ABD polisinin ifadesi Kongre baskınındaki şiddeti gündeme getirdi

Polis memurları, soruşturma komitesi önünde ABD Kongre baskını hakkında ifade verirken (AP)
Polis memurları, soruşturma komitesi önünde ABD Kongre baskını hakkında ifade verirken (AP)
TT

ABD polisinin ifadesi Kongre baskınındaki şiddeti gündeme getirdi

Polis memurları, soruşturma komitesi önünde ABD Kongre baskını hakkında ifade verirken (AP)
Polis memurları, soruşturma komitesi önünde ABD Kongre baskını hakkında ifade verirken (AP)

ABD’de Aquilino Gonell adlı polis memurunun Kongre’ye verdiği ifade dün (Salı) Washington’da yaşanan bölünmeyi soruşturan Temsilciler Meclisi araştırma komisyonu açılışında altı ay önce ABD Kongre Binası baskınında yaşanan şiddeti tekrar gündeme getirdi.
Polis memuru Aquilino Gonell, eski Başkan Donald Trump’ın yüzlerce destekçisinin Kongre Binası’na saldırısı hakkında ifade verirken “Ortaçağ savaşı gibiydi. Bir istilayı önlemek için el ele savaştık. Öleceğimi düşündüm” ifadelerini kullanırken göz yaşlarına boğuldu.
Baskın sırasında kalp krizi geçiren ve beyin travması yaşayan polis memuru Michael Fanone protestocuların kendisini yakalayıp dövdüğünü ve kendisine hain dediklerini açıkladı. Fanone, bazı insanların güvenlik güçlerinin maruz kaldığı utanç verici anlara maruz kılmasına ses çıkartmayışını kınarken eliyle masaya vurdu.
Temsilciler Meclisi Özel Komitesi önünde ifade veren tanıklar ve meclis üyeleri ABD’yi ve dünyayı şoke edici olayın üstünden 6 aydan fazla geçmesine rağmen o gün hissedilenlerin hala devam ettiğini açıkladı.
Tanıklar, Temsilciler Meclisi Üyesi Liz Cheney’in sözlerine göre bazı Cumhuriyetçi temsilcilerin o gün yaşananları saklamak için gösterdikleri çabalara karşı öfkelerini dile getirdi.
Cheney, Cumhuriyetçi Parti içinde araştırma komisyonunda yer almayı kabul eden ve eski Başkan Donald Trump’a eleştirilerde bulunan nadir insanlardan biri. Cheney, Meslektaşı Adam Kinzinger gibi soruşturmayı boykot eden Cumhuriyetçi Parti üyeleri tarafından cezalandırılabilir.
Soruşturmayı yürüten Komisyon Başkanı Bennie Thompson, Kongre üyelerinin Demokrat Başkan Joe Biden’ın başkanlık seçimlerinde kazandığı zaferi onayladığı sırada Donald Trump destekçilerinin Kongre Binası’na zorla girdiğini, destekçilerin koordineli bir plana sadık kaldığını ve barışçıl bir şekilde yapılması istenen koltuk değişimine zarar vermek istediklerini söyledi.
Şok edici baskının ardından Cumhuriyetçiler ve Demokratlar olayı kınadı. Cumhuriyetçi Partinin Temsilciler Meclisi Lideri Kevin McCarthy seçimde sahtekarlık yaşandığı iddiasıyla kalabalığı kışkırtan Trump’ı suçladı.
Bazı ABD vatandaşları arasında hala popülerliğini koruyan Eski Başkan Donald Trump partiye hakim olduğunu hızla ortaya koydu ve böylece kongre davasında isyana teşvik suçlamasının ardından Şubat ayında beraat etti.
Trump, daha sonra herhangi bir sorgulamayı reddetti. ABD Senatosunda azınlıkta olan Cumhuriyetçiler, 11 Eylül saldırılarından sonra yaşandığı gibi her iki partinin uzmanları tarafından oluşan bağımsız bir soruşturma komisyonunun kurulmasına karşı çıktı.
Temsilciler Meclisi Başkanı Demokrat Partili Nancy Pelosi, Haziran ayının son günlerinde yetkili kişilerden oluşmuş özel bir komite oluşturdu ve McCarthy’den sorumlu kişileri atama görevini yerine getirmesini istedi.
Yaklaşık bir ay sonra Pelosi, Trump destekçisi olarak bilinen Jim Jordan dahil olmak üzere McCarthy tarafından seçilen iki parlamento üyesini reddetti. Ardından McCharty komiteye seçilen Cumhuriyetçi Parti üyelerini geri çekti. McCarthy, yaşananları aldatmaca olarak değerlendirdi.
Polis memuru Aquilino Gonell, Trump’ın 6 Ocak tarihinde kendisini görmek için toplanan kalabalığa dostça davranmasını hakaret olarak değerlendirdi. Gonell, “Hala sarılmalarından ve öpücüklerinden kurtulmaya çalışıyorum” dedi.



Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı
TT

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik tehditlerin ardından Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi. Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığı haberlere göre, Güney Çin Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile ona eşlik eden çok sayıda savaş gemisi bölgeye doğru hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler, İran’a protestolara katılanlara yönelik planlanan tüm idamları durdurma çağrısında bulunarak, protestolar sırasında yaşanan tüm ölümlerin bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.

İsviçre, Bern’deki İran Büyükelçisi’ni Dışişleri’ne çağırarak, İran güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetten duyduğu derin endişeyi dile getirdi ve idam cezasına kesin olarak karşı olduğunu vurguladı.

Yeni Zelanda ise İran’ın başkenti Tahran’daki büyükelçiliğini geçici olarak kapattığını, konsolosluk faaliyetlerini Türkiye’nin başkenti Ankara’ya taşıdığını açıkladı.


Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
TT

Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün ABD'nin çağrısıyla düzenlenen BM Güvenlik Konseyi acil toplantısında, “İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin acımasız tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde özgürlüğünü talep ediyor” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Waltz, ABD'nin mesajının açık olduğunu belirterek, “Başkan Donald J. Trump ve Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın cesur halkının yanındadır” dedi.

Waltz sözlerine şöyle devam etti: “Başkan Trump, Birleşmiş Milletler'de gördüğümüz gibi bitmek bilmeyen görüşmeler yapan biri değil, eylem adamıdır. Katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin masada olduğunu açıkça belirtti ve bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi bilen kimse yok.”

Waltz, protestoların “yabancı bir komplo” ve askeri harekatın öncüsü olduğu yönündeki İran'ın iddialarını reddederek, “Dünyadaki herkes, rejimin her zamankinden daha zayıf olduğunu ve bu yüzden İran halkının sokaklardaki gücünden dolayı bu yalanı yaydığını bilmeli” şeklinde konuştu.

Waltz, “Onlar korkuyorlar. Kendi halklarından korkuyorlar” ifadesini kullandı.