Suriye: Dera'da müzakereler başarısız oldu yeni çatışmalar ve göçler yaşanıyor

Suriye: Dera'da müzakereler başarısız oldu yeni çatışmalar ve göçler yaşanıyor
TT

Suriye: Dera'da müzakereler başarısız oldu yeni çatışmalar ve göçler yaşanıyor

Suriye: Dera'da müzakereler başarısız oldu yeni çatışmalar ve göçler yaşanıyor

Dera kentinden yerel kaynaklar, Suriye rejim güçlerinin Dera el-Beled bölgesindeki el-Bahar mahallesini dün çok sayıda havan mermisiyle hedef aldığını bildirdi. Bu olayın ardından bölge halkı ile rejim güçleri arasında karşılıklı çatışmalar yaşandığı kaydedildi. Bununla eşzamanlı olarak, Beşşar Esed'in kardeşi Mahir Esed komutasındaki 4. Tümen askerleri bölgede konuşlandırılırken, 15. Tümen askerleri ise bölgenin etrafında konuşlandı. Ayrıca rejim güçlerinin girdiği bölgede, Suriye-Ürdün sınırındaki Dera şehrinin güneyinde yer alan En-Nahle ve Eş-Şeyah'daki ev ve çiftliklerde arama yapıldı. Arama sırasında silah seslerinin duyulduğu belirtildi.
Bunun üzerine Dera kentinde, Suriye rejimi ile "akşam müzakereleri" düzenlendi. Bu müzakerelerin başarısız olmasının ardından Suriye'nin güneyindeki Dera bölgelerinde gergin bir durum ve temkinli bir beklenti hakim oldu.
Dera'daki Uzlaşı Merkezi (Deralı Merkezi Komite) önceki gün (Salı) bir bildiri yayınlayarak Dara el-Beled, Es-Sed Yolu ve Dera Kampı’ndaki ailelerden 50 bin kişinin güvenli bölgelere nakledilmesi ve Suriye rejim güçlerinin boşaltılmış Dera el-Beled şehrine girmesi çağrısında bulundu.
Açıklamaya göre bu talepler, Suriye rejim güçlerinin Pazartesi günü gerçekleşen ilk anlaşmayı ihlal etmesi sonrasında geldi. Suriye rejim güçleri, kontrol ve güvenlik noktaları kurmak için Dera bölgesine girdi, ancak bu şekilde Esed rejimi güçleri heyeti ile Dera'daki Uzlaşı Merkezi arasında imzalanan ve şehrin çevresinde arama yapılması sürecinde şehirden ileri gelenlerin ve Merkezi Komite’nin varlığını şart koşan son anlaşmayı ihlal ettiler. Suriye rejim güçleri, Deralı Merkezi Komite olmadan Dera çevresindeki çiftlikleri aradı ve bazı evlere baskın düzenledi. Daha sonra es-Sed Yolu ve Dera bölgelerinin etrafında konuşlandı ve çevredeki çiftliklere ayrım gözetmeksizin ateş açtı.
Dera'daki Uzlaşı Merkezi’nin açıklamasının devamında şu ifadeler yer aldı: “Biz Dera halkı, genci, yaşlısı, barışın savunucusuyduk ve hala da öyleyiz ve asla savaş istemiyoruz. Bu nedenle geçtiğimiz günlerde Suriye rejimi ile akan kanı durdurmak, insanların güvenliğini sağlamak ve onurlarını korumak için bir anlaşma imzaladık. Bu sabah, anlaşmanın şartlarının ihlali bizi şaşırttı. Rejim, iki sivilin ölmesi ve çok sayıda kişinin yaralanması ile sonuçlanan Dera el-Beled çevresine yönelik büyük saldırısı ile bizi şaşırttı. Başkalarını öldürmeyi ve kendimiz için ölmeyi reddettiğimiz ve anlaşmanın şartlarını yerine getirdiğimiz için, biz Dera halkı, başımıza bela olacak bu savaştan kaçınmak için güvenli bir yere nakledilmeyi talep ediyoruz.”
Dera kentinden aktivist Abdullah Eba Zeyd, Şarku'l-Avsat'a yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Beşşar Esed'in kardeşi Mahir Esed komutasındaki 4. Tümen askerleri es-Sed Yolu ve Filistin mülteci kampı bölgelerinde konuşlandırılırken, Kaplan Kuvvetleri ve 15. Tümen askerleri ise bölgenin etrafında konuşlandı. Suriye-Ürdün sınırındaki Dera şehrinin güneyinde yer alan en-Nahle ve eş-Şeyah'daki ev ve çiftliklerde arama yapıldı. Bu mahallelere bakan yüksek binalara keskin nişancılar yerleştirildi. Dera el-Beled halkı ile 4. Tümen askerleri arasında dün sabah saatlerinde el-Menşiyye mahallesinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Diğer yandan Dera el-Mahatta'daki Busra Meydanı civarında Suriye rejim güçlerine ait bir askeri araç hedef alındı. Bunun üzerine Filistinli mültecilerin kaldığı Dera Kampı’nın eteklerinde çatışmalar yaşandı. Bu çatışmaların ardından bölgede Dera Kampı, Es-Sad Yolu ve Dera el-Beled mahalleleri üzerinde keşif uçakları uçuş yaptı. Bu gelişme üzerine savaş uçakları ve helikopterlerin bu bölgelerdeki yerleşim yerlerini bombalayacağı korkusu hakim oldu.  Dera el-Beled, Es-Sed Yolu ve Dera Kampı’ndan yüzlerce aile, bölgenin bombalanması ve işgal korkusu ve tanık olduğu büyük askeri tırmanıştan sonra Dera el-Mahatta bölgelerine göç etti.”
