Lübnan’da yakıt krizi Merkez Bankası’nın yakıt desteğine rağmen çözülemedi

Lübnan Merkez Bankası'nın Beyrut'taki genel merkezi. (Reuters)
Lübnan Merkez Bankası'nın Beyrut'taki genel merkezi. (Reuters)
TT

Lübnan’da yakıt krizi Merkez Bankası’nın yakıt desteğine rağmen çözülemedi

Lübnan Merkez Bankası'nın Beyrut'taki genel merkezi. (Reuters)
Lübnan Merkez Bankası'nın Beyrut'taki genel merkezi. (Reuters)

Lübnan Merkez Bankası, dün yakıt ve benzin ithalatını desteklemek için temmuz ayında 828 milyon dolar harcadığını ancak bu meblağın elektrik sağlanmasına katkıda bulunmadığını duyurdu. Açıklamada krizin ‘karaborsaya gitmek yerine vatandaşlara doğrudan destek sağlanmasını güvence altına almakla’ çözüleceği vurgulandı.
Finansal, ekonomik ve toplumsal krizlerden açgözlülükle yararlananlara karşı Lübnanlılara ‘bazı gerçekler’ olarak nitelediği konulara dikkat çeken Lübnan Merkez Bankası, doların ithalatçılara nasıl satıldığı, dağıtıldığı ve yönetildiğinin anlaşılması için atılan adımları anlattı. Ayrıca vatandaşın çıkarlarını ‘mutlak bir öncelik’ haline getirdiğini vurguladı.
Karaborsada bir dolar 18 bin Lübnan lirasına tekabül ederken Lübnan Merkez Bankası ithalatta bazı ilaçlar için bin 500 Lübnan lirası, yakıtlar için de 3 bin 900 lirası üzerinden döviz kuru sağlıyor. Bu adım, Lübnan'ın ilaç ve yakıt ithalatını ve bunların uluslararasından daha düşük bir fiyata halka sunulmasını sağlamak için hükümetle anlaşmaya varılan destek sepeti kapsamında atılıyor.
Merkez Bankası temmuz ayında benzin ve mazot ithalatında 415 milyon dolar satış onayına ek olarak 293 milyon dolar değerinde satış yaptığını, bunun da toplamda 708 milyon dolar ettiğini bildirdi.
Mazot alternatif tedarik ağındaki jeneratörlerin yanı sıra endüstriyel tesisler, makine ve ekipmanlara güç sağlamak, benzin de ulaşım araçları için kullanılıyor.
Üretim istasyonlarının işletimi yönünde Electricité du Liban (EDL) yararına yakıt ithalatı için 120 milyon dolar sattığını açıklayan Merkez Bankası, yakıt ithalatı için sağladığı toplam miktarın 828 milyon dolara ulaştığını bildirdi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Sağlanan tüm desteğe, Lübnanlıların toplumsal güvenliğini korumaya ve asgari ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktaki ısrara rağmen Lübnanlılar dizel yakıt sıkıntısı çekmeye devam ediyor. Resmi destekli fiyatlardan yoksun kalınıyor, Lübnanlıların jeneratörler aracılığıyla elektrik sağlama hakkı da dahil olmak üzere en temel haklarına şantaj yapılan bir karaborsa ortaya çıkıyor. Lübnanlıların mağduriyetine bir son verilmesi yönünde ilgililerin sıkı tedbirler almaması dolayısıyla tüccarların gerek kaçakçılık gerek karaborsada depolama ve satış yapma faaliyetleri nedeniyle hastane ve gıda güvenliği açısından ciddi sorunlar yaşanıyor.”
Merkez Bankası ayrıca sorunun sorumluluğunun hayati krizlere ilişkin görevlerini halihazırda yerine getiren Lübnan Merkez Bankası’na yükleyerek çözülmeyeceğini, karaborsaya gitmek yerine vatandaşlara doğrudan destek verilmesi gerektiğini vurguladı



Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
TT

Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)

Libya'nın doğu ve batı cephelerindeki hareketler, seçim sürecine bir "yanıt" olmaktan veya hükümet kurumlarını parçalayan bölünmeyi sona erdirmeye yönelik gerçek niyetleri yansıtmaktan ziyade, eğitim ve hazırlık açısından askeri kapasiteleri silahlandırma ve güçlendirmeye yönelik belirgin bir çaba gösteriyorlar.

Geçici “Milli Birlik” hükümetinin başkanı Abdülhamid Dbeybe, Ankara ile olan ilişkilerini güçlendirmek için çalışıyor. Geçtiğimiz hafta sonu, hükümeti, Nisan 2019'da Trablus'a yönelik “Milli Ordu” savaşından bu yana süregelen iş birliği çerçevesinde, güçlerini artırmak için Türkiye ile yeni askeri iş birliği arayışına girdi; ayrıca Ukrayna'dan “insansız hava araçları” temin ettiği yönünde de işaretler verdi.

Bu arada, Libya Ulusal Ordusu’nun komutanı Mareşal Halife Hafter, yalnızca Rus müttefikine güvenmekle kalmadı, aynı zamanda Pakistan ile de iş birliğini genişletti. Batı Libya'da görev yapmış eski bir askeri yetkili Şarku’l Avsat’a, Hafter'in oğlu Saddam'ın Pakistan ile yaptığı büyük silah anlaşmasının sonucunu beklediğini ifade etti.


Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)
TT

Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)

Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.


Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.