Nadir rastlanan yavru albino şempanze diğer şempanzeler tarafından öldürüldü

İki genç şempanze albino yavrunun vücudunu incelerken (Maël Leroux)
İki genç şempanze albino yavrunun vücudunu incelerken (Maël Leroux)
TT

Nadir rastlanan yavru albino şempanze diğer şempanzeler tarafından öldürüldü

İki genç şempanze albino yavrunun vücudunu incelerken (Maël Leroux)
İki genç şempanze albino yavrunun vücudunu incelerken (Maël Leroux)

Uganda'daki şempanze araştırmacıları, türün vahşi bir popülasyonunda bilinen ilk albinizm vakasını kaydetti. Fakat genç erkek sadece birkaç haftalıkken grubun diğer üyeleri tarafından vahşice öldürüldü.
Üzücü neticeye rağmen araştırmacılar, parlak beyaz kürke sahip şempanzenin, bu hayvanların davranışlarını belgelemek için değerli bir fırsat sunduğunu söyledi.
The Independent'ın haberine göre, hadise, 2018'de Uganda'nın batısında yer alan Budongo Orman Koruma Alanı'ndaki Sonso şempanze topluluğunda yaşandı.
Araştırmacılar albino şempanzeyi ilk olarak 15 Temmuz'da annesiyle birlikte gördüklerinde, yetişkin bir erkeğin anne ve yavruya agresif davrandığını fark etti.
17 Temmuz'da, bir çalılıktan gelen çığlıklar ve "kızgın" bağırışlar duydular. Grubun alfa erkeği, diğer üyelerle beraber bebeğe saldırıp onu öldürmüştü.
Ölüm nedeni, yetişkin bir dişi tarafından kafasından ısırılması olarak belirlendi.
Saldırıdan sonra, şempanze grubu cesedi terk etti. Araştırmacılar yavruyu analiz ederek cildinde, saçında ve gözlerinde tam pigment eksikliği bulunduğunu ve öldürüldüğüne yaklaşık üç haftalık olduğunu doğruladı.
Zürih Üniversitesi'nden Maël Leroux liderliğindeki araştırmacılar, "Topluluk üyelerinin bebeğe karşı ilk tepkisi, şempanzelerin yeni doğmuş dişilerle ilk kez karşılaştığı tipik durumdan farklı görünüyordu" diye yazdı.

"Bazı bireyler bebeğe sakince tepki verse de, yetişkin bireylerin çoğu yenidoğanla karşılaştıklarında mesafeyi koruyor ve uyarı sesleri çıkarıyor ve 'vaa' diye bağırarak korkuyla tepki veriyor gibiydi."

Bilim insanları, bu iki tür çağrının "yılanlarla, çalı domuzlarıyla veya yabancı insanlarla karşılaşma gibi riskli ve potansiyel açıdan ölümcül durumlar" ile ilişkili olduğunu ifade etti.
Albino şempanzenin doğumundan yaklaşık üç hafta sonra, araştırmacılar grubun alfa erkeğinin gerçekleştirdiği, bebeğin şiddetle öldürüldüğü bir saldırıya tanık oldu.
Maymunlar arasında bebek öldürme nadir değil ve bu durum söz konusu şempanze grubunda da birkaç kez belgelendi. Fakat araştırmacılar, yavrunun albinizmi nedeniyle hedef alındığını öne sürüyor:
"Topluluk üyelerinden bazılarının albinizmli yavruya gösterdiği tepkinin büyüklüğü, bebeğin tipik bir şempanze olarak kabul edilmediğini olası kılıyor. Şempanzelerin yavruyla ilk karşılaştığında, uyarı çağrısı gibi tetikte ve hatta korku dolu davranışları da bu fikri destekliyor gibi görünüyor."
Yavru öldükten sonra, yaşlı ve genç çok sayıda şempanze cesedi incelerken görüldü.
Bunun "şempanzelerin ölü yavrulara yönelttiği tipik bir davranış gibi durmadığını" belirten araştırmacılar, "şempanzelerin albinizmli yavru cesedine karşı tutumuyla kendilerine yeni bir nesne verildiğindeki davranışları benzeşiyor" dedi.
Daha önce sadece bir albinizmli şempanze kayıtlara geçmişti. Bu şempanze, vahşi doğada doğmasına karşın yenidoğanken yakalanmış ve esaret altında büyütülmüştü. Bu nedenle araştırmacılar, vahşi şempanze popülasyonlarının albinizmli bireye nasıl tepki verebileceğini görememişti.
Araştırma, American Journal of Primatology adlı bilimsel dergide yayımlandı.
Independent Türkçe



40 yaşından sonra düşmek demans riskini artırabilir

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

40 yaşından sonra düşmek demans riskini artırabilir

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Çin'de yürütülen çalışmaların yeni bir incelemesine göre 40 yaşından sonra tek bir kez düşmek, kişinin gelecekteki demans riskini yüzde 20'den fazla artırabilir.

