Yemen: İnsani yardım çalışmaları ile halk desteklenmeye çalışılıyor

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib: Bağış paralarının üçte biri kuruluşların idari giderleri için harcanıyor

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)
Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)
TT

Yemen: İnsani yardım çalışmaları ile halk desteklenmeye çalışılıyor

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)
Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib (Saba)

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib, hükümetin, hesap beyanı sunmayı reddeden Yemen'deki kuruluşlar için alternatifleri tartıştığını açıkladı. Bazib, dürüstlüklerini ve bağımsızlıklarını kanıtlayan yerel ve ulusal örgütlerin mevcut olduğunu ifade etti.
Yemenli Bakan, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bakanlığının son altı ay içinde ülkede uluslararası kuruluşlar aracılığıyla uygulanan kalkınma programları için 500 milyon doları seferber ettiğini açıkladı.
Suudi Arabistan tarafından başlatılan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı (SDRPY) aracılığıyla sağlanan benzersiz kalkınma desteğine övgülerde bulunan Bazib, “Kalkınmayı gerçekleştirmek, insani, ekonomik ve hizmet alanlarında entegre bir kapsamlı destek sistemini uygulamak, para birimi istikrarını desteklemek ve Yemen’e yakıt sağlamak için planlama ve seferberlik programı çerçevesinde çalışmalar devam etmektedir.” dedi. Yemenli Bakan, bunların yanı sıra birçok önemli dosyaya da değindi.

Gerçekleştirilen öncelikler
Bazib, “Bakanlık, ilk günden itibaren hükümet programının genel çerçevesinin ve rotasının hazırlanmasına ve çeşitli sektörlerdeki mevcut durumun belirlenmesine yönelik çalışmalar yaparak aktif katkıda bulundu. Bakanlık ayrıca, sektörel politikaların geliştirilmesi ve entegre edilmesi için diğer bakanlıklarla işbirliği içinde ulusal vizyon ve politikaların hazırlanması için çalışmalar yürütüyor. Bakanlık, bu yıl için hükümetin ihtiyaç ve önceliklerinin uyumunu sağlayan esaslara göre yatırım programını hazırlamış. Yemen'in ortakları ile kalkınma işbirliği ilişkilerini genişletmek, devam eden projelerin uygulanmasını hızlandırmak, durdurulan ve askıya alınan projeleri yeniden başlatmak, Yemen'in ülkeler ve bölgesel ve uluslararası kuruluşlardan ortakları ile iletişim ve koordinasyon mekanizmalarını harekete geçirmek ve kapsamlı yeniden yapılanma ve ekonomik toparlanma programı ve stratejik vizyon çerçevesinin hazırlanması için çalıştık.”
Bakanlığın sosyal koruma programlar, küçük ve orta ölçekli işletmelere destek sağlanması, tarım ve balıkçılık sektörlerinin kalkınması ve temel hizmetlerin karşılanması için gerekli fonları sağlayabildiğini söyleyen Yemenli Bakan, “Bakanlık, son altı ay içinde ülkede uluslararası kuruluşlar aracılığıyla uygulanan kalkınma programları için 500 milyon doları seferber etti. Yemen'deki insani yardım çalışmalarının kapsamlı bir şekilde düzeltilmesi, bu alanda faaliyet gösteren uluslararası örgütlerin denetlenmesi ve hayat kurtaran yardımların dağıtımında ortaklık, şeffaflık, bağımsızlık ve yardımların sadece belli bir merkeze ulaştırılmayıp birçok bölgeye aktarılması için çalışıyoruz. Tek bir pencere programı oluşturarak kuruluşların çalışmalarını otomatikleştirmeye başladık. Bu sayede kuruluşlar kayıt altına alınacak, tüm yan sözleşmeler onaylanacak ve muafiyetler ve izin hizmetleri “tam şeffaflık ve bağımsızlık içinde” kolaylaştırılacak. Bu, iş akışını kolaylaştırır ve kuruluşların performansı üzerinde denetim ve kontrol kolaylığı sağlar.”

