Suudi Arabistan’dan Malezya’ya koronavirüsle mücadelede yardım

Söz konusu adım, Suudi Arabistan’ın pandemiden en çok etkilenen ülkelere yönelik yürüttüğü yardımlar kapsamında atıldı.

Dün Riyad’dan gönderilen yardımlar. (SPA)
Dün Riyad’dan gönderilen yardımlar. (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan Malezya’ya koronavirüsle mücadelede yardım

Dün Riyad’dan gönderilen yardımlar. (SPA)
Dün Riyad’dan gönderilen yardımlar. (SPA)

Suudi Arabistan dün, Malezya’nın salgın krizi ile mücadelesine yardım için aralarında bir milyon doz aşı ve tıbbi cihazların da yer aldığı malzemeleri hava yoluyla göndermeye başladı.
Yardımların ulaştırılacağı hava köprüsü Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in direktifleri doğrultusunda kuruldu.  Söz konusu hava köprüsü, Malezya Dışişleri Bakanı Hişamuddin Hüseyin’in talebinin üzerine geldi. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından sağlanan tıbbi cihazlar ve koruyucu malzemeleri taşıyan uçak Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi tarafından denetleniyor.
İlk yardımları taşıyan iki uçak tıbbi ekipman, bakım ve tedavi araçları ile koruyucu malzeme ve diğer tıbbi cihazları Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’dan Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı’na taşıdı.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’ya göre bir milyon doz koronavirüs aşısını Malezya’ya doğrudan göndermek için uluslararası bir şirket ile sözleşme yapılması konusunda Malezya Başbakanlık Dışişleri Ofisi ile koordinasyonlu olarak çalışılacak.
Açıklamada Krallığın bu girişiminin koronavirüs pandemisinden en çok etkilenen ülkelere yönelik yardımlar kapsamında geldiği kaydedildi. Malezya ile güçlü ilişkilerin derinliğini yansıttığı belirtildi.

Rekor sayıda vakalar
Malezya Sağlık Bakanlığı, günlük vaka sayısında yeni bir rekorun kaydedildiğini duyurdu. Bakanlık ülkedeki koronavirüs vakalarının büyük çoğunluğunun semptom göstermediğini, çok az bir kesimde de hafif belirtiler görüldüğünü bildirdi.
Malezya Sağlık Bakanlığı Genel Direktörü Nur Hişam Abdullah yaptığı açıklamada, çarşamba günü 17 bin 405 kişinin koronavirüse yakalandığının doğrulandığını, vakalardan 374’ünün, yani yüzde 2’sinden biraz fazlasında semptomlar görüldüğünü söyledi. Abdullah “Birinci kategoride (semptomsuz) ve ikinci kategoride (hafif semptomları olan) toplam 17 bin 31 hasta daha var” ifadesini kullandı. DPA’ya göre Malezya pazartesi ve salı günleri virüse bağlı 207 ölüm kaydetti. Çarşamba günü 143 kişinin daha yaşamını yitirmesi ile toplam can kaybı 8 bin 551’e ulaştı.
Nur Hişam Abdullah, yarısı solunum cihazına bağlı binden fazla kişinin yoğun bakımda tedavi gördüğünü aktardı. Yeni vakaların yarısından çoğu başkent Kuala Lumpur’da ve komşu eyalet Selangor’da kaydedildi.
Nur Hişam Abdullah bugün kaydedilen rekor seviyedeki yeni vakalara ilişkin verdiği bilgide yaklaşık her 10 vakaya karşılık bir kişinin aşılandığını söyledi.
Malezya, hükümetin iki aydan uzun bir süredir tam kapatma önlemleri uygulamasına rağmen, çarşamba günü günlük vaka sayılarında rekor kaydetti.
Malezya parlamentosu bu yıl ilk kez pazartesi günü toplandı ve Başbakan Muhyiddin Yasin, koronavirüs ile mücadeleyi ele alış yöntemi nedeniyle yapılan istifa çağrılarını kabul etmedi.
Ülkede en ağır karantina önlemleri geçtiğimiz mayıs ayında uygulanmış ve bundan en faza zarar görenler küçük işletmeler olmuştu.
Geçen yıl iki hafta uygulanan kapanma önlemleri, yılın ikinci çeyreğinde gayri safi yurtiçi hasılada yüzde 17’lik bir düşüşe yol açmıştı.
Yapılan değerlendirmeler kısıtlama önlemlerinin hafifletildiği bölgelerde, Malezya ürünlerine yönelik artan talep nedeniyle ekonomik ivmenin daha az etkilenebileceği yönünde. Zira ihracat oranı haziran ayında içerisinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 yükselmiş durumda.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bugün, Washington D.C.'deki Beyaz Saray'da ABD Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD'nin Ortadoğu Özel Elçisi Steve Witkoff ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki dost ülke arasındaki stratejik ilişkiler gözden geçirildi; Suudi-Amerikan ortaklığının geleceği, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgede ve dünyada barışın sağlanmasına yönelik çabalar da görüşüldü.

0peft

 


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.


Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Lübnan makamlarının uyuşturucu madde üretimi yapılan bir fabrikayı ele geçirmesine yardımcı oldu. Ele geçirilenler arasında amfetamin ve metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler, tıbbi düzenlemeye tabi 870 tablet, 4 bin 600 kilogram haşiş (bitkiden yapılan çeşitli ürünler), uyuşturucu madde üretiminde kullanılan öncül maddeler ve ateşli silahlar bulunuyordu.

Bakanlığın güvenlik sözcüsü Tuğgeneral Talal el-Şalhub, bugün yaptığı açıklamada, operasyonun, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekelerinin faaliyetlerinin proaktif güvenlik takibi sonucunda ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın Uyuşturucuyla Mücadele Müdürlüğü aracılığıyla Lübnan'daki muadiline ilettiği bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Güvenlik sözcüsü, Lübnan makamlarıyla uyuşturucu takibi ve ele geçirilmesi konusunda olumlu iş birliğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın ülkenin güvenliğini ve gençliğini uyuşturucuyla hedef alan suç faaliyetlerini izlemeye, bunlarla mücadele etmeye ve engellemeye, ayrıca bu faaliyetlere karışanları tutuklamaya devam edeceğini vurguladı.