Hayal gücünü zorlayan geleceğin meslekleri açıklandı

Robotik plastik cerrahi, dijital varlık yöneticiliği ve gezegenlerden maden transferi geleceğin önde gelen meslekleri arasında.

Almanya’nın Beckum şehrindeki bir apartmanın 3 boyutlu maketi. (AFP)
Almanya’nın Beckum şehrindeki bir apartmanın 3 boyutlu maketi. (AFP)
TT

Hayal gücünü zorlayan geleceğin meslekleri açıklandı

Almanya’nın Beckum şehrindeki bir apartmanın 3 boyutlu maketi. (AFP)
Almanya’nın Beckum şehrindeki bir apartmanın 3 boyutlu maketi. (AFP)

Kim 2025 yılına kadar ilk 3 boyutlu (3D) yapı makinesinin dolaşımda olmasını kim bekliyor? Eczacıya değil de sizin için reçete yazabilecek bir robota gitmeyi düşünebilen var mı? İmplant bir cep telefonuna sahip olmak kimin aklına gelir? Ya 3D karaciğer nakli, akıl okuyabilen makineler ve pilotsuz bir uçak?
Bunlar, Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu ve yöneticisi Klaus Schwab'ın iki yıl önce Dubai'deki Hükümetler Konferansı'nda yönelttiği sorulardan sadece bazıları. Schwab, hükümetlerin daha bilgili ve gelişmelere ayak uydurabilecek kimseleri hazırlaması gerektiğine dikkat çektiği konuşmasında “Dünya, hayat tarzımızı, yaptığımız işi ve birbirimize karşı davranış biçimimizi kökten değiştirecek bir teknolojik devrimin eşiğinde” dedi. Görünen o ki insanları yarına hazırlama meselesi hükümetlerle sınırlı değil. Daha çok çocuklarının geleceğiyle ilgilenen ebeveynler artık insan aklına gelmeyen geleceğin mesleklerinin neler olduğunu bilmek zorundalar.
Abu Dabi'deki Geleceğin Öngörüsü Vakfı tarafından yayınlanan Gelecekteki Meslekler 2040 adlı raporda geleceğin mesleklerine hakim olan 20 sektörde 157 mesleğe yer verildi. Bunların 2010'dan sonra doğan ve Alfa Kuşağı olarak bilinen jenerasyon için en cazip işler olduklarını açıkladı. Söz konusu meslekler raporda şöyle sıralandı:
Robotik: Robot bakımı, robot izleme, robot operasyon teknisyenleri, robot tedarikçileri, robot programcıları, robot kullanıcı arayüzü ve kullanıcı deneyimi uzmanları, robotik plastik cerrahi, robotik iletişim becerileri geliştiricileri, robotik seyahat acenteleri, robotik gösteri ve etkinlik organizatörleri.
Veri: Veri Bilimciler, veri araştırmacıları, veri tedarikçileri, veri analistleri, veri kontrolörleri, veri koruma ve kullanımında değer veya etik uzmanları, veri kredisi aracıları ve veri komisyoncuları.
Dronlar: İnsansız hava aracı komuta merkezi personeli, uçak sistemleri mühendisleri, (insansız hava taksi yer ekibi), drone bakım ve onarımı, hava güvenlik ekipleri, drone tasarımcıları, drone programcıları, sensör operatörleri ve drone satış acenteleri.
Kişisel sağlık: Yaşlanmayla mücadele eden uzmanlar, ruh sağlığı uzmanları, hemşireler, geriatrik rehabilitasyon (yaşlı bakımı), genetik düzenleyiciler, epigenetik terapistler, nörostimülasyon uzmanları, genetik modifikasyon tasarımcıları ve mühendisleri.
Yapay zeka: Yapay zeka koçları ve moderatörleri, yapay zeka yazarlığı, yapay zeka müzisyenliği, yapay zeka yetenekleri ile güçlendirilmiş muhasebecilik, yapay zeka yetenekleri ile güçlendirilmiş siber güvenlik uzmanlığı, yapay zeka yetenekleri ile güçlendirilmiş yapay zeka uzmanlığı.
Otonom ulaşım: Komuta merkezi personeli, ödeme ve muhasebe departmanı, akıllı yol mühendisliği, onarım ve bakım ekipleri, temizlik ekipleri, trafik analistleri ve yük istasyonu kurucuları.
Blockchain (Blokzincir) teknolojisi: Blockchain yasa koyucuları, blockchain mühendisliği, blockchain tasarımcılığı, blockchain kullanıcı arayüzü ve kullanıcı deneyimi uzmanları, Blockchain bulut uygulama yöneticileri, blockchain sistem analistleri, blockchain ürün yöneticiliği, blockchain iş geliştirme eğitmenliği.
3 Boyutlu (3D) Baskı Teknolojileri : Dijital ev mimarlığı, 3D ev üreticiliği, 3D Ürün Tasarımcılığı, 3D ilaç üreticiliği, baskılı protez uzmanlığı, 3D rekonstrüktif cerrahi uzmanlığı, 3D gıda baskı uzmanlığı, malzeme bilimi araştırmacılığı, bilgisayar, biyoteknoloji 3D yazıcı operatörlüğü, 3D yazıcı imalat ve bakım mühendisliği, basılı ürün kalite ve denetim uzmanlığı, kod geliştiriciliği ve programcılık.
