ABD, Libya’da seçim merkezinin ‘yokluğu’ konusunda uyarıda bulundu

Libya ve ABD şirketi arasında Trablus’ta imzalanan anlaşma (Libya Ulusal Birlik Hükümeti Medya Ofisi)
Libya ve ABD şirketi arasında Trablus’ta imzalanan anlaşma (Libya Ulusal Birlik Hükümeti Medya Ofisi)
TT

ABD, Libya’da seçim merkezinin ‘yokluğu’ konusunda uyarıda bulundu

Libya ve ABD şirketi arasında Trablus’ta imzalanan anlaşma (Libya Ulusal Birlik Hükümeti Medya Ofisi)
Libya ve ABD şirketi arasında Trablus’ta imzalanan anlaşma (Libya Ulusal Birlik Hükümeti Medya Ofisi)

Tunus’ta yaşanan ani gelişmeler, Libya partilerinin Libya Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na (İhvan) yönelik tutumlarına ve ülkedeki siyasi sürecin geleceğine yansırken, ABD’nin Libya Özel Temsilcisi Richard Norland göreve başlamasından bu yana ilk kez Libya’nın başkenti Trablus’u ziyaret etti. Norland ziyareti sırasında tüm Libyalı liderleri, halkın 4 Aralık tarihinde özgür ve adil seçimler yapma isteğini karşılamak için cesaretlendirdi.
Norland konuyla ilgili açıklamasında yaklaşan seçimlere atıfta bulunarak, “Zaman kılıç gibidir, sen onu kesmezsen o seni keser” diyerek Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile ikili ilişkiler, hükümet ve bütçe çalışmalarını yerine getirmek için ABD desteği ve yaklaşan seçimlere giden yol konusunu görüştüğünü söyledi.
ABD şirketi Infinera ile Libya Telecom arasında Libya'daki fiber optik iletişim ağını modernize etmek için imzalanan yeni sözleşmenin imza törenine katılan Norland, bu anlaşmanın artan istikrar ve devam eden siyasi ilerlemeyle Libya halkı için istihdam yaratarak ekonomik faydalara yol açabileceğini gösteren bir örnek olduğunu bildirdi.
Diğer yandan Libya Temsilciler Meclisi'nin 9 üyesinden oluşan bir komite, yaklaşmakta olan seçimlerini organize etmek için gerekli mevzuatı geliştirmek amacıyla dün Roma'da BM misyonu ve Yüksek Ulusal Seçim Komisyonu'nun huzurunda toplantılara başladı.
Komitenin resmi Sözcüsü Abdullah Blihak, komitenin ülkenin her yerinden temsilcileri içerdiğini söyleyerek, Libya'daki BM Misyonu’nun toplantının yasal bir çerçevenin kabul edilip sonuçlanmasıyla özgür, adil ve toplantılarının düzenlenmesine daha fazla ivme kazandırması umudunu dile getirdi.
Komite, toplantı sırasındaki üyelerin rolünün Birleşmiş Milletler Seçim Yardımı İlkeleri ve İnsan Hakları İlkelerine dayalı taslak seçim yasaları geliştirmek amacıyla iki tarafa teknik destek ve tavsiye sağlamak olduğunu söyledi. Herkes için kapsayıcı bir seçim sürecinin yürütülmesinin ve seçim kanunlarının hazırlanmasına Danıştay'ın da dahil edilmesinin önemini vurgulayan Komite, Roma’da düzenlenen toplantıda Libya Siyasi Anlaşmasının ilgili hükümleri ve Tunus'ta kabul edilen seçim mevzuatının hazırlanmasına ilişkin yol haritasına da atıfta bulundu. Komite ayrıca Temsilciler Meclisi ve hükümeti bu hedeflere ulaşmak için iyi niyetle çalışmaya ve Libya Siyasi Anlaşmasının ilgili hükümlerine uygun olarak koordine etmeye çağırdı.
Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri dün BM Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde anayasa bildirgesinde yer alan siyasi anlaşmanın 23. maddesinin uygulanması gerektiğini vurgulayarak, meclisin referandum ve genel seçim yasa tasarılarını önermek üzere Temsilciler Meclisi ile iletişim kurmak için bir komite oluşturduğunu vurguladı.
Mişri açıklamasında, konseyin özellikle Temsilciler Meclisi tarafından oluşturulan herhangi bir komite ile iş birliği yapmaya hazır olduğunu söyleyerek, seçim yasası üzerinde anlaşmaya varılması adına toplantıların ülke dışında değil içinde gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizdi.
Öte yandan Sebha Güvenlik Müdürü Tuğgeneral Muhammed Bişr, Sebha’da Dibeybe ile Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Abdurrezzak en-Nazuri arasında görüşme yapıldığını yalanladı.



Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.