Suriye: Dera’da şiddetli çatışmalar yaşanıyor

Suriye'nin güneyinde rejim güçleri ile muhalifler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Rejime bağlı 4. Zırhlı Tümen, Dera el-Beled’i bombalarken muhalif gruplar 25 rejim unsurunu esir aldı.

Suriye rejim güçleri tarafından dün Dera kırsalındaki Yadude beldesindeki bir ev bombalandı. (Nabaa Media)
Suriye rejim güçleri tarafından dün Dera kırsalındaki Yadude beldesindeki bir ev bombalandı. (Nabaa Media)
TT

Suriye: Dera’da şiddetli çatışmalar yaşanıyor

Suriye rejim güçleri tarafından dün Dera kırsalındaki Yadude beldesindeki bir ev bombalandı. (Nabaa Media)
Suriye rejim güçleri tarafından dün Dera kırsalındaki Yadude beldesindeki bir ev bombalandı. (Nabaa Media)

Suriye'de geçtiğimiz günlerde Rusya'nın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, ülkenin güneyindeki Dera’nın el-Beled bölgesinde rejim güçleri ile muhalif gruplar arasında gerginlik artarak gerçek bir savaşa dönüştü. Dera’da dün çıkan şiddetli çatışmalarda rejim güçleri ve rejime bağlı güvenlik güçlerinden 25'ten fazla unsurun öldürüldüğü veya esir alındığı bildirildi.
Öte yandan Ürdün hükümeti, Suriye ile arasındaki iki kapıdan biri olan Cabir-Nasib Sınır Kapısı’nın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin etkileri nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde yaklaşık bir yıldır sınırlı bir şekilde çalışmasının ardından Pazar gününden itibaren yeniden faaliyete geçeceğini duyurdu.
Ürdün İçişleri Bakanı Mazin el-Farraye yaptığı açıklamada, "Suriye tarafı ile tam saha düzenlemeleri yapıldıktan sonra, 1 Ağustos Pazar sabahı Cabir Sınır Kapısı tamamen açılacak" dedi.
Muhalif gruplar 2011'in sonundan bu yana Dera el-Beled mahallelerini kontrol ediyor. Hükümet güçleri birçok kez bölgeye saldırdı, ancak bölgeyi ele geçirmede başarısız oldu. Muhalif gruplar ise hükümet tarafından kontrol edilen el-Mahatta mahallesinden geri çekildiler. Muhalif gruplar, hükümet güçlerinin 2018 ortalarında ilerlemesi ve Dera'nın çoğu bölgesinin kontrolünü hükümet güçleri bölgeye girmeden ele geçirmesinin ardından rejimle bir anlaşmaya vardı.
Dera'daki yerel kaynaklar, Beşşar Esed'in kardeşi Mahir Esed komutasındaki 4. Tümen askerleri ve 9. Tümen'in Perşembe günü erken saatlerden itibaren Dera el-Beled bölgesine en-Nahle, Kassad ve el-Kubbe olmak üzere üç noktadan saldırmaya çalıştığını bildirdi. Ayrıca, saldırılara bölge halkının karşılık vermesiyle şiddetli çatışmaların yaşandığı belirtildi. 
Dera el-Beled bölgesi, es-Sed Yolu ve Dera Kampı, Suriye rejim güçlerinin bu bölgelere askeri bir saldırı başlatma hazırlığı çerçevesinde roketatar, top ve tanklarla yoğun bir bombardımana maruz kaldı. Saldırılarda bölge halkından iki kişi hayatını kaybederken, diğerleri ise yaralandı.
4.Tümen askerleri, Dera el-Beled'in doğusundaki el-Kubbe noktasından ilerlemeye çalışırken bazı unsurlarını kaybetti. Bölge halkı saldırılara karşılık verirken, havan ve top mermileriyle yoğun bombardımana maruz kaldı.
Kaynaklar, bölgedeki silahlı grupların Suriye rejim güçlerinin Dera el-Beled kentine yönelik saldırısına cevaben Dera'nın doğu ve batı kırsalında Suriye rejimine ait çok sayıda kontrol noktalarına ve askeri noktalara saldırdığını bildirdi. Dera’nın doğu kırsalındaki Sayda beldesi bölge halkı, askeri güvenlik birimine bağlı bir askeri müfrezeyi ele geçirirken, Sayda Köprüsü’nü de kapattı. Ayrıca Sayda’daki diğer kontrol noktasında ve askeri noktalarda bulunan Suriye rejim güçlerinden 25 unsuru esir aldı. Yerel gruplar aynı zamanda, Dera'nın doğu kırsalındaki el-Hirak, el-Meliha ve Umm el-Meyazin beldelerinde Suriye rejim güçlerine ait bir kontrol noktasını da ele geçirerek tüm unsurları esir aldı ve tanklara ve silahlara el koydu. Yerel savaşçılar, Dera'nın doğusundaki et-Tayba beldesinde askeri güvenlik birimine bağlı bir askeri müfrezeyi hedef alırken, aynı zamanda Dera'nın batısındaki Yadude ve Mizyrib arasında yer alan, 4.Tümen’in konuşlandığı Sulama Bakanlığı binasına ve  Zeyzun askeri üssüne şiddetli bir saldırı başlattı. Bununla birlikte, rejim güçleri Tafas ve Yadude bölgelerindeki yerleşim mahallelerini havan mermileriyle hedef alırken, silahlı gruplar ise eş zamanlı olarak Dera'nın batı kırsalındaki Yermuk Havzası bölgesindeki Tsil, Saham el-Golan, Bekkar ve Şecere beldelerindeki rejim güçlerine ait kontrol noktalarını ele geçirdi. Ayrıca Dera'nın çoğu bölgesindeki anayollar kapatıldı. Bölge gerilime ve büyük bir seferberliğe tanık oldu. Yerel savaşçılar yayınladıkları videolarla Dera el-Beled kentinde olanlarla dayanışma çerçevesinde, Dera'daki tüm yerleşim bölgelerinde bulunan Suriye rejimi noktalarının ve kontrol noktalarının hedef alındığını duyurdu.