Kripto para teknolojileri: Kripto yasa koyucuları, kripto bankacılık, kripto para birimi uzmanlığı, kripto varlık yöneticiliği, kripto sigortacılık, kripto madencilik, kripto eşanjörlük (kripto para mübadele araçları), kripto para performans analistliği.
Sensör sistemleri: Sensör ve sistem tasarımcılığı, sensör ve sistem kurulumu, sensörlere dayalı imalatçılık, sensör sistemleri veri modelleyiciliği, sensör sistemleri veri iletim düzenleyiciliği, sensör sistemleri sinyal mühendisliği, sensör ve ilgili sistem tasarımcılığı, sensör onarım teknisyenliği.
Uzay: Uzay görevi planlayıcılığı, fırlatma yönetimi, araç fırlatma ve yük hazırlık ekipleri, meteorologlar ve astronotlar, uzay trafik analistliği, uzay aracı pilotları, uzay ziyaretçilerinin deneyimini geliştirme uzmanlığı, uzay endüstrisi etiği.
Uzay madenciliği: Asteroitler ve gök cisimleri araştırmacıları, asteroitler ve gök cisimleri madencilik operasyonları yer ekipleri, asteroit madenciliği operasyon uzmanlığı, asteroit ve gök cisimleri madencilik operasyonları için robotik operatörler, uzay madenciliği malzeme bilimcileri, uzay madenciliği nakliye personeli, asteroitler ve gök cisimleri üzerinde metal eritme işlemleri operasyonları, asteroitler ve gök cisimlerinin veri analizi.
Füzyon enerjisi üretimi: Füzyon reaktörü tasarımcılığı, füzyon reaktörü mühendisliği, füzyon sistemi kontrol teknisyenliği, füzyon mikro şebeke uzmanlığı, füzyon reaktörü müteahhitliği, füzyon reaktörü mimarlığı, uzay füzyon planlayıcılığı, proje yöneticiliği ve füzyon enerjisi üretimi.
Genomik Tıp: Algoritmik sağlık sağlayıcıları, algoritmik sağlık araştırmacıları, algoritmik beslenme uzmanları, CRISPR (DNA genom düzenleme aracı) biyologları, CRISPR mühendisleri, üretim uzmanları, biyo-üretim organ tasarımcılığı.
Hyperlooplar (yüksek hız yuvarı): Yüksek hız yuvarı tasarımcılığı, üreticiliği, güvenlik mühendisliği, operatörlüğü, bakım ve onarım, yüksek hız yuvarı için koruma ve güvenlık.
Kuantum hesaplama: Kuantum hesaplama programcılığı, kuantum veri analistliği, kuantum hesaplamada gözlemciler ve mahremiyet bilincine sahip yöneticiler, kuantum hesaplama ile kredi yöneticiliği, kuantum cihaz operatörleri, kuantum hesaplamada sağlık monitörleri, kuantum hesaplamada çalışan sertifikalı eczacılar ve kuantum hesaplama çalışmalarında karakter tasarımcıları.
Karma gerçeklik: Karma gerçeklik üzerinde çalışan seyahat acentaları, karma gerçeklik terapistliği, karma gerçeklikle eğitim, karma gerçeklik üzerinde çalışan süpervizörler, karma gerçeklik destekli tasarımcıları, karma gerçeklik destekli film yapımcılığı, karma gerçeklik tasarımcıları ve karma gerçeklik destekli haber yapımcılığı.
Laboratuvar ortamında gıda üretimi: Laboratuvarda gıda (et) üretimi için biyoreaktör tasarımcıları, laboratuvarda et üretimi için kök hücre yöneticileri, laboratuarda gıda üretimi mühendisliği, laboratuvarda gıda üretimi etik ve profesyonel doğrulama danışmanlığı, kalite kontrol, laboratuvarda üretilen gıdalardan yeni ürün geliştirme uzmanlığı, laboratuvarda üretilen gıda mühendisliği, beslenme mühendisliği ve süreç yöneticiliği.
Nesnelerin İnterneti (Internet of Things-IoT): IoT cihaz uzmanlığı, IoT akıllı bina kurulumu, IoT akıllı giyim geliştiriciliği, IoT sağlık monitörleri, IoT destekli bilim ve antropoloji, veri güvenliği uzmanlığı, hata noktalarını IoT destekli hata noktaları tespiti.
Akıllı öğrenme: Yapay zekaya dayalı öğretim sistemleri için etkileşimli arayüz tasarımcılığı, yapay zekaya dayalı öğretim programları geliştiriciliği, yapay zekaya dayalı akıllı öğretim sistemleri mühendisliği yapay zekaya dayalı akıllı öğretim sistemlerini bakım ve onarımı, yapay zeka eğitim sistemleri, yapay zeka ile geliştirilmiş kişisel beceri geliştiriciler, yapay zeka ile geliştirilmiş yaşamın kişisel monitörleri ve akıllı öğrenme süreçlerinin geliştiricileri.



