Araştırma: Aşılar koronavirüs mutasyonlarının yayılmasını önlemek için tek başına yeterli değil

Koronavirüs aşısı vurulan bir kadın (EPA)
Koronavirüs aşısı vurulan bir kadın (EPA)
TT

Araştırma: Aşılar koronavirüs mutasyonlarının yayılmasını önlemek için tek başına yeterli değil

Koronavirüs aşısı vurulan bir kadın (EPA)
Koronavirüs aşısı vurulan bir kadın (EPA)

Araştırmacılar dün (Cuma) yaptıkları açıklamada, aşının tek başına yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yeni türlerinin ortaya çıkışını durduramayacağını belirterek, korumadan kaçan mutasyonların gelişmesine yol açabileceği konusunda uyardılar.
CNN'de yer alan habere göre, bilim insanları, neredeyse tüm nüfus aşılanana kadar insanların koruyucu maske takması ve hastalığın yayılmasını önlemek için başka adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Araştırmacıların bulguları, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'nin (CDC) tam aşılı kişileri sürekli veya yüksek bulaşma olan bölgelerde tekrar maske takmaya çağıran, çok fazla bilinmeyen kararını destekliyor.
Araştırmacı ekip, "Hızlı aşılama oranının dirençli bir suş geliştirme olasılığını azalttığını bulduk" diye yazdı.

Bilim insanları ayrıca şu açıklarda bulundu:
"Beklenmedik bir şekilde, nüfusun çoğunun zaten aşılanmış olduğu bir zamanda ilaç dışı müdahalelerde bir azalma meydana geldiğinde, dirençli bir suşun ortaya çıkma potansiyeli önemli ölçüde arttı.”
"Bulgularımız, politikacıların ve bireylerin tüm aşılama dönemi boyunca ilaç dışı müdahaleleri korumayı ve bulaşmayı azaltma davranışlarını sürdürmeyi düşünmesi gerektiğini gösteriyor.”

Araştırmada yer alan Avusturya Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden (IST Austria) Simon Rella, "Çoğu insan aşılandığında, aşıya dirençli suş orijinal suşa göre bir avantaja sahip olacak. Bu da, aşıya dirençli suşun, çoğu insanın aşılandığı dönemde halk arasında daha hızlı yayılacağı anlamına geliyor" dedi.
Ancak, maske kullanımı ve sosyal mesafe gibi ilaç dışı müdahaleler korunursa, virüsün yayılmasının ve değişmesinin olası olmadığını belirten Rella, "Aşıya dirençli mutasyonları uzaklaştırmak için bir fırsat var" dedi.
Araştırma sonuçları, siyasilerin aşılamadan sonra bile kısıtlamaları kaldırmaktan kaçınmaları gerektiğini gösteriyor.

Aynı şekilde, Avusturya Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden Araştırmacı Fyodor Kondrashov da bunun delta gibi daha bulaşıcı bir varyant için özellikle doğru olabileceğini söyledi.
Kondrashov, "Genel olarak, ne kadar çok insan enfekte olursa, aşıya direnç geliştirme şansı o kadar yüksek olur. Bu nedenle, delta varyantı ne kadar yüksek olursa, endişe nedeni o kadar büyük olur” dedi.
Ayrıca, "Herkesi aşılamak için büyük kampanyalar düzenlendiğinde, aslında aşıya dirençli suş önemli bir avantaj kazanıyor" diye ekledi.
CDC, Salı günü maske kullanımına ilişkin kılavuzunu değiştirdi. Yeni değişikliğe göre, tam olarak aşılanmış kişilerin bile bazen virüse yakalanabileceği ve delta varyantını kaparlarsa aşılanmamış kişilere de bulaştırma olasılıklarının olduğu belirtildi. Aynı zamanda koronavirüsün yaygın olduğu veya devam ettiği bölgelerdeki herkese koruyucu maske takmalarını tavsiye etti.



