephesinde altı saatten fazla süren çatışmalarda hükümet güçlerinin milislere yeni kayıplar verdirdiği belirtildi. Hükümet güçleri milislerin saldırısını engellerken, kalan Husi üyeleri ise geri çekilip kaçmak zorunda kaldı.
Ordunun internet sitesi, Arap Koalisyonu savaşçılarının çok sayıda hava saldırısı düzenlediğini ve bir zırhlı araç ile 4 aracın imha edildiğini belirtti. Ayrıca saldırılarda birçok Husi mensubunun öldürüldüğü ve yaralandığı bildirilirken, tedarik ve yardım noktalarını hedef alan hava saldırılarında ise Husilerin ağır can ve maddi kayıplara uğratıldığı kaydedildi.
İran destekli Husi milisler, ordunun karadan ve Arap Koalisyonu’nun havadan yaptığı saldırılar sonucu yaşadığı kayıplara rağmen, Kurban Bayramı tatilini fırsat bilerek, Beyda vilayetinden Lahc ve Şebve vilayetlerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. 
Milisler daha önce yüzlerce üyesini Beyda cephesine seferber etmişti. Husiler bu sayede, geçen Cuma güneybatı tarafından komşu Lahc bölgesindeki Yafa aşiretlerinin köylerine yönelik saldırılarına başlamadan önce, ez-Zahir ilçesinin kontrolünü yeniden ele geçirdi. Grup, bununla eş zamanlı olarak, Numan ilçesinde valiliğe doğru genişlemesiyle bağlantılı olarak doğudan Şebve ve komşu Natı bölgesi üzerinde kontrolü sağlamaya çalışıyor. 
Askeri verilere göre milisler geçen Şubat ayından itibaren Marib'e yönelik saldırılarını artırmalarından bu yana en az 10 binden fazla unsurunu kaybetti. Ancak bu kayıplar, eyaletin petrol kaynaklarını kontrol etmek için savaşan grubun saldırılarını tekrarlanmasını ve daha fazla savaşçı seferber etmesini engellemedi.
İran destekli milisler, karşılığında çalışanların maaşlarını ödemek için gümrük gelirlerinin aktarılması koşuluyla, Sana Havaalanı’ndan ticari uçuşların yeniden başlatılması ve Hudeyde Limanı’na uygulanan ithalat kontrol kısıtlamalarının hafifletilmesine ilişkin insani ve ekonomik önlemleri içeren ABD ve uluslararası destekli BM'nin savaşı durdurma planını şimdiye kadar reddettiler.



İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal etti

İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
TT

İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal etti

İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)

Suriye ve İsrail'in Paris'te, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasiye girişmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması kurma konusunda anlaşmaya varmış olmalarına rağmen, İsrail Suriye topraklarını ihlal etmeye devam etti. İsrail ordusu dün, Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki Kuneytra ilinde birkaç köye girdi, es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde askeri kontrol noktası kurdu ve yoldan geçenlerin üstünü aradı.

Yerel kaynaklara göre iki Hilux ve Hummer aracından oluşan bir İsrail gücü, Berika köyü yönünde Bir Acim beldesine girdi, Bir el-Kabbas'ta yaklaşık on dakika durdu ve ardından bölgeden çekildi. Bu arada Suriye'nin resmi yayın kuruluşu El-İhbariyye, İsrail güçlerinin ‘Kuneytra kırsalındaki es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde üç araçtan oluşan bir askeri kontrol noktası kurduğunu ve yoldan geçenleri aradığını’ bildirdi.

Bu olay, İsrail ordusunun Kuneytra'nın doğusundaki el-Ahmer tepesinde mevzilenip İsrail bayrağını göndere çekerek, eski rejimin düşüşüne kadar Suriye'nin kontrolünde olan gözetleme noktaları ve siperler içeren ileri çatışma merkezleri olarak kabul edilen batı ve doğu el-Ahmar tepelerinin kontrolünü ele geçirmesinden birkaç gün sonra meydana geldi.