Claude'la yazılan metinlere görünmez iz: Anthropic kapsamı genişletiyor

Anthropic (Reuters)
Anthropic (Reuters)
TT

Claude'la yazılan metinlere görünmez iz: Anthropic kapsamı genişletiyor

Anthropic (Reuters)
Anthropic (Reuters)

Anthropic, metin filigranlama özelliğinin kapsamını genişletiyor. Bu da metinlerin, Claude'la yazıldığını gösteren görünmez bir iz taşıyacağı anlamına geliyor.

Anthropic, kelimelerin içine görünmez bir desen yerleştiren ve otomatik bir sistem tarafından saptanabilen metin filigranını modellerine entegre edeceğini ağustosta duyurmuştu. Bu özellik, üretken yapay zeka araçlarında bu tür bir teknolojinin kullanılmasını zorunlu kılan Avrupa Birliği (AB) düzenlemesi nedeniyle hayata geçirilmişti.

Ancak başlangıçta bu değişiklik yalnızca Anthropic'in en yeni modellerinde uygulanmıştı. Şirket bu özelliğin artık Mythos 5, Opus 4.7, Opus 4.6 ve Sonnet 4.6 gibi eski sistemlere de ekleneceğini açıkladı.

Değişikliğin ilk uygulandığı zamanki gibi, bu özelliği devre dışı bırakma seçeneği yok ve Avrupa düzenlemelerine yanıt olarak uygulamaya konmasına rağmen dünya çapındaki tüm kullanıcıları kapsıyor. Dahası, filigranlar tamamen görünür durumda ve sıradan kullanıcıların, yazdıklarının işaretlenip işaretlenmeyeceğini kontrol etme imkanı yok.