Kaynaklar, Dera'nın doğu kırsalında bir grup savaşçının, Suriye ile Ürdün arasındaki Nasib sınır kapısına 10 km uzaklıktaki Şam-Dera uluslararası karayolunu Şam'dan Dera'ya gelen rejime bağlı askeri gruplara kapattığını belirtti. Yerel gruplar bir videoda Suriye rejiminin 70 üyesini esir aldıklarını ve bir sonraki aşamanın ise Dera el-Beled şehrine girmek olduğunu söylerken, yerleşim bölgelerinin bombalanması sonucu Yadude ve Tafas beldelerinden çok sayıda kişi öldü ve yaralandı. Bu bölgeler insan göçüne tanık olurken, Dera'nın batı kırsalındaki Tafas kentinden, eski lider Muaz ez-Zoubi'nin de aralarında bulunduğu üç kişi, 4.Tümen kuvvetlerinin konuşlandığı Sulama Bakanlığı binasına düzenlenen saldırıya katıldıkları sırada öldürüldü. Zoubi, Dera'nın batısındaki yerel grupların önde gelen liderlerinden biri olarak kabul ediliyordu. Ayrıca 4. Tümen tarafından 5 diğer lider ile birlikte Suriye’nin kuzeyine sürgün edilmeleri talep edilmişti.
Dera'daki Uzlaşı Merkezi’ne (Deralı Merkezi Komite) yakın kaynaklara göre bu tırmanış, Çarşamba gecesi geç saatlere kadar devam eden müzakerelerin başarısız olmasının ardından yaşandı. Görüşmede, 4.Tümen’in ve Suriye rejiminden komutanların Dera el-Beled mahallelerinde güvenlik kontrol noktaları ve müfrezeler konuşlandırma konusundaki uzlaşmazlığı ve 4. Tümen kuvvetlerinin şehrin güneydoğu bölgesinde ve Dera el-Beled'deki Sicne mahallesinde konuşlandırılması sonucu müzakereler başarısız oldu.
Dera'nın doğu ve batı kırsalını temsil eden Deralı Merkezi Komite ile 5’inci Kolordu komutanları Çarşamba günü Dera şehrinde bir toplantı yaptılar ve şehre giren tüm Suriye rejim güçlerinin geri çekilmesi konusunda anlaştılar. Ayrıca, kentte askeri noktalar kurulmasını reddettiler ve rejimin bu konuda ısrar etmesi halinde sadece 3 askeri noktayı kabul edeceklerini ve bu noktalarında bölge halkından oluşan 5’inci Kolordu üyeleri tarafından denetleneceğini şart koştular. Aynı zamanda rejim güçlerinden 2018'de imzalanan uzlaşma anlaşmasına bağlı kalmalarını talep ettiler.
Rejime bağlı Güvenlik Komitesi, 28 Temmuz 2021 Çarşamba gecesi yaptığı toplantının ardından Rusya destekli 5’inci Kolordu ile Havran'daki Merkezi Komite’nin taleplerini reddetti. Komite’nin talepleri açıktı. Komite, Dera el-Beled, es-Sed Yolu bölgesi ve yaklaşık 50 bin kişilik kamplardaki tüm halkın Ürdün veya Suriye'nin kuzeyindeki güvenli bölgelere taşınmasını talep etti. Aynı zamanda, dün (Perşembe) yaşandığı üzere, talepleri reddedilirse bölgede savaş seçeneğine yöneleceklerini ifade etti. 
Özel kaynaklar, Rusya destekli 5’inci Kolordu'ya bağlı 8’inci Tugay’ın, Dera'da bulunan rejime bağlı Güvenlik ve Askeri Komite ile Dera el-Beled’de askeri eylemlerin tamamen durdurulmasına yönelik ilk aşama olarak Rusya’nın da güvencesiyle Dera'da ateşkesin sağlanması konusunda anlaştıklarını bildirdi. 
Dera kentinden yayın yapan Nabaa Media, Lübnan Hizbullahı tarafından desteklenen Arap Milliyetçi Muhafızları’ndan savaşan grupların, güney ekseninden Dera şehrine yönelik saldırılarda 4. Tümen ile birlikte savaştığını söyledi. Ayrıca, bu grubun savaşçılarının Dera el-Beled şehrinin çevresindeki görüntülerini yayınladı.
Şarku’l Avsat’ın Daraa 24 internet sitesinde yer alan haberden aktardığına göre Dera kentindeki birçok bölgede güvenlik endişesinin arttığı ve bölgedeki grupların Suriye rejimine bağlı birçok kontrol noktasını ve güvenlik ve askeri noktalarını kontrol altına aldığı bildirildi. Bu  durumun, dün sabah Dera el-Beled bölgesinin ve yerleşim bölgelerinin bombalanması ve ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanmasının ardından söz konusu askeri tırmanışa yanıt olarak geldiği bildirildi. 
Uzlaşma anlaşmasına tabi olan yerel savaşçılar, ordunun Dera el-Beled mahalleleri ve diğer bazı bölgeleri bombalama girişimini 2018'de imzalanan uzlaşma anlaşmasının ihlali olarak değerlendirdi. Bu saldırılara cevaben el-Hirak, Umm Meyazin, Nasip, Sayda, Tayba, Kihil, Nuayme, Sehve, Neva, Casem, İnhıl, Tafas, Tsil, Şecere, Tel Şihab, Yadude, Mizyrib, el-Acemi ve diğer birçok bölgedeki yerel gruplar seferberlik ilan etti.
Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Dera'daki 11 gazetecinin akıbetiyle ilgili endişelerin olduğunu belirterek, gazetecilerin ve ailelerinin güvenliğinin sağlanması çağrısında bulundu.



BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
TT

BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in yoğun saldırıları ve Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ‘etnik temizlik’ yaşanabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporda, “Yoğun saldırılar, mahallelerin sistematik biçimde tamamen yıkılması ve insani yardımların engellenmesi, Gazze Şeridi’nde kalıcı bir demografik değişim yaratmayı amaçlıyor gibi görünmektedir” ifadesine yer verildi.

Raporda ayrıca, “Kalıcı bir yerinden etmeyi hedeflediği izlenimi veren zorla tahliye uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durum, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da etnik temizlik konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır” denildi.

BM’de üst düzey bir yetkili dün yaptığı açıklamada, İsrail’in idari olarak Filistin yönetimine bağlı olması öngörülen Batı Şeria bölgeleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya yönelik adımlarının ‘fiili ve kademeli bir ilhaka’ vardığı uyarısında bulundu. BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Filistin meselesine ilişkin BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Sahadaki durumu istikrarlı biçimde değiştiren tek taraflı İsrail adımları nedeniyle Batı Şeria’nın fiili ve kademeli bir ilhakına tanıklık ediyoruz” dedi. Geçen haftadan bu yana İsrail, Batı Şeria’daki kontrolünü pekiştirmeye yönelik bir dizi kararı onayladı. Filistinliler, Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria’da sınırlı bir özerk yönetime sahip bulunuyor.

DiCarlo, söz konusu adımların işgal altındaki Batı Şeria’da, El Halil gibi hassas bölgeler de dahil olmak üzere İsrail sivil otoritesinin tehlikeli biçimde genişlemesi anlamına geleceğini belirtti. DiCarlo, bu adımların bürokratik engellerin kaldırılması, arazi alımının kolaylaştırılması ve İsraillilere inşaat ruhsatı verilmesinin önünün açılması yoluyla yerleşimlerin genişlemesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Yeni düzenlemelerin, hâlihazırda Filistin yönetiminin idari yetki kullandığı Batı Şeria’nın bazı bölümleri üzerindeki İsrail kontrolünü daha da pekiştirmesi bekleniyor. Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, Filistin Yönetimi, karma yönetim ve İsrail yönetimi altındaki A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria’nın, gelecekte kurulacak bir Filistin devletinin büyük bölümünü oluşturması öngörülürken, İsrail’deki aşırı sağ çevreler bölgeyi İsrail topraklarının bir parçası olarak görüyor.

Oslo Anlaşmaları’nın ilan edilen amacı, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının önünü açmaktı. BM nezdindeki 85 ülkenin misyonu ise salı günü yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü genişletmesini kınadı. Açıklamada, ‘İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve uygulamalar’ kınandı.


Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.