Avrupa'da şimdiye kadarki en büyük Viking kargo gemisi keşfedildi

Kopenhag kıyılarında bulunan gemi enkazı, bugüne kadar görülen en iyi korunmuş kog gemilerinden biri (Viking Gemi Müzesi)
Kopenhag kıyılarında bulunan gemi enkazı, bugüne kadar görülen en iyi korunmuş kog gemilerinden biri (Viking Gemi Müzesi)
TT

Avrupa'da şimdiye kadarki en büyük Viking kargo gemisi keşfedildi

Kopenhag kıyılarında bulunan gemi enkazı, bugüne kadar görülen en iyi korunmuş kog gemilerinden biri (Viking Gemi Müzesi)
Kopenhag kıyılarında bulunan gemi enkazı, bugüne kadar görülen en iyi korunmuş kog gemilerinden biri (Viking Gemi Müzesi)

Bilim insanları türünün en büyük örneği olan bir Viking gemisi buldu. 600 yıllık kargo gemisi enkazı, Avrupa ticaretinde kritik değişimlerin yaşandığı bir döneme ışık tutuyor.

Danimarka'daki Viking Gemi Müzesi'nden araştırmacılar, Danimarka'yla İsveç arasındaki Øresund Boğazı'nda 15. yüzyıldan kalma bir gemi enkazı keşfetti.

Bulunduğu kanaldan esinle Svælget 2 adı verilen gemi, yaklaşık 28 metre uzunluğa, 9 metre genişliğe, 6 metre yüksekliğe ve 300 ton yük taşıma kapasitesine sahip. 

Arkeologlar enkazın, "kog" adı verilen kargo gemisi türünün bugüne kadar görülen en büyük örneği olduğunu söylüyor.

Müzenin açıkladığı üzere kog, Ortaçağ'ın "süper gemisi" olarak görülüyordu. Kuzey Denizi bölgesinde üretilen bu gemiler, büyük miktarlarda malın verimli ve düşük maliyetle taşınmasını mümkün kılmasıyla öne çıkıyordu.

Öncesinde uzak yerlerle yapılan alışveriş lüks mallarla sınırlıyken, koglar devasa kargo kapasitesiyle ticaret modelini dönüştürmüştü. Müze, bu gemi türünün 14. ve 15. yüzyıllarda ekonomik kalkınmanın merkezinde yer aldığını ifade ediyor.

Kazılara liderlik eden arkeolog Otto Uldum "Bu buluntu, denizcilik arkeolojisinde bir dönüm noktası" diyerek ekliyor: 

Bildiğimiz en büyük kog ve bize Ortaçağ'ın en büyük ticaret gemilerinin hem yapımını hem de gemideki yaşamı anlama yolunda eşsiz bir fırsat sunuyor.

13 metre derinlikte keşfedilen Svælget 2, çok iyi korunmuş olmasıyla da özel bir yere sahip. Araştırmacılar, geminin sancak tarafının kuma gömülmesi nedeniyle bu kadar iyi korunduğunu söylüyor.

Bilim insanları kerestesindeki ağaç halkalarını analiz ederek geminin 1410'da Hollanda'da inşa edildiğini saptadı. 

Ayrıca Svælget 2'nin çok iyi korunması sayesinde, gemi armasının bir kısmının da hâlâ varlığını sürdürmeyi başarmış. Buradaki "arma", geminin direkleri, yelkenleri, serenleri ile halat ve zincirlerden oluşan donanımı ifade ediyor.

Uldum, "Armanın bu kadar çok parçasının kalması olağanüstü. Bunu daha önce hiç görmedik ve bu bize, kogların denize açılmak için nasıl donatıldığı hakkında tamamen yeni bir şey söyleme fırsatı veriyor" diyor.

Araştırmacılar bu yapının, Ortaçağ'daki devasa kargo gemilerinin nispeten küçük bir mürettebat tarafından kontrol edilmesini sağladığını düşünüyor.

Arkeologlar yeni keşifle, bazı Viking koglarının hem pruvasında hem de kıçında kale diye bilinen yüksek ahşap platformların yer aldığını netleştirdi. Bu yapılar çizimlerde yer alsa da arkeolojik bir kanıt bulunamamıştı.

