Tunus Meclisi yetkilerinin dondurulmasının ardından 3 senaryo ile karşı karşıya

Mevcut yapısıyla Temsilciler Meclisi muhtemelen sona erecek ve Tunusluların yüzde 86'sı Kays Said'in kararlarını destekliyor.

Tunus ordusuna bağlı birlikler başkentteki meclis binası ve bir dizi önemli kurumun çevresinde konuşlandı (AFP)
Tunus ordusuna bağlı birlikler başkentteki meclis binası ve bir dizi önemli kurumun çevresinde konuşlandı (AFP)
TT

Tunus Meclisi yetkilerinin dondurulmasının ardından 3 senaryo ile karşı karşıya

Tunus ordusuna bağlı birlikler başkentteki meclis binası ve bir dizi önemli kurumun çevresinde konuşlandı (AFP)
Tunus ordusuna bağlı birlikler başkentteki meclis binası ve bir dizi önemli kurumun çevresinde konuşlandı (AFP)

Hamadi Muammeri (Tunuslu gazeteci)
Dün Tunus meclisinin yetkilerinin dondurulması ve milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması kararı Tunus Cumhuriyeti Resmi Gazetesi'nde yayınlandı. Kararda dondurma süresinin uzatılabileceği ifadesi de yer aldı ki bu da, meclisin mevcut haliyle faaliyete geri dönemeyebileceği anlamına geliyor. Özellikle de savcılığın, bazı milletvekilleri ve siyasi partiler hakkında yolsuzluk ve yurt dışından finans desteği alma suçlamalarıyla bir dizi adli soruşturma açmasının ardından.
Tunus'ta kamusal alanı gözlemleyenler, mevcut yapısıyla meclisin muhtemelen sona erdiğini ve erken seçimlere gidileceğini tahmin ediyor. Üç milyon oyla seçilen Temsilciler Meclisini nasıl bir yazgı bekliyor? Kesin ve nihai yargı kararlarına dayanarak varlığının ortadan kalkması halinde meclisin onayladığı kanunların akıbeti ne olacak?

Çeşitli hipotezler
Hukuk profesörü ve anayasa hukuku araştırmacısı Rabeh el-Hureyfi, Independent Arabia’ya verdiği demeçte; Cumhurbaşkanı Kays Said’in birkaç hipotezle karşı karşıya kalacağını belirtti. Bunların ilki, meclisin 30 günlük dondurulma süresi sona erdiğinde, Anayasa'nın 80'inci maddesinde öngörüldüğü üzere 30 günlük ek uzatma yapılması. Bu maddenin bir başka yorumuna göre, uzatmanın ucu açık olabilir. Uzatma süresi sona erdikten sonra Cumhurbaşkanı, 26 Ocak 1978 tarihli karara göre olağanüstü hal ilan edebilir. Söz konusu karar da meclisin yetkilerini dondurma süresini 6 aya (yani Ocak 2022’ye) kadar uzatmaya imkan tanıyor, dolayısıyla meclisin yetkileri bu tarihe kadar dondurulabilir.
Bu durumda yargı, Sayıştay raporuna istinaden 2019 genel seçimlerinin sonuçlarının iptaline yönelik bir karar verirse, özellikle de bu konudaki araştırmaların ilerlemiş olduğu göz önüne alındığında, meclis ‘yok’ hükmünde olacaktır. Seçim Yasası'nın, yabancı fon alan seçim listelerini eleyen 163. maddesine göre hiç olmamış sayılacaktır.
İkinci senaryo, özgürlükleri ve temel hakları, yargı bağımsızlığını, kuvvetler ayrılığını, sivil devleti ve cumhuriyet sistemini güvence altına almaya kadar Ocak 2014 anayasasının tüm hükümlerini içeren, yetkileri düzenleyici geçici bir kanun taslağının hazırlanmasını temel alıyor. Öte yandan, cumhurbaşkanı istisnai tedbirlerle yürütme erkini elinde toplayabilir ve meclisin eline de cumhurbaşkanını gözetleme ve denetleme mekanizmaları verilebilir.
Üçüncü senaryo, ek ikinci 30 günlük uzatmadan sonra meclis, yeniden açılabilir, ama yeni şartlar ve öncekinden farklı koşullar altında.

