Suriye ve Ürdün sınırlarını ticarete ve vatandaşlara açma kararı aldı

İki ülke arasındaki sınırlar Kovid-19 salgını nedeniyle kapatılmıştı.

Ürdün İçişleri Bakanı Mazin el-Ferraye (Petra)
Ürdün İçişleri Bakanı Mazin el-Ferraye (Petra)
TT

Suriye ve Ürdün sınırlarını ticarete ve vatandaşlara açma kararı aldı

Ürdün İçişleri Bakanı Mazin el-Ferraye (Petra)
Ürdün İçişleri Bakanı Mazin el-Ferraye (Petra)

Ürdün ve Suriye, güvenlik koşulları ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin etkileri nedeniyle yıllardır süren kapatmanın ardından aralarındaki sınırları yeniden açma konusunda anlaştı. 
Ürdün haber ajansı PETRA'nın haberine göre, Ürdün İçişleri Bakanı Mazin el-Farraye ve Suriyeli mevkidaşı Muhammed er-Rahmun arasında geçen telefon görüşmesinde, taraflar Ürdün ile Suriye arasındaki iki kapıdan biri olan Cabir-Nasib  Sınır Kapısı’nın, Ürdün ve Suriye'nin ortak çıkarlarına fayda sağlayacak stratejik önemi nedeniyle yeniden tamamen açılması gerektiği üzerinde anlaştılar. 
PETRA’nın haberine göre Suriyeli Bakan, sınır kapısının tamamen yeniden açılması kararını memnuniyetle karşılayarak ülkesinin bu konuda gerekli önlemleri almaya hazır olduğunu ifade etti. Görüşmede ayrıca, bölgede faaliyet gösteren yürütme makamlarının, merkezin istenilen hedeflere ulaşacak şekilde ve tıbbi protokol dahilinde tamamen yeniden açılması için gerekli işlemlere ilişkin sahada işbirliği yapması konusunda anlaşma sağlandı. 
Suriye resmi haber ajansı SANA ise, dün iki bakanın yaptıkları görüşmede, iki ülke arasında ticari tırların ve yolcu otobüslerinin geçişini kolaylaştırmak için ortak koordinasyon anlaşması üzerinde görüştüklerini bildirdi.
İki ülke arasındaki görüşme, Ürdün sınırına yakın Dera'da, 2018 yılındaki uzlaşı anlaşmasının ardından yeni düzenlemeleri içeren ve Batılı ülkelerin muhalif gruplara desteğini kesmesi ve bölgeden İranlı milislerin sınır dışı edilmesi karşılığında hükümet güçlerinin güneye dönmesini öngören yeni bir uzlaşma anlaşmasıyla aynı zamana denk geldi. 
Öte yandan, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve beraberindeki heyetin üç günlük bir ziyaret için Şam Uluslararası Havalimanı'na geldiği açıklandı.
Cabir Sınır Kapısı, Suriyeli muhalif gruplar tarafından ele geçirildikten sonra rejim güçlerinin bölgeden çekilmesinin ardından 2015 yılının ortalarında Ürdün tarafından kapatıldı. 2018 yılının Ekim ayında yeniden açılan sınır kapısı, Suriye'den gelen koronavirüs vakalarının artması nedeniyle Eylül 2020’de tekrar kapatıldı.
Kaynaklar, Şarku'l Avsat'a yaptıkları açıklamalarda, Amman'ın Washington ile görüşmesinde, Ürdün'ün Kongre tarafından onaylanan ve Sezar Yasası olarak adlandırılan yasa gereği Suriye'ye yönelik uygulanan yaptırımların dışında tutulmasını gündeme getirdiğini bildirdi.
Ürdün'ün Suriye'ye yönelik yaptırımlar konusundaki tutumu, haftalar önce ABD yönetimiyle uzun bir gıda ve tarım ürünleri listesini yaptırımlardan hariç tutma konusunda mutabık kalınan anlaşmaya dayanıyor.
Ürdün Başbakanı Bişr el-Hasavne, geçen hafta sınıra yaptığı ziyarette İçişleri Bakanı'ndan, gerekli sağlık ve önleyici tedbirlere bağlı kalmanın yanı sıra, gıda maddelerinin düzgün akışını sağlamak için sevkiyatta karşılıklı taşımacılık sistemi (back to back) ile çalışmanın bir an önce durdurulmasını istemişti. Ayrıca, farklı milletlerden kişilerin İçişleri Bakanlığı'ndan onay almadan sınır üzerinden bölgeden ayrılmasına izin verilmesine ek olarak, sınır kapısından giriş platformuna gelenlerin sayısının iki hafta içinde 500 kişiye çıkarılmasını talep etti.
Suriye’de geçen ay son haftalarda, Nasib Sınır Kapısı’ndan geçen Suriye ihracat tırlarının hareketinde bir kriz yaşandı. Bu durum, sebze ve meyve yüklü 700 buzdolabı taşıyan tırın geçişte durdurulmasına ve günde yaklaşık 750 yük bölgeye giriş yaparken, bu sayının günde yaklaşık 25 ila 35 buzdolabı ile sınırlandırılmasına yol açtı.
Suriye Ticaret Odaları Federasyonu'ndan bir heyet, bu ayın başlarında, sınırdan Suriye tırlarının geçişinde karşılaşılan sorunların çoğunu çözmek için Amman'a gitti.

