Suudi Arabistan’da Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin lansmanı Dünya Ekonomik Forumu ile ortak yapıldı

Dünya Ekonomik Forumu ile işbirliği içerisinde dün (Çarşamba) Suudi Arabistan’da Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin açılışı duyuruldu. (Şarku’l Avsat)
Dünya Ekonomik Forumu ile işbirliği içerisinde dün (Çarşamba) Suudi Arabistan’da Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin açılışı duyuruldu. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’da Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin lansmanı Dünya Ekonomik Forumu ile ortak yapıldı

Dünya Ekonomik Forumu ile işbirliği içerisinde dün (Çarşamba) Suudi Arabistan’da Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin açılışı duyuruldu. (Şarku’l Avsat)
Dünya Ekonomik Forumu ile işbirliği içerisinde dün (Çarşamba) Suudi Arabistan’da Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin açılışı duyuruldu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan dün (Çarşamba) sektörlerin ve devlet kurumlarının Dördüncü Sanayi Devrimi teknolojilerini gelecekte kullanmaya hazır olup olmadığını görme noktasında ilk izlenimleri alma ve çeşitliği, büyümeyi ve yeniliği hedefleyen 2030 Vizyonu ilkesini gerçekleştirme noktasında, daha önce kendi topraklarında hiç yapmadığı bir toplantı düzenledi.
Devlet kurumlarındaki bakanlar ve yetkililer, dün (Çarşamba) Riyad’da düzenlenen Dördüncü Sanayi Devrimi’nin Birinci Forumu etkinlikleri sırasında, Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri tarafından (KACST), Dünya Ekonomik Forumu ile işbirliği içerisinde düzenlenen Dördüncü Sanayi Devrimi’nin benimsenmesinin, büyüme için mümkün olan teknolojilere odaklanma ihtiyacına dayandığını söyledi. Yetkililer ayrıca, sahadaki gelişmeleri ve yenilikleri harekete geçirme noktasında çalışan Suudi kadrolar için bir rehabilitasyon ve eğitim sürecinin başlatılmasının önemine vurgu yaptılar.
Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zeka Komisyonu Başkanı Dr. Abdullah bin Şerif el-Gamdi, “Suudi Arabistan sektörün sürdürülebilirliğini sağlayan politikalar dahil olmak üzere yapay zeka noktasında çekici bir ortam sağlamak için çalışıyor” dedi. Ayrıca Krallığın şu anda yapay zeka alanındaki gelişmiş ülkeler arasında yer aldığına dikkati çekti.
Öte yandan, Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender el-Harif, forum esnasında, sanayi ve madenciliğin geleceğindeki sıçramalara katkıda bulunacak teknolojilerin benimsenmesi ile rekabet edebilirlik düzeyini yükselterek ve içeriği artırarak, uygulamaların benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
Harif, “Krallıktaki nüfusun büyük bir kısmını gençler oluşturuyor ve gençlerin teknolojinin geleceğindeki son gelişmelere ayak uydurabilmesi için bir takım eğitim ve niteliklere ihtiyacı var” açıklamasını yaptı.
Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah el-Sevaha dün (Çarşamba) Dünya Ekonomik Forumu ile ortak bir şekilde yapılan Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin lansmanını duyurdu. Söz konusu açıklamanın Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Profesör Klaus Schwab’ın katıldığı forumun oturum arasında geldiği belirtildi.



Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı... Suudi Arabistan'ın gençleri Rahman'ın misafirlerine hizmet etme sistemiyle tanıştırmak için başlattığı bir girişim

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)
Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı... Suudi Arabistan'ın gençleri Rahman'ın misafirlerine hizmet etme sistemiyle tanıştırmak için başlattığı bir girişim

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)
Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı dün Mekke, Medine ve Cidde’de başladı. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği iş birliğiyle, İslam ülkelerinden gençlerin katılımıyla gerçekleştirilen program 29 Ocak’a kadar devam edecek.

