ABD raporu: Koronavirüs savaşı değişti

ABD, vatandaşlarına yönelik maske takma çağrılarına geri döndü. Illinois’de bir tren istasyonundan bir kadının fotoğrafı. (AFP)
ABD, vatandaşlarına yönelik maske takma çağrılarına geri döndü. Illinois’de bir tren istasyonundan bir kadının fotoğrafı. (AFP)
TT

ABD raporu: Koronavirüs savaşı değişti

ABD, vatandaşlarına yönelik maske takma çağrılarına geri döndü. Illinois’de bir tren istasyonundan bir kadının fotoğrafı. (AFP)
ABD, vatandaşlarına yönelik maske takma çağrılarına geri döndü. Illinois’de bir tren istasyonundan bir kadının fotoğrafı. (AFP)

Resmi bir ABD raporu, Delta varyantının su çiçeği ile aynı derecede bulaşıcı olduğunu, etkilerinin muhtemelen diğer koronavirüs varyantlarından daha tehlikeli olduğunu ve görünüşe göre enfekte olan kişilerin, aşı olmuş veya olmamış olmaları fark etmeksizin enfeksiyonu diğer insanlara bulaştırabildiğini ortaya çıkardı.
Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, bilimsel çalışmalara dayanan bu gözlemler, ABD ana sağlık kurumu Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nden (CDC) yayınlanan dahili bir raporda geçiyordu. Washington Post bu belgeleri ortaya çıkardı ve yetkililere yönelik ‘savaş değişti’ ifadelerinden oluşan bir uyarı da ekledi. CDC Direktörü Rochelle Walensky, iki gün önce yaptığı açıklamada, yüksek riskli bölgelerde kapalı alanlarda aşılanmış kişiler de dahil olmak üzere herkesin maske kullanması tavsiyesini yinelerken bu rapordaki verileri temel alıyordu.
Söz konusu rapor özellikle Massachusetts eyaleti Provincetown şehrinde gerçekleştirilen bir araştırmaya dayanıyor. Araştırmada, 4 Temmuz ABD Bağımsızlık Günü kutlamalarının ardından, etkinliğe katılanların dörtte üçünün aşılı olmasına rağmen bu kişilerden yaklaşık 900 yeni vakası tespit edildiği gözlemlendi. Bununla birlikte, aşı olup olunmadığından bağımsız olarak enfeksiyon şiddetini gösteren viral yük açısından bir farklılık gözlemlenmedi.
Yerel bir haber sitesine göre, kutlamaların ardından, az sayıda hastaneye yatış (şimdiye kadar 7 kişi) olurken bu varyantın yayılması ile ilişkili olan bir ölüm kaydedilmedi.
New York Üniversitesi’nde epidemiyolog olan Celine Gounder AFP’ye yaptığı açıklamalarda, bu gözlemlerin CDC’nin maskelerle ilgili tavsiyelerini değiştirmesindeki ana faktör olduğunu söyledi. Gounder “Bu, enfekte olması halinde hafif semptomları ve hiçbir semptomu olmayacak kişilerin korunması için değil, gördüğümüz verilere istinaden enfeksiyonu başkalarına bulaştırabileceklerini fark etmemizden kaynaklanıyor” dedi.
Uluslararası çalışmalara istinaden, CDC ilk olarak Kovid-19’un influenza kadar bulaşıcı olduğunu düşünüyordu. Ancak Delta varyantı ile enfekte olan bir kişinin hastalığı ortalama olarak 8 kişiye bulaştırması ile hastalık suçiçeğine benzer hale geldi. Kanada, Singapur ve İskoçya’dan gelen veriler ise, söz konusu varyantın daha tehlikeli olabileceğini ve hastanede tedavi gerektiren veya ölüm ile sonuçlanan daha fazla enfeksiyona neden olabileceğini gösteriyor.
Buna karşılık, CDC’nin dahili raporu, bir aşının ölüm veya ciddi hastalık riskini 10 kat, enfeksiyon riskini ise en az 3 kat azalttığı tahmin ediliyor. Bu durum, aşıların şiddetli hastalık ve ölüme karşı en az yüzde 90, enfeksiyona karşı ise en az yüzde 67 oranında etkili olduğu anlamına geliyor. Uzmanlar, aşıların sağlık krizi için çözüm olmaya devam ettiğini düşünüyor.



Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
TT

Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)

Somali ile ABD arasındaki ilişkiler, Washington’ın Mogadişu’daki hükümetin yararlandığı ek yardımları durdurmayı planladığını açıklamasının ardından en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişme, tonlarca gıda yardımının akıbetine ilişkin yaşanan anlaşmazlık ortamında meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın dış yardımlardan sorumlu müsteşarı, çarşamba günü X platformunda yaptığı paylaşımda, Somalili hükümet yetkililerinin Washington tarafından finanse edilen Dünya Gıda Programı’na (WFP) ait bir depoyu tahrip ettiğini ve savunmasız Somalililer için bağışçılar tarafından sağlanan gıda yardımlarına yasa dışı şekilde el koyduğunu belirtti.

Yetkili, bu nedenle Washington’ın Somali’ye yönelik yardımlarını askıya alacağını ifade etti. Yardımların parasal değerine ilişkin ise henüz net bir bilgi verilmedi.