 


Faslılar, 2030 Dünya Kupası öncesinde hükümetin şeklini belirleyecek seçimde oy kullanıyor

Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)
Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)
TT

Faslılar, 2030 Dünya Kupası öncesinde hükümetin şeklini belirleyecek seçimde oy kullanıyor

Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)
Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de İstiklal Partisi'nin kadınlara yönelik seçim kampanyası etkinliği, (Reuters)

Fas'ta seçmenler bugün, 2030 FIFA Dünya Kupası finallerine ev sahipliği hazırlıkları kapsamında yürütülen 20 milyar dolarlık planın son aşamalarını yönetecek hükümetin yapısını belirleyecek parlamento seçimleri için sandık başına gidiyor. Seçimlerin aynı zamanda ekonomik kazanımların ülkedeki hayal kırıklığı yaşayan gençlere yönlendirilmesini amaçlayan projelerin geleceğini de şekillendirmesi bekleniyor.

Parlamento seçimlerinin Fas'taki güç dengesinde köklü bir değişiklik yaratması beklenmiyor. Ancak yeni Temsilciler Meclisi, gençlerin artan hoşnutsuzluğunu gidermeye yönelik girişimleri hayata geçirmekle yükümlü olacak. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bu hoşnutsuzluk, geçen yıl İspanya'nın Ceuta (Sebte) özerk bölgesine toplu geçiş girişimi ve “Z Kuşağı” öncülüğündeki, ölümlere yol açan protestolarla kendini gösterdi.

2011'de kabul edilen Anayasa uyarınca kral, 395 sandalyeli parlamentoda en fazla sandalye kazanan partiden başbakanı atıyor.

İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi destekçileri, Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de seçim kampanyasına katılıyor (Reuters).
İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi destekçileri, Rabat yakınlarındaki Yeni Salé'de seçim kampanyasına katılıyor (Reuters)

Başbakanın ardından hükümet koalisyonunu oluşturmak için istişarelerde bulunması ve bakanların listesini hazırlayarak kralın onayına sunması gerekiyor.

Sandıklar sabah saat 08.00'de açıldı ve 19.00'da kapanacak. İlk sonuçların genellikle seçimden sonraki gün açıklanması bekleniyor.

Katılım oranı, özellikle genç seçmenlerin sandığa ilgisi yakından takip edilecek. Katılımın, vatandaşların seçilmiş kurumlarla ne ölçüde etkileşim içinde olduğuna ve bu kurumlara duyduğu güvene ilişkin bir gösterge olarak değerlendirilmesi bekleniyor.

Fas'ta oy kullanma yaşındaki nüfus yaklaşık 27 milyon kişiden oluşuyor. Ancak seçmen kütüklerine kayıtlı kişi sayısı 15,8 milyonda kalıyor. Bu sayı, 2021 seçimlerine kıyasla yaklaşık yüzde 12'lik düşüş anlamına geliyor.

