Dr. Fauci, Delta varyantı nedeniyle ABD’deki durumun daha da kötüye gideceği konusunda uyardı

Florida'da aşı olma çağrıları sürerken rekor sayıda yeni vakalar kaydedildi.

Dr. Fauci, Delta varyantı nedeniyle ABD’deki durumun daha da kötüye gideceği konusunda uyardı
TT

Dr. Fauci, Delta varyantı nedeniyle ABD’deki durumun daha da kötüye gideceği konusunda uyardı

Dr. Fauci, Delta varyantı nedeniyle ABD’deki durumun daha da kötüye gideceği konusunda uyardı

ABD’de Kovid-19 virüsünün Delta varyantının yayılmasıyla Biden yönetimi yeniden tehlike alarmı veriyor. Washington DC yönetimi ABD halkını aşı yaptırmaya teşvik etme çabalarını sürdürüyor.
Florida'daki hastanelere yatan enfekte kişi sayısının geçen yılın aynı tarihine göre rekor sayılara ulaşmasıyla birlikte, ABD yönetiminden tıp uzmanları Amerikalıları aşı yaptırmaya zorlama çabalarını yoğunlaştırdı. Ayrıca, aşılanmamış kişiler arasında virüsün yayılmasını önlemek için aşı yaptıranlara maske takmaları çağrılarını yinelediler.
ABD Başkanı Joe Biden'ın Sağlık Başdanışmanı ve ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci, ABD’de durumun daha da kötüleşeceği konusunda uyardı. Ancak ülkenin geçen yıl yaşadığı tamamen kapanma aşamasına geri dönmeyeceğini düşündüğünü ifade etti.
Dr. Fauci, aşılanan kişilerin yeni varyantı aşısızlara aktarabileceğini belirterek, aşı yaptırmanın önemini vurguladı. Fauci ayrıca, aşılanmış ancak yeniden enfekte olan kişilerde durumun genellikle hafif ve bazen semptomsuz seyrettiğini, ancak delta mutantının aşı olmayanlar için maksimum tehlike oluşturduğunu vurguladı.
Son istatistikler, Temmuz ayının son haftasında vaka sayısının bir önceki haftaya göre yüzde 64 arttığını, yani günde ortalama yaklaşık 66 bin vaka kaydedildiğini gösteriyor. 16-22 Temmuz tarihleri ​​arasında hastanede tedavi gerektiren vakalarda ise yüzde 44 artış yaşandığı kaydedildi.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), ABD’lilerin kapalı alanlarda yeniden maske takmasına yönelik yeni talimatları nedeniyle birçok eleştiriyle karşı karşıya kaldı. Tıp uzmanları ise, 12 yaşın altındaki çocuklar ve yeterli bağışıklığa sahip olmayanlar gibi henüz aşı alamayan kişilere virüs bulaştırma riskine dikkati çekiyor. 
Ancak bu açıklama, politikalarının dalgalanmaları olarak nitelendirdikleri Biden yönetimini sert bir şekilde eleştiren Cumhuriyetçiler için yeterli değil. Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin Lideri Kevin McCarthy, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Başkan Biden'ın Hastalık Kontrol Merkezi, bir maskeden iki maskeye veya maskesizliğe karar veremez. Şu an tek bir maskeye geri dönüyoruz” dedi.
ABD’de bazı eyaletler CDC’nin maske takma yönergelerine uymayı reddediyor. Örneğin Florida’nın Cumhuriyetçi Valisi Ron DeSantis, 12 yaşın altındaki çocuklar aşılanmadıkları halde okul döneminin başlamasıyla birlikte okullarda maske takılması kararını reddetti. Bazıları ise Biden yönetimini tekrar maske takmayı teşvik etmek yerine aşıları teşvik eden bir strateji izlemeye çağırıyor. Öte yandan ülkede son günlerde Delta varyantının patlak verdiği haberlerinin ardından aşı yaptıranların sayısı arttı. Aşı yaptıran Amerikalıların oranı yüzde 50,2'ye ulaştı. Bu da 165 milyon ABD’liye eşdeğer.
Bu konuda yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında maske takmaya yönelik tartışmalar gerginliğe yol açtı. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Meclis'te maske takmayı zorunlu kılan kararı, görevinden alınması çağrılarıyla karşı karşıya kalan Cumhuriyetçi Azınlık Lideri Kevin McCarthy'i kızdırdı.
McCarthy ve Pelosi arasında dolaylı bir sözlü saldırının ardından Pelosi, maske takma talimatlarına uymayı reddettiği için McCarthy'i “moron” olarak nitelendirdi. McCarthy bir akşam yemeğinde Pelosi hakkında yaptığı açıklamada, elinde kendisine hediye olarak sunulan bir tokmak varken şaka yoluyla, "Ona bu tokmakla vurmamak benim için zor olacak" dedi. McCarthy'nin yorumu kısa sürede bir eleştiri dalgasına yol açtı ve kadına yönelik şiddet dili kullandığı için uyarıldı. Bazı Demokrat milletvekilleri de McCarthy'den derhal özür dilemesini istedi. Demokrat Temsilci Hakeem Jeffries, "Kadına yönelik şiddet komik değil" diyerek McCarthy’nin özür dilemesini talep etti.