Ülkedeki gıda durumu
Bazib, Yemen'deki gıda güvenliği durumunun “devam eden saldırılar ve Husi grubunun ateşkese uymaması ve müzakere masasına oturmaması nedeniyle daha da kötüleştiği” konusunda uyarılarda bulundu. Pandeminin etkilerinin yanı sıra sel, çöl çekirgesi salgınları, ekonomik çöküş ve insani yardımlarda azalma konularına da dikkat çeken Bakan Bazib, “Savunmasız nüfuslar giderek krize daha da uyum sağlayamamaya başladı. 2021 İnsani Müdahale Planı ve Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırılması (IPC) raporu 16,2 milyon Yemenlinin açlık sorunu yaşadığını ortaya koyuyor. Rapora göre bunlardan yaklaşık 5 milyon Yemenli kıtlığın eşiğinde 50 bin Yemenli ise halihazırda kıtlık benzeri koşullarla karşı karşıya.”
Bakanlığın, Yemen limanlarını yüksek riskli olarak sınıflandıran gemilerin sigorta masraflarını karşılayan bir kredi garanti fonu kurmak için çaba sarf ettiğini söyleyen Bazib, “Bu, malların maliyetini, değerini ve fiyatlarını düşürecektir. Ayrıca Suudi Arabistan ve Arap Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu'ndaki kardeşlerimizle birlikte Aden, Hadramut ve El-Mahra'da hastaneler ve eğitim şehirleri kurmak için yeni projeler geliştirmek ve toplum fakülteleri kurmak için çalışıyoruz. Bu bağlamda Kuveyt Kalkınma Fonu ile on bir fakülte için hazırlık yapıyoruz.”

Mevcut zorluklar
Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Vaid Bazib, “Mevcut en önemli zorluklardan biri, uluslararası toplum ve büyük bağışçılar ile ortaklığı güçlendirmek ve geçici başkent Aden'den doğrudan faaliyetlerine yeniden başlamaları için onlara uygun ortamı sağlamaktır. Mevcut en önemli zorluklardan bir tanesi de ekonomik ve kalkınma durumunu ilerletmek için özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile yatırım fırsatları ve etkin ortaklıklar kurmak için çalışmaktır. Hükümetin Aden’e dönüşü ve siyasi istikrarın sağlanması, bağış yapan kuruluşların ve fonların Aden'e dönüşü için cezbedici bir ortamın yaratılmasını sağlayacak. Bağışçı kuruluşlar ve ülkeler, şartlarını azaltmalılar ve siyasi partilerin ülkeyi çalışmaya ve toparlanmaya hazırlamak için Riyad Anlaşmasının ruhuna geri dönmelerine yardımcı olmalılar. Çatışmayı gidermek ve taraflar arasındaki görüşleri yakınlaştırmak için şahsen çaba ve girişimlerde bulunuyorum.”

Bağışçıların parası
Hükümetin bağış fonlarından hiçbirini almadığını, bu fonların Birleşmiş Milletler ve yerel ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla dağıtıldığını belirten Bakan, “Bakanlığımız, bir yandan sahada uygulama yapan uluslararası kuruluşların çalışmalarını takip etmeye ve kolaylaştırmaya çalışırken, bir yandan da uygulayıcı kuruluşlarla bu sektörlerden bazılarının ihtiyaçlarına yönelik araştırmalar yapıyor.” dedi.
Bazib, “Bildiğiniz gibi, Birleşmiş Milletler ile İsveç ve İsviçre hükümetlerinin Mart 2021'in başında düzenlediği bağış konferansında, bağış yapan ülkeler bu yıl için 1,67 milyar dolar taahhütte bulundular. Bu fonun gıda güvenliği, tarım, beslenme, sağlık, su, çevre temizliği, yerinden edilmiş kişiler ve mülteci kampları için koruma ve destek konularında acil müdahalelerle ilgili sektörlere yönelik insani müdahale planının gerekliliklerine göre dağıtılması planlanmaktadır. Çatışma durumu nedeniyle üçüncü taraflar yerine doğrudan bağışçılar veya uluslararası kuruluşlarla iletişim kurabilmek için hükümete olan güveni yeniden sağlamaya çalışıyoruz. En azından ulusal kurumlarımızla ortaklık kurarak, kurum personelinin ve idari giderlerin masraflarını azaltmak için uygulama mekanizmalarını desteklemeye çalışıyoruz. Söz konusu masraflar bağışların üçte birinden fazla.”
Yemen'de faaliyet gösteren uluslararası örgütlerin birçoğuna yönelik eleştirilerde bulunan Bakan Bazib, "Biz onlara defalarca çağrıda bulunmamıza rağmen faaliyetlerine ilişkin raporları bize göndermiyorlar. Ayrıca yardım ve hibelerle ilgili nakit transferleri ve bankacılık işlemlerinin Merkez Bankası kanalıyla yapılması için defalarca çağrıda bulunduk. Bunu söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Diğer yandan, Merkez Bankası'na denetim raporlarının sunulması ve bağışçılar tarafından belirlenen diğer işlemler gibi kuruluşlardan bazı taleplerin istenmesini takdirle karşılıyoruz, ancak finansman ve transfer adımları, Yemen hükümeti tarafından garanti edilen bir şeffaflık ile başlayabilir. Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı'nda 20'den fazla ülkeye ait 90'dan fazla kayıtlı uluslararası STK bulunuyor. Bunun yanı sıra Dışişleri Bakanlığı ile yer anlaşması imzalayan 17'den fazla uluslararası kuruluş bulunuyor.

