Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Lafi Tunus’ta

Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Lafi’nin ziyareti Tunus’ta yaşanan son gelişmelerden sonra üst düzey bir Libyalı yetkili tarafından düzenlenen ilk resmi ziyaret niteliğinde

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (Birleşmiş Milletler)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (Birleşmiş Milletler)
TT

Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Lafi Tunus’ta

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (Birleşmiş Milletler)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (Birleşmiş Milletler)

Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Abdullah el-Lafi, sürpriz Tunus ziyaretine başladı. Bu, Tunus’ta yaşanan son gelişmelerden sonra üst düzey bir Libyalı yetkili tarafından bu ülkeye düzenlenen ilk ziyaret.
Ziyaretin öncesinde, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Kongo ziyareti sonrası iki günlük resmi bir ziyaret için dün Cezayir'e gitti. Menfi, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya gelerek “Güney Libya'nın güvenliği, sınır kapılarının yeniden açılmasına yönelik idari adımlar, iki ülke vatandaşları için temsil ettikleri önem göz önüne alındığında iki ülke arasındaki uçuşların yeniden başlatılması ve Libya ve Cezayir arasında ortak teknik ve güvenlik işbirliğinin sağlanması için çalışmalar yürütülmesi” konularını görüştü.
Cezayir Cumhurbaşkanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Menfi, “Sayın Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’un, Libya halkının tercihini yapacağı parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini düzenlemek için bu dönemde attığımız adımlara tam destek verdiğini duymak bizi memnun etti. Libya, ulusal uzlaşma çabalarının başarıya ulaşmasında Cezayir'in rolünü dört gözle bekliyor. Cezayir, Libya halkını destekliyor" açıklamalarında bulundu.

Libya Siyasi Diyalog Forumu üyeleri seçim sürecine hazırlanıyor
Öte yandan Birleşmiş Milletler heyeti, Libya Siyasi Diyalog Forumu (LSDF) üyeleri arasından seçilen 13 kişi ile kurulan Uzlaşma Komitesi’nin, 24 Aralık'ta yapılacak seçimler için anayasal temele ilişkin bir öneriyle ilgili ortak bir zemine ulaşılması amacıyla yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Heyetin açıklamasına göre, komite, üyelerinden anayasal kuralla ilgili önemli sorunları ele almayı amaçlayan tam teklifleri kabul edecek. Komite, yarın, üyelerinden gelen ve seçimlerin zamanında yapılmasını sağlayacak anayasal zemin üzerinde anlaşmaya varılmasının önünü açacak önerileri masaya yatıracak ve önerilen yaklaşım ve karar alma mekanizmaları hakkında diyalog forumuna tavsiyelerde bulunacak.
Öte yandan Trablus güçlerine bağlı 444’üncü Savaş Tugayı, kent içinde akaryakıt kaçakçılığı ve diğer yasadışı faaliyetlerde bulunan organize suç çetelerine yönelik "yaygın askeri operasyonlar" gerçekleştirdiğini duyurdu.

Misrata-Sirte sahil yolu trafiğe açıldı
Libya'daki askeri çatışmanın iki tarafı, şaşırtıcı bir şekilde, dün yaklaşık 18 aylık bir sürenin ardından ülkenin doğusunu ve batısını birbirine bağlayan sahil yolunu yeniden açma konusunda uzlaşıya vardı.
Şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmazken, Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) ile Libya Ulusal Birlik Hükümeti’nin (UBH) de yer aldığı "5+5" olarak bilinen Ortak Askeri Komite’nin üyeleri, dün Sirte kentinde Birleşmiş Milletler heyetinin de katılımıyla düzenlenen altıncı komite toplantısının ardından Sirte ve Misrata şehirlerini birbirine bağlayan sahil karayolunun açılması için anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Böylece Misrata ve Sirte arasındaki cephe hattında bulunan sahil yolu yeniden ulaşıma açılmış oldu.
Yolun güvenliğini sağlamak için iki taraf ortak güvenlik gücü oluşturdu. Bu bağlamda, LUO Temsilcisi Merajaa el-Amami, komite toplantılarında, yolun açılması için gerekli güvenlik ve lojistik düzenleme ve hazırlıkların tamamlandığını söyledi.
Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı Sirte ve Cufra Kurtuluş Operasyon Dairesi Komutanı General İbrahim Beytülmal, dün yaptığı açıklamada Sirte ve Misrata şehirlerini birbirine bağlayan sahil karayolunu açması için "5+5" Ortak Askeri Komite’ye bu ayın sonuna kadar süre vermiş aksi takdirde sahil yolunu kapatıp eski haline döndürmekle tehdit etmişti.
Beytülmal, komiteye gönderdiği resmi bir mektupta şu ifadeleri kullandı: “Daire, Sirte-Misrata arasındaki sahil yolunun açılışının karşı tarafça tamamlanmaması durumunda yeniden kapatılması konusunda kararlıdır. Böyle olması durumunda daireyi komiteyi sorumlu tutacaktır.”
Komitenin altıncı toplantısına, komite üyeleri arasında iyimserlik ve önemli kararların alınmasına dair beklenti hakim oldu. Diğer yandan Başbakan Dibeybe geçen ayın başlarında çatışma hattındaki ana yolun yeniden açıldığını duyurmuş, ancak LUO güçleri bu yolda trafiğin akışına izin vermemişti.



Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
TT

Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam’a yakın kaynaklar, dün akşam Zintan kentinde yaşanan silahlı çatışmalar sırasında Seyfülislam’ın hayatını kaybettiğini duyurdu. Kentte meydana gelen olayların ardından ölümünün koşullarına ilişkin çelişkili bilgiler bulunduğu belirtildi.

rgtbhyjuk

Seyfülislam Kaddafi’nin üvey kardeşi Muhammed Kaddafi, kendisine ait olduğu belirtilen Facebook hesabından yaptığı paylaşımla, dün akşam yaşanan ölümü doğruladı. Muhammed Kaddafi paylaşımında, “Kardeşin kaybı çok acı. Bu musibetin ağırlığını kelimeler tarif etmekte yetersiz kalıyor. Onu Allah’a emanet ediyor, rahmetiyle kuşatmasını ve bize sabır ve metanet vermesini diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhammed Kaddafi ayrıca, “Kardeşimin kaybından duyduğumuz üzüntüyü ailemiz ve sevdiklerimizle paylaşırken, Allah’tan vatanımızı her kaybın ardından telafi etmesini, tüm Libyalılara sabır ve teselli vermesini, bu anların ayrışma ve çekişmeye değil, sağduyuya ve merhamete vesile olmasını diliyoruz” dedi.

Seyfülislam’ın çatışmalar sırasında öldürüldüğü yönündeki anlatımlar ağırlık kazanırken, Muhammed Kaddafi, kardeşinin ‘ani bir felç sonucu’ hayatını kaybettiğini öne sürdü.

Şarku’l Avsat’a konuşan Libyalı bir siyasetçi, Seyfülislam’ın ölümünün “Libya’da yeni bir kan dökülmesi sürecinin önünü açacağı, kaosu artıracağı ve ulusal uzlaşmaya dair tüm umutları sona erdireceği” değerlendirmesinde bulundu.

Seyfülislam’ın avukatı Halid ez-Zaidi de Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ölümü doğruladı ancak ayrıntı vermedi.

Öte yandan, Seyfülislam’ın Libya Siyasi Diyalog Forumu’ndaki temsilcisi Abdullah Osman, Seyfülislam’ın dün akşam ülkenin batısında yaşanan kanlı çatışmaların ardından hayatını kaybettiğini teyit etti.

Bu gelişme, zaten karmaşık olan Libya siyasi tablosunda ani ve köklü bir değişime işaret ediyor. Zira Seyfülislam Kaddafi, temsilcileri aracılığıyla, Başkanlık Konseyi tarafından yürütülen ‘ulusal uzlaşı’ sürecinin etkili aktörlerinden biri olarak görülüyordu.

rbhyju

Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı 444. Muharebe Tugayı, Zintan kentinde yaşanan çatışmalar ve Seyfülislam Kaddafi’nin öldürüldüğüne ilişkin haberlerle herhangi bir bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları ‘kesin bir dille’ yalanladı.

Tugaydan yapılan açıklamada, “444. Muharebe Tugayı’nın Zintan kenti içinde ya da coğrafi çevresinde herhangi bir askeri varlığı veya saha konuşlanması bulunmamaktadır. Ayrıca Seyfülislam Kaddafi’nin takibine yönelik tugaya verilmiş herhangi bir talimat ya da emir söz konusu değildir. Bu tür bir görev, askeri ya da güvenlik sorumluluklarımız arasında yer almamaktadır” denildi.

Açıklamada, tugayın Zintan’da yaşananlarla ilgisi olmadığı vurgulanarak, “Orada meydana gelen çatışmalarla doğrudan ya da dolaylı herhangi bir bağımız yoktur” ifadesi kullanıldı.

444. Muharebe Tugayı, medya kuruluşları ve sosyal medya kullanıcılarına da çağrıda bulunarak, bilgilerin aktarımında titiz davranılmasını, resmî açıklamalara dayanılmasını ve ‘kafa karışıklığı yaratmayı, kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan söylentilere’ itibar edilmemesini istedi.

Seyfülislam Kaddafi, Muammer Kaddafi’nin ikinci oğluydu ve iktidara geri dönme arayışında olan tek oğul olarak öne çıkıyordu. Ancak 2011’deki ‘devrim’ sırasında, aralarında ülkenin ulusal güvenlik danışmanlığı görevini yürüten Mutasım Billah’ın da bulunduğu üç kardeşi gibi hayatını kaybetti.

ujuj

Kaddafi rejiminin son sözcüsü Musa İbrahim de Seyfülislam Kaddafi’nin ölümünü duyurarak, “Onu haince öldürdüler. O, tüm halkı için birleşik, egemen ve güvenli bir Libya istiyordu. Bir umudu ve geleceği katlettiler, kin ve nefreti ektiler” ifadelerini kullandı.

