Afgan güçleri, Herat yakınlarında Taliban saldırısını püskürttü

Afgan güvenlik unsuru (AFP)
Afgan güvenlik unsuru (AFP)
TT

Afgan güçleri, Herat yakınlarında Taliban saldırısını püskürttü

Afgan güvenlik unsuru (AFP)
Afgan güvenlik unsuru (AFP)

Afgan güvenlik güçleri dün Afganistan'ın batısındaki en büyük şehir ve ülkenin en kalabalık üçüncü şehri olan İran sınırına yakın Herat yakınlarında Taliban tarafından düzenlenen saldırıyı püskürttü.
AFP’nin haberine göre, Afgan isyancılar kısa süre önce Herat vilayetindeki birkaç bölge, İran ile ana geçiş noktası olan İslam Kala ve Türkmenistan ile geçiş noktası olan Turghandi kapısının kontrolünü ele geçirdi.
Herat Bölgesi Sözcüsü Gilani Ferhad, dün gece Taliban’ın Herat yakınlarında yaklaşık 600 bin nüfusu bulunan ve şehir merkezinin 50 km güneyinde yer alan Ghazara bölgesinde saldırılar düzenlediğini söyledi. Diğer saldırılar ise Herat’ın doğusundaki Karkh bölgesinde gerçekleşti.
Sözcü açıklamasında, Afgan güvenlik güçlerinin saldırıları geri püskürttüğünü söyleyerek, Ghazara’da ara ara çatışmaların yaşandığını kaydetti.
Taliban karşıtı İsmail Han'a ait Afgan kuvvetleri ise Herat çevresinde konuşlandı.
Hükümet sözcüsü, kentin yaklaşık 5 kilometre açıklarında meydana gelen çatışmalarda 4 güvenlik görevlisinin yanı sıra 20 ila 40 Taliban unsurunun öldüğünü duyurdu. Ancak bu sayılar henüz Taliban tarafından doğrulanmadı.
Sovyet işgal güçleriyle savaşan kıdemli bir Afgan savaş lideri olan İsmail Han ve kuvvetleri, Taliban’ın el Kaide lideri Usame Bin Ladin’i ABD'ye teslim etmeyi reddetmesinin ardından 2001 yılında ABD güçlerinin Taliban’ı devirmesine yardım etti.
Han, Temmuz ayı başlarında Taliban’la savaşma ve Herat vilayetinde gerçekleşen ilerleme ile yüzleşme sözü vererek, çok yakında cepheye gideceklerini ve durumu değiştireceklerini kaydetti.
Geçtiğimiz Mayıs ayında Taliban, ülkede bulunan yabancı kuvvetlerin nihai olarak geri çekilmesinin başlamasıyla, Afgan güçlerine karşı geniş çaplı bir saldırı başlattı. Taliban, son üç ay içerisinde gerçek bir direniş göstermemiş olmasına rağmen Afgan güçleri karşısında geniş alanların kontrolünü ele geçirdi.



İran, ateşkesin uzatılmasının ardından Hürmüz’de tansiyonu yükseltti

İran limanlarının abluka altına alınması sırasında bir ABD KC-135 yakıt ikmal uçağı, P-8 Poseidon deniz devriye uçağına yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)
İran limanlarının abluka altına alınması sırasında bir ABD KC-135 yakıt ikmal uçağı, P-8 Poseidon deniz devriye uçağına yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)
TT

İran, ateşkesin uzatılmasının ardından Hürmüz’de tansiyonu yükseltti

İran limanlarının abluka altına alınması sırasında bir ABD KC-135 yakıt ikmal uçağı, P-8 Poseidon deniz devriye uçağına yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)
İran limanlarının abluka altına alınması sırasında bir ABD KC-135 yakıt ikmal uçağı, P-8 Poseidon deniz devriye uçağına yakıt ikmali yapıyor (CENTCOM)

İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkesi uzattığını duyurmasından saatler sonra Hürmüz Boğazı’nda tansiyonu yükseltti. Üç gemi art arda saldırılara maruz kalırken, Devrim Muhafızları iki gemiye el koydu.

Gerilim, müzakere kapısının tamamen kapanmadığı bir ortamda yaşanırken, Pakistanlı arabulucu taraflar arasındaki görüş farkının azalmasını bekliyor.

ABD Başkanı Trump, Tahran’dan “birleşik bir öneri” beklediklerini ifade ederek ateşkesi uzatacağını açıkladı. ABD ordusunun yüksek teyakkuzda kalacağını ve İran limanlarına yönelik ablukanın sürdürüleceğini belirtti.

Trump ayrıca, önümüzdeki günlerde görüşmelerin yeniden başlamasının “mümkün” olduğunu söyledi. Deniz ablukasının temel baskı aracı olduğunu vurgulayan Trump, İran’ın açık bir teklif sunmadan anlaşma elde edemeyeceğini ifade etti.

İran tarafında ise Meclis Başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, deniz ablukası sürdüğü sürece ateşkesin bir anlamı olmadığını söyledi.

Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Washington, Tahran’da müzakerecilerle askeri kanat arasında “derin bir ayrışma” bulunduğunu ve net bir karar merkezinin olmamasının ortak  tutum geliştirilmesini zorlaştırdığını değerlendiriyor.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığına göre ABD’li yetkililer, Trump’ın İran’a barış planı sunması için birkaç gün süre tanıyacağı belirtti.

Hürmüz’de ise Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi, bir konteyner gemisinin Devrim Muhafızları’na bağlı bir bot tarafından açılan ateş sonucu köprü üstünde ciddi hasar aldığını bildirdi. İkinci bir gemi de ateşe maruz kaldı ancak hasar oluşmadı. İran medyası ise üçüncü bir geminin hedef alındığını ve “MSC Francesca” ile “Epaminondas” adlı iki gemiye el konulduğunu duyurdu.


Kalibaf: Deniz ablukası olduğu sürece ateşkes mantıksızdır

İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, 12 Ekim 2024'te Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (DPA)
İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, 12 Ekim 2024'te Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (DPA)
TT

Kalibaf: Deniz ablukası olduğu sürece ateşkes mantıksızdır

İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, 12 Ekim 2024'te Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (DPA)
İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, 12 Ekim 2024'te Beyrut'ta düzenlediği basın toplantısında (DPA)

İran Parlamentosu Başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakır Kalibaf yaptığı açıklamada, ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka devam ettiği sürece tam bir ateşkesin anlamsız olduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Kalibaf, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Bu açık ateşkes ihlali altında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması imkansızdır" ifadesini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise dün yaptığı açıklamada, ABD'nin taahhütlerini ihlal etmesinin, İran limanlarına uyguladığı ablukanın ve tehditlerinin "gerçek müzakerelerin" önündeki başlıca engeller olduğunu söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesi uzatmasından bir gün sonra Pezeşkiyan, "Dünya sizin bitmek bilmeyen ikiyüzlü söylemlerinizi ve sözleriniz ile eylemleriniz arasındaki çelişkiyi görüyor" diye belirtti.

Trump daha önce İran'la ateşkesin uzatıldığını duyurmuş ve Tahran'ın siyasi çıkmazı sona erdirecek "birleşik bir öneri" sunmasını beklerken ilave bir zaman dilimi açmıştı; bu sırada Devrim Muhafızları ise Hürmüz Boğazı'nda 3 gemiye saldırdı.

Bu karar, Pakistan'ın gerilimi kontrol altına alma taleplerine yönelik taktiksel esnekliği yansıtırken, Trump buna stratejik bir kararlılıkla, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran limanlarını "ablukaya" devam edeceğini teyit etti ve böylece olası herhangi bir müzakere turunun önüne ekonomik "baskı" koydu.

Bu Amerikan yaklaşımı, İran'ın kararlı tutumuyla karşı karşıya kaldı; Tahran, Pakistan tarafına "baskı altında müzakere etmeyi" veya devam eden deniz ablukası altında müzakere etmeyi kesin bir dille reddettiğini bildirdi ve herhangi bir diyalog için Amerikan davranışında bir değişikliğin zorunlu yol olduğunu vurguladı.


ABD Senatosu, Demokratların İran savaşını durdurma girişimlerini bir kez daha reddetti

ABD Senatosu (AFP)
ABD Senatosu (AFP)
TT

ABD Senatosu, Demokratların İran savaşını durdurma girişimlerini bir kez daha reddetti

ABD Senatosu (AFP)
ABD Senatosu (AFP)

ABD Senatosu, dün İran’a yönelik savaşın durdurulmasını öngören karar tasarısını reddetti. Kongredeki Cumhuriyetçiler, büyük ölçüde Başkan Donald Trump’ın askeri adımlarına destek verdi.

Bu oylama, Senato’nun bu yıl başkana savaş yetkileri konusunda geri adım attığı beşinci oylama oldu. Demokratlar, söz konusu çatışmanın yasa dışı olduğunu ve yeterli gerekçeye dayanmadığını savunuyor.

Tasarı kabul edilseydi, Kongre yeni bir yetkilendirme yapana kadar ABD’nin çatışmadan çekilmesini zorunlu kılacaktı.

Senato’daki Demokratların lideri Chuck Schumer, “Trump ABD’yi bu savaştan çıkarmayı ne kadar geciktirirse, ülkenin içine düştüğü durum o kadar derinleşir ve çıkış o kadar zorlaşır” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçiler ise savaşı hızlı bir şekilde sona erdirmek istediklerini belirtmekle birlikte, Trump’ı ya da askeri operasyonu açıkça eleştirmedi. Senato’daki Cumhuriyetçi çoğunluk lideri John Thune, salı günü yaptığı açıklamada, Cumhuriyetçilerin çoğunun “başkanın, İran’ın dünyayı nükleer silahla tehdit edememesini sağlama konusunda haklı olduğuna” inandığını belirtti.