Halihazırda yalnızca AB yasaları kapsamında tanımlanan (düzenleyici kurumlar, kolluk kuvvetleri, gazeteciler ve araştırmacılar gibi) yetkililer bu filigranı gerçekten tespit edebiliyor. Ayrıca AB'nin Yapay Zeka Yasası kapsamında filigranlamayı doğrulamak zorunda olan şirketlerin erişimine açık.

Değişikliğin ağustosta duyurulması, uygulamayı haksız bulan kullanıcıların çeşitli eleştirilerine yol açmıştı. Çok çeşitli eleştiriler yöneltenler arasında, Claude'la metinleri düzeltmenin veya bilgileri doğrulamanın bile algılamayı tetiklemesinin doğru olmadığını ve kötü niyetli kişilerin filigranı gizlemek için çalışmalarını başka bir yapay zeka sistemiyle yeniden ifade edebileceğini söyleyen kullanıcılar da vardı.

Anthropic, uygulamanın bazı zayıf yönleri olduğunu kabul ediyor. Örneğin daha kısa metinler, filigranın saptanmasına yetecek kadar desen içermeyebiliyor. Ancak şirket, filigran sisteminin yapay zeka sonuçlarının kalitesini düşüreceği iddiaları da dahil diğer eleştirilere karşı çıkıyor.

Kullanıcıların bazı araçlarda filigranı atlatmasının bir yolu hâlâ var gibi görünüyor. Anthropic iki eski modelde (Opus 4.6 ve Claude Sonnet 4.6) sistemin kelimeleri nasıl seçeceğini belirleyen ayarların değiştirilmesinin (bu işlem API aracılığıyla yapılabilir) filigranı kaldıracağını belirtiyor.

Anthropic ayrıca kullanıcıların, henüz filigran değişikliklerini içerecek şekilde güncellenmemiş daha eski modelleri de seçmesine izin veriyor. Claude'da kullanıcılar, ilk olarak 2023'te piyasaya sürülen Opus 3'e kadar geriye giden ve değişiklik kapsamında yer almayan modelleri tercih edebilir.

Diğer şirketler de AB kurallarına uyacaklarını ifade etti ancak Anthropic'in bunların kapsamı dışında kalan ülkelerde bile uygulamayı hayata geçirmesi sıradışı bir durum. Örneğin OpenAI, ChatGPT'ye textGrain adlı bir özellik eklese de bu sadece Avrupa'da otomatik devreye girecek.

Independent Türkçe


Meyveyle beslenen ilk dinozor bulundu: Cehennem tavuğu

Papağana benzer bir kafası olan Infernogallus jamesi, T-rex'i de içeren teropod grubunda yer alıyor (Danielle Dufault)
Papağana benzer bir kafası olan Infernogallus jamesi, T-rex'i de içeren teropod grubunda yer alıyor (Danielle Dufault)
TT

Meyveyle beslenen ilk dinozor bulundu: Cehennem tavuğu

Papağana benzer bir kafası olan Infernogallus jamesi, T-rex'i de içeren teropod grubunda yer alıyor (Danielle Dufault)
Papağana benzer bir kafası olan Infernogallus jamesi, T-rex'i de içeren teropod grubunda yer alıyor (Danielle Dufault)

Bilim insanları ilk kez meyveyle beslenen bir dinozor türü tespit etti.

Milyonlarca yıl gezegene hükmeden dinozorların, birbirleri de dahil pek çok şey yediği biliniyor. Bazıları etçil beslenirken, devasa sauropoda grubundakiler gibi dinozorlar ise otçul hayvanlardı.

Araştırmacılar, dinozorların meyve de yediğini tahmin etse de bugüne kadar bu teoriyi destekleyen kanıt bulunamamıştı.

ABD ve Kanada'dan bilim insanlarını içeren bir araştırma ekibi ise meyvecil bir beslenme biçimini takip ettiğini düşündükleri ilk dinozoru tanımladı.

Infernogallus jamesi adı verilen dinozorun son derece iyi korunmuş fosilleri, ABD'deki Hell Creek (Cehennem Deresi) formasyonunda 2011'de keşfedilmişti. Latincede "cehennem tavuğu" anlamına gelen Infernogallus ismi, fosillerin bulunduğu yere ve dinozorun görünüşüne ithafen seçildi.