Kanunlar yürürlükte kalır
Yargının meclisi mahkum eden kararlar alması halinde, yasalar, anlaşmalar ve milletvekillerine verilen mali ödenek ve ikramiyeler gibi meclis tarafından onaylanan tüm kanunların akıbetiyle ilgili olarak, hukuk profesörü, gayrı meşru olduğu kanıtlanan bir meclis tarafından yasalaştırılmış olsalar da bunların sağlam ve yürürlükte kalacağını belirtti. Meclisin çalışmalarında mevcut olan yasal istikrar, sağlamlık ve dürüstlük karinesini buna gerekçe gösterdi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, Hureyfi, sokağa çıkma çağrısı yapan Meclis Başkanı Raşid Gannuşi’yi kınadı ve bunu Tunus için bir “Holokost” olarak tanımladı. Cumhurbaşkanı'nı net bir yol haritasının geliştirilmesini hızlandırmaya, yeni başbakanın adını açıklamaya ve kabinenin oluşumu için istişareleri başlatmaya çağırdı.

Yargının uluslararası heyetlere ihtiyacı var
Bu arada, meclisin mevcut durumuna ilişkin milletvekillerinin pozisyonları farklılık gösterdi. Independent Arabia’ya konuşan Demokratik Akım Partisi milletvekillerinden Numan el Aiş, meclisin başlangıçta 1 aylık (uzatılabilir) bir süre için yetkilerinin dondurulduğunu kaydetti. Ancak bazı milletvekilleri ve partiler hakkında açılan adli soruşturmaların ardından, meclis içindeki durumun değişebileceğine atıfta bulundu.
Numan Aiş, bu durumda meclisin daha güvenilir hale gelebileceğini ekledi. Bu davalarda 1 ay içinde karar verilemeyeceğine, bunun için aylar gerektiğine işaret ederek, Tunus yargısının son genel seçimlerde kazanan bazı partilere yönelik dış destek alma suçlamasını kanıtlamak için uluslararası hukuki heyetlere ihtiyaç duyabileceğini de ifade etti.
Demokratik Akım'ın Cumhurbaşkanı'na tüm süreçleri (hükümet ve parlamento) içeren entegre bir yol haritası çağrısında bulunduğunu ve Tunus'un çıkarları için bu yol haritasının homojen olması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan, bağımsız milletvekili el-Menci el- Rahvi, ”İktidardaki cuntanın, haraç, rüşvet, baskı ve adam kayırmaya dayalı aşağılık yollarla yasama, yürütme ve yargı yetkilerini tekelleştirip merkezileştirerek Tunuslulara baskı yapmakta ileriye gitmesinden ve kontrolünü sıkılaştırmasından sonra” meclisin yetkilerinin dondurulmasının çok daha iyi olduğunu söyledi.
Raşid Gannuşi ise yaptığı basın açıklamasında, Nahda'nın "demokrasiyi yeniden tesis etmek için her türlü tavizi vermeye" hazır olduğunu ifade ederek ulusal diyalog çağrısında bulundu. Tunus’un "demokrasisini savunmak ve meclisin kapısına vurulan kilidi kaldırmaya zorlamak için”  sokağa inme imasında bulundu.
Bu bağlamda, Said'in istisnai önlemleri açıklamasından bu yana Tunus ordusu birliklerinin meclis binası ve bir dizi önemli kurumun çevresinde konuşlandığına dikkat çekelim.

Tunusluların çoğu Cumhurbaşkanı'nı destekliyor
Diğer yandan, “Emrhod Consulting” anket şirketinin, demografik yapı itibariyle toplumun her kesiminden 18 yaş ve üzeri katılımcıların katıldığı anketi, Tunusluların yüzde 86'sının Cumhurbaşkanı'nın istisnai kararlarını desteklediğini, sadece yüzde 6'sının karşı çıktığını ortaya koydu. Anket, şehirler ve kırsal alanlar dahil olmak üzere 24 ilden 900 kişiyi kapsıyordu.
Said, aldığı istisnai kararlar, özellikle de meclisin yetkilerini dondurma kararı konusunda popüler ve siyasi destek durumundan yararlanıyor. Ancak, önümüzdeki dönem için net bir yol haritasının oluşturulmasının hızlandırılması, hükümete ve devlet işlerinin yürütülmesine ilişkin yeni tedbirlerin alınması, ülkenin yaklaşık bir haftadır içinde bulunduğu boşluktan kaçınmak için acilen çözülmesi gereken meseleler haline geldi.

