Çin, Ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek vaka sayısı sonrasında milyonlarca vatandaşa test yapıyor

Çin’in Jiangsu eyaletindeki Nankin sakinleri, koronavirüs testi için sıra bekliyor (AFP)
Çin’in Jiangsu eyaletindeki Nankin sakinleri, koronavirüs testi için sıra bekliyor (AFP)
TT

Çin, Ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek vaka sayısı sonrasında milyonlarca vatandaşa test yapıyor

Çin’in Jiangsu eyaletindeki Nankin sakinleri, koronavirüs testi için sıra bekliyor (AFP)
Çin’in Jiangsu eyaletindeki Nankin sakinleri, koronavirüs testi için sıra bekliyor (AFP)

Çin, bugün (26 Temmuz Pazartesi) Çin topraklarında 76 yeni koronavirüs vakası tespit edildiğini açıkladı. Bu sayı, Ocak ayından bu yana ülkede kaydedilen en yüksek rakam oldu. Yetkililer, gelişme sonrasında Jiangsu eyaletinde vatandaşlara test uygulamaya başladı.
Pekin, ilk kez 2019 yılının sonlarında Wuhan şehrinde ortaya çıkan virüse karşı sıfır tolerans yaklaşımını benimsiyor. Öyle ki herhangi bir vaka görülür görülmez şehirleri giriş çıkışlara kapatıp, kapsamlı testle gerçekleştiriyor.
Jiangsu eyaletinin başkenti Nankin’de on binlerce kişiye sokağa çıkma yasağı getirildi. Yetkililer, geçen hafta havalimanında bir vakasının tespit edilmesi sonrasında 9,2 milyon kişiyi kontrole tabi tuttu.

Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, bugün yaptığı açıklamada “40 yerel vakadan 39’u Jiangsu eyaletinde, 1’i ise Liaoning’de” derken, yeni ölüm vakasının kaydedilmediğine dikkati çekti.
Nankin Havalimanı’ndan komşu Anhui ve diğer 3 ile seyahat eden vatandaşlarda 5 kişinin testi pozitif çıktı. Bu durum ise ülke çapında yeni bir dalganın başlayabileceğine dair korkuları artırdı.
Gelişme sonrasında Nankin yetkilileri, Pazar günü itibariyle büyük ölçekli bir test turuna başladıklarını açıkladı.
Pekin, Delta mutantının yayılmasıyla ilgili endişelerin arka planında sınır illerinde salgının yayılmasını kontrol altına almaya çalışıyor.

Kuzey Kore sınırındaki Liaoning eyaletinde bugün yeni vakaların tespit edildiği açıklandı. Yeni vakalarla birlikte Perşembe gününden bu yana bölgedeki yerel vaka sayısı 5’e yükseldi.
Güneybatıdaki Yünnan eyaleti de komşu Burma’dan gelenler nedeniyle vaka sayısında artış görüldüğünü duyurdu. Eyalet, 20 Haziran’dan bu yana yaklaşık yarısı Burma bağlantılı olmak üzere 79 vaka kaydetti.
Guangdong Sanayi Bölgesi, yakın zamanda yeni vakaların kaydedilmesinden sonra ülke dışından gelen insanlar için 5 bin yataklı bir karantina kliniği inşa etti.
Çin, 2019’un sonlarında ilk salgından bu yana 92 bin 605 vaka ve 4 bin 636 ölüm kaydetti.

 


İran savaşı nedeniyle İsviçre, ABD'ye silah ihracatını askıya aldı

15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)
15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)
TT

İran savaşı nedeniyle İsviçre, ABD'ye silah ihracatını askıya aldı

15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)
15 Haziran 2022'de İsviçre Silahlı Kuvvetlerine ait bir insansız hava aracı, ülkenin merkezindeki Emmen'deki bir hava üssünden kalkış yaptı (Reuters)

İsviçre bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik devam eden saldırılar nedeniyle tarafsızlığını gerekçe göstererek, şirketlere ABD'ye silah ihracatı için lisans vermeyeceğini duyurdu.

Hükümet, "İran ile uluslararası silahlı çatışma içinde olan ülkelere askeri teçhizat ihracatına, çatışma süresince izin verilemez" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "ABD'ye askeri teçhizat ihracatı şu anda yasak" diye belirtildi.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik saldırılarını tekrarlamaması yönündeki çağrısından bir gün sonra, İsrail bu sabah İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu durum, ABD-İsrail çatışmasının tırmanmasıyla birlikte yaşandı.


İran savaşı: “Netanyahu istediğini alırken, Trump’ı zor kararlar bekliyor”

Trump ve Netanyahu'nun savaşın başından beri her gün telefonda görüştüğü basına yansımıştı (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun savaşın başından beri her gün telefonda görüştüğü basına yansımıştı (Reuters)
TT

İran savaşı: “Netanyahu istediğini alırken, Trump’ı zor kararlar bekliyor”

Trump ve Netanyahu'nun savaşın başından beri her gün telefonda görüştüğü basına yansımıştı (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun savaşın başından beri her gün telefonda görüştüğü basına yansımıştı (Reuters)

İran savaşının gidişatı İsrail lideri Binyamin Netanyahu'yu güçlendirirken, ABD Başkanı Donald Trump ve Körfez'deki müttefiklerine zarar veriyor.