Kuyruğu dışında bütün iskeleti eksiksiz korunan Infernogallus jamesi, yaklaşık 12 kilogram ağırlığa ve 1,5 metre boya sahipti. 

Bilim insanları bu hayvanın, dişsiz gagası nedeniyle ince yapılı dinozorları içeren Caenagnathidae grubunda yer aldığını söylüyor.

Araştırmacılar bu grubun nasıl beslendiğini de uzun zamandır merak ediyordu ve bulguları hakemli dergi Nature Communications'ta yayımlanan çalışma bu soruya da yanıt verdi.

Ekip, bilgisayarlı tomografi kullanarak Infernogallus'un yüz kemiklerini detaylıca inceleyip diğer türlerle karşılaştırdı.

Analizler sonucunda bu yeni türün, kemikleri ezmeye uygun bir ısırma kuvvetine sahip olmadığı ortaya çıktı. 

Daha ziyade, ağzın altındaki kasların güçlü olduğu belirlendi. Bu da meyveler gibi daha yumuşak bitkileri çiğnemeye uygun bir anatomiye sahip olduğunu ve çenesini daha çok ileri geri hareket ettirdiğini gösteriyor.

Analizlerde Infernogallus'un çenesinin öne kaymasını sağlayan hareketli bir ekleme de sahip olduğu tespit edildi. Araştırmacılar ayrıca gagasındaki çıkıntı ve olukların, meyveleri ezip parçalamasını sağladığını düşünüyor. 

Stony Brook Üniversitesi'nden makalenin başyazarı Greg Funston, "Günümüzde, incir yiyen akbaba papağanı ve yumuşak deniz otlarını çiğneyen yeşil deniz kaplumbağaları gibi yumuşak gıdalarla beslenen hayvanlarda bu özellikleri ayrı ayrı görüyoruz" diyerek ekliyor:

Ancak bugün yaşayan hiçbir hayvan bu üç adaptasyonun hepsine sahip değil. Bu da Infernogallus'un ne kadar özelleşmiş bir tür olduğunu gösteriyor.

Bilim insanları yaklaşık 66 milyon yıl önceye tarihlenen Infernogallus'un, meyvelerin giderek daha büyük ve karmaşık hale geldiği bir dönemde yaşadığını belirtiyor.

Infernogallus'un muhtemelen böğürtlen gibi bitkilerin yanı sıra şeftali ve kiraz benzeri sert çekirdekli meyveleri de tükettiği düşünülüyor. Araştırmacılar bu dinozorun sadece meyve yiyerek hayatta kalmış olabileceğini düşünse de başka yumuşak bitkileri de tüketmiş olabileceğini söylüyor.

Funston, "Bu keşif, dinozorların yaşam biçimlerine ilişkin bildiklerimizin kapsamını kesinlikle genişletiyor ve teropodların farklı koşullara ne kadar iyi uyum sağlayabildiğini gösteriyor" diyor.

Ekip ayrıca bu dinozorun, tohumları daha geniş alanlara taşıyarak meyveli bitkilerin yayılmasında da rol oynamış olabileceğini ifade ediyor.

Funston şöyle açıklıyor: 

Büyük tohumlu meyvelerin çoğalıp yayıldığını biliyoruz ve Caenagnathidae grubu bu role uygun görünüyor. Ancak bu bağlantıyı güvenle kurmadan önce daha fazla kanıta ihtiyaç var.

Independent Türkçe, IFLScience, Reuters, Nature Communications


Hideo Kojima, DC'nin yeni korku filmini izledi: Keyif aldım

Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
TT

Hideo Kojima, DC'nin yeni korku filmini izledi: Keyif aldım

Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)

Hideo Kojima, DC Evreni'nin (DCU) yeni korku filmi Clayface'i değerlendirdi. Ünlü oyun tasarımcısı, karakteri daha önce tanımadığını ancak filmden keyif aldığını söyledi.

