‘Suudi Arabistan, kültürün sürdürülebilir kalkınmadaki rolüne ilişkin diyaloğu teşvik etmeye kararlı’

Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, G20 Kültür Bakanları toplantısına Başkan Yardımcısı olarak katıldığı sırada (SPA)
Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, G20 Kültür Bakanları toplantısına Başkan Yardımcısı olarak katıldığı sırada (SPA)
TT

‘Suudi Arabistan, kültürün sürdürülebilir kalkınmadaki rolüne ilişkin diyaloğu teşvik etmeye kararlı’

Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, G20 Kültür Bakanları toplantısına Başkan Yardımcısı olarak katıldığı sırada (SPA)
Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, G20 Kültür Bakanları toplantısına Başkan Yardımcısı olarak katıldığı sırada (SPA)

Suudi Arabistan Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, dün (Cuma) ülkesinin iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmede kültürün rolü ile ilgili uluslararası diyaloğu teşvik etme ve kültürel politika oluşturma ile çevresel sürdürülebilirlik arasındaki ilişkinin yeniden geliştirilmesine katkıda bulunma taahhüdünü teyit etti. Ayrıca kültürün, daha sürdürülebilir bir dünya ve tüm insanlar için daha müreffeh bir gelecek için hayati öneme sahip itici bir güç olduğuna işaret etti.
Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, G20 Kültür Bakanları toplantısında “Suudi Arabistan kültürel sektörleri korona pandemisinin etkilerinden kurtarmak için uluslararası diyaloğu teşvik etmeye kararlıdır” dedi.
G20’nin şu anki başkanlığını yürüten İtalya tarafından düzenlenen toplantı, ‘Kültürel Şerpa Yolu’ çalışmalarının zirve noktasını temsil ediyor. Kültürel Şerpa Yolu, kültürel konuları tartışmak için etkili bir uluslararası diyalog oluşturulmasına katkıda bulunmak amacıyla, Suudi Arabistan’ın 2020'de zirvenin başkanlığını devraldığı sırada geliştirilen bir yoldur.
Roma, 2021 kültürel Şerpa toplantıları için beş öncelik belirledi: Sürdürülebilirlik ve kalkınmanın temel itici gücü olarak kültür endüstrileri, kültürel mirasın korunması, kültür aracılığıyla iklim değişikliğiyle mücadele etmek, eğitim-öğretim yoluyla kapasite geliştirme, kültür açısından dijital dönüşüm.
Suudi Kültür Bakanı, ülkesinin kültürel mirası koruma ve kültürü destekleme konusundaki sürekli artan çabalarından bahsetti. UNESCO’nun Dünya Miras Listesi'ne 6 bölge kaydetme başarısı, araştırma ve geliştirme alanlarında girişimler başlatma, ekonomik büyümeye katkısını artırmak için kültürel sektörlerdeki dijitalleşme potansiyelini keşfetme gibi adımlar bu çabalara örnek gösterilebilir.
Grubun geçen yıl Suudi Arabistan başkanlığı sırasında düzenlenen ilk kültür bakanları toplantısına dayanarak G20 çerçevesinde kültürel tartışmayı sürdürmeye olan katkılarından dolayı tüm katılımcılara teşekkür edildi. Katılımcılar, İtalya’nın, kalkınma ve refahın itici gücü olan kültüre yönelik yükümlülükleri gerçekleştirmek için üyeler arasında verimli işbirliğinin temellerinin atılmasıyla sonuçlanan son toplantının taahhütlerini geliştirme çabalarına övgüde bulundu.
Suudi Arabistan'ın, dönem başkanı İtalya ve bir sonraki dönem başkanı Endonezya ile birlikte G20 adına Troyka'da üye olmasına işaret edildi.



Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)

Suudi Arabistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan’a, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine ve diğer bazı Arap, Müslüman ve dost ülkeye yönelik ‘hiçbir koşulda kabul edilemez ve haklı gösterilemez’ olarak nitelendirilen elim saldırıları kategorik olarak bir kez daha kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın, güvenliğini ve egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayan sakinlerin güvenliğini korumak ve saldırıları caydırmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını tam olarak kullandığı teyit etti.

Bakanlık açıklamasında, ‘sivil hedefleri, havaalanları ve petrol tesislerine saldırmanın, yalnızca güvenliği ve istikrarı tehdit etme kararlılığını gösterdiği ve uluslararası sözleşmeler ile uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği’ belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, komşu ülkelere saldırı planları olmadığı ve bu yönde bir kararın Geçici Liderlik Konseyi tarafından alındığının açıklığa kavuşturduğu açıklamasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, İran tarafının bu açıklamayı İran Cumhurbaşkanı'nın konuşması sırasında veya sonrasında uygulamaya koymadığını ve hiçbir gerçeğe dayanmayan zayıf argümanlara dayanarak saldırılarına devam ettiğini teyit ediyor. Suudi Arabistan, savaşa katılmak için savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları gönderdiği yönündeki iddialar da dahil olmak üzere bu iddiaların doğru olmadığını zaten açıklamıştı. Oysa bu uçaklar, Suudi Arabistan’ın ve KİK ülkelerinin hava sahasını İran'ın füzeleri ve insansız hava araçlarından (İHA) korumak ve izlemek için hava devriyesi görevi gerçekleştiriyor.”

Suudi Arabistan, İran'ın saldırılarına devam etmesinin gerilimi daha fazla tırmandıracağını vurgulayarak, bunun mevcut ve gelecekteki ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratacağını belirtti.

Açıklama şu şekilde sona erdi:

“İran'ın bizlere yönelik mevcut eylemlerinin, daha fazla tırmanıştan kaçınmaya yönelik bir bilgelik ve kendi çıkarları tarafından yönlendirilmediğini vurgulamak isteriz. Böyle bir tırmanışta en büyük kaybeden İran olacaktır.”


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.


Suudi Arabistan: El-Harc, el-Cevf ve Çöl bölgesinde 3 balistik füze ve 4 İHA imha edildi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
TT

Suudi Arabistan: El-Harc, el-Cevf ve Çöl bölgesinde 3 balistik füze ve 4 İHA imha edildi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, Riyad'ın 80 kilometre güneydoğusundaki el-Harc Valiliği'nde bulunan Prens Sultan Hava Üssü'ne doğru fırlatılan 2 balistik füzenin, ülkenin güneydoğusundaki Şeybe petrol sahasına doğru ilerleyen üç insansız hava aracının (İHA) ve Krallığın kuzeyindeki el-Cevf bölgesinin doğusunda bulunan dördüncü bir İHA’nın engellenerek imha edildiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Sivil Savunma Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, dün el-Harc'da bir bakım ve temizlik şirketine ait konut alanına mermi düşmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, Hint ve Bangladeş uyruklu 12 kişi ise yaralandı. Olayda ayrıca maddi hasar meydana geldi.

Sivil Savunma, sivilleri hedef alan saldırı girişimlerinin uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu vurgulayarak, bu tür durumlarda benimsenen prosedürlerin uygulandığını belirtti.

Savunma Bakanlığı sözcüsü dün akşam yaptığı açıklamada, Şeybe petrol sahasına doğru ilerleyen iki İHA’nın ve Prens Sultan Hava Üssü'ne doğru fırlatılan bir balistik füzenin imha edildiğini, ayrıca Riyad'ın kuzeyinde düşürülen iki İHA'nın hedef alma girişiminin de engellendiğini duyurdu.