Libya Kızılayı insan kaçakçılığına karşı zor durumda

Libya Kızılayı, gönüllülere insani yardım çalışmaları alanında eğitim kursları veriyor (Libya Kızılayı)
Libya Kızılayı, gönüllülere insani yardım çalışmaları alanında eğitim kursları veriyor (Libya Kızılayı)
TT

Libya Kızılayı insan kaçakçılığına karşı zor durumda

Libya Kızılayı, gönüllülere insani yardım çalışmaları alanında eğitim kursları veriyor (Libya Kızılayı)
Libya Kızılayı, gönüllülere insani yardım çalışmaları alanında eğitim kursları veriyor (Libya Kızılayı)

Libya'da insan kaçakçısı çetelerin çok fazla faaliyet göstermesi Libya Kızılayı’na zarar veriyor. Ülkenin batı kıyılarında Libya Kızılay’ının gönüllü üyeleri zaman zaman koronavirüs salgının ülkede yarattığı zorluklar ve imkansızlıklara rağmen dalgaların kumlu sahillere savurduğu teknelerdeki onlarca cesedi çıkarıyor.
Libya Kızılayı Genel Sekreteri Mari el Dersi, batan yasadışı göçmen gemileriyle hızlı bir şekilde ilgilenmek konusu dahil fiziksel ve psikolojik olarak zorlu görevlerde çalışan 9 bin gönüllünün varlığından gurur duyduğunu belirterek, göçmenlere farkındalık ve tıbbi bakım sağlamanın yanı sıra, yolcularından canlıları kurtarmaya veya hayatını kaybedenlerin cesetlerini bulmaya çalıştıklarını bildirdi. Dersi, daha önceki dönemlerde hasta ziyareti, cesetlerin mezar ve savaşlarda yaralananların bakımıyla ilgilendiklerini de söyledi.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Dersi, yaz aylarında dalgalar tarafından kıyıyı atılarak boğulanların sayısında artış yaşandığı için yerel yetkililerle harekete geçtiklerini belirterek, eğitim alan dernek üyelerinin daha çok Bingazi, Derna, Zawiya, Zuwara ve Sabratha gibi kaçakçılığın yoğun olduğu yerlerde bulunduğunu kaydetti. Dersi, Afrika komşu ülkelerinden aileleriyle gelen göçmenlerin cesetlerinin bulunduğunu ve defnedildiğini aktardı.
Yetkili, cesedin kendisi adına tahsis edilmiş özel bir çantaya konularak otopsi raporu için en yakın devlet hastanesinin adli tıp bölümüne gönderildiğini,  özellikle kimliği belirsiz cesetler veya ailelerinin cesetleri almak için Libya’ya gelmesinde zorluk yaşayanlar için büyükelçiliklerle koordineli halinde çalışarak defin işlemlerini hallettiğini ifade etti.
Dersi açıklamasında, “Cumhuriyet Savcılığının onayından sonra, gayrimüslimleri başkentte bulunan büyükelçilik binalarına veya Libya'nın herhangi bir kentindeki konsolosluklarına naklettiğimiz bu cesetlerin yasal olarak defnedilmesini üyelerimiz yürütüyor. Onlarla koordineli olarak yardımcı olmaya çalışıyoruz. Cenazelerin ülkelerine iade edilmesi mümkün değilse de defin işlemine tabi tutuyoruz” şeklinde konuştu.
Kıyıya yakın şehirlerde günde 20 ila 30 ceset bulmanın mümkün olduğunu söyleyen yetkili, gönüllülerin gerekli çanta, eldiven ve koruma araçlarının tükendiğini belirterek birkaç dernek üyesinin gözlatı merkezlerindeki göçmenlerin sağlık durumunu takip ettiği sırada koronavirüse yakalandığını aktardı.
Libya Kızılay’ı verilerine göre, dernek üyeleri yılbaşından bu yana 200’ü aşkın ceset çıkardı.
Derne’deki Kızılay Şubesi’nin eğitim direktörü İbrahim el Tacuri, “İlk başta korktum ve kafam karıştı, ancak çabuk adapte oldum. Bugüne kadar, 22 yılı aşkın gönüllülükle, çoğu silahlı çatışma kurbanı olan binden fazla ceset ve Afrika uyruklu birkaç yasadışı göçmen kurtardım” dedi.
Tacuri Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bu insanların ölümünden duyduğumuz üzüntüye rağmen, cesetlerin birikmesi ve bazılarının çürümesi bizi çalışmaya ve onları cenaze ile onurlandırmak için acele etmeye itiyor” diyerek sahillerdeki ceset sayısının Libya’nın silahlı çatışmalarla meşgul olduğu dönemlerle bağlantılı olduğuna dikkati çekti.
Eğitim gönüllülerinde Muhammed Abdullah (35) ise, “Konuyla ilgili tüm sıkıntı ve tehlikelere rağmen, göç mağdurlarının cesetlerini gömerek onurlandırmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Ancak 2017 yılının bir yaz gününde 74 cenazeyi kaldırdığımız gibi çok sayıda ceset birikmesi bizleri derinden üzüyor” dedi.



Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
TT

Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)

Libya'nın doğu ve batı cephelerindeki hareketler, seçim sürecine bir "yanıt" olmaktan veya hükümet kurumlarını parçalayan bölünmeyi sona erdirmeye yönelik gerçek niyetleri yansıtmaktan ziyade, eğitim ve hazırlık açısından askeri kapasiteleri silahlandırma ve güçlendirmeye yönelik belirgin bir çaba gösteriyorlar.

Geçici “Milli Birlik” hükümetinin başkanı Abdülhamid Dbeybe, Ankara ile olan ilişkilerini güçlendirmek için çalışıyor. Geçtiğimiz hafta sonu, hükümeti, Nisan 2019'da Trablus'a yönelik “Milli Ordu” savaşından bu yana süregelen iş birliği çerçevesinde, güçlerini artırmak için Türkiye ile yeni askeri iş birliği arayışına girdi; ayrıca Ukrayna'dan “insansız hava araçları” temin ettiği yönünde de işaretler verdi.

Bu arada, Libya Ulusal Ordusu’nun komutanı Mareşal Halife Hafter, yalnızca Rus müttefikine güvenmekle kalmadı, aynı zamanda Pakistan ile de iş birliğini genişletti. Batı Libya'da görev yapmış eski bir askeri yetkili Şarku’l Avsat’a, Hafter'in oğlu Saddam'ın Pakistan ile yaptığı büyük silah anlaşmasının sonucunu beklediğini ifade etti.


Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)
TT

Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)

Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.


Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.