Kovid-19 Delta varyantı pandemi ile mücadeleyi geriletiyor

Çin’de yeni bir salgın odak noktasına dönüştü. Japonya’da rekor Kovid-19 verileri Fransa’da ise öfke var

Dün Çin’in Henan eyaletinde bir kız Kovid-19 testi olurken (AFP)
Dün Çin’in Henan eyaletinde bir kız Kovid-19 testi olurken (AFP)
TT

Kovid-19 Delta varyantı pandemi ile mücadeleyi geriletiyor

Dün Çin’in Henan eyaletinde bir kız Kovid-19 testi olurken (AFP)
Dün Çin’in Henan eyaletinde bir kız Kovid-19 testi olurken (AFP)

Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) Delta varyantının Çin’in 14 bölgesinde yayılması ülkede büyük bir endişeye neden olurken, diğer Asya ülkeleri de vaka sayılarında bir önemli bir artışa tanık oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Delta varyantının dünyanın virüse karşı elde ettiği başarıları kaybetmesine neden olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus cuma günü düzenlediği basın toplantısında “Ortalama olarak, 6 WHO bölgesinin 5’inde vaka sayıları son 4 hafta içerisinde yüzde 80 yükseldi (neredeyse iki katı). Aynı zamanda Afrika’da can kayıpları yüzde 80 arttı.” açıklamasında bulundu.
WHO Genel Direktörü, zorluklarla elde edilen başarıların kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalındığını ve birçok ülkedeki sağlık sistemleri aşırı baskı altında olduğu uyarısında bulundu.

Delta uyarısı
WHO, dünyanın birçok ülkesinde yeni salgın dalgaların ortaya çıkmasına neden olmasının ardından Delta varyantının, daha tehlikeli varyantların ortaya çıkmasını önlemek üzere yoğun çabalar sarf edilmesi için bir uyarı olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, WHO Acil Program Direktörü Dr. Mike Ryan, Cenevre’deki bir basın toplantısında, “Delta varyantı virüsün evrimleştiğine yönelik bir uyarı, ancak aynı zamanda daha tehlikeli varyantlar ortaya çıkmadan önce harekete geçmemize yönelik çağrı.” ifadelerini kullandı.
Ryan aynı zamanda, 2019 yılının sonlarına doğru ortaya çıkmasından bu yana dünya çapında 4 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olan virüsün mutasyona uğramış varyantının ortaya çıkmasının sonuçlarının en aza indirmek için çalışması gerektiğini belirtti. Ryan etkili koruyucu önlemlerin uygulanmaya devam etmesinin önemini ve virüs daha öldürücü ve daha hızlı yayılan hale geldiği için daha fazla çalışması gerektiğine dikkat çekerek “Başta aşılama olmak üzere daha önce uyguladığımız önlemlerin aynıların uygulanması bu varyantı durduracak” açıklamasında bulundu.
Ryan açıklamasında sosyal mesafe, maske takma ve el yıkama gibi enfeksiyonun yayılmasını azaltan önlemleri uygulamaya devam ederek ve havalandırması yetersiz yerlerde çok sayıda kişi ile uzun süre geçirilmediğinden emin olunarak salgını durdurmadıkça, Delta varyantı ile enfekte olan bir kişinin, enfeksiyonu daha fazla sayıda insana bulaştırmanın mümkün olduğunu belirtti. WHO yetkilisi aynı zamanda, çaresizlik duygusuna neden olan bir şekilde, aşı olan kişilerde hafif semptomların olduğu enfeksiyonların sayısındaki şaşırtıcı bir artış yaşandığına dikkat çekti.
Yeni vaka sayılarının WHO’nun stratejisini değiştirmeyeceğini belirten Ryan’a “Strateji hala geçerli ancak bunu şimdiye kadar yaptığımızdan daha etkili bir şekilde uygulamamız gerekiyor ve bu da daha fazla aşı sağlamak anlamına geliyor.” dedi. Yetkili aşıların tek sihirli çözüm olduğunu ve sorunun aşıları tüm dünyaya aynı şekilde dağıtılmaması olduğunu belirterek, “Kendimize karşı çalışıyoruz” dedi. WHO, aylardır salgınla mücadelenin en iyi yolunun, aşıların acilen dünya çapında dağıtılması olduğunu vurguladı ancak bu konuda başarı, hala çok uzakta duruyor.