İran cumhurbaşkanı: Toplum zorla sakinleştirilemez

Pezeşkiyan dün hükümet toplantısına başkanlık etti (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan dün hükümet toplantısına başkanlık etti (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran cumhurbaşkanı: Toplum zorla sakinleştirilemez

Pezeşkiyan dün hükümet toplantısına başkanlık etti (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan dün hükümet toplantısına başkanlık etti (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, “kamuoyuyla samimi ve şeffaf iletişim”in sosyal kriz yönetiminin temellerinden biri olduğunu göz önünde bulundurarak, hükümetinin “vatandaşlara saygı gösterilmesi ve taleplerinin dinlenmesi gerektiğini” teyit ettiğini söyledi.

Resmi medya, Pezeşkiyan'ın İçişleri Bakanlığı'na protestoculara “dostane ve sorumlu” bir yaklaşım sergilemesi talimatını verdiğini bildirdi. Medya, Pezeşkiyan’ın şu sözlerini aktardı: " “Toplum, zorlayıcı yöntemlerle ikna edilemez veya sakinleştirilemez.” Reuters, Pezeşkiyan'ın üslubunu, İranlı yetkililerin birkaç gün önce ekonomik sıkıntıları kabul edip, güvenlik güçlerinin sokak protestolarına müdahalesine rağmen diyalog sözü verdikten sonra, şimdiye kadar en uzlaşmacı üslup olarak değerlendirdi.

İran cumhurbaşkanlığı web sitesinde, Pezeşkiyan'ın dün yapılan kabine toplantısında “barışçıl protesto vatandaşların hakkıdır” dediği, yetkililere “topluma saygı, diyalog ve açık fikirlilikle yaklaşmaları” çağrısında bulunduğu ve “zorlayıcı yöntemlerin toplumu ikna etmeye veya sakinleştirmeye yol açmayacağını” vurguladığı belirtildi.

Pezeşkiyan, hükümetin vatandaşların karşı karşıya olduğu “gerçek baskıları” kabul ettiğini belirterek, “toplumdaki herhangi bir dengesizlik veya eksiklik, performansın doğrudan sonucudur ve katılımcı kararlar ve çözüm bulma sürecine paydaşların dahil edilmesi yoluyla ele alınmalıdır” dedi. “Farkındalık ve şeffaflık, hoşnutsuzluğu ve sosyal gerilimleri azaltmaya katkıda bulunur” ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan, “adil eleştiri yönetimin sermayesidir” diyerek, üniversitelerde diyaloğun güçlendirilmesi çağrısında bulundu ve “samimi ve eleştirel seslerin” dışlanmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, valilere yerel düzeyde vatandaşlarla iletişim kanallarını güçlendirmeleri çağrısında bulundu.

İran cumhurbaşkanının açıklamaları, yaşam ve ekonomik taleplerle başlayan protestoların ikinci haftasına girerken, birçok şehre yayılması ve gece boyunca aralıklı gösterilere sahne olmasıyla geldi. Resmi ve insan hakları raporları, medya kısıtlamaları ve internet hizmetlerinin sıkılaştırılmasıyla birlikte, farklı rakamlarla bildirilen ölümler, yaralanmalar ve tutuklamalar olduğunu gösteriyor.

Yetkililer bazı hareketleri “ayaklanma” olarak nitelendirirken, hükümet yetkilileri son açıklamalarında “barışçıl protesto ile şiddet eylemleri arasındaki ayrımı” vurguluyor ve “taleplerin yasal yollar ve diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini” belirtiyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre protestolar son üç yılın en büyük protestoları ve İslam Cumhuriyeti'ni sarsan önceki bazı ayaklanma dalgalarından daha küçük ölçekli olsalar da İran ekonomisinin kötüye gittiği ve uluslararası baskının arttığı hassas bir dönemde gerçekleşmekte.

Kürt insan hakları örgütü Hengaw, protestoların başlamasından bu yana en az 17 kişinin öldürüldüğünü bildirdi. İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ise en az 16 kişinin öldürüldüğünü ve 582 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.  İran Emniyet Gücü Genel Müdür Ahmed Rıza Radan, resmi basına yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin son iki gün içinde protesto liderlerini gözaltına almaya çalıştığını ve “çok sayıda çevrimiçi sayfa yöneticisinin gözaltına alındığını” belirtti. Polis, kamuoyunu kışkırtmak amacıyla protestolarla ilgili “yanlış yayınlar” yaptığı gerekçesiyle sadece başkent Tahran'da 40 kişinin tutuklandığını duyurdu.