 


İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında 11 Filistinli öldürüldü

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Megazi mülteci kampında, İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören yıkılmış bir evin kalıntılarının yanından geçiyor (Arşiv-AFP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Megazi mülteci kampında, İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören yıkılmış bir evin kalıntılarının yanından geçiyor (Arşiv-AFP)
TT

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında 11 Filistinli öldürüldü

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Megazi mülteci kampında, İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören yıkılmış bir evin kalıntılarının yanından geçiyor (Arşiv-AFP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Megazi mülteci kampında, İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören yıkılmış bir evin kalıntılarının yanından geçiyor (Arşiv-AFP)

Sağlık görevlileri, dün Gazze Şeridi'nde İsrail'in düzenlediği ayrı saldırılarda en az 11 kişinin öldüğünü söyledi. İsrail ordusu, bu saldırıların militanların başarısız roket saldırısına yanıt olarak düzenlendiğini açıkladı.

Sağlık görevlileri, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un batısındaki bir çadıra düzenlenen İsrail saldırısında, çocuklar da dahil olmak üzere en az 4 kişinin öldüğünü ve 3 kişinin yaralandığını bildirdi. Başka bir saldırıda ise şehrin doğusunda, İsrail ordusunun bulunduğu bir mevki yakınlarında bir kişi öldü.

dfrgt
Filistinliler, Gazze'nin güneyindeki Refah'a İsrail'in düzenlediği hava saldırısının ardından evlerin enkazında arama yapıyor (Reuters)

Sağlık yetkilileri dün, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de, yerinden edilmiş ailelerin barındığı bir okula düzenlenen İsrail hava saldırısında bir kişinin öldüğünü, bir başka hava saldırısında ise Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah yakınlarında bir çadırda bir kişinin öldüğünü açıkladı.

Gazze Şehri'nin Zeytun mahallesine düzenlenen ayrı bir hava saldırısında ise 4 kişi daha öldü.

İsrail ordusu, Gazze Şehri bölgesinden İsrail'e doğru bir roket fırlatılmasının ardından, Hamas militanlarını, roket fırlatma rampalarını ve "terörist altyapı" olarak adlandırdığı unsurları hedef aldığını belirtti.

Roketin İsrail'e ulaşmadan önce Gazze'deki bir hastanenin yakınına düştüğünü belirten İsrail, Hamas'ı ateşkes anlaşmasını ihlal etmekle suçladı.

Hamas'tan bir kaynak Reuters'e yaptığı açıklamada, hareketin İsrail'in iddialarını araştırdığını belirtti.

Ekim ayında varılan ateşkes, yaygın çatışmaları durduran ilk aşamadan öteye geçmedi. İsrail, Gazze Şeridi'nin yarısından az bir kısmından çekildi ve Hamas savaşçıları, Filistinli tutukluların ve mahkumların serbest bırakılması karşılığında hayatta olan rehineleri ve ölen rehinelerin cenazelerini teslim etti.

hyjuı
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Megazi mülteci kampında, İsrail hava saldırısında hasar gören ve enkaz altında kalan bir evin kalıntıları arasında eşya arayan çocuklar (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın henüz üzerinde anlaşmaya varılmamış olan planının sonraki aşamaları, Hamas'ın silahsızlandırılmasını, İsrail'in daha fazla çekilmesini ve Gazze'nin uluslararası destekli bir yönetim gözetiminde yeniden inşasını öngörüyor.

Ancak, bu aşamalarda önemli bir ilerleme kaydedilmedi. Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 400'den fazla Filistinli ve 3 İsrail askeri öldürüldü. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Gazze'nin iki milyondan fazla sakininin neredeyse tamamı, İsrail güçlerinin çekildiği ve Hamas'ın kontrolünü geri kazandığı küçük bir alanda geçici barınaklarda veya hasarlı binalarda yaşıyor.

Anlaşmanın mevcut aşamasında İsrail, Gazze'de kalan son rehinenin cenazesinin iadesini bekliyor. Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yakın bir İsrailli yetkili, Hamas cesedi iade edene kadar İsrail'in anlaşmanın bir sonraki aşamasına geçmeyeceğini söyledi.

İsrail, ABD'nin desteklediği Gazze Şeridi planının bir başka koşulu olan Gazze ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısını henüz açmadı ve ceset iade edilene kadar açmayacağını vurguladı.