Svælget 2'nin kıç bölümündeki kalenin, mürettebata koruma sağlayan kapalı bir güverte olduğu görüldü.

Kazı çalışmalarında mutfak eşyaları, taraklar, ayakkabılar gibi günlük eşyalar da ortaya çıktı. Bilim insanları bunların mürettebatın eşyaları olduğunu söylerken, geminin ne tür bir kargo taşıdığı bulunamadı.

Yine de gemi, Ortaçağ Avrupası'nın ticareti hakkında sunduğu bilgilerle önem arz ediyor. Uldum "Svælget 2, Ortaçağ'da ticaretin nasıl geliştiğinin somut bir örneği" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe, Popular Science, Smithsonian Magazine, Viking Gemi Müzesi


İnsanlar balinaları avlamaya sanılandan çok önce başlamış

Brezilya'nın güneyindeki yerli topluluklar 5 bin yıl önce büyük deniz memelilerini avlıyordu (Patricia del Amo Martín)
Brezilya'nın güneyindeki yerli topluluklar 5 bin yıl önce büyük deniz memelilerini avlıyordu (Patricia del Amo Martín)
TT

İnsanlar balinaları avlamaya sanılandan çok önce başlamış

Brezilya'nın güneyindeki yerli topluluklar 5 bin yıl önce büyük deniz memelilerini avlıyordu (Patricia del Amo Martín)
Brezilya'nın güneyindeki yerli topluluklar 5 bin yıl önce büyük deniz memelilerini avlıyordu (Patricia del Amo Martín)

İnsanların balinaları avlamaya sanılandan en az bin yıl önce başladığı ortaya çıktı.

Bugüne kadar elde edilen arkeolojik bulgular, balina avcılığının en eski örneğinin 3 bin 500 ila 2 bin 500 yıl önce Kuzey Yarımküre'de bulunduğuna işaret ediyordu.

Ancak Barselona Özerk Üniversitesi'nden araştırmacılar, Brezilya'nın güneyindeki Babitonga Körfezi'nde yaklaşık 5 bin yıl önce balina avlandığını saptadı.

Araştırmacılar bölgedeki Sambaqui halkına ait yüzlerce kemik parçasını ve kemik aletini inceledi.

Bunlar arasında güney gerçek balinası, kambur balina, mavi balina, kuzey balinası, ispermeçet balinası ve yunuslar gibi deniz memelilerinin iskelet kalıntıları tespit edildi.

Çoğu kemiğin üzerinde kesme izleri olması, insanların hayvanları kullandığını gösteriyor.

Daha önceki çalışmalarda Güney Amerika'daki tarih öncesi toplulukların balina avladığı öne sürülmüş ancak somut kanıt bulunamamıştı.

Yeni çalışmanın yazarları, zıpkın keşfedilmediği veya kemiklerde avlanma izleri olmadığı için bölgedeki insanların, balinaları avlamak yerine kıyıya vurmuş ölü hayvanları kullandığının düşünüldüğünü söylüyor.

Ancak bulguları hakemli dergi Nature Communications'ta yayımlanan çalışmada, Brezilya'nın güney kıyısı boyunca, balina kemiğinden yapılmış zıpkınlar tespit edildi ve bunlardan biri 5 bin yıllıktı.

Makalenin başyazarı Krista McGrath bulguları şöyle değerlendiriyor: 

Veriler, bu toplulukların büyük balinaları avlamak için gereken bilgiye, araçlara ve özel stratejilere, daha önce varsaydığımızdan binlerce yıl önce sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmacılar ayrıca bazı balina kemiklerinin mezarlıklarda bulunmasının, kültürel bir anlam taşıdığına işaret edebileceğini söylüyor. 

Çalışmanın yazarlarından André Colonese, bulguların yerli Sambaqui halkının toplumsal düzenine yeni bir bakış sunduğunu ifade ediyor:

Artık bu grupları sadece kabuklu deniz ürünleri toplayıcıları ve balıkçılar olarak değil, aynı zamanda balina avcıları olarak da görebiliriz.