Nijerya'da bir pazara düzenlenen saldırıda en az 30 kişi öldü

Nijerya'daki milisler üzerine ABD hava saldırısının yol açtığı yıkımdan (Arşiv - Reuters)
Nijerya'daki milisler üzerine ABD hava saldırısının yol açtığı yıkımdan (Arşiv - Reuters)
TT

Nijerya'da bir pazara düzenlenen saldırıda en az 30 kişi öldü

Nijerya'daki milisler üzerine ABD hava saldırısının yol açtığı yıkımdan (Arşiv - Reuters)
Nijerya'daki milisler üzerine ABD hava saldırısının yol açtığı yıkımdan (Arşiv - Reuters)

Nijerya polisi dün yaptığı açıklamada, Nijer eyaletinde silahlı kişilerin bir pazara düzenlediği saldırıda en az 30 kişi öldürdüğünü ve çok sayıda kişiyi de kaçırdığını bildirdi.

Polis sözcüsü Vasiu Ayo-Ogun, yerel halk tarafından haydut olarak bilinen silahlı kişilerin cumartesi günü saat 16:30 civarında Dimo köyündeki Kasvan Dagi pazarını basarak tezgahları yakıp gıda maddelerini yağmaladığını söyledi. “Saldırı sırasında 30'dan fazla kişi hayatını kaybetti ve birçok kişi de kaçırıldı. Kaçırılan kurbanları kurtarmak için çalışmalar devam ettiğini” belirtt.

Görgü tanıkları, silahlı kişilerin motosikletlerle geldiklerini ve rastgele ateş açtıklarını söyledi. Şiddetin, cuma günü Ajvara ve Burgo köylerinde başlayan bir dizi saldırının devamı olduğunu belirttiler. Kaçmaya çalışırken yaralanan Nijeryalı Dauda Şakuli, “Bu saldırılarda kadınlar ve çocuklar da zarar gördü. Saldırılar başladığından beri bölgede güvenlik güçleri yok. Şu anda cesetleri toplamaya çalışıyoruz” dedi.

Nijerya ordusu henüz yorum taleplerine yanıt vermedi.

Saldırı, silahlı kişilerin Nijerya'nın orta kesimindeki bir Katolik okulundan 300'den fazla öğrenci ve personeli kaçırmasından haftalar sonra gerçekleşti. Kaçırılanların tamamı yaklaşık bir ay sonra serbest bırakıldı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu tür şiddet, Nijerya'nın kuzeybatısı ve orta kesimlerinde artış gösterdi; silahlı gruplar kırsal bölgelerde toplu katliamlar ve adam kaçırmalar gerçekleştiriyor. Güvenlik güçleri, hız kesmeden devam eden şiddeti kontrol altına almakta zorlanıyor.

Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Tinubu bugün, yetkililere failleri yakalamaları talimatını verdiğini söyledi. Tinubu yaptığı açıklamada, “Ayrıca, kaçırılanların serbest bırakılması için acil önlemler alınmasını ve özellikle ormanlara yakın olan savunmasız topluluklar çevresinde güvenlik operasyonlarının yoğunlaştırılmasını talimat verdim” dedi.


Tahran'ın merkezinde protestolar yeniden başladı

Tahran'ın kuzeydoğusundaki Nizamabad’da gece protestoları (X)
Tahran'ın kuzeydoğusundaki Nizamabad’da gece protestoları (X)
TT

Tahran'ın merkezinde protestolar yeniden başladı

Tahran'ın kuzeydoğusundaki Nizamabad’da gece protestoları (X)
Tahran'ın kuzeydoğusundaki Nizamabad’da gece protestoları (X)

Tahran'daki çarşıda protestolar ikinci haftasına girerken yeniden başladı. Dün sabah dolaşıma giren videolarda, başkentin merkezinde Büyük Çarşı yakınlarında toplanan kalabalığın, protestocuları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullanıldığı ve yan yolların yoğun güvenlik önlemleri altında kapatıldığı görülüyordu.

Bu karar, başkent ve birkaç şehrin mahallelerinde gece boyunca devam eden protestoların ardından alındı. Protestolarda lastikler yakıldı, yollar kapatıldı ve yöneticileri kınayan sloganlar atıldı. Eğitim Bakanlığı, üniversitelerin dersleri uzaktan yapmasına izin verme kararı aldı. Aktivistler bu kararı güvenlik gerekçeleriyle ilişkilendirdi. Haberlere göre internette yaygın kesintiler yaşandı.

İnsan hakları örgütleri en az 16 kişinin öldüğünü ve yüzlerce kişinin gözaltına alındığını bildirirken, yetkililer 12 kişinin öldüğünü bildirdi ve protestoları “sınırlı” olarak nitelendirdi.

Diğer yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın bir dönüm noktasında olduğunu belirterek, “İran halkının kaderini kendi ellerine alacağı bir anın eşiğinde olduğumuz çok muhtemel” ifadelerini kullandı.