MASAM, ‘dünyanın en büyük mayın tarlasını’ temizliyor

MASAM ekibinin Yemen'deki çalışmaları sırasında çıkardığı mayınların bir bölümü (KSRelief)
MASAM ekibinin Yemen'deki çalışmaları sırasında çıkardığı mayınların bir bölümü (KSRelief)
TT

MASAM, ‘dünyanın en büyük mayın tarlasını’ temizliyor

MASAM ekibinin Yemen'deki çalışmaları sırasında çıkardığı mayınların bir bölümü (KSRelief)
MASAM ekibinin Yemen'deki çalışmaları sırasında çıkardığı mayınların bir bölümü (KSRelief)

Bir gurup Suudi Arabistanlı ve yabancı mayın temizleme uzmanı,  Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) tarafından yürütülen Mayın Temizleme Projesi (MASAM) çatısı altında Yemenli ekiplerle, "dünyanın en büyük mayın tarlası" olarak nitelendirilen Yemen topraklarını temizlemeye devam ediyor.
KSRelief tarafından hayata geçirilen MASAM ilk aşaması 25 Haziran 2018’de başlatılan Yemen topraklarında insani yardım misyonu kapsamında şimdiye dek 5’i yabancı 21 uzmanı kaybetti.
MASAM Müdürü Usame el Kasabi, proje ekiplerinin şimdiye dek 263 bin 979 mayın, patlamamış mühimmat ve patlayıcı cihazı temizlediğini söyledi. Kasabi konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, projenin şimdiye dek 133 milyon dolara mal olduğunu vurguladı.
Kasabi ekibin 2018 Haziran’dan bu yana 169 bin 792 patlamamış mühimmat, 83 bin 943 tanksavar mayın ve 3 bin 984 anti personel mayın temizlediğini bildirdi. MASAM ekipleri şimdiye dek yaklaşık 25 milyon metrekarelik Yemen topraklarını temizlemeyi başardı.
Yemen hükümeti, İran destekli Husilerin çatışmaların başladığı 2015 yılından bu yana Yemen vilayetlerine bir milyondan fazla mayın döşediğini söylüyor. Bu, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en büyük rakamı ifade ediyor.
KSRelief iki gün önce Yemen topraklarını mayınlardan temizlemeye yönelik MASAM projesinin uygulama sözleşmesini 33.6 milyon dolar tutarında bir yıl süreyle uzattı. Proje, Yemen topraklarında Husi milisler tarafından rastgele yerleştirilen her türlü mayını temizlemek için eğitilmiş Yemenli, Suudi uluslararası uzmanlar tarafından gerçekleştiriliyor.
Kasabi proje ekiplerinin karşılaştığı en belirgin zorluğun, mayınların rastgele yerleştirildiği yerlerde haritasız çalışmak olduğunu söyleyerek, uzmanların mayınlı alanların yerlerini belirleyebilmesi için uzunca bir zamana ihtiyaç duyduklarını, bu durumun da operasyonları büyük ölçüde geciktirdiğini söyledi.
KSRelief Genel Sorumlusu Dr. Abdullah er-Rabia, MASAM projesi sözleşmesinin yenilenmesinin, “Merkezin, Yemen'deki kardeşlere karşı kendisine emanet edilen insani sorumluluk duygusundan kaynaklandığını” söyledi.
MASAM projesinin Yemen topraklarının, Husi milislerce savunmasız sivilleri de hedef alan eşi benzeri görülmemiş bir şekilde yerleştirilen mayınların temizlenmesi açısından son derece önemli olduğuna dikkati çekerek, rastgele dizilmiş mayınların kadın, yaşlı, çocuk demeden kronik sakatlıklara ve çeşitli insani kayıplarına neden olduğunu vurguladı.
Geçtiğimiz Mart ayında yayınlanan "Yemen Mayın Monitörü" istatistiklerine göre, Husi milislerinin Taiz vilayetinde tek başına diktiği mayınlar, 2015'ten bu yana 3 bin 263 sivilin ölümüne ve yaralanmasına neden oldu.
Yemen İnsan Hakları İhlallerini İzleme Koalisyonu (YCMHRV), 6 yılda 357'si çocuk ve 146'sı kadın olmak üzere bin 929'dan fazla sivilin ölümünü belgeledi. Aynı bölgede 519'u çocuk ve 167'si kadın olmak üzere 2 bin 242'den fazla sivilin ise sakatlandığını kaydetti.
YCMHRV, Yemen'de savaşın patlak vermesinden bu yana geçen altı yıl boyunca anti personel mayınların kullanımı sebebiyle 2 bin 872 kamu ve özel tesislerin zarar gördüğünü belgeledi.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.