Kuruluşların performans raporları
Yemen dışındaki bağışçıların doğrudan gözetim ve değerlendirme mekanizmalarının zayıf olduğunu kaydeden Bakan, “Yemen'de faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar tarafından temsil edilen program ve projelerini uygulamak için üçüncü şahıslara yetki verilmesi yararlanıcılara sağlanan programların etkinliğinin zayıflığına, yolsuzluk vakalarının ortaya çıkmasına ve idari ücretlerin yüksek yüzdede gelmesine yol açtı. Geçtiğimiz yıllarda yolsuzluk olaylarının birçok BM kuruluşu tarafından açığa çıkarılmasına ve bu konuda BM kuruluşlarıyla sürekli yazışmalarımıza rağmen, çoğu proje için denetim raporu sunulmamakta ve proje üzerindeki incelemeler hükümetle paylaşılmamaktadır. Gerekçe olarak ise bu projelerin güncelliğini yitirmiş olduğu ve yenilenmesi gerektiği öne sürülmektedir. Bahsettiğim durumlar, yüksek idari ücretler ve bağışçı ile Yemen hükümeti arasında önceden koordinasyon sağlanamaması nedeniyle en önemlileri yerel ve ulusal kurumlar olan ve dürüstlüğü ve bağımsızlığı ile herkes tarafından bilinen alternatifler bulmak için birçok bağışçı ile koordinasyon kurmaya başladık.” açıklamalarında bulundu.
İnsani müdahale planı ile ilgili çabalara değinen Bakan, “Söz konusu planın etkinliği Yemenlilere temel ihtiyaçların ve hizmetlerin sağlanma yeteneğiyle ilgilidir. Bu plan istihdam yaratmayı destekleyen kapsayıcı bir ekonomik büyüme modeline sahiptir. Ortaklıkların genişlemesi ile yerel kurumları ve özel sektörü, özellikle gıda güvenliğini artırmaya yönelik önlemlere dahil etmek ve Yemen'in tüm bölgelerinde vatandaşlara makul fiyatlarla temel gıda ürünleri sağlamak mümkün olacak. Şu anda Aden'deki Merkez Bankası'nın gözetiminde uluslararası kuruluşların hesaplarındaki dolarlar ve Yemen riyalleri kaynak olarak kullanılmaya başlandı. Böylece bu kuruluşlar piyasadaki en iyi fiyatları alabilecek.” açıklamalarında bulundu.

Suudi programı ile iş birliği
Suudi Arabistan tarafından başlatılan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı (SDRPY) aracılığıyla sağlanan kalkınma desteğine övgülerde bulunan Bazib, “Yemen'in kalkınması ve yeniden inşası için entegre bir kapsamlı destek sistemini hayata geçirmek üzere SDRPY ile birlikte çalışıyoruz. Suudi Arabistan, Yemen’de kalkınmayı gerçekleştirmek, insani, ekonomik ve hizmet alanlarında entegre bir kapsamlı destek sistemini uygulamak, para birimi istikrarını desteklemek ve ülkeye yakıt sağlamak için çalışıyor” diye konuştu.

Liman desteği
Yardım malzemeleri ile gıda ve ilacın gelişini kolaylaştırmak ve savaş nedeniyle limanların hareketi üzerindeki baskıların üstesinden gelmek için uluslararası toplumu karayolu ve liman sektörünü desteklemeye çağıran Bakan, “Aden limanı ve Mukalla limanı için acil ve istisnai destek talep ediyoruz” dedi.

Koronavirüs aşıları
Koronavirüs aşılarının yaygınlaştırılması ve dağıtılması için kapsamlı bir ulusal plan hazırlığının yapıldığından ve aşılanacak öncelikli grupların ve gerekli aşı dozlarının belirlenmesi için çalışma yürütüldüğünden bahseden Yemenli bakan, “Covax girişimi, nüfusun yaklaşık yüzde 20'sine (yaklaşık 7 milyon doz) aşı sağlamaya başladı ve 360 bin aşılık ilk parti geçen Mart ayında geldi. Aşılama işlemleri Nisan ayının başında başladı. Dünya Bankası 2 milyon aşı için 6 milyon dolarlık idari masrafları karşıladı. ABD, yakında Covax girişimi yoluyla gelecek olan 504 bin doz aşı sağladı. Halihazırda nüfusun geri kalan yüzde 80'i için aşıya ihtiyaç var.”



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.