Anlaşma kırılgan görünüyor

İsrail ve Hamas, anlaşmanın ciddi ihlallerine ilişkin karşılıklı suçlamalarda bulunuyor ve bir sonraki aşamada atılması beklenen en zor adımlar konusunda hâlâ çok uzaktalar.

sadcfrgt
Gazze şehrinde İsrail hava saldırısının hedefi olan bir ev yanıyor (Arşiv-AFP)

İsrail, ateşkes olmasına rağmen Gazze'de hava saldırıları ve hedefli operasyonlar düzenlemeye devam ediyor. İsrail ordusu, Gazze'deki silahlı grupların İsrail'e saldırı girişimlerini “azami ciddiyetle” izlediğini açıkladı.

Bir Hamas lideri Reuters'a, hareketin ekim ayından bu yana İsrail'in ateşkes anlaşmasını bin 100'den fazla kez ihlal ettiğini belgelediğini söyledi ve arabuluculara müdahale etmeleri için çağrıda bulundu.

İhlallerin arasında cinayetler, yaralanmalar, topçu bombardımanı, hava saldırıları, ev yıkımları ve gözaltılar olduğunu da ifade etti.


İsrail önceliklerini değiştiriyor: İran mı, Hizbullah mı öncelikli hedef?

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun yeni stratejisinin temel referans noktası olarak ‘sürpriz savaş’ senaryosunun benimsediğini duyurdu (İsrail ordusu X sayfası)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun yeni stratejisinin temel referans noktası olarak ‘sürpriz savaş’ senaryosunun benimsediğini duyurdu (İsrail ordusu X sayfası)
TT

İsrail önceliklerini değiştiriyor: İran mı, Hizbullah mı öncelikli hedef?

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun yeni stratejisinin temel referans noktası olarak ‘sürpriz savaş’ senaryosunun benimsediğini duyurdu (İsrail ordusu X sayfası)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun yeni stratejisinin temel referans noktası olarak ‘sürpriz savaş’ senaryosunun benimsediğini duyurdu (İsrail ordusu X sayfası)

Emel Şehade

Lübnan ve İran cephelerinde yaşanan hızlı gelişmeler, İsrail güvenlik kurumlarını acil danışma toplantıları düzenlemeye itti. Bu toplantılarda, çeşitli cepheler arasındaki önceliklerin yeniden düzenlenmesine karar verildi. Son 24 saatte İsrail'in gündemini Lübnan cephesi meşgul ediyor. Güvenlik onayı alınması ve takvimin belirlenmesi halinde Lübnan'a kaçınılmaz bir saldırı yapılacağı konuşulurken, İran'ın merkezi arena haline geleceği yönündeki tahminler artıyor.

Mesajlaşmalar

Bu toplantılar, İsrail'in ABD, Rusya ve Avrupa ülkeleri aracılığıyla Tahran'a gönderdiği, gerginlik istemediğini ve İran'ın iç durumunu saldırı için kullanmayacağını belirten mesajların açıklanmasından 24 saat sonra gerçekleşti. Ancak bir güvenlik yetkilisi, İranlıların mesajlara yanıt vererek İsrail'e inanmadıklarını ve Tel Aviv'in İran'da yanlış hesap yapma korkusuyla bu mesajları gönderdiğini, İsrail'in durumu istismar ederek Tahran'ın kontrolü kaybettiği sonucuna varacağını ve bu fırsatı saldırı için değerlendireceğini ima ettiklerini söyledikten sonra İsrail'in İran'a yönelik tutumunu değiştirdiğini söyledi.

Bu yanıt, İsrailli karar alıcıları önceliklerini yeniden düzenlemeye itti ve İran artık listenin en başında yer alıyor. Yapılacak olan herhangi bir değişiklik, sahadaki gelişmelere göre belirlenecek.

İki olası senaryo

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre son 24 saatte diğer cepheleri domine eden Lübnan cephesi geri çekildi ve İsrail'de şimdi iki senaryo konuşuluyor. Birinci senaryo, çok sayıda güvenlik ve askeri yetkilinin tercih ettiği senaryo. Bu senaryoda, İsrail ordusu, İran'a saldırmadan önce Hizbullah'ı zayıflatmak için güçlü ve yaygın saldırılar düzenleyecek ve böylece İran'ın, İran'a yapılan saldırıya yanıt olarak kendi inisiyatifiyle veya Tahran'ın emriyle İsrail hedeflerine karşı herhangi bir eylemde bulunma yeteneğini felce uğratacak.

İkinci senaryo ise, istihbarat raporları ve İranlı yetkililerin açıklamaları ve tehditlerine dayanan diğer bilgilere göre İran'ın İsrail'e önleyici bir saldırı düzenlemesinden korkulduğu için önce İran'a saldırılması. Her iki senaryoda da Lübnan hedef alınmaktadır ve İsrail'de saldırının sadece zaman meselesi olduğu konusunda herhangi bir anlaşmazlık yok.

