Irak salgının en tehlikeli dalgasıyla yüzleşiyor

Nasıriye’de Pfizer-BioNTech aşısının dozlarını hazırlayan bir sağlık çalışanı (AFP)
Nasıriye’de Pfizer-BioNTech aşısının dozlarını hazırlayan bir sağlık çalışanı (AFP)
TT

Irak salgının en tehlikeli dalgasıyla yüzleşiyor

Nasıriye’de Pfizer-BioNTech aşısının dozlarını hazırlayan bir sağlık çalışanı (AFP)
Nasıriye’de Pfizer-BioNTech aşısının dozlarını hazırlayan bir sağlık çalışanı (AFP)

Irak Sağlık Bakanlığı, dün (Çarşamba) (Kovid-19) ile enfekte olan kişi sayısının artması,13 bin 515 vaka ve 66 ölümle günlük en yüksek sayının kaydedilmesinin ardından, ülkenin en tehlikeli salgın dalgasına girdiği konusunda uyarıda bulundu.
Irak Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Seyf el-Bedir Irak haber ajansı INA’ya yaptığı açıklamalarda “Maalesef, Irak bugün (dün) önceki dalgalarda kaydedilmeyen, görülmemiş sayıda vaka kaydetti. Bakanlık vaka sayısındaki artış karşısında şaşkın değil, zira daha önce yapılan basın açıklamalarında salgının, dalgalar halinde geldiğine yönelik uyarılarda bulunmuştu.” dedi.
İhtiyati önlemlere uyulmamasının vatandaşlar için daha tehlikeli olabilecek bir salgın durumunun ortaya çıkmasına yol açacağına belirten Sözcü, “Irak şu anda tüm öncekilerden daha tehlikeli olan bir salgın dalgasından geçiyor ve şiddetli semptomları olan vakaların sayısı önceki dalgalarda kaydedilenlere kıyasla daha fazla.” açıklamasında bulundu.
El Bedir, sağlık kurumlarının özel ve kritik bir bakıma ihtiyaç duyan yatan hasta sayısı sebebiyle büyük bir baskı olduğunu belirterek, sağlık personelinin vatandaşlara hizmet etmek için ellerinden gelen her şeyi yaptığını vurguladı.
Maske takma sosyal mesafeyi koruma, elleri sürekli olarak yıkama ve aşı olma gibi temel kurallara uyulması gerektiğini vurgulayan El Bedir, sağlık çalışanları üzerindeki büyük baskılara rağmen, yaptıkları büyük fedakarlıklarla sağlık kurumlarının şu ana kadar bu tehlikeli artış ile başa çıkabildiğine dikkat çekti.
Sözcü, sağlık kurumlarının bu artışı karşılayabileceğini ancak vakaların daha önce görülmemiş şekilde artmaya devam etmesi durumunda sağlık kurumlarının üzerinde büyük bir ek baskı oluşacağını belirtti.
Sağlık Bakanlığı dün, Kovid-19 salgınının Şubat 2020’de Irak’a girmesinden bu yana görülen en yüksek sayı olarak 13 bin 515 vaka ve 66 ölüm kaydetti.
Irak’ın başkentindeki tıbbi kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre, daha önce görülmemiş bir salgın dalgasıyla birlikte, koronavirüsle enfekte olan hastalara tahsis edilen bazı alan ve hastaneler, vakaların giderek artan sayılarını karşılayamamaları sebebiyle yeni hasta alamıyor.
Söz konusu kaynaklar, ülkede gözlemlenen sağlık koşullarının tehlikesinin bir göstergesi olarak, gençler ve çocuklar arasında vuku bulan enfeksiyon sayısının az olmadığından belirttiler.
Kaynaklar, aylar boyunca Kovid-19 aşılarından kaçınılmasının ardından, şu anda aşılama merkezlerinde güçlü bir talep olduğunu doğrularken, aşıların yetersiz olmasından ve artan talebin karşılanamamasından duyduklarını üzüntüyü dile getirdiler.
İlaç ve tıbbi tedaviler alanında çalışan Musa Mehdi Şarku’l Avsat’a şunları söyledi:
“Bazı vatandaşlar, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) daha önce hastaların kendileri tarafından uygulanmamasını tavsiye ettiği Remdesivir ilacı gibi virüse yönelik tedavi protokollerinde kullanılan ilaçların bazılarını almak için aceleyle piyasaya yöneldiler. İlacın fiyatının iki katına çıkmasının ardından geçtiğimiz günlerde ilaç bitti.”



Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.


SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
TT

SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın duyurduğu ve Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettikleri bölgelerde hükümet güçlerinin ilerlemesinin ardından Kürtlere ‘dayatıldığını’ söylediği savaşı sona erdirmek için anlaşmayı kabul ettiğini söyledi. Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke ilinde ‘katliamlar’ yapıldığına dair haberleri takip ettiğini açıkladı.

Abdi, Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonunda yayınlanan açıklamada, kendilerine bu savaşı dayatmak için açık bir kararlılık olduğunu söyledi. Bu savaşın iç savaşa dönüşmesini önlemek için Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilmeyi kabul ettiklerini belirtti. Bugün Şam’da Şara ile görüşmesi beklenen SDG lideri, döndükten sonra Kürtlere anlaşmanın şartlarını açıklayacağına söz verdi.

Bir diğer gelişmede Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke’de ‘katliam’ olarak nitelendirilen olaylarla ilgili haberleri takip ettiğini ve bunların doğruluğunu teyit etmeye çalıştığını açıkladı.

Görsel kaldırıldı.Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke’deki SDG üyeleri (Reuters - Arşiv)

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İçişleri Bakanlığı, Haseke’deki katliam haberlerini büyük endişe ve ciddiyetle takip ediyor ve ilgili kurumlarının alınan bilgileri doğrulamak için gerekli soruşturmaları derhal başlattığını teyit ediyor” denildi.

Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Ilham Ahmed bu iddiaları yalanlayarak, “Haseke'deki katliam haberlerinin tamamı tamamen uydurma olup, ateşkesi bozmak, aşiretler arasındaki gerginlikleri körüklemek ve Haseke ve Kobani'ye saldırıları yeniden başlatmak isteyen taraflarla bağlantılı kaynaklar tarafından yayılıyor” dedi.

Şarku'l Avsat'ın Rudaw'dan aktardığına göre Ahmed Kürt haber sitesine yaptığı açıklamada, “Şam ile ateşkes anlaşmasına ve tam entegrasyona bağlıyız” ifadelerini kullandı.


Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
TT

Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk dün, Sudan'daki çatışmada her iki tarafın da toplumu giderek daha fazla militarize ettiğine dair uyarıda bulunarak, Kordofan şehirlerinde el Faşir senaryosunun tekrarlanmasından endişe duyduğunu ve Sudan halkının "dehşet ve cehennem" içinde yaşadığını belirtti.

Türk, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Sudan'ın çeşitli şehirlerini ziyaret ettikten sonra hükümetin geçici karargahı olan Port Sudan'da düzenlediği basın toplantısında, "Özellikle insansız hava araçları (İHA) olmak üzere gelişmiş askeri teçhizatın yaygınlaşması, hem Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) hem de ordunun askeri yeteneklerini artırdı; bu da çatışmaları uzatarak siviller için krizi derinleştirdi" ifadelerini kullandı.

BM yetkilisi, savaş suçlarının faillerinin hangi örgüte bağlı olduklarına bakılmaksızın adalete teslim edilmesinin sağlanması çağrısında bulundu. Türk, Sudan'daki ofisinin hesap verebilirliğin yolunu açmak için bu ihlalleri ve suistimalleri belgelemek ve raporlamak üzere çalıştığını ifade etti.