İsrail, Suriye’deki Hizbullah mühimmat depolarını hedef aldı

İsrail ordusu, Suriye’nin başkenti Şam’ın Seyyide Zeyneb bölgesinde bulunan Hizbullah üslerine iki güdümlü füze ile saldırdı

İsrail hava saldırısına yanıt veren Suriye savunmasının arşiv fotoğrafı (Reuters - Russia Today)
İsrail hava saldırısına yanıt veren Suriye savunmasının arşiv fotoğrafı (Reuters - Russia Today)
TT

İsrail, Suriye’deki Hizbullah mühimmat depolarını hedef aldı

İsrail hava saldırısına yanıt veren Suriye savunmasının arşiv fotoğrafı (Reuters - Russia Today)
İsrail hava saldırısına yanıt veren Suriye savunmasının arşiv fotoğrafı (Reuters - Russia Today)

Rusya Savunma Bakanlığı, Suriye Hava Savunma Kuvvetleri'nin Şam kentindeki bölgeleri hedef almak amacıyla Pazar günü sabahın erken saatlerinde iki İsrail savaş uçağı tarafından gerçekleştirilen bir saldırıyı püskürttüğünü duyurdu.
Rusya'nın Suriye'deki Uzlaşma Merkezi Başkan Yardımcısı Vadim Kolet, Pazar akşamı yaptığı açıklamada, "İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait iki F-16 savaş uçağı, 25 Temmuz’da saat 05:40-05:54 arasında Suriye hava sahasına girmeden güneybatı yönünden, Şam’ın Seyyide Zeyneb bölgesindeki tesislere iki güdümlü füze ile saldırdı. Her iki füze de Suriye hava savunma kuvvetlerinde bulunan Rus yapımı Buk-M2A sistemleri kullanılarak imha edildi.” ifadelerini kullandı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), tarafından yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: “Suriye'nin başkenti Şam'ın farklı bölgelerinde şiddetli patlamalar duyuldu. Halk, bölgede görülen bir duman bulutunun ortasında güçlü bir patlamanın sesine uyandı. Şu ana kadar patlamanın Suriye topraklarına yönelik yeni bir İsrail saldırısından mı kaynaklandığına yoksa bir hata sonucu mu meydana geldiğine dair bir bilgi yok. Ses, başkentin güney kesiminde diğer bölgelere göre daha güçlü duyuldu.”
Bu, İsrail güçlerinin bu hafta Suriye topraklarına hava saldırısı başlatmaya yönelik üçüncü girişimi oldu. İsrail savaş uçakları 19 Temmuz'da Halep kentindeki noktalara 8 füze, 22 Temmuz'da ise Humus'taki tesislere 4 füze fırlattı.
SOHR, Humus'un batı kırsalındaki İsrail hava kuvvetlerinin, Dabaa askeri havaalanı ve Kusayr bölgesindeki Lübnan Hizbullahı’na ait askeri bölgeleri hedef aldığını bildirdi. Saldırılar sonucunda silah ve mühimmat depoları imha edilirken, ölüm ve yaralanmaların yaşandığına dair doğrulanmış bilgiler de bulunuyor.
Lübnan merkezli Hizbullah yandaşı internet sitesi Cenubiyye, “Güney Lübnan halkı, dün İslami direniş kadrolarından İmad el-Emin'in cenazesi ile meşguldüler. Askeri Medya, sosyal medyada yaptığı açıklamada Deir Kifa kasabasından olan Emin’in, cihat görevini yerine getirirken eğitim kamplarından birinde uğradığı bir ‘kaza’ ile yaşamını yitirdiğini duyurdu.”
Sitede yer alan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Emin, 3 gün önce İsrail'in Humus'taki Dabaa askeri havaalanına düzenlediği baskında 2 Hizbullah saha komutanıyla birlikte öldürüldü. Ayrıca, Fatımiyyun Tugayı'nın 4 üst düzey komutanı öldürüldü. Bunlar arasında İran uyruklu Seyyid Ahmed Kureyşi de bulunuyor.”
Cenubiyye sitesi, Emin'in, Hizbullah'ın füze birliğinin en önde gelen liderlerinden biri olduğunu ve 2006 savaşında önemli bir role sahip olduğunu söyledi. Emin, birçok İranlı ve Suriyeli liderle birlikte, İsrail füze saldırısının gerçekleştiği sırada Dabaa askeri havaalanında Rusya'nın Lübnan ile Suriye arasında konuşlandırılması ve yeniden konumlandırılmasıyla ilgili bir koordinasyon toplantısındaydı.
SOHR, “İsrail'in geçen ayın 9'unda Humus kırsalını bombalaması sonucu ölenlerin sayısı, rejim güçleri ve Ulusal Savunma Güçleri'nden toplam 11 unsur olarak kaydedildi. Bu saldırıda ölen 11 Suriyeli askerin arasında albay rütbesine sahip bir subay da bulunuyor. Bunun yanı sıra İsrail'in Humus'un batısındaki Khirbet Tin Nur kasabasındaki bir kimyasal silah üretim laboratuvarına ve oradaki diğer askeri bölge ve noktalara düzenlediği hava saldırısında da hayatını kaybedenler var. İsrail bombardımanı aynı zamanda Humus kentinin güneyinde Lübnanlılara (Hizbullah) ait bir mühimmat deposunu da hedef aldı” açıklamalarında bulundu.



Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
TT

Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğinde, tüm askeri güçlerin ve oluşumların hazırlanmasından, donatılmasından ve komutasından sorumlu olacak bir yüksek askeri komite kurulduğunu duyurdu. Bu komite, askeri karar alma sürecini birleştirmek ve Husilerin barışı reddetmesi durumunda devletin kurumlarını barışçıl yahut zorla yeniden kurmaya hazır olmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Dün televizyonda yayınlanan konuşmasında Alimi, Hadramut ve Mahra illeri, geçici başkent Aden ve kurtarılan diğer bölgelerdeki askeri kampların devrinin tamamlandığını doğruladı. Alimi, devletin güney davasına bağlılığını, Suudi Arabistan'ın himayesinde kapsamlı bir güney diyalog konferansının düzenlenmesini desteklediğini ve konferansın sonuçlarının bölgesel ve uluslararası garantiler altında uygulanacağını bir kez daha teyit etti.

Öte yandan, Yemen cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani'nin, Konsey liderliğiyle çalışmak ve Suudi Arabistan'ın desteklediği devam eden çabalara katılmak üzere Riyad'a gitmesine izin vermesini istedi.

Son günlerde Bahsani ile iletişime geçmenin imkansız olduğunu doğrulayan kaynak, BAE’li yetkililerin onun Başkanlık Konseyi'ndeki görevlerini yerine getirmek için ülkeyi terk etmesine izin vermediğini ima etti.


Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.