İsrail basını dün, ABD'nin himayesinde Paris'te düzenlenen Suriye-İsrail müzakerelerinin, ‘ABD'nin etkin katılımıyla sahada çatışmaları önlemeye yönelik bir koordinasyon mekanizması kurulması konusunda sınırlı bir mutabakat’ ile sonuçsuz kaldığını bildirdi. O tarihten bu yana önemli bir ilerleme kaydedilmedi.

İsrail gazetesi Ma'ariv, üst düzey bir İsrailli yetkilinin, İsrail'in pozisyonunun net ve tartışmaya kapalı olduğunu, Hermon (Şeyh) Dağı'ndan çekilmeyeceklerini söylediğini aktardı.

Yetkili, Suriye'nin güvenlik anlaşmasını İsrail'in çekilmesiyle ilişkilendirme talebinin, müzakerelerin teknik koordinasyon aşamasından öteye geçememesinin nedeni olduğunu vurguladı.

dfgrty
Kuneytra'nın batısındaki Tel el-Ahmer'deki İsrail askeri üssü (Facebook)

Araştırmacı ve siyasi analist Muhammed es-Süleyman, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Paris'te yapılan son müzakere turunun, iki taraf arasındaki gerilimi azaltmayı ve İran destekli milislerin sınırdan geri dönmesini engelleyerek bölgedeki istikrara katkıda bulunacak bilgilerin paylaşılmasını amaçladığını söyledi.

Süleyman, müzakerelerin tıkanmasının nedeninin, İsrail'in Suriye topraklarında ihlallerinin yanı sıra Suriye’nin güneyi ve el-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörlere desteğini sürdürmesi olduğunu vurguladı.

Süleyman’a göre İsrail'in bu politikaları müzakerelerde baskı aracı olarak izlediğini, ancak bunun müzakerelerin başlaması konusunda anlaşma olasılığını zayıflatıyor.

İsrail ayrıca 8 Aralık 2024 tarihinden sonra işgal ettiği bölgelerden çekilmeyi reddediyor. Bu durum, ‘İsrail'in 8 Aralık öncesi sınırlarına tamamen çekilmesini’ ısrarla talep eden ve ‘bu sınırlar içinde bir tampon bölge kurulmasını ulusal egemenliğin ihlali’ olarak nitelendirerek reddeden Şam için kabul edilemez.

Suriyeli araştırmacı Süleyman, Şam'ın ‘bölgedeki gerilimi azaltmanın ve ihlalleri durdurmak amacıyla sınırlı bir güvenlik anlaşması yapmanın yanı sıra İsrail ile Suriye'nin güneyindeki ve Suriye'nin El-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörler arasındaki iletişimi durdurmak istediğini söyledi.

İsrail'in bu bağlantıları, Suriye devletinin istikrarını bozan aktörleri desteklemek için kullandığı göz önüne alındığında bu talebin doğal olduğuna işaret eden Süleyman, İsrail'in, ‘gerçek bir caydırıcı unsur olmaksızın’ ihlallerine devam etmek için ABD'nin desteğini kullandığının altını çizdi.

dfrgty
Hermon (Şeyh) Dağı'ndaki bir kontrol noktasının yanında duran bir İsrail askeri, 8 Ocak 2025 (AFP)

İsrail ordusu bir yılı aşkın bir süredir, neredeyse her gün Suriye topraklarını işgal etmeye devam ediyor. Özellikle Kuneytra vilayetinin kırsal kesiminde sınır hattı üzerinde bulunan köylerde kontrol noktaları kuruyor, yoldan geçenleri tutuklayıp sorguluyor, tarım arazilerini buldozerlerle yıkıyor ve ekinleri tahrip ediyorlar.

6 Ocak'ta, bilgi alışverişini koordine etmek, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasi ve ticaret fırsatlarını değerlendirmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması oluşturulması konusunda anlaşmaya varılmasına rağmen, İsrail'in uygulamaları azalmadı. Geçtiğimiz hafta Fransa'nın başkenti Paris’te Suriye, İsrail ve ABD temsilcilerinin katıldığı iki günlük yoğun görüşmelerin ardından yayınlanan üçlü bildiride böyle belirtildi.