Musa İbrahim, bunun arkasındaki amacın ‘daha fazla kan dökülmesi, Libya’nın bölünmesi ve ulusal birlik yönündeki her türlü projenin yok edilmesi’ olduğunu savundu.

Açıklamasında, “Seyfülislam’la iki gün önce konuşmuştum; onun gündeminde sadece huzurlu bir Libya ve güvende yaşayan Libyalılar vardı. Filistin ve ümmetin davalarına destek için yazdı ve açıklamalar yaptı. Buna karşın, ülkeyi yöneten ve yabancılar tarafından iktidara getirilenler sessiz kaldı” diyen Musa İbrahim, sözlerini şöyle tamamladı: “Onun en güçlü aday ve ülke genelinde en geniş tabana sahip isim olduğunu biliyorlardı.”

Seyfülislam Kaddafi, Trablus’un 160 kilometre güneybatısında bulunan Zintan kentinde, sıkı güvenlik önlemleri altında yaşamını sürdürüyordu. Yaklaşık 10 yıl boyunca kamuoyunun karşısına çıkmayan Seyfülislam, 2021’de yapılması planlanan seçimler için adaylık başvurusu yapana kadar gözlerden uzak kaldı. Bu süreçte Zintan ile Libya’nın güneyindeki bazı kentler arasında gidip geldiği belirtildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch – HRW), geçtiğimiz haziran ayında Libya’daki adalet sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunmuş ve yetkililerden ‘Seyfülislam’ın tutuklanarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) teslim edilmesini’ talep etmişti.

Seyfülislam’ın öldürüldüğüne ilişkin haberlerin ardından, Zintan ve ülkenin kuzeybatısındaki Beni Velid kentlerinde silahlı ve sivil kalabalıkların toplandığı bildirildi. Bu gelişmeler, 444. Muharebe Tugayı’nın suikasta karıştığı yönündeki suçlamalar eşliğinde yaşandı.

Çatışmalar sırasında, Seyfülislam Kaddafi’nin yakın koruması Tuğgeneral el-Acmi el-Uteyri’nin yaralandığına dair bilgiler de kamuoyuna yansıdı. Öte yandan, Zintan’daki bazı yerel güçlerin Seyfülislam’a yönelik tutumunda dikkat çekici bir değişim yaşandı. 12 Ocak’ta, ‘kendisine atfedilen suçların zaman aşımına uğramadığı’ gerekçesiyle adalete teslim edilmesi yönünde çağrılar yapıldığı ve bunun kentte bölünmeye yol açtığı belirtildi.

Zintan kentini kontrol eden silahlı gruplardan biri olan Ebu Bekir es-Sıddık Tugayı, Doğu Libya Parlamentosu tarafından çıkarılan genel af yasası uyarınca Seyfülislam’ı Haziran 2017’de serbest bırakmıştı. Tugayın, Seyfülislam’ı yaklaşık 10 yıl boyunca gözetimi altında tuttuğu, 2021’de seçimlere adaylık başvurusunda bulunmasıyla birlikte kamuoyunun karşısına çıktığı kaydedildi.


Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
TT

Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)

Suriye hükümeti güvenlik güçleri dün, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile varılan ve Kürtlerin kontrolündeki bölgelerin Suriye devletine entegrasyonunu öngören ateşkes anlaşması kapsamında, kuzeydoğudaki Haseke kentine konuşlandı.

Gazeteciler, öğleden sonra İçişleri Bakanlığı'na ait 20'den fazla araçtan oluşan bir konvoyun Haseke'ye doğru hareket etmeye başladığını gözlemledi. Bir güvenlik kaynağı da Suriye TV'ye "güvenlik güçleri Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab (Kobani) şehrinin güneyindeki Şeyh bölgesine girdi ve kademeli olarak tüm bölgeye yayılacak" dedi.

Askeri uzman ve siyasi analist İsmat el-Absi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşma gereği Haseke ve Kamışlı'ya konuşlandırılacak iç güvenlik güçlerinin "sadece şehir merkezlerinde olacağını, tüm mahallelere yayılmayacağını" belirtti. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelere de konuşlandırma yapılacağını belirten el-Absi, bunun "bölgedeki güvenlik, askeri ve idari kurumların yeniden birleştirilmesi sürecinde kalıcı bir adım olduğunu ve sadece kısa vadeli bir güvenlik önlemi olmadığını" ifade etti.


Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
TT

Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Kudüs'te ABD elçisi Steve Wittkoff'a, Filistin Yönetimi'nin savaştan sonra Gazze Şeridi'nin yönetiminde "hiçbir şekilde" yer almayacağını söyledi.

Netanyahu'nun ofisi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Başbakan, Filistin Yönetimi'nin (Gazze) sektörünün yönetimine hiçbir şekilde katılmayacağını açıkça belirtti" ifadeleri yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği Gazze ateşkes planına göre, savaş sonrasında Filistin Yönetimi'nin rolü belirsizliğini koruyor.