Reuters'ın analizine göre Netanyahu açısından bu savaş, İsrail'in siyasi haritasını kendi istediği şekilde yeniden çizmesine olanak sağladı. Dikkatleri Gazze işgalinden uzaklaştırıp, güvenlik alanında başarılı görüldüğü İran'a yöneltti.

Trump içinse durum tam tersi oldu. İsrail'le 28 Şubat'ta ortak başlattığı askeri harekat, Cumhuriyetçi lideri kolayca çıkamayacağı bir çatışmanın içine hapsetti. Ayrıca İran'ın misillemelerinin hedefi olan Körfez'deki müttefikleri için de güvenlik riski ve ekonomik sorunlar yarattı.

Washington'ın eski Ortadoğu müzakerecisi Aaron David Miller şu yorumları paylaşıyor:

Burada kazanan ve kaybeden taraf net. Netanyahu açık ara en büyük kazanan. İsrail'in askeri yetkinliğini kanıtladı. Körfez ülkeleri ise açık ara en büyük kaybedenler oldu.

İran uzmanı Karim Sadjadpour ise Trump'ın İran çatışmalarını Venezuela'ya ocak ayında düzenlediği baskın gibi hızlı şekilde sonlandırabileceğini umduğunu fakat Tahran yönetiminin, onun öngördüğünden çok daha dirençli çıktığını vurguluyor.

Analistlere göre Trump'ın önünde üç kötü seçenek var: Saldırıları uzatabilir, zafer ilan edip Tahran'ın geri adım atmasını umabilir ya da gerilimi ciddi şekilde tırmandırmayı tercih edebilir. Ancak bunların hiçbirinin Beyaz Saray'a net bir çıkış yolu sunmadığı yazılıyor.

İran'ın Hürmüz Boğazını kapatması ve Körfez ülkelerindeki rafinerilere saldırmasıyla enerji piyasaları da alt üst oldu. İsrail'in bu durumdan ABD veya Körfez ülkeleri kadar kötü etkilenmediğine dikkat çekiliyor.

Netanyahu'nun "tam zafer" söylemiyle savaşı uzatmak isteyeceği ancak bunun Beyaz Saray'a ve Ortadoğu'daki müttefiklerine çok daha pahalıya mal olacağı vurgulanıyor.

CNN'in analizinde, bu sebepten dolayı Netanyahu ve Trump arasında ihtilaf yaşanabileceğine işaret ediliyor.

İsrail ordusu, İran'ın güneyindeki Pars doğalgaz sahasına bağlı rafinelere 18 Mart'ta saldırı düzenlemişti. Netanyahu saldırıyı kendi kararlarıyla yaptıklarını savunurken, Trump da saldırıdan önceden haberi olmadığını öne sürmüştü. Ayrıca Netanyahu'yu bir daha böyle bir hamle yapmaması için uyardığını söylemişti.

Ancak kimliğinin açıklanmaması şartıyla CNN'e konuşan bir kaynak, Washington'ın saldırıdan önce bilgilendirildiğini savunmuştu.

Analizde, Trump yönetiminin bu tür açıklamalarla savaşta gerginliğin tırmanmasının asıl sorumlusunun İsrail olduğuna dair bir anlatı oluşturmaya çalıştığı yorumu da yapılıyor.

Independent Türkçe, CNN, Reuters


Britanya, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini sağlamanın yollarını araştırıyor

İngiltere Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bakanı Hamish Falconer   
İngiltere Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bakanı Hamish Falconer   
TT

Britanya, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini sağlamanın yollarını araştırıyor

İngiltere Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bakanı Hamish Falconer   
İngiltere Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bakanı Hamish Falconer   

İngiltere'nin Orta Doğu'dan Sorumlu Bakanı Hamish Falconer, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, ülkesinin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının önemi konusunda dünya çapındaki ortaklarıyla görüşmeler yürüttüğünü belirterek, seyrüsefer özgürlüğünün "temel bir ilke" ve "bölge ve dünya için acil bir ihtiyaç" olduğunu vurguladı ve bu ilkenin pratikte uygulanmasını sağlamak için müttefiklerle çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi.

Bakan, İngiliz pilotlarının Ortadoğu'daki savunma operasyonları kapsamında 650 saat hava desteği sağladığını açıkladı ve İngiliz vatandaşlarını ve müttefiklerini korumak için insansız hava araçlarına (İHA) karşı koyma ve yer radarlarının ve uçaksavar füzelerinin yeteneklerinden yararlanma çabalarının devam ettiğini belirtti.

Falconer, Suudi Arabistan'ın mevcut kriz sırasında oynadığı "önemli" rolü övdü, ülkesinin İngiliz vatandaşlarına sağladığı destek için minnettarlığını dile getirdi ve Krallığın ve diğer Körfez ortaklarının onlara karşı tutumunu "çok cömert" olarak nitelendirdi.