Araştırmacı Muhammed Süleyman'a göre İsrail'in askeri kuleler ve karakollar inşa etmesi, bölgenin parçalanmasına katkıda bulunrken sınırların kontrolünü kolaylaştırıyor ve bölgeyi tek taraflı bir askeri bölgeye dönüştürüyor. Süleyman, İsrail'in sivillere ve Suriye'nin egemenliğine yönelik uygulamalarının şüphesiz ‘orta ve uzun vadede genişleme ve yerleşim korkularını artırdığını’ belirtti.

Öte yandan Suriye hükümetinden bir kaynak, bu ayın 5'inde İsrail ile müzakerelerin yeniden başlamasının ‘Suriye'nin müzakere edilemez ulusal haklarını geri kazanma konusundaki sarsılmaz kararlılığını teyit ettiğini’ açıkladı.

fgthyu
Suriye'nin güneyinde, İsrail sınırına yakın Kuneytra şehrindeki bir gözlem noktasında Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlemci Gücü (UNDOF) mensubu bir asker (AFP)

Görüşmelerde Suriye, İsrail ile arasında 1974'te imzalanan ‘Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşmasının’ yeniden yürürlüğe konmasını talep etti. Böylece Suriye'nin egemenliğini diğer tüm hususların üzerinde tutan ve Suriye'nin iç işlerine herhangi bir müdahalenin önlenmesini garanti eden adil bir güvenlik anlaşması çerçevesinde İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 tarihinden önceki konumlarına çekilmesi garanti edilecekti.

Suriye yetkilileri, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden bu yana, ABD'nin arabuluculuğunda İsrailli yetkililerle bazı müzakereler gerçekleştirdi, ancak herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. İsrail, Suriye topraklarında silahsız bir tampon bölge kurulmasında ısrar ederken, Şam bunu reddediyor.


Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
TT

Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)

Fransa'nın başkenti Paris'te 5 Mart'ta Lübnan ordusunu desteklemek için bir konferansın düzenleneceğinin duyurulması, meşru kurumların silahların devletle sınırlandırılması kararını uygulamaya koyma yönündeki uluslararası iradeyi yansıtıyordu.

Dün yapılan duyuru, Suudi Arabistan, ABD, Fransa, Mısır ve Katar temsilcilerinden oluşan beşli grubun desteğiyle uluslararası bir ivme kazandı. Bu adım, ordunun görevlerini, özellikle de Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını tamamlamasını sağlamak için atılan bir adım olarak görüldü.

Konferans öncesinde, ihtiyaç ve gereklilikleri belirlemek üzere Lübnan ordusu komuta kademesi ile bağışçı ülkeler arasında toplantılar düzenlenmesi planlanıyor.

Buna karşın Hizbullah iç savaşla tehdit etti. Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati yaptığı açıklamada, yetkililerin Litani Nehri’nin kuzeyi hakkındaki açıklamalarının ‘hükümetin kaos ve istikrarsızlığa, kimsenin memnun olmayacağı bir iç duruma ve belki de iç savaşa doğru gittiği anlamına geldiğini’ söyledi.


Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
TT

Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün yaptığı açıklamada, “SDG (Suriye Demokratik Güçleri) Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş savaşını engellemeye çalıştı, ardından şehrin stratejik bölgelerine yayıldı” dedi.

Eş-Şara, haber kanallarında yayınlanan bir televizyon röportajında, "Kürt unsuru Suriye'deki durumla bütünleşmiş durumda ve Kürtlerin orduda, güvenlikte ve parlamentoda yer almasını istiyoruz, ancak PKK (Kürdistan İşçi Partisi) onları kalkınma fırsatlarından mahrum bırakmak istiyor" ifadelerini kullandı.

Suriye Devlet Başkanı, “SDG örgütünün sorunu, birden fazla lideri olması ve askeri kararlarının PKK örgütüyle bağlantılı olmasıdır” diyerek, “(SDG) Halep'te sivil ve ekonomik hayatı engelledi ve Nisan anlaşmasının şartlarına uymadı” şeklinde konuştu.