Changchun Çin Tıbbı Üniversitesi'nden bilim insanları, bu yaştan sonra birden fazla sefer düşen kişilerde gelecekteki riskin yüzde 74'e kadar artabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar hakemli dergi Journal of Post-Acute and Long-Term Care Medicine'da yayımlanan çalışmada, "Tekrarlayan düşmeler, yüksek risk altındaki bireyleri belirlemek için potansiyel bir klinik belirteç görevi görebilir" diye yazıyor.

Hem demans hem de düşmeler yaşlı nüfusu etkileyip genellikle yaşlanmayla ilişkilendirilirken, birçok çalışmada bu ikisi arasındaki bağlantı araştırılıyor.

Çalışmalarda hem düşmeler hem de demansla bağlantılı ortak nörolojik sorunlar olabileceğinin görülmesi, düşüşlerin bilişsel gerilemenin erken belirtisi olabileceğine işaret ediyor.

Demanslı yaşlı yetişkinler de daha sık düşüyor ancak düşmelerin özellikle demansın öncülü olup olmadığı belirsizliğini koruyor.

Bilim insanları, "Sistematik inceleme ve meta analize dayanan bu çalışma, orta yaşlı ve yaşlı yetişkinlerdeki düşme geçmişiyle sonraki demans riski arasındaki ilişkiyi gösteren ilk nicel kanıtı sunuyor" diye yazıyor.

Bilim insanları inceleme çalışmasında, başlangıçta demans tanısı konmamış 40 yaş ve üzeri yaklaşık 3 milyon katılımcının vaka raporlarını içeren 7 çalışmayı değerlendirdi.

Derlenen analizde, düşme geçmişi olan yaklaşık 1,25 milyon orta yaşlı ve yaşlı yetişkin arasında gelecekte demans görülme sıklığı yüzde 11'in üzerindeydi.

Demans görülme sıklığı, 60 yaş ve üzeri yetişkinlerde yüzde 12,3'le daha yüksekti.

Bilim insanları şu ifadeleri kullanıyor:

Hem tek bir kez düşmek hem de çoklu düşmeler, gelecekteki tüm nedenlere bağlı demans riskini artırırken birden fazla düşüş geçmişi, gelecekteki demansın daha güçlü bir göstergesiydi.

7 çalışmanın üçüne ilişkin ayrı bir analiz, tek seferlik bir düşmenin yüzde 20, birden fazla kez düşmenin ise yüzde 74 daha yüksek demans riskiyle ilişkili olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar "Sonuçlar, düşme sıklığının demans riskiyle doz-yanıt ilişkisi gösterdiğine işaret ediyor" diye yazıyor.

Araştırmacılara göre bulgular, düşüşlerin "sadece tesadüf olmadığını, aynı zamanda hızlanan nörodejeneratif gerilemenin erken bir klinik belirteci görevi gördüğünü" gösteriyor.

Bilim insanları bu bağlantının arkasında üç olası mekanizma olabileceğinden şüpheleniyor.

Bunlardan biri, düşmek yaralanmalara yol açtığı için bilişsel gerilemeyi tetikleyerek veya hızlandırarak doğrudan demansa yol açabileceği.

Araştırmacılar buna alternatif olarak, resmi bir demans tanısı konmadan çok önce nörodejenerasyonun başlamış olabileceğinden ve bunun da düşmelere katkıda bulunduğundan şüpheleniyor.

Bu, daha sık düşmenin daha ileri düzeyde demansa yol açabileceği gözlemiyle örtüşüyor.

Araştırmacılar ayrıca bir kısır döngünün sözkonusu olabileceğinden şüpheleniyor.