Sonuçların ekolojik açıdan da önemli çıktıları var. Çok sayıda kambur balina kalıntısı keşfedilmesi, geçmişte bugüne kıyasla çok daha güneyde yaşadıklarına işaret ediyor.

Çalışmanın ortak yazarı Marta Cremer "Güney Brezilya'da son zamanlarda görülen artış, koruma açısından önemli sonuçlar doğurabilir" diyerek ekliyor:

Endüstriyel balina avcılığının etkisinden önceki balina dağılımını yeniden oluşturmak, balinaların toparlanma dinamiklerini anlamak açısından hayati önemde.

Independent Türkçe, IFLScience, Phys.org, Nature Communications


Avengers: Doomsday'de Jean Grey geri mi dönüyor?

1980'lerde ABD'ye taşınan 61 yaşındaki Hollandalı yıldız Famke Janssen, X-Men serisiyle şöhrete kavuşmadan önce modellik yapıyordu (20th Century Studios)
1980'lerde ABD'ye taşınan 61 yaşındaki Hollandalı yıldız Famke Janssen, X-Men serisiyle şöhrete kavuşmadan önce modellik yapıyordu (20th Century Studios)
TT

Avengers: Doomsday'de Jean Grey geri mi dönüyor?

1980'lerde ABD'ye taşınan 61 yaşındaki Hollandalı yıldız Famke Janssen, X-Men serisiyle şöhrete kavuşmadan önce modellik yapıyordu (20th Century Studios)
1980'lerde ABD'ye taşınan 61 yaşındaki Hollandalı yıldız Famke Janssen, X-Men serisiyle şöhrete kavuşmadan önce modellik yapıyordu (20th Century Studios)

Marvel evreninin deneyimli X-Men yazarlarından Chris Claremont, oyuncu Famke Janssen'ın Avengers: Doomsday'de Jean Grey rolünü yeniden canlandıracağını söyledi. Bu çıkış, Janssen'ın daha önceki "Projede yer almıyorum" yönündeki açıklamalarına rağmen geldi.

Claremont, Power of X-Men podcast'inde yeni Avengers: Doomsday fragmanını överken, Janssen'ın da kadroda olacağını söyledi.

Fragmanda Patrick Stewart'ın canlandırdığı Profesör X, Ian McKellen'ın hayat verdiği Magneto ve James Marsden'ın oynadığı Cyclops da yer alıyor.

Claremont, "Bence bunun en harika yanı, ilk kadroyu geri getirmeleri... Famke de dahil" dedi.

Bu, Claremont'un Avengers: Doomsday ve devam filmi Avengers: Secret Wars hakkında ortaya attığı ilk iddia değil. Geçen yıl Huntsville Pop Culture Expo'da konuşan Claremont, o dönemde filmler için henüz doğrulanmamış başka geri dönüşleri de ima etmişti.

Claremont, Nisan 2025'te Chris Evans'ın geri döneceğini de söylemiş, Marvel bu bilgiyi daha sonra resmen doğrulamıştı.

Janssen cephesindeyse tablo farklı: Oyuncu, Marvel'dan kendisine böyle bir teklif gelmediğini söyleyerek iddiaları reddetmiş; bu konunun kendisine "kesinlikle hiç" sorulmadığını belirtmişti.

Janssen, Jean Grey'i 2000 yapımı X-Men'den 2014'teki X-Men: Geçmiş Günler Gelecek'teki (X-Men: Days of Future Past) kısa görünüme kadar canlandırmıştı. 

Karakter, Phoenix olarak 2006'daki X-Men 3: Son Direniş'te (X-Men: The Last Stand) ölürken, sonraki X-Men filmlerinde rolü Game of Thrones yıldızı Sophie Turner devralmıştı.

Avengers: Doomsday'in çekimleri geçen yılın sonlarına doğru tamamlandı. Ancak Marvel'ın bu ilk çekim takviminde yer alamayan oyuncuların canlandırdığı karakterleri filme ekleyebilmek için bu baharda ek çekimler planladığı da kulislerde konuşuluyor.

Independent Türkçe, IGN, GamesRadar, Power of X-Men