Bu gelişmeler, ‘mekanizma’ komitesinin toplantısı ve Tel Aviv'in, güvenlik ve askeri yetkililer arasında en yüksek sesli olanların Lübnan'a bir saldırının kaçınılmaz olduğunu iddia etmelerine rağmen, komitenin herhangi bir sivil temsilciden arındırılması ve Hizbullah'ı silahsızlandırma ve zayıflatma yollarıyla sınırlı kalması konusunda ısrarcı olmasıyla eş zamanlı yaşandı.

Sınırlı, yerel bir operasyon

İsrail, Lübnan'ın ordusu tarafından güney bölgesini silahsızlandırma hedefine ulaştığına dair herhangi bir açıklamada bulunmasını önceden engelleyip bu tür açıklamaların ve değerlendirmelerin gerçekçi olmadığını savundu. Tel Aviv, Hizbullah'ın aslında silahsızlandırılmadığını ve hatta altyapısını yeniden inşa etmeye başladığını iddia ediyor.

İsrail Hava Kuvvetleri, İran'a olası bir saldırı için hazırlık yaparken ve İsrail'in çok sayıda balistik füzeye maruz kalması ihtimaline karşı hava savunma hazırlığını güçlendirirken, ordu, Lübnan için hazırladığı ve İsrail kabinesine sunduğu çeşitli savaş planları çerçevesinde, uygulama emirlerinin çıkarılmasını bekleyen savunma ve saldırı için askeri birimlerinin hazırlıklarını tamamladığını duyurdu. Planlar, sınırlı askeri baskıdan daha geniş seçeneklere kadar uzanıyor.

Bir İsrailli güvenlik yetkilisi, siyasi ilerleme olmaması durumunda, diplomatik çabaların sonuç vermemesi halinde ordunun daha geniş bir saldırı senaryosuna geçme olasılığına da hazırlandığını doğruladı. Herhangi bir hamlenin zamanlamasını belirleyen merkezi faktörlerden biri, Washington ile koordinasyon düzeyi olacak.

Artık sınırlama yok

İsrail'in Lübnan veya İran ile olası bir savaşa hazırlık kapsamında, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve İç Cephe Komutanı Rafi Milo’nun yanı sıra yerel yönetim başkanları ve güvenlik ve acil durum hizmetleri yetkililerinin katılımıyla ‘İç Cephe Liderleri’ başlıklı bir konferans düzenlendi. Konferansa Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de katıldı.

Yeni stratejisinin temel referans noktası olarak “sürpriz savaş” senaryosunu benimsediğini açıklayan Zamir, ordunun tutumunu açıkladı ve sınırlarını tehdit eden her türlü unsuru önleyeceğini, karar verilmesi halinde çok büyük çaplı operasyonlar yürütmeye hazır olduğunu vurgulayarak, sınırlama politikasının devamını kabul etmeyeceklerini belirtti.

Zamir, konferansta yaptığı konuşmada askeri yönetimin Hizbullah'ın zayıflamasını Lübnan hükümetinin onu silahsızlandırmasına ve siyasi bir çözüme doğru ilerlemesine olanak sağlayacak bir koşul olarak gördüğünü söyledi.

Çeşitli cephelerdeki önceliklerin tartışıldığı bir oturumda Zamir, “Çeşitli gelişmelere nasıl hazırlanacağımızı ve nasıl tepki vereceğimizi biliyoruz. Sürprizlere hazırlıklıyız ve savaşa hazır olmak bizim pusulamızdır” dedi.

Lübnan hükümetine karşı medya kampanyası

Öte yandan İsrail ordusu, İsrail'e göre ateşkesin uygulanması ve Hizbullah'ın silahlarının imha edilmesi için gerekli her şeyi yapmayan Lübnan hükümetine karşı ‘farkındalık artırıcı medya kampanyası’ başlatmaya hazırlanıyor.

İsrail’de hazırlanan bir rapora göre medya kampanyası, Lübnan halkına ve uluslararası topluma Lübnan hükümetinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Hizbullah'ın ise kendini savunma amaçlı değil saldırı amaçlı binlerce roket ve silah sistemine sahip silahlı bir örgüt olarak kaldığını göstermeyi amaçlıyor.