Dera el-Beled'deki merkez komitesine yakın bir kaynak, Şarku'l-Evsat'a verdiği demeçte şunları söyledi: “4. Tümen askerleri, şehirde savaş ve askeri tırmanışı önlemek amacıyla Pazartesi günü yapılan anlaşmayı ihlal etti. Bu güçler dün Dera el-Beled kentini kuşattı, tarım alanlarında arama tarama faaliyetleri yürüttü, çevredeki çiftliklere ayrım gözetmeksizin ateş açarak sivillerin ölümüne neden oldu ve Dera el-Beled'de çatışmalara maruz kaldığı bahanesiyle geri çekilmeyi reddetti. Bölge çok sayıda havan mermisi ve ağır makineli tüfeklerle bombalanırken, Dera el-Beled kentindeki alanları ele geçiren subay dahi bölgenin bu denli bombalanması karşısında şaşkına döndü. Söz konusu subay, bunların, 4. Tümen liderliğinin bilgisi dahilinde olmayan rastgele bireysel eylemler olduğunu söylerken, liderliğin Dera el-Beled'de ele geçirdiği noktalarda konuşlanmış kuvvetlere anlaşmanın şartlarının uygulanması bağlamında geri çekilme emri verdiğini ileri sürdü. Dera el-Beled ve Es-Sed Yolu çevresinde yerleşim bölgelerine yönelik havan topları ve makineli tüfeklerle evleri hedef alan saldırılar düzenlendi. Bu saldırı sonucunda genç bir adam ve bir çocuk öldü.”
Söz konusu kaynak açıklamalarına şöyle devam etti: “Bundan sonra, Dera'nın doğu ve batı kırsalında Merkez Müzakere Komitesi'nin ve Rus destekli Beşinci Kolordu'nun da katıldığı birkaç müzakere turu yapıldı. Bu müzakerelerin hepsi, Suriye rejimine bağlı Güvenlik Komitesi’nin Dera el-Beled kentindeki 15 kişiyi zorunlu göçe tabi tutmak ve askeri noktaları ve güvenlik müfrezelerini artırmak konularında ısrar etmesi nedeniyle başarısız oldu.”
Özel kaynaklar, Rus subayları eşliğinde Rus kuvvetlerinin bir kısmının Dera el-Mahatta şehrine girmesi ve bir kısmının Suriye'nin güneyindeki Beşinci Kolordu güçlerinin kalesi Busra eş-Şam şehrine yönelmesiyle birlikte bölgede temkinli sakinliğin hüküm sürdüğünü söyledi. Kaynak, Beşinci Kolordu Kuvvetleri’nin ve Rus tarafının Dera el-Mahatta şehrinde yeni bir müzakere turuna katılacağını öne sürdü.
Yerel Dera şehri haberlerini bildiren "Nebe" haber sitesi şunları söyledi: “Dera el-Beled, Dera Kampı ve Es-Sed Yolu sakinleri, bulundukları bölgeden Dera el-Mahatta bölgesine göç etmeye devam ediyor. Söz konusu mahallelerin sakinlerinin yaklaşık üçte biri, yani yaklaşık 15 bin kişi, rejimin bir askeri operasyon düzenleyeceği korkusuyla Dera şehrinin merkezine göç etti. 4. ve 9. Tümen yüzlerce unsur, tanklar, paletli araçlar, orta ve ağır makineli tüfekler de dahil olmak üzere askeri teçhizatlarıyla Dera mahallelerinin güney ve doğu eteklerinde varlığını sürdürmeye devam ediyor. 4. Tümen askerleri Dera el-Beled mahallelerini kapattı ve Dera'nın güneyindeki Eş-Şeyyah ve El-Haşşabi çiftliklerinde düzinelerce evi ele geçirdi. Rejim güçleri, Müzakere Komitesi ile rejim arasında birkaç gün önce imzalanan yerleşim anlaşmasının şartlarına aykırı olarak mutlak kontrol sağlamak için çok sayıda unsurla iki eksenden Dera mahallelerine doğru ilerlemeye çalıştı.”
Anlaşmanın şartlarından biri ise 5.Tümen ve Askeri Güvenlik Şubesinden grupların, bölgedeki çeşitli yerlere ağır askeri teçhizat olmadan konuşlandırılmasını şart koşuyor.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.