Programın, Suudi Arabistan’ın başta Rahman'ın misafirlerine sunulan hizmetler olmak üzere farklı alanlarda yürüttüğü bütüncül çalışmaları Arap ve Müslüman gençlere tanıtması amaçlanıyor. Bu kapsamda hac ve umre ziyaretçilerine sunulan hizmetler ele alınırken, aynı zamanda gençlerin güçlendirilmesi ile ekonomik, kültürel, sosyal ve sportif kalkınma sürecindeki rollerine yönelik ülkenin elde ettiği kazanımların öne çıkarılması hedefleniyor.

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı çerçevesinde Mina, Arafat ve Müzdelife’ye saha ziyaretleri düzenlenerek hac mevsimindeki organizasyon ve hizmet mekanizmaları yerinde incelenecek. Programda ayrıca, umre ibadeti yerine getirilecek, Medine’de Hz. Peygamber’in hayatıyla bağlantılı tarihi ve kültürel mekânlar ile müzeler ziyaret edilecek. Cidde’de ise şehrin tarihî, kültürel ve girişimci yönlerinin yanı sıra önemli spor tesisleri tanıtılacak.

Program, Spor Bakanlığı’nın Arap ve İslam ülkeleri arasında kültürel ve gençlik etkileşimini güçlendirmeye, ortak değerleri pekiştirmeye ve Suudi Arabistan’ın özellikle İslam ve Müslümanlara hizmet, gençlerin desteklenmesi ve kapasitelerinin geliştirilmesi alanlarındaki öncü rolünü vurgulamaya yönelik girişimleri kapsamında hayata geçiriliyor.


Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
TT

Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)

Suudi Arabistan, bugün ateşkes anlaşmasını ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye devleti içindeki tüm sivil ve askeri kurumlara entegrasyonunu memnuniyetle karşıladı ve bu anlaşmaya ulaşılmasında ABD'nin çabalarını övdü.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, bu anlaşmanın güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine, devlet kurumlarının inşasına ve hukukun üstünlüğünün uygulanmasına katkıda bulunarak, Suriye halkının kalkınma ve refah özlemlerini karşılayacağı umudunu dile getirdi.

Açıklamada, Suudi Arabistan'ın Suriye hükümetinin sivil barışı teşvik etme ve Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına tam destek verdiği yinelendi.


El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Güney Yemen liderleri, aşiret şeyhleri ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla Güney İstişare Toplantısı başladı.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiriyi Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Ebu Zura el-Mahrami okudu. Bildiride, toplantının ‘Güney’i kapsayan bir iradeyi temsil ettiği ve farklı kesimler ile vilayetlerden gelen liderler aracılığıyla adil, güvenli ve garantili bir çözüm arayışına yönelik olduğu’ vurgulandı. Bildiride ayrıca, ‘her türlü tırmandırıcı girişimden ve Güney’in davasına ve geleceğine hizmet etmeyen yan çatışmalar yaratma çabalarından uzak durulduğu’ ifade edildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın, konuyla ilgili liderlerle doğrudan yapılan görüşmeler ışığında, Güney halkının haklı taleplerini tamamen desteklediği ve halkın siyasi geleceğini belirleme hakkını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözümün önünü açtığı ifade edildi. Bildiride, bu çözümün önceden belirlenmiş siyasi şartlar veya sınırlamalar dayatmadan, Güney halkının onur, güvenlik, istikrar ve geleceğini teminat altına alacağı kaydedildi. Ayrıca, Güney’in tam egemenliğe sahip bir devlet olarak yeniden kurulmasının da bu haklar kapsamında olduğu belirtildi.

El-Mahrami, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun tarihi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iç anlaşmazlıklar veya gereksiz çatışmalar yaratılarak heba edilemeyeceğini vurguladı. Böyle bir tutumun, öncelikle Güney’in davasına karşıt güçlerin işine yarayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride ayrıca, hiçbir kişi veya Güneyli tarafın dışlanmayacağı ve bu sürecin geniş katılıma ve sorumlu temsil mekanizmalarına dayandığı açık bir şekilde dile getirildi.