Çin’de salgın odak noktası
Çin, Temmuz ayında 328 yeni vaka kaydetti. Bu sayı neredeyse, Şubat- Haziran ayları arasında kaydedilen toplam vaka sayısına denk geliyordu. Vaka sayılarındaki artış, hükümetin bu konuya yönelik endişesinin bir göstergesi olarak, Pekin’den çok uzak olmayan Jiangsu eyaletinin yüz binlerce sakininin karantinaya alınmasına ve birkaç şehirde yoğun test kampanyalarının yürütülmesine yol açtı.
Fransız haber ajansı AFP’ye göre, Çin yetkilileri dün (Cumartesi) biri 31 milyonluk nüfuslu bir şehri içeren iki bölgede daha koronavirüsünün yeni epidemiyolojik odak noktası tespit edildiğini duyurdu. Ulusal Sağlık Komisyonu, Fujian eyaleti ve Chongqing şehrinde yeni vakaların tespit edildiğini ve bu iki bölgeyi başkent Pekin’e ve daha önce Delta varyantı ile vakaların bildirildiği diğer 4 eyalete eklediğini söyledi.
Söz konusu bölgelerde kaydedilen yeni vaka sayısı toplam 55’e ulaştı böylece 20 Temmuz’dan bu yana Çin’de kaydedilen vaka sayısı 200’ü aştı. Diğer yandan Jiangsu eyaletinin doğrusunda ilk salgın odak noktası tespit edilirken, Nanjing Havalimanı’nda 9 çalışanın virüse yakalandığı bildirildi.
Nanjing’deki yetkililer dün, ulusal düzeyde yüksek vaka oranı nedeniyle tüm turistik ve kültürel mekanlara kapılarını açmamalarına yönelik direktif verdi. Yetkililer, başkenti Nanjing olan Jiangsu eyaletinde yüz binlerce sakini karantinaya alırken, şehrin 9,2 milyon sakinine iki kez Kovid-19 testi uyguladı.
Hunan eyaletindeki turizm şehri Zhangjiajie’de enfekte olmuş birkaç kişinin bir tiyatro gösterisine katıldığı tespit edildi ardından yetkililer cuma günü, şehrin tüm 1,5 milyon sakinine karantina uygulayarak turistik mekanları kapattı. Başkentin kırsal alanlarında bulunan ve iki vakasının tespit edildiği Changping bölgesi yetkilileri perşembe günü 41 bin kişiye karantina uyguladı. Bu, 20 milyondan fazla insanın yaşadığı başkent Pekin’de 6 aydır görülen ilk yerel salgın oldu.
Virüs dünyada ilk olarak 2019 yılı sonuna doğru Çin’in orta bölgelerinde yer alan Wuhan şehrinde ortaya çıkmış olsa da, Çin, salgından etkilenen bölgelerin sakinlerine uyguladığı sıkı karantina ve kapanma önlemleri sayesinde salgını büyük ölçüde kontrol edebildi.
Bu önlemler sayesinde, Çin’de hayat 2020 baharında normale yakın bir duruma döndü. 2020 Nisan ayından bu yana ülke Kovid-19’a bağlı olarak sadece iki can kaybı kaydetti.

Asya’da vaka sayılarında sıçrama
Diğer Asya ülkelerinde ise, Başkent Tokyo’da Olimpiyat Oyunları’nın gerçekleştirildiği Japonya’nın yanı sıra Tayland ve Malezya dün rekor sayıda vaka sayısı kaydetti. Vakaların çoğu Delta varyantı ile enfekte olmuştu.
Reuters haber ajansının aktardığına göre, Avusturalya’nın başkenti Sidney’de de vaka sayıları yükseldi. Polis, Ağustos ayı sonuna kadar devam edecek sıkı kapanma önlemlerine karşı düzenlenecek bir protestoyu engellemek için şehir merkezindeki ticaret bölgesini güvenlik şeridine aldı.
Sidney polisi ayrıca tren istasyonlarını kapattı, taksilerin şehir merkezinde yolcu indirmesine engel oldu ve kontrol noktaları kurmak ve bir araya toplanan insanları dağıtmak için yaklaşık bin polisi konuşlandırdı. Avustralya’nın Yeni Güney Galler hükümeti, Sidney ve çevresinde Delta varyantı ile enfekte olan 210 yeni vaka kaydetti.
Japonya’nın başkenti Tokyo yetkilileri, son 24 saat içinde 4 bin 58 vakanın kaydedildiğini ve ülkedeki vaka sayısının ilk kez 4 bini aştığını duyurdu. Olimpiyat Oyunlarının organizatörleri, 21 yeni vakanın tespit ettiklerini böylece Temmuz ayının başından bu yana toplam vaka sayısının 241’e çıktığını belirttiler.
Rekor seviyedeki bu yeni artış, Japonya’nın vaka sayılarındaki son artışı göz önüne alarak Tokyo’daki olağanüstü hali (OHAL) Ağustos ayının sonuna kadar uzatmaya karar vermesinin yanı sıra Tokyo ve batı Osaka Eyaleti yakınlarındaki 3 eyaletin OHAL kapsamına girmesinin ardından geldi.
Olimpiyat Oyunları organizatörleri, pandeminin ortasında müsabakaların güvenli bir şekilde yapılabilmesini sağlamak için alınan önlemleri ihlal ederek şehri görmek için Olimpiyat köyünden ayrılmak isteyen kişi veya kişilerin kartlarının onayının geri çekildiğini söyledi. Organizatörler bu kişilerin sporcu olup olmadıklarını, ihlallerin ne zaman gerçekleştiğini veya kaç kişinin giriş kartının onayının geri çekildiğini açıklamadı.
Asya’da salgının odak noktalarından biri olan Malezya, dün (Cumartesi) rekor bir sayı olarak 17 bin 786 vaka kaydetti. Başkent Kuala Lumpur’un merkezinde yüzden fazla kişi hükümetin pandemi yönetiminden duydukları memnuniyetsizliği ifade etmek için bir araya gelerek Başbakan Muhyiddin Yassin’e istifa çağrısında bulundular.
Tayland, rekor bir artışla 18 bin 912 vaka kaydetti böylece toplam vaka sayısı 597 bin 287’ye ulaştı. Tayland aynı zamanda günlük can kaybında da bir rekor olarak 178 ölüm kaydetti. Böylece salgının başlangıcından bu yana ülkede kaydedilen toplam can kaybı 4 bin 857’ye yükseldi. Hükümet tarafından yapılan açıklamada, Delta varyantının ülkede kaydedilen vakaların yüzde 60’ından fazlasını ve başkent Bangkok’taki vakaların ise yüzde 80’ini oluşturduğunu belirtti.
Şu anda Kovid-19 salgının en kötü yayılımı ile mücadele eden Vietnam daha katı önlemler alacağını açıklayarak, pazartesi günü itibariyle, ülkenin güneyindeki 19 şehir ve ilçede iki hafta boyunca hareket kısıtlamalarının uygulanacağını belirtti.
5 Ağustos’a kadar karantina uygulama kararı alınan Bangladeş’te ise hükümet, ülke ekonomisi için çok önemli olan konfeksiyon atölyelerini yeniden açtı. Bu durum köylerine giden çok sayıda işçinin işyerlerine geri dönmesine neden oldu.