Kojima, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

Clayface'i izledim. DC'nin bu karakterini tanımıyordum ama filmden keyif aldım. 1950'lerin ve 1960'ların bilimkurgu filmlerini, özellikle bilimsel deneyler, kazalar, klinik araştırmalar ve benzeri süreçler sonucunda giderek canavarlaşan yalnız erkekleri anlatanları hep sevmişimdir. Richard Matheson'ın Küçülen Adam (The Shrinking Man, 1956) romanını, Sinek (The Fly, 1958) ve 4D Man (1959) gibi filmleri kastediyorum. Karakterin yüzünün deforme olması da bana Çehresiz Gözler (Eyes Without a Face), Başkasının Yüzü (Tanin no Kao, 1966) ve İçinde Yaşadığım Deri'yi (The Skin I Live In, 2011) hatırlattı.

Kojima, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bir beden korkusu filmi olan Clayface, kuşkusuz 1986 yapımı Sinek'le (The Fly) ve Cevher'le (The Substance, 2024) karşılaştırılacak. Ancak burada, oyunculuğuyla herhangi birine dönüşebilen bir metot oyuncusunun hikayesi anlatılıyor. Yüzünü deforme eden bir yaralanma geçiriyor ve sonunda fiziksel olarak da herhangi birine dönüşmesini sağlayan olağanüstü bir yetenek kazanıyor. Filmi, intikamını alıp kötülüğe sürüklenen bir adamın hikayesi olarak mı, yoksa bir trajedi olarak mı gördüğünüz, onun yüzünü tamamen değiştiriyor. Oradayken The Man Who Stole the Sun (Taiyō o Nusunda Otoko) ilk kez gösterime girdiğinde hazırlanan broşürün yeniden basımını da aldım.

Clayface, Tom Rhys Harries'in canlandırdığı, kariyerinde yükselen oyuncu Matt Hagen'ın hikayesini anlatıyor. Sarhoşken verdiği yanlış bir kararın ardından bir mafya üyesinin yüzünü korkunç biçimde yaraladığı Hagen, deneysel bir tedaviyle eski yüzüne kavuşuyor. Ancak bu tedavi, ona bedenini dehşet verici biçimlerde değiştirme gücü de kazandırıyor.

Film, Batman'in düşmanlarından Clayface'in kökenini ve biçim değiştirme yeteneğini nasıl kazandığını anlatıyor.

Hikaye, karakterin DC Evreni'nde ilk kez göründüğü Creature Commandos'un ilk sezonundaki olaylardan önce geçiyor.

Kojima'nın uzun değerlendirmeleri, genellikle filmi beğendiğinin işareti sayılıyor. Clayface hakkındaki ayrıntılı yorumu da bu izlenimi destekliyor.

Dünya çapında 68 milyon doları aşkın hasılat elde eden Clayface için Rotten Tomatoes'da yer alan 210 eleştirinin yüzde 77'si olumlu. İzleyici değerlendirmelerinde ise bu oran yüzde 94.

ScreenRant eleştirmeni Graeme Guttmann da filme 10 üzerinden 7 verdi. Guttmann, filmin DC Evreni'nin diğer hikayeleriyle bağlantı kurmak yerine Matt'in dönüşümüne odaklanmasını övdü:

Film, Matt'in Clayface'e dönüşümüne o kadar odaklanıyor ki içinde geçtiği evreni büyük ölçüde unutuyor. Bu da bir kusur olmaktan çok filmin lehine işliyor. Hikayenin Gotham City'de geçmesi dışında, DC Evreni'ni yakından takip etmeyenlerin de fark edebileceği belirgin bağlantılar yok.

Daha dikkatli izleyicilerin bazı gizli göndermeleri yakalayabileceğini belirten Guttmann, şöyle devam etti:

Clayface, her şeyden önce Matt Hagen'ın hikayesi. Bu da filmi, James Gunn'ın büyüyen DC Evreni içinde daha da ilginç bir deneme haline getiriyor. DCU'nun yeni Kara Şövalye'si Clayface'le karşı karşıya gelecek mi, kim bilir?

Independent Türkçe, GamesRadar, ScreenRant