Tek bir kez düşen orta yaşlı bir kişi, daha fazla düşme korkusu geliştirebilir ve demansa karşı koruyan fiziksel ve sosyal aktivitelerini azaltabilir.

Bilim insanları her halükarda, demansın erken teşhis edilebilmesi için hekimlerin tekrarlayan düşme geçmişi olan orta yaşlı ve yaşlı yetişkinlerde bilişsel gerilemeye karşı fazladan dikkatli olması çağrısı yapıyor.

Gelecekteki çalışmaların bu ilişkiyi daha da netleştirebileceğini ve yaşlanan nüfuslarda önleyici stratejileri destekleyebileceğini umuyorlar.

Independent Türkçe


Dinozorların tarihine dair ezber bozan keşif

Milyonlarca yıl gezegene hüküm süren dinozorlar yaklaşaık 66 milyon yıl önce yeryüzünden silindi (Reuters)
Milyonlarca yıl gezegene hüküm süren dinozorlar yaklaşaık 66 milyon yıl önce yeryüzünden silindi (Reuters)
TT

Dinozorların tarihine dair ezber bozan keşif

Milyonlarca yıl gezegene hüküm süren dinozorlar yaklaşaık 66 milyon yıl önce yeryüzünden silindi (Reuters)
Milyonlarca yıl gezegene hüküm süren dinozorlar yaklaşaık 66 milyon yıl önce yeryüzünden silindi (Reuters)

Bilim insanları dinozorların sanılandan 10 milyon yıl daha önce ortaya çıkmış olabileceğini öne sürdü.

Bir türün, hele ki bir tür grubunun ne zaman ortaya çıktığını kesin olarak belirlemek epey zorlu bir iş. Kazılarda bütün bir iskeletten ziyade kemik parçalarının bulunması da zaman aralığını netleştirmeyi zorlaştırıyor.

Dinozorlara ait olduğu kesin kabul edilen fosillerin en eskileri yaklaşık 230 milyon yıllık. Bilim insanları bunlardan daha eski kalıntıların genellikle dinozorların atası olan türlerden geldiğini düşünüyor.

Ancak bu ilk dinozor fosilleri tek bir türden veya yakın akraba cinslere değil, dinozor soy ağacının birden fazla koluna ait. Yani dinozorlar ortaya çıktıkları ilk dönemlerde bile büyük çeşitlilik gösteriyordu.

Yale ve Princeton üniversitelerinden araştırmacılar bu konuya daha derinlemesine eğilmek için üç ana dinozor soyuna (teropod, sauropodomorpha ve ornithischia) ait 9 farklı morfolojik veri setini kapsamlı bir şekilde analiz etti.

Dinozor anatomisi, bireysel özellikler ve tür içindeki çeşitli alt gruplar hakkındaki tüm mevcut verileri derleyerek dinozorların ne kadar çeşitlilik sergilediğini masaya yatırdılar.

Bilim insanları türler arasındaki ilişkilere de odaklandı. Fosillerin yaşlarına ilişkin verileri derleyip eski evrimsel modellerle karşılaştırarak dinozorların evrim sahnesine ne zaman çıktığını saptamaya çalıştılar.

Bulguları hakemli dergi The Royal Society Proceedings B: Biological Sciences'ta yayımlanan çalışmaya göre ilk gerçek dinozorlar 240 ila 250 milyon yıl önce ortaya çıktı. 

Araştırmacılar bundan sonra dinozorların hızlı bir çeşitlenme dönemine girdiğini söylüyor. 

Çalışmaya göre, daha önce Geç Triyas döneminde ortaya çıktığı düşünülen dinozorlar aslında bu dönemde yoğun biçimde çeşitlenmiş.

Araştırmacılar makalede "Sonuç olarak bulgularımız, dinozorların evrimsel yolculuğunun, 240 milyon yıllık tarihleri ​​boyunca aralıklı morfolojik evrim patlamalarıyla yönlendirildiğini gösteriyor" ifadelerini kullanıyor: 

Bu süre zarfında üç büyük kitlesel yok oluşun en az ikisinin, dinozorlarda önemli bir çeşitlenme patlamasını doğrudan tetiklediği anlaşılıyor.

Dinozorlara ait daha eski kalıntıların keşfedilmemesi, bu dönemde yaşadıkları yerin fosilleşmeye elverişli olmamasından kaynaklanabilir.

