Kabil: Bayram namazına füze ile saldıran 4 Taliban üyesi yakalandı

Kabil: Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınlarına bayram namazı sırasında yapılan saldırıyı düzenleyen 4 Taliban üyesi tutuklandı.

Polis Kurban Bayramı namazı esnasında başkent Kabil’deki cumhurbaşkanlığı sarayı yakınlarına isabet eden füze sonucu hasar gören bir arabayı inceliyor. (AFP)
Polis Kurban Bayramı namazı esnasında başkent Kabil’deki cumhurbaşkanlığı sarayı yakınlarına isabet eden füze sonucu hasar gören bir arabayı inceliyor. (AFP)
TT

Kabil: Bayram namazına füze ile saldıran 4 Taliban üyesi yakalandı

Polis Kurban Bayramı namazı esnasında başkent Kabil’deki cumhurbaşkanlığı sarayı yakınlarına isabet eden füze sonucu hasar gören bir arabayı inceliyor. (AFP)
Polis Kurban Bayramı namazı esnasında başkent Kabil’deki cumhurbaşkanlığı sarayı yakınlarına isabet eden füze sonucu hasar gören bir arabayı inceliyor. (AFP)

Afganistan İçişleri Bakanlığı dün (Pazar), Kurban Bayramı’nın ilk günü bayram namazı esnasında cumhurbaşkanlığı sarayı yakınlarına düzenlenen füze saldırısına karıştıkları şüphesiyle, saldırıyı planlayan dahil olmak üzere, dört Taliban üyesinin tutuklandığını duyurdu.
Kabil’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınlarına 20 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin Kurban Bayramı münasebetiyle konuşma yapmasından dakikalar önce bir dizi yetkili ile birlikte bayram namazı kıldıkları esnada 3 roket mermisi isabet etti. Cumhurbaşkanlığı sarayı yakınlarına düşen 3 roket mermisinin yalnızca ikisinin patladığı belirtildi. Saldırının Afganistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ABD elçiliği olmak üzere çeşitli ülkelerin elçiliklerinin bulunduğu Yeşil Bölge’ye düzenlendiği bildirildi.
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Mirwais Stanekzai yaptığı basın açıklamasında, Mümin isimli Taliban liderinin söz konusu saldırıyı planlayanlardan biri olduğunu söyledi. Sözcü tamamı Taliban üyesi olan 4 kişinin tutuklandığını belirtti. DEAŞ terör örgütü Salı günü saldırıyı üstlenmişti.
Afgan hükümeti DEAŞ’ın üstlendiği saldırıdan Taliban Hareketini sorumlu tutuyor. Ayrıca ülkenin doğusunda DEAŞ’ın kalesi olarak bilinen Nangarhar vilayetinde, örgütün 2019 yılında büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını vurguluyor.
Tutuklamaların Afgan Özel Kuvvetleri’nin başkentteki Beşinci Polis Bölgesi’ne düzenlediği operasyon sırasında gerçekleştiği bildirildi. Sözcü, “Saldırıyı düzenleyen kişinin ismi Mümin, bu kişi daha önce Kabil’in Pangman bölgesinde çeşitli saldırılara da karıştı” dedi. Ayrıca tutuklanan isimlerin hepsinin Taliban hareketine mensup olduğunu ifade etti.
Taliban Hareketi söz konusu isimlerin tutuklanmasına ilişkin henüz bir açıklama yapmadı. Taliban Hareketi, Ağustos ayı sonu itibariyle tamamen çekilecek olan uluslararası güçlerin Afganistan’dan çekilmesinden yararlanarak, Mayıs ayı başından bu yana geniş kırsal alanları işgal etmeyi başardıkları Afgan güçlerine karşı kapsamlı saldırılar düzenliyor. ABD birincil hava desteğinin yokluğunda, Afgan kuvvetleri Taliban’a karşı koyamadı. Afgan kuvvetleri yalnızca devlet başkentlerini ve ana eksenleri kontrol etmiyor.
Eylül ayında Katar’ın başkenti Doha’da başlayan ve duraksayan müzakereler, uluslararası güçlerin geri çekilmesi ile Afgan güçlerinin maruz kaldığı aksilikler, 1996-2001 yılları arasında Afganistan’ı yöneten Taliban’ın yeniden iktidara geleceğine dair korkuları artırıyor.
Taliban Hareketi bir kaç aydır özellikle dışarıya karşı modern ve ılımlı bir imaj sergilemeye çalışıyor.
Ayrıca hareket ülkedeki çatışmayı sona erdirecek siyasi bir anlaşmaya da destek veriyor.

 


Devrim Muhafızları, İran'daki enerji santrallerinin hedef alınması halinde misilleme yapma tehdidinde bulundu

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)
TT

Devrim Muhafızları, İran'daki enerji santrallerinin hedef alınması halinde misilleme yapma tehdidinde bulundu

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan, İran'a ait bir hedefe düzenlenen İHA saldırısı sonucu meydana gelen patlamanın görüntüsü (Reuters)

İran Devrim Muhafızları bugün yaptığı açıklamada, elektrik sektörünü hedef alan herhangi bir saldırıya, İsrail'deki elektrik santrallerinin yanı sıra bölge ülkelerinde bulunan ABD üslerine elektrik sağlayan santralleri de hedef alarak karşılık vereceğini belirtti.

Açıklama, Körfez ülkelerine içme suyu sağlama açısından hayati önem taşıyan bölgedeki tuz arıtma tesislerine yönelik önceki tehditlerden geri adım atmış gibi görünüyor. Devlet medyası tarafından yayınlanan açıklamada, "Yalancı ABD Başkanı, Devrim Muhafızlarının tuz arıtma tesislerine saldırmayı ve bölge halkına zarar vermeyi planladığını iddia etti" denildi.

ABD Başkanı Donald Trump cumartesi günü, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı 48 saat içinde tüm gemi trafiğine tamamen açmaması halinde, İran'ın enerji santrallerini hedef alacağı tehdidinde bulundu. Devrim Muhafızları ise şu yanıtı verdi: "Herhangi bir tehdide aynı caydırıcılık seviyesiyle karşılık vermeye kararlıyız... Eğer elektrik şebekemizi bombalarsanız, biz de elektrik şebekemizi bombalayacağız."


Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma enerji santrallerini tehdit ediyor

Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken
Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken
TT

Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma enerji santrallerini tehdit ediyor

Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken
Netanyahu, İran füzesinin isabet ettiği bölgeyi incelerken

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için verdiği sürenin sona ermek üzere olmasıyla birlikte, Hürmüz Boğazı ve enerji santralleri çevresinde çatışma riski artarken İran, elektrik tesisleri ve hayati altyapı tesislerine bir saldırı olması halinde anında misilleme yapacağı uyarısında bulundu. Bu gerginlik, İsrail'in güneyindeki Dimona’daki reaktörün çevresinin hedef alındığı sarsıntıyla aynı zamana denk gelirken enerji ve nükleer dosyalarını çatışmanın ön saflarına taşıdı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı bir paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde tamamen açılmaması halinde ABD'nin İran'daki elektrik santrallerini ‘en büyüğünden başlayarak’ vurup yok edeceği tehdidinde bulundu. Buna karşın İranlı yetkililer, boğazın tamamen kapatılmadığını, ancak ‘akıllı kontrol’ altına alındığını ve İran’daki enerji tesislerine yönelik herhangi bir saldırının, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatılması ve bölgedeki ABD ve İsrail ile bağlantılı enerji, elektrik ve hayati altyapı tesislerinin hedef alınması gibi cezai önlemlerle karşılanacağını açıkladılar.

Tahran, Birleşmiş Milletlere (BM) gönderdiği mektuplarda nükleer tesislerin ve sivil altyapının hedef alınmaması konusunda uyararak, saldırıları durdurmak için uluslararası bir harekete geçilmesini talep etti. Bu uyarıların ardından İran’ın cumartesi akşamı Dimona ve Arad’a yönelik saldırıları, bölgenin hassasiyeti ve Dimona Nükleer Tesisi’nin varlığı nedeniyle İsrail’de büyük yankı uyandırdı.

Basında yer alan haberlere göre onlarcası Arad ve Dimona'dan olmak üzere saldırılarda 140'tan fazla kişi yaralandı. İsrail yetkilileri binalarda geniş çaplı hasar ve yangınların çıktığını bildirdi. Saldırılar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ordu komutanlarını bölgeye gitmeye sevk etti.

Öte yandan İran'a düzenlenen saldırıların kapsamı genişleyerek Tahran ve çevresini de kapsadı. ABD’li ve İsrailli kaynaklar, İran’da askeri üslerin ve füze tesislerinin hedef alındığını bildirdi.


Moskova, savaşın dördüncü haftasında "daha da kötü bir bozulma" bekliyor

Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)
Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)
TT

Moskova, savaşın dördüncü haftasında "daha da kötü bir bozulma" bekliyor

Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)
Rusya Devlet Başkanı, 23 Şubat'ta Moskova'da düzenlenen "Vatan Savunucuları" günü etkinliklerine katılımı sırasında (AP)

İran savaşının dördüncü haftasında Kremlin'in bakış açısı son derece karamsar görünüyordu. Moskova'nın çatışmanın gidişatını etkileme şansının ve bunun kilit ortaklarından biri üzerindeki potansiyel sonuçlarının azaldığına dair artan inançla birlikte, Kremlin'in seçenekleri, devam eden çatışmaya daha fazla karışmaktan kaçınmak ve yakın çevredeki etkilerini izlemekle sınırlı görünüyordu.

Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitry Peskov, "Ortadoğu'daki durumun nasıl gelişeceğini aklı başında hiç kimse tahmin edemez, ancak işlerin kötüye gittiği açık" değerlendirmesinde bulundu.

Karamsar beklentilere rağmen, Moskova hâlâ Tahran'ın şu ana kadar çok güçlü ilk darbeyi savuşturmayı başardığına ve savaşı, Washington ve Tel Aviv kamplarındaki olası iç gelişmelere güvenerek, saldırganların enerjilerini tüketen bir çatışmaya dönüştürdüğüne inanıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, savaşı sona erdirmek için hızlı bir arabuluculuk önererek, müzakere pozisyonunu güçlendirmeye çalışmıştı. Ancak bu teklif, İran'ın yeteneklerini zayıflatmak için askeri seçenekte ısrar eden Tel Aviv'de veya Washington'da pek ilgi görmedi.