El-Mahrami, Riyad’a ulaştıkları günden itibaren Güney davasına yönelik samimi bir karşılama ve açık destek gördüklerini vurguladı. El-Mahrami, “Buradaki varlığımız, halkımızın ve güçlerimizin ihtiyaçlarını doğrudan iletmemize olanak sağladı. Öncelikli konular arasında dört aydır ödenmeyen maaşlar vardı ve Suudi Arabistan’dan bu konuda olumlu ve sorumlu bir geri dönüş aldık. Bu adım, halkımızın çektiği sıkıntıları hafifletme konusundaki içten çabalarını gösteriyor. Ayrıca, vatandaşların günlük yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal meseleler de Suudi kardeşlerimiz tarafından cömertçe desteklendi” dedi.

El-Mahrami, Suudi yetkililerden, Güney’in güvenliğini sağlayan ve cephelerde görev yapan Güney güçlerinin desteğinin sürdürüleceğine dair doğrudan ve somut teyitler aldıklarını belirtti. Bu kapsamda söz konusu güçlerin haklarının eksiksiz ödeneceği, destekleneceği ve kapasitelerinin güçlendirileceğini ifade eden el-Mahrami, bunun Güney’in istikrarını pekiştireceğini, ulusal kazanımlarını koruyacağını ve Güney cephesini zayıflatmaya veya Güneylilerin rolünü sorgulamaya yönelik girişimlerin önünü keseceğini vurguladı.

Toplantı bildirisine göre, ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi, Güney Yemen ile Suudi Arabistan arasında gelecekteki iş birliğinin temel direklerinden biri olacak. Bugün atılan adımların, güvenlik, istikrar ve kalkınmaya dayalı stratejik bir geleceğin somut başlangıcını temsil ettiği kaydedildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın Güney’i tüm tehditlerden korumada öncü olduğu ve her zaman güçlü bir destek ve güvence sağladığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Güney’in güvenliği ve istikrarının korunmasında temel bir ortak olduğu, haklı davasını desteklediği ve bu konudaki tutumunun güvenilir ve sürekli olduğu kaydedildi. Bildiride, Güney’in bugün karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Husi milisleri ve bölgeyi hedef alan yayılmacı projeleri ile DEAŞ ve El Kaide gibi diğer terör örgütleri olduğu ifade edildi. Bildirinin devamında şu ifade yer aldı: “Bu nedenle Suudi Arabistan’ın rolünü sorgulama girişimlerini, güneydeki askeri ve güvenlik güçlerini hedef alan kampanyaları ve özellikle de güneyi ve güvenliğini koruma sisteminin bir parçası olan Amalika Tugayları, Vatan Kalkanı Güçleri, Kara Kuvvetleri, Şebve Savunma Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’ni hedef alan kampanyaları kategorik olarak reddediyoruz.”

Bildiride, Suudi Arabistan ile karşılıklı güvenin değerli olduğu vurgulanarak, Güneyli liderlerin halklarının davasını bu hassas dönemde devralma sorumluluğunu bildiği ve bu davayı devlet aklıyla yönetmeye devam edeceği ifade edildi. Liderler, bu sürecin spekülasyon veya ani tepkilerle yürütülmeyeceğini belirtti.

Ayrıca bildiride, Güney halkına, meşru beklentilerini bilinçli ve sorumlu bir şekilde ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Bu çerçevede, Suudi Arabistan himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun güvenli ve garantili bir yol olduğu vurgulandı. Bildiride, “Güney devletinin yeniden kurulması hedefi bu siyasi yol üzerinden önceliğimiz ve amacımızdır. Suudi Arabistan’ın himayesi ve desteği, hakların korunmasını, kazanımların sürdürülmesini ve ulusal hedeflerin mümkün olan en düşük maliyetle gerçekleştirilmesini sağlayacaktır” denildi.

Bildiride ayrıca uluslararası toplumdan, Güneylilerin diyalog yoluyla belirlediği seçenekleri desteklemesi, meşru beklentilerine saygı göstermesi ve Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen bu ciddi süreci desteklemesi istendi. Bu sürecin, Güney ve bölgedeki barış ve istikrar için en gerçekçi çerçeveyi oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar gereklilikleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.