Fransızların kısıtlamalara karşı öfkesi
Salgının yayılması, Delta varyantının tatil bölgelerinde özellikle de denizaşırı topraklarda yayıldığı Fransa’da endişeye neden oluyor. Epidemiyolojik durum, kapanma önlemlerinin yeniden uygulandığı Martinik ve Reunion adalarının yanı sıra, vaka sayılarının iki hafta içinde 100 bin kişi başına 6 vakadan 267’ye yükseldiği Fransız Polinezyası’nda hızla kötüleşti. Bölgedeki yetkililer, Delta varyantının yayılmasını önlemek üzere virüse karşı alınan sağlık önlemlerinin geri döndüğünü duyurdu.
Bununla birlikte, Fransa’nın, geçen hafta 161 bin, önceki hafta ise 110 bin kişinin katıldığı protestolara tanık olmasına rağmen, sağlık sertifikası zorunluluğunun genişletilmesi ve bazı mesleklerde çalışanların zorunlu aşılanması kararından vazgeçmesi beklenmiyor.
Kamuoyu anketleri, Fransızların büyük bir çoğunluğun halka açık yerlere girmek için sağlık sertifikası sunulmasını destekliyor. Fransa Başbakanı Jean Castex cuma günü, yaptığı açıklamada aşının gerekli olduğunu vurguladı. Fransa ne pahasına olursa olsun, ülkede felaket senaryosunun tekrarlanmasını önlemeye çalışıyor. Hükümet bu çabalar kapsamında 9 Ağustos’tan itibaren sağlık sertifikasını uygulamaya koyma kararı aldı

Hamilelerin aşılanması
Delta varyantının topraklarındaki yayılımında yavaşlamaya tanık olan Birleşik Krallık’ta yetkililer, hamile kadınlara koronavirüse karşı aşı olma çağrısında bulundu. Oxford Üniversitesi’nden araştırmacıların gerçekleştirdiği bir çalışma, varyant nedeniyle hamile kadınlarda artan risklere dikkat çekti.
Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, İngiltere’de Ebelik Şefi Jacqueline Dunkley-Bent, Kovid-19 semptomları sebebiyle hastaneye başvuran hamile kadınlarda ciddi semptomların olduğu enfeksiyonlarda artış olduğunu gösteren yeni verilerin yayınlanmasının ardından hamilelere aşı olma çağrısında bulundu.
Jacqueline Dunkley-Bent doktorlara ve ebelere, hamile kadınları aşı almaya teşvik etme çağrısında bulundu. Dunkley-Bent, hamile kadınları kendilerini ve çocuklarını korumaya çağırdığını belirtti. Kraliyet Kadın Doğum Uzmanları ve Jinekologlar Koleji (RCOG) ve Kraliyet Ebeler Koleji (RCM) hamile kadınların aşılanması için benzer tavsiyelerde bulundu. İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS), Moderna ve Pfizer aşıların kullanılmasını önerdiğini zira söz konusu aşıların ABD’de 130 binden fazla hamile kadına uygulandığını belirtti.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.