ABD ordusunun drone saldırılarında öldürdüğü sivillere ilişkin verileri sızdıran analiste 45 ay hapis

Daniel Hale (AP)
Daniel Hale (AP)
TT

ABD ordusunun drone saldırılarında öldürdüğü sivillere ilişkin verileri sızdıran analiste 45 ay hapis

Daniel Hale (AP)
Daniel Hale (AP)

ABD ordusunun tartışmalı drone savaş programının iç işleyişine dair bilgilerin sızmasını sağlayan ABD Hava Kuvvetleri eski istihbarat analisti Daniel Hale, salı günü 45 ay hapis cezasına çarptırıldı.
33 yaşındaki Hale'a, ordunun hedeflerini seçme şekli ve sözümona isabetli savaş yönteminin kullanımı sonucu sıklıkla kazara öldürülen çok sayıdaki sivile ilişkin rakamlar gibi herkesin peşinde olduğu bilgileri içeren belgeleri sızdırması üzerine 2019'da dava açılmıştı.
Hale, salı günü Virginia'daki federal mahkemede yargıca, belgeleri "drone savaşının bizi güvenli tuttuğu, bizim yaşamımızın diğerlerinden daha değerli olduğu yalanını" ifşa etmek için sızdırmayı seçtiğini söyledi.
Buradayım çünkü asla benim olmayan bir şeyi, değerli insan hayatını çaldım. Bu hadiseler sanki gerçekleşmiyormuş gibi davranılan bir dünyada yaşamayı sürdüremezdim. Lütfen, sayın yargıç, insanların hayatı yerine belgeleri aldığım için beni bağışlayın.

Çeşitli tahminlere göre 2004'ten bu yana ABD drone programı, aralarında muhtemelen binlerce çocuk ve çok sayıda ABD vatandaşının da yer aldığı, 9 bin ila 17 bin arasında kişinin ölümüne neden oldu. Öte yandan gerçek veriler, aksi kanıtlanmadığı sürece drone saldırılarındaki zayiatları "çatışmada öldürülen düşmanlar" olarak kategorize eden hükümet tarafından gizlenmişti.
Hale salı günkü duruşmada, "Drone savaşında bazen öldürülen 10 kişiden 9'u masum oluyor. İşinizi yapmak için vicdanınızın bir kısmını öldürmeniz gerekiyor" dedi. 
Federal yetkililer, Hale'in eylemine daha az idealist yaklaştı. Davayı yöneten ABD bölge mahkemesi yargıcı Liam O'Grady, eski analistin "masum insanları öldüren drone programı hakkında konuştuğu için yargılanmadığını" ve "söz konusu belgelerden herhangi birini almadan da bir muhbir olabileceğini" söyledi.
Öte yandan eyaletin Başsavcı Yardımcısı Gordon Kromberg, dava dilekçesinde sızıntıların ulusal güvenliği tehlikeye attığını yazdı.

Kromberg, "Bu bilgiler teröristler veya diğer yabancı düşmanlar tarafından çoktan kullanıldı mı veya gelecekte kullanılır mı bilmiyoruz. Emin olabileceğimiz şey, Hale'nin eylemlerinin geçmişte Amerikalıların emniyet ve güvenliğine zarar verme riski taşıdığı ve gelecekte de böyle olmaya devam edeceğidir" dedi. 
Yetkililer, sızdırılan materyallerin sivil özgürlükler ve ulusal güvenlik odaklı basın kuruluşu The Intercept tarafından alındığını da ima etti.
The Intercept genel yayın yönetmeni Betsy Reed, salı günü yaptığı açıklamada, "Daniel Hale, hükümetin The Intercept tarafından yayımlandığını ima ettiği belgeleri sızdırdığı için yıllarca hapis yatacak. Bu belgeler, sivillerin öldürülmesinin önceden kabul edilenden çok daha yaygın şekilde gerçekleşmesi de dahil, ABD hükümetinin gizli ve kanlı drone savaşı hakkındaki gerçeği açığa çıkardı. The Intercept, kaynaklarımız hakkında yorum yapmayacaktır. Ancak bahse konu belgeleri gün ışığına çıkaran kişi, şüphesiz yüce bir kamu amacına hizmet etmiştir" dedi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.