İsrail'de, İsrail ordusunun savaşı yeniden başlatarak Hizbullah'a karşı harekete geçmek istemediği ve Tel Aviv'in bu görevi Lübnan ordusunun üstlenmesini tercih ettiği söyleniyor.

Ancak aynı zamanda İsrail ordusu, son haftalarda Hizbullah'ın gücünü zayıflatmak amacıyla, öncelikle İsrail'in iç cephesine büyük çaplı saldırılar düzenleme yeteneğini ortadan kaldırmak, liderlerini hedef almak ve Lübnan genelindeki silah depolarını ve üslerini vurmak için harekete geçmeye hazırlandığını söylüyor.

Ne farklı yapılabilirdi?

İsrailli eski İstihbarat Şefi Hayman, İran rejimi de dahil olmak üzere Hizbullah nedeniyle Lübnan'ı neredeyse savaşa sürükleyen ciddi gerginliklere yol açan birkaç faktör olduğu değerlendirmesinde bulundu. Hayman, İran ile yaşanan 12 günlük savaşın ardından İran rejiminin biraz toparlandığını ve Hizbullah'a 1 milyar dolarlık devasa bir yardım göndermeye başladığını belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın planına göre tüm bu parayı göndermeye devam etme imkânı yok, ancak İran ekonomisine odaklanmak isterse, bu da onun konumunu zayıflatacak.

İkinci sorun ise uluslararası ortak eylem eksikliğiydi. Hizbullah'ın yenilgisinden sonra, ABD'nin ve Lübnan hükümetinin baskın, mevcut ve müdahil olduğunu, sonra bunun azaldığını gördük ve şimdi Lübnan hükümetine verilen uyarı süresi dolduğuna göre yeni bir diplomasi dalgası görebiliriz.

Hayman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Litani Nehri'nin kuzeyinde hala olumsuz bir eğilim var, ancak Litani'nin güneyinde mükemmel bir iş çıkarıldı.”

Hayman’a göre Hizbullah’ın seçkin gücü Rıdvan Gücü sınır yakınlarındaki bölgede kara manevraları yapma kapasitesine sahip değil, ancak kuzeyde bazı endişeler söz konusu. Hayman, eğer Lübnan'a karşı harekete geçmek zorunda kalırlarsa kendilerine ‘Savaşta, manevralarda ve ateş açmada neyi farklı yapacağız ve ertesi gün neyi farklı yapacağız?’ sorusunu sormaları gerektiğini belirterek “Bunun anahtarı, Lübnan hükümetinde ve Lübnan ordusunun güçlendirilmesinde yatıyor, çünkü harekete geçmeye ilgisi ve yeteneği olan tek güçler bunlar” yorumunda bulundu.


Lübnan, Hizbullah'ın silahlarına yönelik yasağı zımnen uzattı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn başkanlığında bir Bakanlar Kurulu toplantısı yapıldı (Cumhuriyet Başkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn başkanlığında bir Bakanlar Kurulu toplantısı yapıldı (Cumhuriyet Başkanlığı)
TT

Lübnan, Hizbullah'ın silahlarına yönelik yasağı zımnen uzattı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn başkanlığında bir Bakanlar Kurulu toplantısı yapıldı (Cumhuriyet Başkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn başkanlığında bir Bakanlar Kurulu toplantısı yapıldı (Cumhuriyet Başkanlığı)

Lübnan, Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ilk aşamasının uygulanması için son tarihi zımnen (dolaylı olarak) uzattı. Ordu dün, ilk aşamanın hedeflerinin sahada etkili ve somut bir şekilde gerçekleştirilmesinin ardından planın ileri bir aşamaya girdiğini vurguladı. Litani Nehri'nin güneyinde, İsrail'in işgal ettiği topraklar ve bölgeler hariç, kendi yetkisi altına giren bölgeler üzerindeki kontrolünü genişleterek, “bu bölgedeki çalışmalar, patlamamış mühimmat ve tüneller imha edilene kadar devam edecek” dedi.

Ordunun raporu geniş siyasi destek görürken, kabine orduya Litani Nehri'nin kuzeyinden silahların çekilmesi için ayrıntılı bir plan geliştirmesi konusunda ek bir süre daha verdi ve bu süreyi gelecek şubat ayının başına kadar uzattı.

İsrail ise Lübnan ordusunun başarılarını sorguladı ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ofisi, Lübnan hükümeti ve ordusunun Hizbullah'ı silahsızlandırma çabalarının "cesaret verici bir başlangıç ​​ancak tamamen yetersiz" olduğunu ifade etti.