Somali Dışişleri Bakanlığı ise dün, ABD tarafından sağlanan yardımların çalındığı yönündeki iddiaları yalanladı ve söz konusu yardımların halen WFP’nin kontrolünde olduğunu açıkladı.

Bakanlık, ana yardım deposunun bulunduğu Mogadişu Limanı bölgesinde, ‘mavi depo’ olarak bilinen tesiste genişletme ve rehabilitasyon çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, bu çalışmaların insani yardımların muhafazası, yönetimi veya dağıtımını etkilemediği vurgulandı.

yjuı
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Mogadişu'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bulunan ofisinde Reuters'e verdiği röportajda (Reuters – Arşiv)

WFP adına konuşan bir sözcü, liman yetkililerinin mavi depoyu yıktığını, WFP’nin ise bu sorunun çözümü ve yardımların güvenli şekilde depolanmasının sağlanması için yetkililerle iş birliği yaptığını söyledi.

Reuters’ın incelediği ve Mogadişu Limanı İdaresi tarafından düzenlenen bir teslimat belgesinde, çarşamba günü itibarıyla, daha önce mavi depodan başka bir depoya taşınan gıda maddelerinin WFP tarafından teslim alındığı belirtildi. Belgenin Somali’deki bir WFP yetkilisi tarafından imzalandığı görülürken, el yazısıyla eklenen bir notta, laboratuvar incelemesinin gıdaların insan tüketimine uygun olduğunu teyit etmesinin ardından nihai teslim almanın onaylanacağı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı da çarşamba günü yaptığı açıklamada, yardımların yeniden başlatılmasının, Somali hükümetinin sorumluluk üstlenmesi ve durumu düzeltmeye yönelik adımlar atması şartına bağlı olacağını bildirdi.


Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
TT

Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)

Çin ve İran’a ait savaş gemileri, Güney Afrika’da düzenlenecek ve Rusya’nın da katılımının hedeflendiği deniz tatbikatları öncesinde, dün ülkenin güneyindeki ana deniz üssü açıklarına demirledi.

Güney Afrika’nın 9-16 Ocak tarihleri arasında ev sahipliği yapacağı Will for Peace (Barış için İrade) tatbikatının, katılımcı ülkelerin birçoğuyla görüş ayrılıkları yaşayan ABD ile gerilimi artırabileceği belirtiliyor.

AFP muhabirleri, çarşamba günü Cape Town’daki False Bay Limanı’nda iki Çin savaş gemisini görüntülerken, dün bu gemilere bir İran savaş gemisi de katıldı. Güney Afrikalı deniz yetkilileri, Çin’in öncülük ettiği tatbikatlara Rusya’ya ait savaş gemilerinin de katılmasının beklendiğini açıkladı.

Güney Afrika Ulusal Savunma Kuvvetleri aralık ayında yaptığı açıklamada, tatbikatların ‘deniz taşımacılığının güvenliği ve denizle bağlantılı ekonomik faaliyetlere’ odaklandığını duyurmuştu. Açıklamada, tatbikatların amacının ‘barışçıl deniz güvenliği girişimlerine destek konusunda iş birliğini derinleştirmek’ olduğu ifade edilmiş, faaliyetlere Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS ülkelerinin deniz kuvvetlerinin yanı sıra, gruba daha sonra katılan Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve son olarak Endonezya’nın da dahil olacağı belirtilmişti.

Ortak tatbikatların Kasım 2025’te yapılması planlanıyordu ancak Johannesburg’da düzenlenen G20 Zirvesi ile tarihlerin çakışması nedeniyle ertelenmişti. ABD Başkanı Donald Trump, BRICS ülkelerini ‘ABD karşıtı’ politikalar izlemekle suçlamıştı. Güney Afrika ise Rusya ile yakın ilişkileri ve Gazze savaşı nedeniyle İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) soykırım davası açması başta olmak üzere çeşitli politikaları nedeniyle ABD’nin eleştirilerine maruz kalmıştı.

Güney Afrika ordusu ayrıca, 2023 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin birinci yıl dönümüne denk gelen dönemde Rusya ve Çin ile deniz tatbikatları düzenlemesi nedeniyle de eleştirilmişti. Üç ülke ilk ortak deniz tatbikatını 2019 yılında gerçekleştirmişti.


İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
TT

İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)

İran devlet televizyonu, bugün ülke genelinde gece boyunca süren protestolarla ilgili sessizliğini bozdu. Can kayıpları olduğunu ve ABD ile İsrail ile bağlantılı "terörist ajanların" yangın çıkardığını ve şiddeti kışkırttığını iddia etti.

Devlet televizyonunda sabah 8 haber bülteninde yayınlanan kısa haber, gösterilerle ilgili ilk resmi haberdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre haberde, protestoların şiddet olaylarıyla gölgelendiği ve bu olayların can kaybına yol açtığı belirtildi, ancak ayrıntılar verilmedi.

Ayrıca protestolar sırasında "özel araçların, motosikletlerin ve metro, itfaiye araçları ve otobüsler gibi kamuya açık yerlerin ateşe verildiği"  belirtildi.