Ayrıca araştırmacılar kemik örnekleri bulunmasa da dinozorlar tarafından bırakılmış olabilecek 250 milyon yıllık ayak izlerinin tespit edildiğine değiniyor.

Sürekli yeni keşiflerin yapıldığı bu alanda gelecek yıllarda çok daha eski dinozor kemiklerinin ortaya çıkması ve ilk dinozorlar hakkında daha fazla bilgi sunması da muhtemel.

Independent Türkçe, IFLScience, Interesting Engineering, The Royal Society Proceedings B: Biological Sciences


Yeni Harry Potter dizisi daha başlamadan ikinci sezonu kaptı

12 yaşındaki Dominic McLaughlin'in başrolde yer aldığı 8 bölümlük ilk sezon, Harry Potter ve Felsefe Taşı'ndaki (Harry Potter and the Philosopher's Stone) olayları ele alacak (HBO)
12 yaşındaki Dominic McLaughlin'in başrolde yer aldığı 8 bölümlük ilk sezon, Harry Potter ve Felsefe Taşı'ndaki (Harry Potter and the Philosopher's Stone) olayları ele alacak (HBO)
TT

Yeni Harry Potter dizisi daha başlamadan ikinci sezonu kaptı

12 yaşındaki Dominic McLaughlin'in başrolde yer aldığı 8 bölümlük ilk sezon, Harry Potter ve Felsefe Taşı'ndaki (Harry Potter and the Philosopher's Stone) olayları ele alacak (HBO)
12 yaşındaki Dominic McLaughlin'in başrolde yer aldığı 8 bölümlük ilk sezon, Harry Potter ve Felsefe Taşı'ndaki (Harry Potter and the Philosopher's Stone) olayları ele alacak (HBO)

HBO, ilk sezonu Noel döneminde izleyiciyle buluşacak yeni Harry Potter dizisi için resmen ikinci sezon onayı verdi.

Bu karar, HBO'nun J.K. Rowling'in 7 kitabını 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüştürme planıyla örtüşüyor. Yazarın Harry Potter ve Sırlar Odası (Harry Potter and the Chamber of Secrets) romanını temel alacak ikinci sezonun çekimlerine bu sonbaharda başlanacak.

İlk sezonun yazar kadrosunda yer alan Jon Brown, ikinci sezonda Francesca Gardiner'la birlikte ortak dizi sorumlusu oldu.

Gardiner yaptığı açıklamada, "Noel'e kadar ilk sezonu yetiştirmek ve sonbaharda ikinci sezonun çekimlerine başlamak için hazırladığımız yoğun takvimde, temponun düşmemesi adına bir ortak dizi sorumlusunun kilit rol oynayacağı netleşti. Jon'la Succession'da tanıştığımız ilk günden beri çalışmayı çok seviyorum. Yazarlığına olan hayranlığımın yanı sıra kendisi harika bir iş ortağı; ona sahip olduğumuz için şanslıyız" ifadelerini kullandı.

Jon Brown ise heyecanını şu sözlerle dile getirdi: 

Francesca'yla ortak dizi sorumlusu görevinde çalışacak olmaktan inanılmaz heyecanlıyım. Felsefe Taşı'nı (Harry Potter and the Philosopher's Stone) yazmak büyük bir keyifti. Bana bu olağanüstü yolculukta güvendikleri için Francesca ve HBO'ya teşekkür ederim. Görünüşe göre Hogwarts davetiyesi almak için asla yaşlı sayılmazsınız.

İlk sezon detayları

Harry Potter ve Felsefe Taşı adını taşıyan ilk sezon, Dominic McLaughlin'in canlandırdığı Harry'nin 11. yaş gününde Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'na kabul edilmesiyle başlıyor. 

Dizi, Harry'nin yeni bir dünyaya adım atarken aynı zamanda geçmişinden gelen tehlikeli bir düşmanla yüzleşme sürecini konu alıyor.

Dizinin yönetici yapımcı kadrosunda Francesca Gardiner'a yönetmen Mark Mylod, J.K. Rowling, Neil Blair, Ruth Kenley-Letts ve David Heyman eşlik ediyor. Yapımcılığı ise Warner Bros. Television üstleniyor.

Harry Potter ve Felsefe Taşı, Türkiye'de aralık ayında HBO Max ve TV+'ta izleyiciyle buluşacak.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter