ABD kamuoyundan Bennett’e İsrail’in insan hakları ihlalleri eleştirisi

İsrail'in Gazze'yi bombalaması sonucu yıkılan evlerinin restore edilmesini bekleyen bir aile (AP)
İsrail'in Gazze'yi bombalaması sonucu yıkılan evlerinin restore edilmesini bekleyen bir aile (AP)
TT

ABD kamuoyundan Bennett’e İsrail’in insan hakları ihlalleri eleştirisi

İsrail'in Gazze'yi bombalaması sonucu yıkılan evlerinin restore edilmesini bekleyen bir aile (AP)
İsrail'in Gazze'yi bombalaması sonucu yıkılan evlerinin restore edilmesini bekleyen bir aile (AP)

ABD yönetimi gelecek ay Washington’u ziyaret edecek yeni İsrail Başbakanı Naftali Bennett'i kabul etmeye hazırlanırken, İsrail peş peşe ikinci gün de Filistinlilere yönelik tutumlarından dolayı eleştirildi.
New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) İsrail'i Mayıs ayında Gazze'ye düzenlediği ve 11 gün süren saldırılarda uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlayan ve bu saldırıların savaş suçu görünümü verdiğini kaydettiği raporu, ABD medyası tarafından dikkat çekici bir ilgi gördü.
Söz konusu rapor, New York Times gazetesi tarafından yayınlanan ve İsrail'i ABD merkezli Ben&Jerry's dondurma şirketi ile iki karşı karşıya gelme olayı ve yasadışı dinleme skandalı ile Filistinlilere yönelik baskıcı politikaları konusunda eleştiren rapordan bir gün sonra yayınlandı. Rapor, ABD’li politikacılardan, özellikle İsrail'in Filistinlilere yönelik politikaları ve uygulamaları konusunda daha sert tavır alması için Başkan Biden'a baskı yapan Demokrat Parti’nin ilerici kanadı Adalet Demokratları grubunun artan eleştirileri çerçevesinde, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi ile yeni İsrail hükümeti arasındaki müzakere masasında olduğuna inanılan dosyaların içeriğine ışık tutuyor. 
Washington Post gazetesi, HRW’nin raporuna ilişkin değerlendirmesinde, İsrail ve Filistinlilerin her iki taraftaki ölü sayısıyla ilgili iddialarını karşılaştırdı. Ancak Gazze'den atılan roketlerin çoğunun İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi tarafından engellendiğine, Gazze'de ise iki milyona yakın Filistinli’nin kaçacak çok az yeri olduğuna dikkati çekti. Ayrıca İsrail'in Gazze ile olan tüm sınır geçişlerini kontrol ettiği, bu durumun bölgenin ciddi bir temiz su ve elektrik sıkıntısı yaşanması ve ekonomik fırsat eksikliği de dahil olmak üzere çok sayıda ve kötüleşen insani krizlerle karşı karşıya kalmasına neden olduğu belirtildi. Öte yandan, Hamas'ın herhangi bir iç muhalefete karşı baskısı nedeniyle çoğu Gazzeli’nin bölgeden ayrılamadığı ifade edildi.
Gazete, HRW’nin daha önceki raporunda İsraillileri ve Filistinlileri görünüşte savaş suçları da dahil olmak üzere ihlallerde bulunmakla suçladığını da sözlerine ekledi. Gazete, HRW tarafından geçen Nisan ayında yayınlanan ve İsrail'i İsrail ordusu tarafından işgal edilen topraklarda ve İsrail'in içinde Filistinlilere karşı apartheid (ırk ayrımı) ve zulüm suçları işlemekle suçlayan son raporuna atıfta bulundu. Ayrıca, HRW İsrail-Filistin Bölge Direktörü Ömer Şakir’in söz konusu rapordaki açıklamalarını aktardı. Şakir açıklamasında, “Yıllardır açık bir askeri hedefi vurmayan, hesap verebilirliği kritik kılan aşırı güç, orantısız ve ayrım gözetmeyen saldırıları belgeliyoruz” dedi.



Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
TT

Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)

Somali ile ABD arasındaki ilişkiler, Washington’ın Mogadişu’daki hükümetin yararlandığı ek yardımları durdurmayı planladığını açıklamasının ardından en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişme, tonlarca gıda yardımının akıbetine ilişkin yaşanan anlaşmazlık ortamında meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın dış yardımlardan sorumlu müsteşarı, çarşamba günü X platformunda yaptığı paylaşımda, Somalili hükümet yetkililerinin Washington tarafından finanse edilen Dünya Gıda Programı’na (WFP) ait bir depoyu tahrip ettiğini ve savunmasız Somalililer için bağışçılar tarafından sağlanan gıda yardımlarına yasa dışı şekilde el koyduğunu belirtti.

Yetkili, bu nedenle Washington’ın Somali’ye yönelik yardımlarını askıya alacağını ifade etti. Yardımların parasal değerine ilişkin ise henüz net bir bilgi verilmedi.

Somali Dışişleri Bakanlığı ise dün, ABD tarafından sağlanan yardımların çalındığı yönündeki iddiaları yalanladı ve söz konusu yardımların halen WFP’nin kontrolünde olduğunu açıkladı.

Bakanlık, ana yardım deposunun bulunduğu Mogadişu Limanı bölgesinde, ‘mavi depo’ olarak bilinen tesiste genişletme ve rehabilitasyon çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, bu çalışmaların insani yardımların muhafazası, yönetimi veya dağıtımını etkilemediği vurgulandı.

yjuı
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Mogadişu'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bulunan ofisinde Reuters'e verdiği röportajda (Reuters – Arşiv)

WFP adına konuşan bir sözcü, liman yetkililerinin mavi depoyu yıktığını, WFP’nin ise bu sorunun çözümü ve yardımların güvenli şekilde depolanmasının sağlanması için yetkililerle iş birliği yaptığını söyledi.

Reuters’ın incelediği ve Mogadişu Limanı İdaresi tarafından düzenlenen bir teslimat belgesinde, çarşamba günü itibarıyla, daha önce mavi depodan başka bir depoya taşınan gıda maddelerinin WFP tarafından teslim alındığı belirtildi. Belgenin Somali’deki bir WFP yetkilisi tarafından imzalandığı görülürken, el yazısıyla eklenen bir notta, laboratuvar incelemesinin gıdaların insan tüketimine uygun olduğunu teyit etmesinin ardından nihai teslim almanın onaylanacağı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı da çarşamba günü yaptığı açıklamada, yardımların yeniden başlatılmasının, Somali hükümetinin sorumluluk üstlenmesi ve durumu düzeltmeye yönelik adımlar atması şartına bağlı olacağını bildirdi.


Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
TT

Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)

Çin ve İran’a ait savaş gemileri, Güney Afrika’da düzenlenecek ve Rusya’nın da katılımının hedeflendiği deniz tatbikatları öncesinde, dün ülkenin güneyindeki ana deniz üssü açıklarına demirledi.

Güney Afrika’nın 9-16 Ocak tarihleri arasında ev sahipliği yapacağı Will for Peace (Barış için İrade) tatbikatının, katılımcı ülkelerin birçoğuyla görüş ayrılıkları yaşayan ABD ile gerilimi artırabileceği belirtiliyor.

AFP muhabirleri, çarşamba günü Cape Town’daki False Bay Limanı’nda iki Çin savaş gemisini görüntülerken, dün bu gemilere bir İran savaş gemisi de katıldı. Güney Afrikalı deniz yetkilileri, Çin’in öncülük ettiği tatbikatlara Rusya’ya ait savaş gemilerinin de katılmasının beklendiğini açıkladı.

Güney Afrika Ulusal Savunma Kuvvetleri aralık ayında yaptığı açıklamada, tatbikatların ‘deniz taşımacılığının güvenliği ve denizle bağlantılı ekonomik faaliyetlere’ odaklandığını duyurmuştu. Açıklamada, tatbikatların amacının ‘barışçıl deniz güvenliği girişimlerine destek konusunda iş birliğini derinleştirmek’ olduğu ifade edilmiş, faaliyetlere Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS ülkelerinin deniz kuvvetlerinin yanı sıra, gruba daha sonra katılan Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve son olarak Endonezya’nın da dahil olacağı belirtilmişti.

Ortak tatbikatların Kasım 2025’te yapılması planlanıyordu ancak Johannesburg’da düzenlenen G20 Zirvesi ile tarihlerin çakışması nedeniyle ertelenmişti. ABD Başkanı Donald Trump, BRICS ülkelerini ‘ABD karşıtı’ politikalar izlemekle suçlamıştı. Güney Afrika ise Rusya ile yakın ilişkileri ve Gazze savaşı nedeniyle İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) soykırım davası açması başta olmak üzere çeşitli politikaları nedeniyle ABD’nin eleştirilerine maruz kalmıştı.

Güney Afrika ordusu ayrıca, 2023 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin birinci yıl dönümüne denk gelen dönemde Rusya ve Çin ile deniz tatbikatları düzenlemesi nedeniyle de eleştirilmişti. Üç ülke ilk ortak deniz tatbikatını 2019 yılında gerçekleştirmişti.


İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
TT

İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)

İran devlet televizyonu, bugün ülke genelinde gece boyunca süren protestolarla ilgili sessizliğini bozdu. Can kayıpları olduğunu ve ABD ile İsrail ile bağlantılı "terörist ajanların" yangın çıkardığını ve şiddeti kışkırttığını iddia etti.

Devlet televizyonunda sabah 8 haber bülteninde yayınlanan kısa haber, gösterilerle ilgili ilk resmi haberdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre haberde, protestoların şiddet olaylarıyla gölgelendiği ve bu olayların can kaybına yol açtığı belirtildi, ancak ayrıntılar verilmedi.

Ayrıca protestolar sırasında "özel araçların, motosikletlerin ve metro, itfaiye araçları ve otobüsler gibi kamuya açık yerlerin ateşe verildiği"  belirtildi.