Harcama planları

Mevcut parlamentodaki iki büyük parti olan Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) ile Asalet ve Çağdaşlık Partisi (PAM), gelecek beş yıllık yasama döneminde yaklaşık 1 milyon istihdam yaratma sözü verdi. İki parti ayrıca konut, ücretler ve hastanelerde iyileştirme vaatlerinde bulundu.

İki parti koalisyon hükümetinde birlikte yer alıyor. Ancak seçim kampanyası sırasında gıda fiyatlarındaki artışın önlenememesi ve diğer politika alanlarındaki eksiklikler konusunda birbirlerini suçladılar.

Bu anlaşmazlıklar nedeniyle Asalet ve Çağdaşlık Partisi yöneticileri, seçimden birinci çıkması halinde Ulusal Bağımsızlar Birliği ile yeniden koalisyon kurmayacağını açıkladı.

2021'den bu yana hükümete başbakan olarak liderlik eden milyarder iş insanı Aziz Ahnuş ise bu kez yeniden aday olmayacak. Ahnuş, bu yıl Ulusal Bağımsızlar Birliği'nin genel başkanlığından da ayrılmıştı.

Fas Kraliyet Futbol Federasyonu Başkanı ve Ekonomi ve Maliye Bakanlığı'nda bütçeden sorumlu bakan yardımcısı Fouzi Lekjaa, seçimlerden birkaç hafta önce Asalet ve Çağdaşlık Partisi yönetimine katıldı. Lekjaa, 2030 FIFA Dünya Kupası organizasyon komitesine de başkanlık ediyor.

Fas, İspanya ve Portekiz'le birlikte ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası öncesinde stadyumlar, demiryolları ve diğer altyapı projelerine büyük yatırımlar yapıyor.Ülke ayrıca 2035'e kadar kişi başına düşen ekonomik üretimi iki katına çıkarmayı hedefliyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), planlanan harcamaların yaklaşık 190 milyar dirhem, yani 20 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor. Bu tutar, Fas'ın 2024'teki GSYH'sinin yaklaşık yüzde 12'sine denk geliyor.

Seçimde yarışan diğer partiler arasında iktidar koalisyonunun ortağı olan muhafazakâr milliyetçi İstiklal Partisi, önceki seçimlerde ağır bir yenilgi alan İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi ile çeşitli sol partiler bulunuyor.


Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
TT

Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)

Irak, silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik planını 2027 yılının ortasına erteledi. Planın daha önce bu ayın sonunda uygulanmaya başlanması öngörülüyordu.

Irak Başbakanı Ali Zeydi, dün yaptığı açıklamada, silahlı grupların unsurlarının devlet kurumlarına entegre edilmesini öngören bir plan açıkladı. Zeydi planın, grupların saldırılarını durdurmaları karşılığında ABD saldırılarına maruz kalmamalarını öngören 90 günlük bir aşamayla başlayacağını belirtti.

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Zeydi ile New York'ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yayımlanan açıklamada, Irak Başbakanı ile “milislerin dağıtılması ve saldırılarının durdurulması” konusunda mutabakata vardığını söyledi.

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Tom Barrack ise Irak'ın, “Haziran 2027 sonuna kadar askeri güce sahip tek makamın devlet olması” yönünde taahhütte bulunduğunu ifade etti.


Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
TT

Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)

Gazze'deki yetkililer, bölgede sakinlerin yaşadığı ve yıkılma tehlikesi bulunan bina sayısının yaklaşık 2 bin olduğunu tahmin ediyor. Buna rağmen bölge halkı ve yetkililer, kendilerini barındıkları binaların çatılarının çökmesi tehlikesine karşı koruyabilecek herhangi bir alternatif bulunmadığını kabul ediyor.

Gazze kentinde bir hafta önce “Saade” binasının çökmesinden zarar gören kişiler ve görgü tanıkları, yaklaşan kış ve yağışlarla birlikte ortaya çıkabilecek tehlikelere ilişkin “Şarku'l Avsat”a konuştu. Görgü tanıkları ve mağdurlar, yağışların, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşı sırasında hasar gören diğer binaların da çökmesini hızlandırabileceği uyarısında bulundu.