Rusya’nın arabuluculuğunun Dera’da sonuç vermesi bekleniyor

Müzakerelerde cenazelerin takası, ateşkes ve mahkumların serbest bırakılması konuları ele alındı

Dera şehrine Temmuz 2018'de düzenlenen bombardımanın arşiv fotoğrafı (AFP)
Dera şehrine Temmuz 2018'de düzenlenen bombardımanın arşiv fotoğrafı (AFP)
TT

Rusya’nın arabuluculuğunun Dera’da sonuç vermesi bekleniyor

Dera şehrine Temmuz 2018'de düzenlenen bombardımanın arşiv fotoğrafı (AFP)
Dera şehrine Temmuz 2018'de düzenlenen bombardımanın arşiv fotoğrafı (AFP)

Suriye’nin güneyinde yer alan Dera ilinde, Rusya’nın himayesinde, Suriye hükümeti temsilcileri ile muhalefet arasında savaşçıların ülkenin kuzeyine kaydırılmasını içerebilecek yeni bir anlaşmaya varılması için dün yapılan ‘zorlu müzakereler’ sırasında bir çocuğun öldürüldüğü ve on bin kişinin yerinden edildiği geçici ateşkese yönelik ihlaller kaydedildi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) dün, Dera’da hakim olan göreceli sakinliğin rejim güçleri ve 4. Zırhlı Tümeni güçleri tarafından Dera el-Beled’in orta menzilli makineli tüfeklerle hedef alınmasıyla bir kez daha ihlal edildiğini bildirdi. Dera’daki 130 kişinin Suriye'nin kuzeyine sürülmesinin yanı sıra henüz netlik kazanmayan başka maddeler de içeren bir anlaşmaya varıldığına ilişkin bilgiler gelirken, bölgede yeniden sükuneti sağlayacak nihai bir çözüme ulaşmak için müzakerelerin devam ettiğine işaret edildi. Bu arada yerel silahlı kişiler tarafından Dera'nın doğu kırsalında yakalanan rejim güçlerinden 52 esir Rusya destekli 5. Kolordu'nun 8. Tugayı’nın arabuluculuğuyla serbest bırakıldı. Kaynaklar, ‘Rus tarafının Dera'daki mevcut durumdan yerel savaşçıları sorumlu tuttuğunu’ belirttiler. SOHR, Cumartesi sabahı Dera’nın kuzeydoğu kırsalındaki Nemr-Hirbe el-Gazali yolu üzerinde Hırbet el-Gazali’deki fırına giden bir çocuğun Suriye Hava Kuvvetleri İstihbaratı’na ait bir kontrol noktasının üyeleri tarafından vurularak öldürüldüğünü ve bir adamın yaralandığını belgeledi.
Rusya’nın himayesinde bir anlaşmaya varılması beklentisi ve Pazartesi günü devam edecek olan ateşkes müzakerelerine ilişkin bilgiler gelirken Dera’da devam eden göreceli sakinlik çerçevesinde geçtiğimiz saatlerde, Dera’nın batı kırsalındaki Uzlaşı Merkezi (Deralı Merkez Komitesi) ile rejim güçlerinin temsilcileri arasında fikir alışverişi yapılan bir toplantı gerçekleşti. Toplantı sonucunda eski bir grup lideri de dahil olmak üzere dört yerel savaşçının cesetleri, çatışmalar sırasında ölen 4. Zırhlı Tümen subayının cesedi ile takas edildi.
SOHR, Dera el-Beled, es-Sed ve Dera kentindeki kamptan binlerce vatandaşın, daha güvenli yerler aramak ve rejim güçlerinin düzenlediği saldırılardan kaçtıklarını bildirdi. SOHR, yerlerinden edilenlerin çoğunun, bölgeler arasında hareket etmenin zorluğu ve rejim güçlerinin kasaba ve köyleri kuşatma altına alması nedeniyle Dera el-Mahatta’nın mahallelerine kaçtıklarını kaydetti.
SOHR, şehrin iki yakasını birbirine bağlayan Saraya Askeri Kontrol Noktası’ndan geçmeyi başaran yerinden edilmiş insan sayısının 10 bini aştığını tahmin ediyor.
Dera’da tam bir güvenlik gerilimi yaşanırken Rusya'nın himayesinde barışçıl bir çözüm formülüne ulaşılacağına ilişkin bilgiler arasında, Havran’da rejim güçleri ile Merkez Komitesi arasındaki müzakereler gerçekleşti. Müzakerelerle eş zamanlı olarak şehrinin kontrol noktalarına rejim güçleri tarafından askeri takviyeler yapıldı. Dera kırsalındaki eş-Şahm ve el-Cabiye kontrol noktalarına tanklar da dahil olmak üzere ağır silahlar getirildi.
Dera kırsalının Tel Mahs bölgesinde konuşlu rejim güçleri, Casim kentinde ağır makineli tüfeklerle sivillerin evlerini hedef aldılar. Aynı şekilde Dera'nın batısındaki Muzeyrib beldesinin doğusunda bulunan er-Rai Vakfı Kontrol Noktası ile beldeyi çevreleyen çiftlikler de ağır makineli tüfeklerle hedef alındı. SOHR’un aktardığı bilgilere göre Dera'nın batı kırsalındaki Tafas kentinin batısındaki Tel es-Saman yakınlarına bir top mermisi düştü. Eş-Şacara beldesinde ise Dera'daki muhalif grupların eski bir liderine bağlı silahlı bir grubun üyeleri tarafından sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Dera’daki merkez komitelerinden bir kaynak, geçtiğimiz Cuma günü yaklaşık üç yıl önce yapılan anlaşmaya arabuluculuk eden Rusya'nın tutumunu eleştirerek, Dera el-Beled şehrinin sakinlerinin, yerlerinden edilmeyi reddettiklerini belirtti.
Kimliğinin gizli kalması şartıyla Alman Haber Ajansı’na (DPA) konuşan kaynak, “Yerinden edilme fikrini tamamen reddediyoruz. Hükümet güçlerinin birkaç gün önce 15 kişinin Suriye'nin kuzeyine göç etmesi talebini de reddettik. Suriye hükümet güçleri, Dera el-Beled’in mahallelerine askeri operasyon başlatmak veya Dera’nın batı ve doğu kırsalındaki tüm şehirleri ve beldeleri hedef alan ve derhal durdurulmasını talep ettiğimiz top ve füze atışlarıyla bölgeyi yok etmek için bir takım bahaneler üretiyor ve yerine getirmesi imkansız taleplerde bulunuyor.
2018 yılının ortalarında bazı bölgelerin muhalif grupların kontrolü altında kalması şartıyla bir anlaşma imzalanması çağrısında bulunan Rus güçlerinin şimdiki tutumunu eleştiren kaynak, “Rus güçlerinde zayıf olduğu açık. Ancak biz vatandaşlarımıza, özellikle de 8. Tugay güçlerine güveniyoruz” ifadelerini kullandı. Dera el-Beled’in önde gelen bir aşiret büyüğü, birkaç gün önce internette yayınlanan bir açıklamayla, Dera el-Beled’den 15 kişinin yerinden edilmesi çağrısında bulunan Suriye hükümetine ‘Dera el-Beled sakinlerini Suriye’nın kuzeyine sürülürken binecekleri otobüslerin güvenliğini sağlama’ çağrısında bulundu.
Askeri operasyonların Perşembe akşamı durdurulduğu Dera ve Dera el-Beled’deki merkez komitelerinin ve önde gelenlerinin, Suriye hükümet güçlerinin taleplerine Cumartesi gününe kadar yanıt vermesi bekleniyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.